Emeklilik sonrası eksik ödenen kıdem tazminatı davasının konusuz kalmasına rağmen, davalı tarafın davaya sebebiyet vermesi nedeniyle yargılama giderleri ve vekalet ücreti sorumluluğuna ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Bir işçinin eksik ödenen kıdem tazminatının tahsili talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesi bakiye tazminatın dava açıldıktan sonra ödenmesi nedeniyle davanın konusuz kaldığına ve yargılama giderlerinden davacının sorumlu olduğuna karar vermiş; ancak Bölge Adliye Mahkemesi, davanın açılmasına davalının sebebiyet verdiği gerekçesiyle davacı lehine vekalet ücretine hükmederek yargılama giderlerini davalıya yüklemiş, bu karar Yargıtay tarafından onanarak, alacağın dava açıldıktan sonra ödenmesi durumunda davanın açılmasına sebep olan tarafın yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olacağı prensibi teyit edilmiştir.
9. Hukuk Dairesi         2026/4783 E.  ,  2026/4114 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/149 E., 2026/202 K.
DAVA TARİHİ : 02.06.2023
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/312 E., 2023/574 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 05.05.1998-14.03.2023 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde çalıştığını, emeklilik nedeniyle iş sözleşmesini feshettiğini, kıdem tazminatının eksik ödendiğini ileri sürerek bakiye kıdem tazminatı alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, kıdem tazminatının üç taksitte ödeneceğinin 14.04.2023 imza tarihli ve 01.03.2023-28.02.2026 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinin 57. maddesi ile belirlendiğini, bir kısım kıdem tazminatı ödemesinin yapıldığını, davacının taksitlerin ödenmesini beklemeden dava açtığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın açılmasından sonra 26.06.2023 tarihinde davalı tarafça bakiye kıdem tazminatı ödemesinin davacıya yapıldığı, davacının kıdem tazminatı alacağının kalmadığını beyan ettiği, bu nedenle davanın konusuz kaldığı ve yargılama giderlerinden davacının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut uyuşmazlıkta davanın açılmasına davalının sebebiyet verdiği, davacının, dava dilekçesinde talep ettiği miktar üzerinden harç ödeyerek bakiye kıdem tazminatının ödenmesini talep ettiği, ön inceleme duruşmasından önce bakiye kıdem tazminatının ödendiği anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davacı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre belirlenen vekâlet ücretinin yarısına hükmedilerek, yargılama giderleri ve harçlardan davanın açılmasına sebebiyet veren davalının sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacı tarafça muacceliyet şartı gerçekleşmeden dava açıldığını,
2. Bölge Adliye Mahkemesince davacı yan lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen kararda davalının, dava açılmasına sebebiyet verip vermediğine ve buna göre davacı yararına vekâlet ücretine hükmedilip hükmedilmeyeceği ile hükmedilmesi gereken vekâlet ücretinin miktarına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.