Danıştay Beşinci Daire, kamu görevinden çıkarılan davacının FETÖ/PDY üyeliğinden beraat etmesine rağmen işlemin iptali talebinin reddi kararına yönelik temyiz başvurusunu, ceza yargılamasındaki tanık beyanları ışığında inceliyor.
Özet: Kamu görevinden çıkarılan bir davacının, aynı iddia nedeniyle terör örgütüne üyelikten beraat etmesine karşın kamu görevine iade talebinin reddedilmesi üzerine, beraat kararının idare mahkemesince dikkate alınmamasını hukuka aykırı bularak yaptığı temyiz başvurusu, yasal bozma nedenlerine uymadığı ve ceza yargılamasındaki davacının terör örgütüyle iltisakını gösteren tanık beyanları gibi diğer delillerin idari işlemi haklı çıkarabileceği gerekçesiyle reddedilerek, alt derece mahkemesinin kamu görevinden çıkarma kararını onayan hükmü hukuka uygun bulunmuştur.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2022/5913 E.  ,  2025/8606 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/5913
Karar No : 2025/8606
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ...
Vekili : I. Hukuk Müşaviri Yardımcı Vekili ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemle bildirilen ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkındaki ceza yargılaması neticesinde üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraatine karar verildiği ve anılan kararın kesinleştği, söz konusu kesinleşmiş beraat kararının İdare Mahkemesince dikkate alınmamasının hukuka aykırılık teşkil ettiği, terör örgütleriyle iltisak yönünden yapılacak değerlendirmede ağır ceza mahkemelerinin yetkili olduğu, dava konusu işlemin hukukun genel ilkelerine, Anayasa Mahkemesi içtihatlarına ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine aykırı olduğu, istinaf başvurusunun gerekçesiz şekilde reddedildiği, Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmadığı iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütüne üye olmak suçlamasıyla yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararında yer alan; "...Tanık Y.G. 22.04.2016 tarihinde soruşturma aşamasında saptanan beyanında özetle; '... Mayıs ayı içerisinde idi. O dönem 19 Mayıs İlköğretim Okulu Müdürü ... beni aradı. Bana okul idarecilerinin katılımı ile İstanbul gezisi düzenlendiğini ve beni de geziye yazdıklarını söyledi. Bende kabul etmem üzerine bana nerede buluşacağımızı söyledi ve bende söylenen tarih ve saatte buluşulması kararlaştırılan yere gittim. Burada ... beni karşıladı. Başka tanıdık sima yoktu. Toplam 20 kişilik grup olarak Ulucami önünden Lider Turizme ait yarım otobüs ile bir Cuma akşamı namaz sonrası yola çıktık ve Pazar akşamı döndük. Ancak tam tarihi hatırlamıyorum. İstanbul’da Eyüp Sultan, Fatih Koleji ve Zaman Gazetesi binalarını gezdik. Bizi akşam kalmak amacıyla şu an ismini ve semtini hatırlamadığım bir öğrenci yurdunda yattık. Pazar günü ise Minia Türk isimli oyun parkını gezdik ve aynı gün Çorum’a hareket ettik. Cumartesi günü Fatih Koleji ve Zaman Gazetesi ziyaretleri sonrasında ben ...’ya bu nedir böyle, bizim burada işimiz ne gibi sorular sormam üzerine, ... bana 'bu gezi abiler tarafından organize edildi. Masraflarda onlar tarafından karşılanmakta' şeklinde cevap vermesi üzerine, kim bu abiler diye sorduğumda organizasyonun FEM Dershanesi Müdürü tarafından yapıldığı ve masrafların karşılandığını söyledi. ... Ben bu gezi ile birlikte geziye katılan kişilerin Cemaat adına geziye katıldıklarını anladım. 2010 yılı içerisinde Okul Müdürleri rotasyona tabi tutuldu. ... 