Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde, trafik kazası sonrası pert araçtan doğan haksız fiil kaynaklı araç mahrumiyet bedeli, belirsiz alacak ve görevli mahkeme yetkisinin incelendiği tazminat davası.
Özet: Bu belge, davacının çoklu bir trafik kazasında pert olan aracının kullanımından mahrum kalması nedeniyle uğradığı ve 30 günlük süre için 90.000 TL olarak hesapladığı, başlangıçta 100 TL belirsiz alacak olarak talep ettiği araç mahrumiyet zararının tazmini için açtığı davayı özetlemektedir. Davacı, kaza sonrası kasko ödemesi almasına rağmen bu zararın kusur oranında davalılardan tahsilini isterken, davalılar kazada davacının %100 kusurlu olduğunu, kendi sürücülerinin kusursuz olduğunu ve mücbir sebep bulunduğunu iddia ederek davanın reddini talep etmişlerdir. Yargılama sürecinde mahkeme, olayın aynı olması ve taleplerin iç içe geçmesi nedeniyle uzman Asliye Ticaret Mahkemesinin tüm taraflar ve talepler için görevli olduğuna karar vermiştir.

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/905 Esas - 2026/380
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİT.C.ANKARAASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : 2025/905 EsasKARAR NO : 2026/380....DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 28/11/2025KARAR TARİHİ : 08/05/2026GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 08/05/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 24/11/2024 tarihinde müvekkiline ait ve ..... nezdinde kasko sigortası ile teminat altına alındığını, eksper incelemesi neticesinde araçta 791.699,56 TL hasar oluştuğunun belirlendiğini, aracın rayiç değerinin 1.880.000,00 TL ve sovtaj bedelinin 990.000,00 TL olarak tespit edildiğini, taraflar arasında imzalanan mutabakatname uyarınca 30.01.2025 tarihinde 806.918,65 TL pert tazminatı ile 990.000,00 TL sovtaj bedelinin ödendiğini, kaza nedeniyle müvekkilin aracını kullanamayarak mahrumiyet zararına uğradığını, bu zararın kusur sorumluluğu esasları çerçevesinde davalılardan tahsil edilmesi gerektiğini,.... numaralı dosyasında yapılan görüşmelerin anlaşamama ile sonuçlandığını, Yargıtay içtihatları uyarınca aracın pert olması durumunda yeni araç alımına kadar geçen makul sürenin araç mahrumiyet bedeli hesabında esas alınması gerektiğini, bağımsız eksper raporuna göre günlük 3.000, 00 TL üzerinden 30 günlük toplam 90.000,00 TL tutarında araç mahrumiyet bedeli hesaplandığını, alacağın miktarının yargılama aşamasında belirlenebilecek olması nedeniyle davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL tutarındaki araç mahrumiyet zararının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan kusur oranında tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; 24.11.2024 tarihinde K....ilçesinde meydana gelen çoklu trafik kazasında davacı tarafın iddialarının aksine davalı şirket adına kayıtlı araç sürücüsü .... kusursuz olduğunu, kazanın oluşumunda davacı taraf sürücüsü .... yoğun sis ve karla kaplı yolda takip mesafesine uymayarak önündeki araca arkadan çarptığını, bu çarpma eylemi nedeniyle davacı tarafın yüzde yüz kusurlu olduğunu, kaza sonrası davacıya ait aracın trafiği engelleyecek şekilde yolda bırakıldığını, kaza mahallinde hiçbir uyarı veya ikaz levhası bulundurulmadığını, davalı araç sürücüsü açısından zorlayıcı hava ve yol şartlarının mücbir sebep teşkil ettiğini, davalı tarafın kazayı önlemesinin mümkün olmadığını, davacının kendi kusurlu eylemleri nedeniyle zarar talebinde bulunamayacağını, davalılar yönünden kusur atfedilemeyeceğini, hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava, 24/11/2024 tarihinde gerçekleşen trafik kazası nedeniyle davacının davalılardan araç mahrumiyet bedeli talebine ilişkindir.Benzer bir dosyada İ.... sayılı kararında "... Dava; meydana gelen kaza nedeniyle davacı araçta oluşan değer kaybı ve araç mahrumiyeti zararının tazmini istemine ilişkindir. Davacı vekili.... verdiği dava dilekçesinde özetle; 07.07.2022 tarihinde, ....Havaalanı sapağında, davalı ....plaka sayılı araca çarptığını, kazanın oluş biçimine göre davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu, hasar bedelinin kasko sigorta poliçesi tarafından karşılandığını, ancak davacıya ait araçta değer kaybı meydana geldiğini, ayrıca davacının araç mahrumiyeti nedeniyle zararının oluştuğunu, buna göre, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla 50,00 TL değer kaybı ve 50,00 TL araç mahrumiyeti nedeniyle maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.....Mahkemesince, dava, ticari amaçla kullanılan araç maliki....