İzmir Bölge Adliye Mahkemesinden, yapı denetim hizmet sözleşmesi kaynaklı alacak itirazının iptaline yönelik istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, bir yapı denetim firmasının, çeşitli hizmet sözleşmelerinden kaynaklanan toplam 86.012,19 TL alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali davasının istinaf incelemesini konu almakta olup; davacı taraf, davalının projeye aykırı imalatlar nedeniyle ruhsat alamayarak ancak imar affından yararlanarak değer elde ettiğini ve ödeme yapmadığını iddia ederken, davalı ise davacının denetim görevini gereği gibi yerine getirmediğini, idari para cezalarına ve zarara yol açtığını belirterek davanın reddini savunmaktadır.

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/970
KARAR NO : 2026/1588
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 01/11/2022
NUMARASI : 2020/483 Esas 2022/873 Karar
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
BAM KARAR TARİHİ : 25/06/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 25/06/2026
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket; yapı denetim firması olup, yapı denetim kuruluşu sıfatıyla davalı/borçlu ... ile aralarında projelerin incelenmesi, ruhsata ve eklerine uygun olarak yapılmasının denetlenmesi ve ilgili işlerin görülmesi konusunda Yapı Denetimi Hizmet Sözleşmesi akdettikleri, YİPF 1242321 numaralı yapı denetimi hizmet sözleşmesi ile asıl alacak ve ek hizmet ücreti dahil 31.655,74-TL, YİPF 1242322 numaralı yapı denetimi hizmet sözleşmesi ile asıl alacak ve ek hizmet ücreti dahil 30.575,16-TL, YİPF 1070856 numaralı yapı denetimi hizmet sözleşmesi ile asıl alacak ve ek hizmet ücreti dahil 12.386,11-TL, YİPF 1070878 numaralı yapı denetimi hizmet sözleşmesi ile asıl alacak ve ek hizmet ücreti dahil 11.391,22-TL olmak üzere toplam 86.012,19-TL (faizler hariç olmak üzere) müvekkil şirketin ifa karşılığı alacağı oluştuğu, davalı/borçlunun icra takibine yaptığı itirazda görüleceği üzere, sözleşmenin geçerliliğine veya sözleşme altındaki imzaya itiraz etmeyerek Yapı Denetimi Hizmet Sözleşmesinin akdedildiğini ikrar ettiği ve sabit kıldığı, davalı/borçlunun itirazında, sözleşmenin alacaklının eksik ifasından dolayı sona erdiğini iddia etse de, durum böyle olmadığı, davalı tarafın gelir arttırmaya yönelik olarak projeye aykırı fazla imalat nedeniyle ruhsat alamadığı, müvekkil şirketin denetleme ve yıkım ihbarına gerek dahi kalmadan, imar affından yararlanmak suretiyle gayrimenkullerine değer kattığı, davalının mal kaçırma ihtimalinin ve müvekkilin alacağının semeresiz kalma tehlikesinin yüksek olduğu dikkate alınarak, davalı yanın menkul ve gayrımenkulleri üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, davalının İzmir 13.İcra Dairesi'nin 2019/8339 sayılı dosyasına yaptığı itirazlarının iptaline ve takibin devamına, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın yapı denetim görevini gereği gibi ifa etmediği, taraflar arasındaki sözleşme gereği, yapı denetim firmasının denetim borcunu yani yapının imar planlarına, ruhsata ve projeye uygun yapılmasını sağlama yükümlülüğü bulunduğu ancak davacı denetim şirketinin, sözleşmedeki yükümlülüklerini gereği gibi ifa etmediği, taraflar arasındaki yapı denetimi hizmet sözleşmesine istinaden davacıya bir kısım hak ediş tutarı ödendiği ancak davacı yanın sözleşme gereğini yerine getirmeyip, idari para cezalarının düzenlenmesine sebep olmasına rağmen müvekkilden hizmet bedeli talebinde bulunmasının kabul edilebilir olmadığı, müvekkilin, talep konusu hizmet bedelinden sorumluluğu bulunmadığı, müvekkilin yapı denetim firmasının sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemesinden ötürü ciddi zarara uğradığı, hem denetim şirketi hem müvekkil şirket hakkında idari para cezaları düzenlendiği, müvekkil şirketin, yapı denetim şirketinin sözleşme gereğini yerine getirmemesi üzerine sebep olduğu ruhsata ve imara aykırılıklara ilişkin, imar affına başvurarak her iki taraf hakkında düzenlenen idari para cezalarını ortadan kaldırdığı, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEMECE: "...,Uyuşmazlık, taraflar arasında yapı denetim hizmet sözleşmesi gereğince sözleşme bedellerinin ödenmediği iddiasıyla tahsiline yönelik İzmir 13.İcra Müdürlüğünün 2019/8339 Takip sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı, davacının sorumluluğunu tam olarak ifa edip etmediği, bedellerin hak edilip edilmediği hususlarında toplanmaktadır.