2010 yılı içerisinde ... beni telefonla arayarak bana Zaman Gazetesine abone olmamı istedi. Sonrasında bir okul programı ile ilgili olarak Ziya Gökalp Okul Müdürünün odasında oturmakta iken, bana 'ben seni Zaman Gazetesi abonesi yapmıştım, artık şu borcunu öde…' şeklinde konuşması üzerine, ben adresime gazete gelmediğini, gazeteyi nereye gönderdiğini sorduğumda bana 'bir yere gidiyor işte…' şeklinde konuştu. Bu olay üzerine ben gazetenin bir yıllık abonelik ücretini nakit olarak ...’na verdim ve Zaman Gazetesi Bürosuna giderek aboneliğimi iptal ettirdim. Daha sonra beni ... ve M.B. telefonla aradılar ve gazete aboneliğini neden iptal ettirdiğimi sordular. Bende bundan sonra abone olmak istemediğimi söyledim ve bu şekilde bir daha bana gazete abone ücreti için gelen olmadı. Benim ücretini ödediğim gazetelerin bir yıl boyunca hangi adrese veya kime gönderildiğini bilmiyorum. ... İstanbul gezisi sonrasında bir akşam ... beni arayarak akşam evde arkadaşlarla toplanıp ceviz yenileceğini söyleyerek beni çağırdı. Bende tamam dedim ve bu kişinin evine gittim. Eve gittiğimde, şu an kimlerin olduğunu hatırlamadığım 7-8 okul müdürü vardı. Burada mahiyetini bilmediğim kitaplardan dini sohbet adı altında konuşma yapıldı. Bu sohbeti ise dershanede öğretmenlik yaptığı söylenen bir şahıs yapmakta idi. Ben ilk defa burada Cemaat mensuplarının ev toplantısı yaptıklarını gördüm. Sonrasında bu toplantılar genelde iki haftada bir Cuma akşamları yapılırdı. Benim dahil olduğum grup haricinde okul idarecilerinden 8-10 kişilik olmak üzere çok sayıda idareci, Milli eğitim Müdür yardımcılarının ve diğer daire Müdür yardımcılarından ayrı grup, öğretmenlerin, teknik elemanların ve hizmetli ve teknisyen sınıflarının kendi kategorilerinde ayrı ayrı gruplara ayrılarak Cemaat toplantıları düzenlendiğini duymakta idik. Bu sohbet grubuna 2009-2011 arasında devam ettim. Bu dönemde benim sohbet grubuna D.U. ve o dönem Ahi Anafen Dershanesi Müdürü olan İ. isimli Iğdırlı olduğu söylenen şahıs tarafından eğitimler verilmekte idi. Yine söylenen bu şahısların hanımlarının da idareci ve öğretmen hanımlarına eğitim verdikleri söyleniyordu. Bu şekilde aileleri kontrol altına alıyorlardı. 2011 yılında ben Cemaatin bu tür faaliyetlerinden rahatsızlık duyduğumdan katılmamak için bahaneler ürettim ve netice itibariyle gitmedim. Ama toplantıya devam ettiğimde bir veya iki toplantı benim evimde yapıldı. ... bunun yanında Cemaat adına etkin olduğu anlaşılan ...’nın da cemaat tarafından Valilik Proje ve Koordinasyon Müdürlüğüne atandığı söylenmişti. Zaten bu üç ismin okul idarecileri içerisinde yapılan etkinlik, toplantıları organize ettikleri görülmekte idi. ... Ben 2009 yılı içerisinde...’nın davetiyle Cemaat toplantılarına katılmaya başladım. Yine onun vesilesi ile bazı yurt içi gezilerine katıldım. ...' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık Y.G. Mahkememizde Saptanan Beyanında;
'Sanığı meslektaşım olması nedeniyle tanırım, yaklaşık 20 yıldır bir tanışıklığımız vardır, sanık hakkındaki iddia ve suçlamalar konusunda bilgi sahibi değilim ilk defa duydum, ben bu hususta daha önce ifade vermiştim o ifadelerim doğrudur, aynen tekrar ediyorum, ifademde bahsi geçen olaylar 2009-2010 yılına kadardır o tarihten itibaren ben kendisiyle herhangi bir şekilde karşılaşmadım, ben 2010 yılı Ağustos ayında Türkler köyünden rotasyonla ...'nın çalıştığı 19 Mayıs İÖO'ya atamam yapıldı, ... 