T.C. Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi kararı, bankanın ticari kredi alacağına yönelik itirazın iptali davasında konkordato sonrası kefillerin sorumluluğunu incelemektedir.
Özet: Bir bankanın genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, asıl borçlu şirketin konkordato tasdik kararı kapsamında borcunu ödeyerek sorumluluğunun sona erdiğini iddia etmesine karşın, bilirkişi raporunda kefillerle yapılan borç tasfiye protokolü uyarınca ödenmeyen taksitler nedeniyle kefillerin sorumlu tutulabileceği ve kefiller hakkında takip koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir.

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/906 Esas - 2026/441

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
ESAS NO : 2025/906
KARAR NO : 2026/441
....
DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 28/11/2025
KARAR TARİHİ : 03/06/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/06/2026
DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde; ..... ile müvekkili banka arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesine istinaden borçluya kredi kullandırıldığını, .... anılan sözleşmeyi müşterek borçlu, müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kredinin geri ödenmemesi üzerine borçlulara .... yevmiye numaralı hesap özetini de gösterir ve hesabın kat edildiğini bildirir ihtarnameler keşide edildiğini ve borçluların sözleşmede beyan etmiş olduğu adreslerine gönderilerek tebliğ edildiğini, ihtarnameye rağmen kredinin ödenmemesi üzerine borçlular hakkında .... esas sayılı dosyasında genel haciz yolu ile ilamsız takibe geçildiğini, borçluların takibe, itiraz ettiklerini, itirazın haksız olduğunu belirterek itirazın iptali ile alacağın %20'si oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesi isteğinde bulunmuştur.
CEVAP :Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin .... Esas sayılı dosyasıyla konkordato talebinde bulunduğunu ve 28.12.2018 tarihli karar ile bu tarihten başlamak üzere 3 ay süreyle geçici mühlet kararı verildiğini, devam eden yargılama sonucu 27.03.2020 tarih .... sayılı karar ile konkordato projesinin tasdik talebinin kabulüne, konkordato tasdik projesi kapsamında kalan tüm borçların ilk taksidi 27.09.2020 tarihinden itibaren başlamak üzere 48 ayda eşit taksitler halinde revize projede gösterilen şekilde alacaklılar arasında eşitliği bozmayacak şekilde ödenmesine karar verildiğini, bu kararın 07.06.2021 tarihinde kesinleştiğini, karar içeriğinde davacı banka lehine 1.587.935,84 TL alacağın ödeme tablosunda gösterildiğini, ödeme listesinde gösterilen tüm taksitlerin muntazam olarak ödendiğini, ödemelerin tamamlanması üzerine konkordato tasdik kararına ilişkin sürecin bittiğinin tespitine mahkemece karar verildiğini, konkordato mühletinin verildiği tarih itibariyle alacaklı bankaya muaccel bir borç bulunmadığını, asıl borç için muaccel olmayan borcun kefiller içinde muaccel olamayacağından davalı kefiller içinde takip başlatılamayacağını, alacaklıya herhangi bir borcun bulunmadığını belirterek davanın reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesi isteğinde bulunmuştur.
GEREKÇE :Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı alacağın tahsili isteğiyle geçilen icra takibine itirazın iptali isteğine ilişkindir.
Davanın niteliği gereği arabuluculuğa başvurulması zorunlu bulunduğu, başvurunun yapıldığı, 21.11.2025 tarihinde tarafların katılımıyla anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın düzenlendiği anlaşılmıştır.
....sayılı takip dosyasının uyap kayıtlarının incelenmesinde; davacı-alacaklı tarafından davalı-borçlular hakkında 206.935,06 TL asıl alacak, 2.704.224,08 TL işlemiş faiz, 135.211,20 TL BSMV ve 836,88 TL ihtar masrafı olmak üzere 3.047.203,22 TL alacağın tahsili isteğiyle 22.07.2025 tarihinde ilamsız takibe geçildiği, ödeme emrinin tebliği üzerine yasal süresinde sunulan dilekçe ile borca itiraz edildiği anlaşılmıştır.
Alternatif Bank A.Ş.'den dava konusu krediye ilişkin tüm belge örnekleri celp edilmiş, dosya üzerinde ve banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yetkisi de verilerek bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, bilirkişi 28.11.2025 tarihli raporunda; davalı şirket tarafından konkordato davası sonunda mahkemece hüküm altına alınan kesinleşmiş olan tutarın kararda belirtildiği şekli ile taksitler halinde davacı bankaya ödendiği, asıl borçlu şirket yönünden borcun sona erdiğini, ihtara konu alacağın kat tarihinden itibaren faizlendirilip konkordato kararı kapsamında yapılan ödemeler tenzil edilerek tespit olunan takibe konu alacaktan asıl borçlu şirketin sorumlu olup olamayacağı noktasında taktirin mahkemeye ait olduğunu, davalı kefiller ile davacı banka arasında 27.09.2024 tarihli borç tasfiye protokolü düzenlendiği, protokol ile belirlenen ödeme planı kapsamında 4 adet taksit ödemesinin yapıldığını, diğer taksitlerin ödenmemesi üzerine protokolün 7. maddesinin 2. fıkrası hükmü gereğince icra takibi başlatıldığını, protokole taraf olan sözleşme kefillerinin sorumlu tutulabileceği, İİK'nun m. 295/f.1 uyarınca kefiller hakkında takip başlatma koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda takdirin mahkemeye ait olduğunu belirterek takip tarihine göre alacak tutarının 206.931,06 TL asıl alacak, 2.513.748,41 TL işlemiş faiz, 125.687,40 TL BSMV, 833,88 TL masraf olmak üzere toplam 2.847.203,75 TL olarak hesaplandığını bildirmiştir.