Tüm deliller toplanmış, İzmir 13. İcra Müdürlüğü'nün 2019/8339 Esas sayılı takip dosyası UYAP üzerinden getirtilmiş olup, borçlu vekilinin 14/06/2019 tarihli dilekçesi ile, icra takibine, borca, ödeme emrine, faize, feri'lerine itiraz ettiği anlaşılmıştır.
Dava, İİK 67. madde gereğince açılan itirazın iptali davası olup, 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.
Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.'' şeklinde düzenlenmiştir.
4708 sayılı Yapı Denetim Yasa'sının 2. maddesindeki, “...Yapı denetim hizmeti, yapı denetim kuruluşu ile yapı sahibi veya vekili arasında akdedilen hizmet sözleşmesi hükümlerine göre yürütülür.” ve aynı Yasa'nın 5. maddesindeki, “Yapı denetim hizmet sözleşmeleri, yapı sahibi ile yapı denetim kuruluşu arasında akdedilir...Yapı denetim hizmet bedeli, yapı denetim kuruluşlarının hizmet bedellerinin ödenmesinde kullanılmak üzere yapı sahibince il muhasebe birimlerinde açılacak emanet nitelikli hesaba yatırılır.” şeklinde düzenlenen hükümler uyarınca yapı denetim hizmetini veren şirkete karşı yapı denetim hizmet bedelinin ödenmesinden arsa sahibi sorumludur.
Aliağa Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/43 D.İş. Ve 2019/3 D.İş sayılı dosyaları UYAP üzerinden celbedilerek incelenmiş, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/276 Esas ve 2018/346 Esas sayılı dosyalarındaki gerekçeli kararlar celbedilerek incelenmiştir.
Mahkememizin 13/07/2021 tarihli oturumunda dinlenen davacı tanığı ..., ...bu firma ile ilgili projeye aykırılıklar olduğunu, belediye tarafından düzeltmelerinin istenildiğini, bunlar düzeltilmeden hakediş seviye talebinde bulunamadıklarını, yatırılan paranın da mal müdürlüğünde beklediğini, davacı vekilinin sorusu üzerine sorulduğunda, Çevre Şehircilik Müdürlüğünden birilerinin şikayette bulunduğunu, tuvaletler ve havalandırma, mutfak ve balkonun büyütülmesi ile ilgili sorunlar bulunduğunu, idari para cezası verildiği,.... şirketinin idari para cezalarını ödediği, yapılan imalatı denetlemekle sorumlu olduklarını, imalatın hatalı olduğunu gördüklerini, ölçülerin doğru olmadığını, Bakanlığın çıkardığı imar affından dolayı başvuruda bulunduklarını bildiğini, hakediş ücretlerinin %20 sinden fazlasını almadıklarını bildiğini...,
Aynı oturumda davacı tanığı ..., ...inşaat teknikerliği yaptığını, projeyi alıp beraber şantiyeye gittiklerinde orada illk önce beton olarak havalandırma kısmına baktıkları, mutfak ve balkonu ayıran cam bölümün imalatları olmadığı, fotoğrafları çektiği, ölçümlerine baktığı mimari açıdan, aynısını banyodaki havalandırma kısmında da yaptığı, projeyi açıp beraber kontrollerini yaptığı, sonra salon kısmında bir yer daha olduğu, oranın da fotoğraflarını çektiği, o gün saat 8-30 9 civarı olduğu, yanındaki bloğu da gezdiği, orayı da fotoğrafladığı, birkaç gün sonra hakedişleriyle ilgili sıkıntı çıktığını, tahsilatlarını yapamadığını söylediği, ceza alındığını bildiğini, hakediş tahsilatları yapılamadığı, hakedişlerin yapılması için ödemesi gerektiği, cezayi müeyyede olduğundan dolayı hak ediş ödemelerini alamadığını..., 11/11/2021 tarihli oturumda dinlenen davacı tanığı ..., ...denetçi mühendis olarak denetimleri yaptıklarını, yapı