'da benim çalıştığım okula yine rotasyon gereği atandı, daha sonra görevlendirmeyle aynı yıl içerisinde ... Danişmentgazi İlkokuluna geldi, söz konusu okulun kurucu müdürüdür, ben 2009 yılında Türkler köyünde bulunduğum sırada sanık beni arayarak akşam eve çağırdı ceviz yiyeceğimizi söyledi, ben teklifini kabul ederek akşam gittim, evde bulunduğumuz sırada 10-15 kişilik bir grup vardı, bunlar ancak hiçbirin tanımıyorum, okulların sorunlarıyla ilgili konuşuyorlardı, bu sırada ...nın çocuklarının arasında yaşanan bir tartışma neticesi yaralandığını öğrenince ... ile birlikte hastaneye götürdük, döndükten sonra evde bulunan şahıslar halen evde bulunuyordu, kısa bir süre sonra hepsi dağıldı, yine 2009 yılı içerisinde bu olaydan bir süre sonra ... beni arayarak İstanbul gezisi olduğunu söyledi, kimler var diye sordum, kimlerin olduğunu boşver çantanı hazırla gel, akşam namazından sonra çıkacağız dedi bunun üzerine akşam namazından sonra kendisiyle buluştuk, 20-25 kişilik bir grupla birlikte İstanbul'a gittik, 1 gece konakladık, bir öğrenci yurdunda geceyi geçirdik, İstanbul'un turistik yerlerini ve camilerini geztik daha sonra 1 gün kaldıktan sonra döndük, geziye katılanların bir çoğunu tanımıyordum, zira o dönemde ben köydeydim, daha sonradan bunlardan bir kaç tanesinin okul idarecisi olduğunu öğrendim, ... daha öncede bu tür gezileri düzenlediği için katılmakta bir sakınca görmedim, ...' şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanığın emniyette saptanan beyanı okunup, çelişki nedeniyle sorulduğunda; 'Gezi sonrasında gezi masraflarının ne şekilde karşılanacağını sorduğumda ... bana masrafların abiler tarafından karşılanacağını söyledi, ben o dönem abileri büyük insanlar olarak değerlendirdim, yine bu abiler kim diye sorduğumda organizasyonun dershane müdürleri tarafından yapıldığını söyledi bende bu şekilde öğrenmiş oldum' şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanık beyanında devamla; 'gezi sırasında Zaman gazetesini de ziyaret ettiğimizden dolayı geziye katılanların cemaat adına katıldıklarını aradan 6-7 yıllık bir süre geçtikten sonra anlamış oldum, o dönemde öyle bir kanaate kapılmadım. 2009-2011 yılları arasında toplamda üç kez sohbete katıldım, bir tanesi ...'nın evinde yapıldı, bir tanesi K.S. isimli şahsın evinde sonuncusu ise benim evimde yapıldı, ancak bu sohbetlerde herhangi bir cemaat faaliyetinden bahsedilmedi, çay içilerek ahlaki konularda konuşmalar yapıldı. ... Yine o dönemde cemaat adına etkin olduğu iddia edilen ...'nın cemaat tarafından valilik proje ve koordinasyon müdürlüğüne atandığı konuşuluyordu. Yine bu ifademde geçen şahıslar tarafından toplantıların ve etkinliklerin organize edildiğini biliyorum, o dönemde belli bir makama gelmek isteyen herkesin ifademde geçen bu şahıslarla irtibat kurması bir zorunluluk gibiydi. Yine hatırladığım kadarıyla 2010 yılında Macaristan gezisine katıldım, yine proje kapsamında banka hesabımıza yatırılan ödenekleri biz geziyi düzenleyen A.E.'ye verdik, daha sonradan bize yemek parası adı altında Almanya'daki iken 100 dolar iade edildi. Daha önce beni telefonla arayarak gazeteye abone olmamı istemişti, birgün kendisiyle karşılaştığımızda benden gazete abone ücretini istedi kendisine verdim ve daha sonra bir daha almak istemediğimi söyleyerek iptal ettirdim, gazete bana hiç gelmedi nereye gittiğini ise hiç bilmiyorum. Ben 2013 yılı başlarında cemaatin gerçek yüzünü gördüm ve bundan sonra irtibatımı kestim.' şeklinde beyanda bulunmuştur.
