Danıştay, 692 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan davacının FETÖ/PDY irtibatına yönelik kendi beyanları ve deliller ışığında göreve iade talebini değerlendirdi.
Özet: Kamu görevinden Kanun Hükmünde Kararname ile çıkarılan davacının, göreve iade başvurusunun reddi kararına karşı yaptığı temyiz başvurusunda; FETÖ/PDY ile herhangi bir irtibat ve iltisakının bulunmadığı, aleyhindeki delillerin hukuka aykırı olduğu ve usulden birçok ihlal yaşandığı iddia edilmişse de, Danıştay, davacının ceza yargılamasındaki kendi beyanlarında, lise ve üniversite yıllarından itibaren örgüt evlerinde kaldığını, sohbetlere katıldığını, Fethullah Gülen videoları izlediğini ve kamu görevine başladıktan sonra dahi bu yapı içerisinde yer aldığını ayrıntılı şekilde kabul etmesi nedeniyle, ileri sürülen temyiz iddialarının yasal bozma sebeplerini oluşturmadığını ve önceki mahkeme kararının hukuka uygun olduğunu belirterek başvuruyu reddetmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No : 2025/12535Karar No : 2025/8919 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ... Vekili : Av. ... İstemin Özeti: 692 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin...... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile hiçbir irtibat ve iltisakının bulunmadığı, SD kartta bulunan kodlamanın güvenilir olmadığı, tek başına delil olarak kullanılmasının hukuka aykırı olduğu, SD kartın bilirkişiye inceletilmesini talep ettiği, üst amir kanaatinin soyut olduğu, tanık beyanlarının çarpıtılarak hükme esas alındığı, şifreli haberleşme programı kullanmadığı, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği, disiplin soruşturması yapılmadan ve savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, irtibat ve iltisak kavramlarına ilişkin manevi unsurun oluşmadığı, öngörülebilir kavramlar olmadığı ve ölçülülük ilkesinin ihlal edildiği, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi: ...Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.Bununla beraber, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen, .... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan;"... Ben 2007 yılında liseden mezun oldum 1 sene ücretli dershaneye gittim ancak üniversiteyi kazanamadım. Ücretsiz bir kursa yazılmam gerekiyordu, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı GASMEK isimli yere 2008 yılında kaydımı yaptım. Önceden Gaziantep Büyükşehir Belediyesi'ne ait olduğunu bildiğim bu kursun sonradan cemaat yapılanmasına ait olduğunu öğrendim. Derslere başladık bu süre zarfında kursumuza giren hocaların tavsiyesiyle belirledikleri evlerde ders çalışmamızın daha faydalı olacaığını söylediler, bu görüşmeleride bire bir yapıyorlardı. İlk olarak C. Ç. isimli GASMEK kursunun müdür yardımcısı bizi evlere götürdü, bu evde 3-4 kişi kalıyorduk, evin içindeki program şöyleydi; 5 vakit namaz kılınırdı, risale programları yapılırdı, Fetullah Gülen'in sohbet videoları izletilirdi ve ders çalışma saatleri olurdu. Günün akşamında ise C. Ç. isimli şahıs bize sohbet verirdi. Bazen kışın kamp adı altında 10-15 gün evlerde kalıp eve dahi gitmediğimiz olurdu, bu sözünü ettiğim husus 1 yıl devam etti yani 2009 yılı haziran ayına kadar devam etti. Haziran ayında Üniversite sınavına girdim ... Cumhuriyet Üniversitesi Tıbbi Dökümantasyon ve Sekreterlik