denetimli bir binanın imar barışına gidiş şekli yanlış, aykırılık olduğu, oturuluşunu yapı denetimden alması gerektiği, 2017 31 Aralık'a kadar binanın kaçak olarak yapılan binaları kapsayan düzenleme olduğu, bina devam ederken bina bitmeden bu yasa çıktığı için ...sahipleri buraya kaçak bir eklenti yaparak yapı denetime para ödememek için böyle bir yola gittikleri, imar barışından yapı kullanmalarını aldıkları, denetledikleri kısmın parasını alamadıklarını, eklenti şeklinde söyledikleri sadece parasal cezayla cezalandırılacak kusurlar kendileri tarafından sonradan yapıldığı, kendilerine parasal ceza yazıldığı, 4708 sayılı kanun gereği yıl içerisinde 3 adet ayrı ceza alındığında şirketiniz kapanır şeklinde yasa olduğu, yasanın bunu söylediği, 3.ceza yazılmadan şirketi kapatıp teminatları yanmasın diye üzerlerindeki bütün işleri açtıkları yeni şirket .... Şirketini açtıklarını ve işleri oraya taşımak zorunda kaldıklarını... Beyan etmişlerdir.
Dosyanın Yapı denetim alanında uzman bir İnşaat Mühendisi bilirkişi ile kooperatif konusunda uzman bir bilirkişiye tevdi ile uyuşmazlık konularında rapor düzenlenildiği, bilirkişi heyetinin mahkememize verdiği 25/02/2022 havale tarihli raporunda, mevcut bilgi ve belgelere göre; davacı Yapı Denetim Şirketinin, asgari olarak 07.06.2018 fesih tarihine kadar görevde olduğu, imar affına giren aykırı yapım ve denetimle inşaatın bittiği ilan edilmekle ve her iki denetim/yapım uygulamasından da, her iki tarafın eşit sorumluluğunun olabileceği kanaatleri hasıl olabileceği görüşlerine varılabileceğini, çünkü inşaatı yapan/para harcayan, projeye aykırılığı benimseyen davalı kooperatifin sorumluluğu olabileceği, diğer davacı denetim şirketinin de, aynı şekilde davalı kooperatif ile birlikte sorumlu olacağı ve denetimi bihakkın yapmadığı ve veya şikayetlerle yapı denetleme şirketine ceza veren Çevre ve Şehircilik Bakanlığının müdahalesiyle denetim sözleşmelerini, “..inşaata ait sözlü ve yazılı ihtarnamelerimize rağmen belirtilen eksiklerin zamanında giderilememesi nedeniyle biten binada seviye onayları belediye tarafından yapılamadığından, hak ediş almamız sistemce engellendiği için, ekonomik zarara uğradığımız gibi, 3 iş günü içinde Bakanlığa bildirmeme suçu ile idari para cezası aldığımız işlerinizi tek taraflı fesih ettiğimizi ihtaren bildiririz” denilerek, binanın bittiği ve fakat aykırılıkların olduğu, bunların giderilemediği/giderilmediğinin bildirildiği, artık bir yerde; her iki tarafın da, bu durumda yapılmış olan aykırılıkların, zamanında bildirilmediği sebebiyle, şikâyetle ortaya çıkan bu durum karşısında, her iki tarafın eşit derecede sorumluluğunun bulunabileceği görüşleriyle, davacının esasen 4 adet sözleşmeden tahakkuk etmiş olan 86.012,19TL asıl alacağının olduğu, ancak eşit kusur olarak teknik olarak değerlendirilmesiyle, yarısının bu eşit sorumluluk sebebiyle paylaşılabileceği kanaatine varıldığı, şu aşamada, dosyada bulunan belgelere göre takibe konulan 86.012,19-TL miktarın hak edilmiş ancak, her iki tarafın yukarıda sayılı uygulamaları nedeniyle, 43.006,08-TL esas miktar üzerinden, 31.05.2019 tarihi itibariyle takibe devam edilebileceği görüş ve kanaatlerine varıldığını bildirmişlerdir.