ç sürücüsü M... Ş... aleyhine de açılmıştır. Emsal Yargıtay kararlarında vurgulandığı üzere, aynı davada, bir kısım davalılar hakkında genel mahkemenin, diğer davalılar hakkında ise uzman olan özel mahkemenin görevli bulunması halinde, uyuşmazlık aynı olaydan kaynaklanıyor ve zarar tek ise ya da taleplerden biri yönünden verilecek karar diğerini doğrudan ilgilendirecek nitelikte bulunuyorsa; söz konusu özel mahkeme ile genel mahkeme arasında “yargılama usûlüne” ilişkin esaslı farklılıklar bulunmaması kaydıyla, bütün taraflar ve talepler yönünden uzman olan özel yetkili mahkemece uyuşmazlığın çözülmesi gerekir (Bkz..... Esas ve Karar sayılı kararı). Bu durumda, her iki davalı yönünden davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesine karar verilmiş ve karar 09.09.2025 tarihinde kesinleşmiştir. Dosyanın gönderildiği .... numaralı dosyasında asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğuna dair verilen kararın .....Sayılı ilamında; "Somut olayda; Dava, trafik kazası nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Davacı, davalı ..... yönünden 3.2.2021 günlü dilekçe ile davayı takip etmeyeceğini bildirmiştir. Tarafların tacir olduğu ancak, aralarında ticari ilişki bulunmadığı, ticari işletmelerinden kaynaklanan bir dava olmadığından uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesince görülüp sonuçlandırılması gerekir.' şeklindedir. Bu dosyada da yine, tarafların ticaret şirketi oldukları ve meydana gelen uyuşmazlığın ticari işletmelerinden kaynaklanmadığı anlaşılmakla yukarıda anılı olan ... Mahkemesi ilamı doğrultusunda, davanın usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin ...olduğuna dair aşağıdaki şekilde karar verilmiş ve karar 17.03.2026 tarihinde kesinleşmiştir. 6100 Sayılı HMK'nın 2. maddesinde "dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesidir. Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, Asliye Hukuk Mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir" düzenlemesine yer verilmiştir.Öte yandan, 6102 Sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde "her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı" düzenlemesine yer verilmiştir. TTK'nın 5. maddesinde ise, dava olunan şeyin değerine bakılmaksızın tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerinin ticaret mahkemelerince bakılacağı hükme bağlanmıştır. Somut olayda, davacı adına kayıtlı davaya konu aracın trafik tescil kaydının incelenmesinde; kullanım amacının "yolcu nakli-hususi" olduğu anlaşılmıştır.Davacı tarafından davalı .....'in yönetimindeki, diğer davalı şirketin maliki olduğu araçla yapılan kaza neticesinde davalı tarafın tam kusurlu olduğu belirtilerek uğranılan değer kaybı ve araç mahrumiyeti maddi zararının tazmini istemi ile dava açılmış olup, davacının tacir olduğu iddia ve ispat edilmemiştir. Davacı adına kayıtlı araçta meydana gelen araç mahrumiyeti ve değer kaybı zararına ilişkin olarak dava açılmakla birlikte, taraflar arasında araca ilişkin ticari ilişki bulunmadığı gibi, davanın davalı şirketin ticari işletmesinden kaynaklanan bir dava da değildir. Olay haksız fiile dayalı tazminat istemidir. Davanın .... Mahkemesinde görülebilmesi için iki tarafın tacir olmasının yanısıra ticari işletmesi ile ilgili olması ya da aracın ticari faaliyette sevk edilen araç olması gerekmekte olup, mevcut çekişmede davacı yana ait araç hususi araçtır. Bu durumda, mutlak ya da nispi ticari dava şartları oluştuğndan bahsedilemez. Eldeki davanın genel mahkemede görülüp sonuçlandırılması gerekir. (....Somut olayda, uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklı araç mahrumiyet bedelinin tazmini istemine ilişkin olup, dava; konusu itibariyle mutlak ticari dava niteliğinde dava olmadığı gibi davacı adına kayıtlı aracın otomobil olduğu ve kullanım şeklinin de "yolcu nakli-hususi" olduğu, bu durumda eldeki davada uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olduğundan söz edilemeyeceği, açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; görev kurallarının kamu düzenine ilişkin olduğu ve yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği, yukarıda emsal alınan kararda da açıklandığı üzere eldeki davada Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu anlaşılmakla HMK'nun 114/1-c maddesine göre, görevsizlik nedeniyle HMK'nun 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davanın 6100 sayılı HMK'nun 114/1-c maddesi ve 115. maddesi gereğince dava şartı doksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,2- Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,3- 6100 sayılı HMK.nun 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili .... MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 4- 6100 sayılı HMK.nun 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına, (ihtarat yapılamadı)5- 6100 sayılı HMK.nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkemece hükmedilmesine,6- 6100 sayılı HMK.nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkememizce verilecek ek kararla dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmesine,Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde .... Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/05/2026 ....