Dosya kapsamından; davacı banka ile davalı asıl borçlu şirket arasında 11.01.2016 tarihli 1.000.000,00 TL limitli, 06.09.2016 tarihli 1.000.000,00 TL limitli, 04.04.2017 tarihli 5.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmeleri düzenlendiği, davalı gerçek kişilerin aynı miktarla sözleşmelerin müteselsil kefili oldukları, kefil oldukları tarih itibarıyla davalı şirketin ortağı olmakla eş muvafakatının alınmasına gerek olmadığı, davacı banka tarafından asıl borçlu şirket ve davalı kefillere .... 29.03.2019 tarihli ihtarname gönderilerek 27.03.2019 tarihi itibarıyla kredi hesaplarının kat edildiği belirtilerek belirtilen miktarın 1 günlük süre içerisinde ödenmesinin istenildiği, davalılara 01.04.2019 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
.... karar sayılı dosyası üzerinden görülen davada, davalı şirkete 28.12.2018 tarihinde 3 aylık geçici mühlet, 27.03.2019 tarihinde 1 yıl kesin mühlet kararı verildiği, 27.03.2020 tarihli kararla konkordato tasdik talebinin kabul edildiği, kararın 07.06.2021 tarihinde kesinleştiği, konkordato tasdik talebi kapsamında olan tüm borçların ilk taksidi 27.09.2020 tarihinden itibaren başlamak üzere 48 ayda eşit taksitler halinde ödenmesine karar verildiği, davacı banka alacağının 1.587.935,84 TL olarak yer aldığı, taksitler halinde olmak üzere toplam ödemenin yapılmış olduğu anlaşılmıştır.
Davalı kefiller ile davacı banka arasında düzenlenen 27.09.2024 tarihli protokol örneğinin incelenmesinde; borç tasfiyesi başlıklı olup alacaklı ....'nin imzalamış olduğu kredi sözleşmeleri/taahhütnamelerinde müteselsil kefil olarak imzaları bulunan .... kefalet borçlarının aynen devam ettiği, borç tasfiye protokolüne konu borçların tamamından protokolün ilgili maddeleri gereğince müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları ve kredi borçlusu tarafından imzalanmış olan kredi sözleşmeleri hükümlerinin kendileri açısından aynen geçerli olduğunun kabul edildiği, ... 29.03.2019 tarihli ihtarnamesine konu borçların tespiti, tasfiyesi ve ödeme planına bağlanması esaslarının düzenlenmesi konulu olduğu, 27.09.2024 tarihi itibarıyla indirimsiz banka alacağının 2.992.530,17 TL olarak belirtildiği toplamda 900.000,00 TL ödenerek tasfiyesinin kararlaştırıldığı, buna yönelik taksitlerin belirtildiği, protokolün 7. maddesi 2. fıkrasında kredi borçlusu ile müşterek borçlu ve müteselsil kefilin bu protokolün ihlali halinde borcun tamamının hiç bir indirim yapılmaksızın ihtarnamedeki şartlarla ve faiz oranıyla alacaklı bankacı tahsil edileceğinin .... kabul beyan ve taahhüt ettiklerinin belirtildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamına göre; davalı şirket hakkında .... sayılı dosyasında konkordato projesinin tasdik talebinin kabulüne ve projede belirtilen borçların taksitler halinde ödenmesine karar verildiği, davacı banka tarafından davalı şirketin borcunun 1.587.935,84 TL olarak belirtilip taksit ödemelerinin tamamlandığı, tamamlandıktan sonra kat ihtarı keşide edildiği, sonrasında borç tasfiye protokolü düzenlendiği, protokolün taraflarının davalı kefiller ....ile banka olduğu, davalı asıl borçlu şirketin protokolün tarafı olmadığı, davalı şirket yönünden konkordato projesinde kabul edilen alacağın tamamının ödendiği, protokol kefillerle yapılmış olup asıl borçlu tarafça kabul edilmeyen bir borcun kefiller tarafından kabulünün sözkonusu olamayacağı, bu nedenle protokolde belirtilen 2.992.530,17 TL toplam borca ve indirimli olarak 900.000,00 TL ve taksitler halinde ödenme hususuna itibar edilemeyeceği, protokolün davalı şirketin kredi borcu ve davalıların bu borca kefilliğinden kaynaklı olmakla kefiller yönünden yapılan protokolle kefillerin borç altına sokulamayacağı, asıl borçlu yönünden başkaca borcun olduğu hususunun kanıtlanamadığı, protokol kapsamında talepte bulunulduğu, konkordato projesinde kabul edilmeyen bir alacak olması halinde buna yönelik çekişmeli alacak davası açılabileceği, iş bu davanın kapsamda olmadığı, protokole dayalı açılan davanın yasal koşulları oluşmadığından reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı vekili kötü niyet tazminatı isteğinde bulunmuş ise de; davacı tarafça protokole dayalı olarak talepte bulunulduğu, tüm dosya kapsamı itibarıyla ve protokolün yorumu da mahkemeye ait olmakla takiplerinde kötü niyetli sayılamayacakları kanaatine varılmakla davalı tarafın yasal koşulları oluşmayan tazminat taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın reddine,
Davalıların tazminat taleplerinin reddine,
Alınması gerekli 732,00 TL harcın mahkememiz veznesine peşin yatırılan 36.802,60 TL ile icra veznesine peşin yatırılıp mahsup ettirilen 15.236,02 TL toplamı 52.038,62 TL'den mahsubu ile artan 51.306,62 TL harç bedelinin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacı tarafa iadesine,
Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.800,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Davalılar davada kendisini vekille temsil ettirmiş olup 438.136,42 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Tarafların işbu karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde .... İstinaf kanun yoluna başvurabileceklerinin belirtilmesine,
Dair oybirliği ile verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı.03/06/2026
....