Karşıyaka 1.AĞCM 2022/29 Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden getirtilerek incelenmiştir.
Taraf vekillerinin kök rapora karşı beyan ve itirazları doğrultusunda mevcut dosya kapsamına göre bilirkişi heyetinden ek rapor aldırıldığı, bilirkişi heyetinin mahkememize verdiği 17/08/2022 havale tarihli ek raporunda, şimdilik dosyaya celp edilen bir kısım ceza dosyası suretleriyle, görevsizlik nedeniyle, Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinde görülmeye devam ettiği anlaşılmakla; heyetlerinin dosyadaki görevinin, davacının; davalı aleyhine talep ettiği ve itiraz sebebiyle duran, iş bu itirazın iptaline ilişkin alacak miktarının belirlenmesi olduğundan, davalının da denetim şirketinin idari aldığı ceza ve yeniden isim değişikliği ile denetim görevine devam ettiği taraflarca da, dosyadan edinilen bilgilerden bilindiğini ancak davalı kooperatifin ısrarıyla, aynı ekibin denetim yaptığı inşaat için, iki ayrı ve fakat aynı kişilerle yönetilen denetim şirketine ödemelerin devam ettiği davalı tarafından beyan edilmekle, artık karar sayın mahkemeye ait olmak üzere; kooperatifin projeye aykırı imalatlarının olduğu, daha sonra çıkan kısmi imar affı da sayılan ve yapı kullanma belgesi yerine de geçen, yapı kayıt belgesi almak suretiyle, bir yerde projeye aykırılığın tescillendiği, ancak alınan bu belgeyle affa uğradığı başka bir ifadeyle, teknik açıdan, yasal hale geldiği, davacı ifadesiyle de; alınan bu belgeyle, yapıda oluşan metraj artımı ile de, davalının zenginleştiği beyanıyla teknik olarak yapının iskan edilebilir, yasal bir engelinin kalmadığının anlaşılabileceği görüşleriyle de; her ki tarafın bilgisi dahilinde gelişen bu olaylarda, artık davacının, takipteki bakiye alacak miktarının, heyetlerince belirlenmiş olup, buna göre; şu aşamada; iş bu dosya kapsamında belgelere göre takibe konulan 86.012,19-TL miktarın, davacı tarafından hak edildiğine ilişkin kanaatleri olduğu, artık kusur ve veya diğer ceza davasının seyri ve kararı hususlarındaki kararın mahkemeye ait olduğunu belirtmişlerdir.