bölümünü kazandım. Bize üniversiteye gittiğimizde de kendilerinin belirlediği evlerde kalmamızı tavsiye ettiler, Üniversiteye giderken kafile halinde gittik. Sivas tokilerde bulunan bir cemaat yurdunda geçici süre kaldım sonra bizi 4-5 erli gruplar halinde cemaat evine yerleştirdiler. İlk etapta bu evde 6 ay kaldım akşamları dışarı çıkmamıza izin vermiyorlardı, ayrıca rahatsız olduğum başka hususlarda vardı. Bu nedenle o evden ayrılarak arkadaşlarımla özel bir eve çıktım ve bu evde 1,5 sene kaldım. 2011 yılında üniversiteden mezun oldum, zaten 2 yıllık okulum bitmişti ve polislik sınavlarına hazırlanmaya karar verdim. 2011 yılı Eylül ayında Bitlis Polis Meslek Yüksek Okulunu kazandım. Eğitime başladıktan sonra Cumartesi ve Pazar günleri çarşı iznimiz vardı, o sıralarda cemaat abisi olduğunu söyleyen ve Kod adı ... ismini ... olarak hatırladığım bir şahıs bizi kahvaltıları götürmek istediğini söylüyordu. Ancak o dönemde bu evlere gitmedim davetlerine de katılmadım. 2013 yılı haziran ayında polis okulundan mezun oldum. İlk görev yerim Tokat'a atandım ve trafik şube müdürlüğünde görev aldım. Bana cemaat sohbetlerine haftada 1 katılmam yönünde tavsiyelerde bulunuldu. 2013 Eylül ayından itibaren sohbet toplantılarına katılmaya başladım. Sohbet hocamız ismail kod adıyıyla bilinen esasen eczacı olan İ. D. isimli şahıstı. Bu sohbetlere 2015 yılına kadar devam ettim Ancak başladıktan bir sene sonra sohbet hocası ve sohbet grubu değişmişti. İlk sohbet grubumuz İ. D., Ben, Y. A., M. A. D. ve M. Y.'den oluşmaktaydı, ilk gittiğim sene kendimi çok iyi hissediyordum, Kuran okumaya ve namaz kılmaya başlamıştım. Sohbete katıldığım arkadaşlarda çok iyi ve ailecek görüştüğüm insanlardı. Gittiğim sohbetlerde himmet adı altında düzenli olmamak kaydıyla ara sıra para verdiğim doğrudur. Daha sonra ikinci sohbet hocamız olan ... Kod adlı ... isimli şahıs Tango sohbet programını kullanmaktaydı benim telefonumada indirmeye çalıştı ancak benim telefonum eski olduğu için ve bluetooth olmadığından yükleyemedi. Sohbetlere çağırılma şeklimiz telefonlaydı tango programını indiremediğim için kullanmıyordum diğerleri de kendi aralarında tango ile değil dediğim gibi telefonla haberleşerek sohbete gelirdi. Sohbete gelen ekipte bir süre sonra değişti. M. A., S. D., ... ve O. A. K. sohbetlere devam ettik. Sohbet hocası ... ile beraber 7-8 ay daha sohbetlere devam ettim ancak 17-25 aralık sonrası olduğu için sohbetleri eski maneviyatı kalmamıştı. Siyasi şeyler konuşulmaya başlanmıştı. Sohbete girerken telefonlarımızı dahi içeri almamaya başladılar ben bu durumdan sıkılmaya başlamıştım zaten ayrılmak için de bahane arıyordum. O dönem Kaos isimli bir filim çıkmıştı ve bu yapıyı anlatıyordu. ... bunu beğenmedik diye yorum yapın dedi. Bizde manevi olarak orda bulunduğumuzu söyledik böyle bir yorum yapmayacağımızı söyleyince tartışma çıktı. 2015 Nisan ayında ayrılarak yapı ile bağlantımı kestim. Hakkımda söz edilen EA kodlamasına ilişkin hakkımda soruşturma başladıktan sonra haberim oldu. Hakkımdaki veri inceleme rapoırunda yazılan bazı hususlar doğrudur orada zümre başkanı olarak geçen ... ve ... olarak geçen ... az önce sözünü ettiğim sohbet hocalarıdır..." tespitleri dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 16/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.