...
Tanık K.S. Mahkememizde Saptanan Beyanında;
"Ben Dodurga Milli Eğitim Müdürlüğünde Şube Müdürü olarak 2008 ile 2011 yılları arasında görev yaptım. 2011 yılı ilkbahar aylarında Sosyal Etüt Proje Müdürü olan ... ile ortamda sohbet ederken 'Biz arkadaşlar ile bir araya geliyoruz, sohbet ediyoruz, muhabbet ediyoruz, sende gel' diyerek davet etti, bu toplantının kendisinin ... mahallesi ... caddesi üzerinde bulunan evinde yapılacağını söyleyerek beni davet etti, ben de bu sohbete katılmak için akşam ...'nın evine gittim. Ben bu sohbete katıldığımda ortamda Y.G ve kendilerini FEM Dershanesi ve Anafen Dershanesi öğretmenleri olarak tanıştırılan ancak isimlerini hatırlamadığım şahısların olduğunu gördüm, bu toplantıda dini sohbet yapıldı, çay ikram edildi, yaklaşık olarak bir saat kadar burada bulundum. Ben bu şekilde ...'nın ikametinde 2-3 defa, bir defa da kendi evimde, bir defa Y.G.'nin bağ evinde, sohbet toplantılarına 5-6 defa katıldım. Bu sohbetlerde genellikle dini konular üzerine sohbetler yapılıyordu. Bu toplantılarda Himmet adı altında para toplanmadı. Ben 2011 yılından sonra kesinlikle bu sohbetlere katılmadım. ... ... da 2010 yılından önce 19 Mayıs İlköğretim okulunda müdür olarak görev yapmakta iken 5 yıllık hizmet süresi sona ermesi sonrasında Türkler köyüne atandı, kısa bir süre sonra İl merkezinde Sosyal Etüt Proje Müdürü olarak tekrar il merkezine ataması yapıldı, büyük bir ihtimalle bu şahıs cemaat içerisindeki faaliyetlerinden dolayı buraya ataması yapıldığını düşünüyorum. Bu şahsın şuan cemaat ile bir bağlantısı olup olmadığını bilmiyorum. Bu konuda daha önce soruşturma aşamasında ifade vermiştim o ifadelerimi aynen tekrar ederim, benim bilgim bundan ibarettir.' şeklinde beyanda bulunmuştur.
...