Davacı vekiline davaya konu takip ödeme emrindeki alacak kalemleri bakımından beyanda bulunmak üzere süre verildiği, davacı vekilince beyanda bulunulduğu görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporları esas alınarak; davacı yapı denetim şirketinin asgari olarak 07.06.2018 fesih tarihine kadar görevde olduğu, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın ihtarnamesinden de anlaşılacağı üzere söz konusu binanın bitirildiği, imar affına giren aykırı yapım ve denetimle inşaatın bittiği ilan edilmekle projeye aykırılığın tescillendiği ancak affa uğradığı, işin özünde davalı tarafça inşaat ruhsat projelerine aykırı olarak yapılan değişikliklerin ana yapı kaba inşaat betonarme iskelet taşıyıcı sistemini değiştirmediği, kayıt belgesi ile de affa uğramış olmakla birlikte yasal engel kalmayarak iskan edilebilir olduğu, yapıda oluşan metraj artımı ile davalının zenginleştiği, ayrıca davacının aldığı idari cezalar ve isim değişikliğine rağmen denetim görevine devam ettiği, haklarında açılan ceza dosyalarını bilmelerine rağmen davalı kooperatifin de davacının aynı ekibiyle çalışmayı sürdürdüğü, aynı kişilerce yönetilen denetim şirketine ödemeler yaptığı, davalı kooperatifçe yapıda bulunan projeye aykırılıklara rağmen yapılan işin benimsendiği ve neticede sorumlu olduğu anlaşılmakla davacının sözleşmeden tahakkuk etmiş olan 4 adet hizmet bedelinden ibaret 86.012,19TL asıl alacağının doğduğu, davalı tarafça vaki itirazın kısmen haksız olduğu kanaatiyle davanın kısmen kabulü ile; İzmir 13. İcra Müdürlüğü 2019/8339 takip sayılı dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın kısmen iptaline 86.012,19-TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur," gerekçesi ile;
"Davanın KISMEN KABULÜ İLE;
İzmir 13. İcra Müdürlüğü 2019/8339 takip sayılı dosyasının davalı tarafça yapılan itirazın kısmen iptali ile alacağın 86.012,19-TL üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
Asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin talebin reddine,
"şeklinde karar verilmiştir.
Mahkeme kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili kooperatif ile davacı arasında yapı denetim hizmet sözleşmesi akdedilmiş olup söz konusu sözleşme gereğince davacı tarafın müvekkili kooperatifin İzmir Aliağa'da taşeron firmalara inşaa ettireceği taşınmazların yapı denetimini gerçekleştireceğini, taraflar arasındaki yapı denetim hizmet sözleşmesi, borçlar hukuku anlamında karşılıklı tam iki tarafa borç yükleyen sözleşme niteliği taşıdığını, başka bir ifade ile yapı denetim şirketinin sözleşme gereği, yapıyı denetlemeyi üstlenmekte/borçlanmakta, yapı sahibi de şirkete bu hizmet karşılığında belirli bir bedel/ücret ödemeyi kabul ettiğini, taraflar arasındaki yapı denetim hizmet akdinin, davacı şirket tarafından tek taraflı fesih edildiğini, bunun sebebinin ise davacı şirketin sözleşme gereğini yerine getirmemesinden kaynaklanan idari yaptırımlar olduğunu, yargılama sırasında dinlenen davacı tanıkları; davacı firmanın kendi kusuru nedeniyle müvekkilince mal müdürlüğüne yatırılmış olan hak ediş ödemelerinin bir kısmını alamadıklarını açıkça beyan ettiklerini, müvekkilinin kooperatif inşaatı yapması için çeşitli taşeron firmalar ile anlaştıklarını, inşaat devam ettiği sırada taşeron firmaların projeye aykırı, yanlış, eksik uygulamalar yaptıklarını ancak davacı yapı denetim firmasının bu aykırılıkları denetlemediğini ve aykırılıklar konusunda müvekkiline bilgi vermediklerini, müvekkili şirketin önce... Şirketi ile sözleşme akdettiğini, ancak sonrasında Yapı Denetim firması hakkında düzenlenen idari cezalar sebebiyle şirket kapatılmış ve .. Şti.nin ticari ünvanı ile yapı denetim hizmeti vermeye devam ettiğini, müvekkil firma tarafından davacı .. ..