6360 sayılı kanun kapsamında belediyeye sağlanan reklam hizmeti alacağında sözleşme devri, pasif husumet yanılgısı ve taraf değişikliği talebinin değerlendirilmemesi.
Özet: Davacı şirketin, Söke Belediyesine 2014 yılında sunduğu reklam hizmetlerinin bedelini tahsil etmek amacıyla açtığı alacak davasında, belediyenin hizmetin ücretsiz tahsis kapsamında olduğunu veya taraf ehliyeti bulunmadığını iddia etmesi üzerine, ilk derece mahkemesi ve istinaf pasif husumet yokluğundan davayı reddederken, Yargıtay 6360 sayılı Kanun ile sözleşmenin Büyükşehir Belediyesine devredildiğini ve HMK 124 uyarınca taraf yanlışlığının düzeltilmesi gerektiğini belirterek kararı bozmuştur; ancak bozma sonrası ilk derece mahkemesinin davacının taraf değişikliği talebinde bulunmadığı gerekçesiyle yine pasif husumet yokluğundan ret kararı vermesi üzerine davacı, bu hizmetin ayrı ve ücretli bir ilişki olduğunu vurgulayarak Söke Belediyesine yöneltilen husumetin doğru olduğunu savunarak kararı yeniden temyiz etmiştir.
6. Hukuk Dairesi         2025/2962 E.  ,  2026/507 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2023/25 E., 2025/63 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... Belediyesi’nin 2014 yılı içindeki çeşitli etkinliklerine ait yazılı görsellerin, davacı şirket tarafından işletilen billboard, raket ve duraklarda yer alan reklam yerlerinde asılmak suretiyle halka duyurulması yönündeki taleplerinin düzenli ve usulüne uygun yerine getirildiğini, hizmetin ifa edildiğinin ispatlanmasına rağmen alacaklarının ödenmediğini belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile 70.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Belediyesi vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı tarafın ifa etmemiş olduğu hizmete dair bedeli müvekkilleri Belediyeden talep ettiklerini, davacı tarafça 09.10.20 14... .11.2014 tarihli yazıların hizmetin ifasına dair mutabakat yazısı olduğunu beyan edilmiş ise de, bahsi geçen hizmetlerin 13.11.2012 tarihli Söke Belediyesi Kent Mobilyalarının Montajı Bakım Onarımı ve İşletme Hakkının Kiralanması işi İhalesine Ait Kira Sözleşmesi uyarınca, “Kiracı tüm Kent Mobilyalarının en az %15'i oranında mobilyayı yılda 3 kere 10'ar günlük dönemlerde belediyeye ücretsiz tahsisi edecektir" şeklindeki düzenlemede belirtilen ücretsiz tahsis edilecek hizmetler kapsamında olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.07.2019 tarihli kararı ile davaya konu alacağın Aydın Büyükşehir Belediyesi yetki ve sorumluluk alanına giren alanlarda yapılan hizmete yönelik olduğundan, davalının taraf ehliyeti olmadığı gerekçesiyle davanın pasif dava ehliyeti yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 09.07.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 09.06.2021 tarihli kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 09.06.2021 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, 2021/5677 Esas, 2022/5644 Karar sayılı, 06.12.2022 tarihli ilamıyla, dosya kapsamında yer alan Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin 22.12.2014 tarihli yazısında, 6360 sayılı Kanun kapsamında ..............Büyükşehir Belediyesi kurumsal kimliği kazanıldığı, bu Kanuna istinaden 31.03.2014 tarihi itibari ile İlçe Belediyesi ile davacı şirket arasında imzalanan sözleşmede muhatabın ............. Büyükşehir Belediyesi olduğunun belirtildiği, davaya konu olayda 6360 sayılı Kanun değişikliği kapsamında, taraflar arasındaki sözleşmenin devri söz konusu olup, HMK’nın 124. maddesi gereğince tarafın yanlış gösterilmesinin kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığının kabulünün gerektiği, davanın, Aydın Büyükşehir Belediyesi'ne yöneltilmek suretiyle yargılamaya devam edilerek, işin esası hakkında karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, 6360 sayılı Kanun kapsamında taraflar arasındaki sözleşmenin ............. Büyükşehir Belediyesi'ne devredildiğini kabul etmesine ve dava konusu işlerin devir tarihinden sonraya ait olduğunun anlaşılmasına rağmen, HMK’nın 124. maddesi uyarınca usulüne uygun iradi taraf değişikliği talebinde bulunmadığı gerekçesiyle, ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, ...'na karşı açılmış usulüne uygun bir dava bulunmadığından bu davalı hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde:
a. Davacı ile Söke Belediyesi arasında iki adet ilişki olduğunu, biri kent mobilyalarının kiralanmasına ilişkin sözleşme olup, tarafının daha sonra Aydın Büyükşehir Belediyesi olduğunu, müvekkilinin bu sözleşmede kiracı olduğunu, ikinci ilişkinin ise müvekkilinin kiracı olarak işletmekte olduğu kent mobilyalarında Söke Belediyesi tarafından kendisine teslim edilen görsellerin, afişlerin asılmak suretiyle halka ilan edilmesi olduğunu, iş bu davanın bahsedilen ikinci faaliyet çerçevesinde Söke Belediyesi'ne sunulan hizmet bedelinin tahsili ile ilgili olduğunu, bu nedenle Söke Belediyesi'ne yöneltilen husumetin doğru olduğunu,
b. Müvekkilinin işi yaptığını gerek dosyadaki görseller ile gerekse belediye yazıları ile ispatladığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, alacak istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.