Şti. ve önceki unvanı ile ... LTD. şirketlerine 60.485,00-TL hak ediş ödemesi yapıldığını, bu ödemelerin Aliağa Mal Müdürlüğü hesabına yapılmış olup müvekkilinin esasında sözleşme konusu edimini yerine getirdiğini, davacının bu hak ediş ödemesini tahsil ettiğini, ancak yerel mahkemece söz konusu ödeme dikkate alınmadan karar verildiğini, yine müvekkilince davacıya hak ediş ödemesi olarak 31.01.2019 tarihinde 15.517,91-TL tutarında hak ediş ödemesinin Aliağa Mal Müdürlüğü'ne ödenmişse de bu tutarın müvekkiline iade edildiğini, söz konusu iadenin nedeninin davacı firmanın ceza alması ve kapatılması, firma yetkililerinin de Karşıyaka Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanması olduğunu, taraflarınca işbu davada kooperatif şirketin hem kooperatif üyeleri ile hem de inşaatı yapan taşeron firmalar ile yaşadığı sorunlara, müvekkilinin taşeron firmalara açtığı davalara, kooperatif üyelerinin geç teslim ve taşınmazın rutubet alması sebebi ile müvekkile açtığı davalara ve yaptırılan delil tespitlerine dayanıldığını, aşırı yağan yağmurlar neticesinde kooperatife ait taşınmazların hem camlarından hem de duvarlarından nem ve rutubet aldığını, müvekkilinin bu durumu derhal delil tespiti yaptırarak tutanak altına aldırdığını, yine inşaatı yapmak için anlaşılan bazı taşeronların işi yarım bıraktığını, teknik şartnamede belirtilen kaliteli malzemenin kullanılmadığını, ve müvekkilinin bununla ilgili de Karşıyaka Asliye Ticaret mahkemesinde ilgili taşeron firmaya dava açıp kazandığını, müvekkili şirketin, Yapı Denetim Şirketinin sözleşme gereğini yerine getirmemesi üzerine sebep olduğu ruhsata ve imara aykırılıklara ilişkin, imar affına başvurarak her iki taraf hakkında düzenlenen idari para cezalarını ortadan kaldırdığını, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olduğu halde müvekkili aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiş olmasının usule ve yasaya aykırı olduğunu, zira müvekkilinin haklı olarak icra takibine itiraz ettiğini, davacının alacağının likit olmadığını, yargılama sırasında davacının takip konusu miktar kadar alacaklı olmadığının açığa çıktığını beyanla ve açıkladıkları diğer nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
Davacı vekili istinaf cevap dilekçesinde özetle; yerel mahkemece, kurulan hüküm ile taraflarınca icra takibine konu edilen işlemiş faiz alacakları yönünden herhangi bir gerekçeye yer verilmeksizin red kararı verildiğini, oysa ki, takip tarihine dek işlemiş olan faiz alacaklarının reddine karar verilmiş olması için herhangi bir hukuki gerekçe bulunmadığını, yapılacak inceleme neticesinde yerel mahkemenin faize ilişkin kararının kaldırılarak "davanın kabulüne" karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Davalı vekilinin istinaf talepli dilekçesine davacı vekilinin istinafa cevap dilekçesi verdiği anlaşılmaktadır.
HMK'nın 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.
Davacı vekilinin, davalı tarafın istinaf dilekçesine verdiği cevap dilekçesinde; "davanın kabulüne" ilişkin talepleri bulunduğu, ancak davacı tarafın istinaf karar harcı ile başvuru harcını yatırmadığı görülmüştür.
6100 Sayılı HMK'nın 344.maddesine göre istinaf dilekçesi verilirken istinaf kanun yoluna başvuru harcı ve tebliğ giderleri de dahil olmak üzere tüm giderler ödenir. Bunların hiç ödenmediği ya da eksik ödendiği sonradan anlaşılırsa, karar veren mahkeme tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması aksi halde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususu başvurana yazılı olarak bildirilir. Verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde Mahkeme başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verir. Bu karara karşı istinaf yoluna başvurması halinde HMK 346. maddenin 2. fıkrası hükmü kıyas yoluyla uygulanır.
Bu açıklamalara göre davacı tarafa "kararı katılma yoluyla veya katılma yoluyla olmaksızın istinaf edip etmedikleri" açıklatılarak, katılma yoluyla veya katılma yoluyla olmaksızın istinaf talebinde bulunduklarını beyan etmeleri halinde; istinaf harcının yatırılması için 6100 sayılı HMK'nın 344.maddesi gereğince işlem yapılarak dairemize gönderilmesi için dosyanın mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmesi gerekmektedir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Yukarıda açıklanan eksiklikler giderildikten sonra dairemize gönderilmesi için dosyanın mahalli mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE; yapılan inceleme neticesinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi. 25/06/2026