Gizli Tanık ... Kod Adlı Şahıs Mahkememizde Saptanan Beyanında;
'Sanığı valilikte sosyal proje müdürü olarak görev yapması nedeniyle tanıyorum, hakkındaki iddialar konusunda herhangi bir bilgi sahibi değilim, 2012 yılında benimde katılmış olduğum cemaat adına yapılan sohbet toplantılarında organizasyonlar ... tarafından yine valilik özel kalemde sağlık memuru olan M.A.B. tarafından yapılıyordu, D.U. da sohbet imamlığını yapardı, sohbetlerde kurban parası, burs parası, gazete aboneliği gibi konularda konuşuluyor ve hatırlatmalarda bulunuluyordu, ben bunun dışında başkaca bir olaya şahit olmadım, görevimle ilgili herhangi bir talep ya da telkinde bulunulduğunu duymadım, sohbet grubuna katılımcıların sayısı zamanla değişirdi, 6-7 yada 8 kişi olduğu duruma göre olurdu, organizasyonlardan kastım sohbetlerin düzenlenmesidir, zaman zaman... zaman zaman da M.A.B. tarafından çağrıldığım olmuştur.' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık Ü.D. 20/03/2017 Tarihinde Soruşturma Aşamasında Saptanan Beyanında Özetle;
'......: isimli şahıs o dönem Çorum Valiliğinde Sosyal Proje ve Etüt Müdürü olarak görev yapıyordu öncesinde bu şahsı tanımıyordum yeni görevime atandıktan bir iki hafta sonra yanında bulunan aşağıda isimlerini vereceğim şahıslarla beni tebrik etmeye geldi orada kendisi ile tanıştık sonrasında bu şahıs ilk ziyaretten bir iki hafta sonra bana kendilerinin hafta içleri, haftada bir akşamları mesai saati dışında daire müdürü arkadaşlar ile toplandıklarını benimde bu sohbetlere katılmamı istedi bende kendisine uygun olduğum zamanlar işimin yoğun olmadığı zamanlarda katılabileceğimi ifade ettim yeni beni daire Müdürlerinden oluşan sohbet grubuna davet eden şahıs ...’ dır. Hatta bu şahısların grup halinde beni tebrik ziyaretine geleceklerini yukarıda ismini verdiğim köylüm Ö.D. beni arayıp bildirmişti yani geleceklerini biliyordum. Esat aşağıda bahsedeceğim sohbet grubu içerisinde benimle birlikte 2013 yılı Kasım ayı sonuna kadar dinleyici olarak bulunmuştur hatta tarihini tam hatırlamıyorum ancak daire Müdürlerinden oluşan ikinci bir sohbet grubu 2013 yılının tahminimce Eylül veya Ekim ayı gibi oluşturulmuş ve bu şahıs diğer grupta sohbetlere devam etmiştir. ... Bu şahsın aşağıda ismini vereceğim sohbet imamının düzenlediği haftalık sohbet toplantılarında zaman ve yer belirleyicisi olduğunu biliyorum çünkü sohbet tarihlerini bu şahıs bizlere haber veriyordu.' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık Ü.D. Mahkememizde Saptanan Beyanında;
'Sanıkla 2013 yılı mayıs ayında tanıştım ben o dönem il özel idare genel sekreteri yardımcılığı görevine atanmıştım, beni kutlamak amacıyla şu an hatırlamadığım daire müdürleriyle geldi, hakkındaki iddialar ve suçlamalar konusunda bilgi sahibi değilim, ben sanıkla tanıştıktan sonra 2013 ekim sonu ya da kasım başına kadar cemaatin sohbet toplantılarında birlikte yer aldık, zaman zaman değişmekle birlikte 6-7 kişi civarında sohbet grubunda kişi olurdu, bende zaten sürekli katılmazdım, sohbetler daha çok dini ağırlıklıydı, ilmihal okunurdu, birkaç kezde risale diye tabir edilen kitaplardan okunduğunu hatırlıyorum, dini konular dışında başka bir sohbet gündemimiz olmazdı, sohbeti D.U. yapardı, benim devam ettiğim dönemde genelde aynı yerde sohbetler yapılıyordu, kendisiyle tanıştıktan sonra beni ilk olarak sohbete davet eden sanık ...dır, bundan sonrada sohbetler aynı yerde yapıldığından dolayı çağrılmaya gerek duymaksızın bu yere giderdik, himmet yada başka bir ad altında toplantılarda bizden maddi talepte bulunulmadı, ancak kurban kesmek isteyenlerin bu konuda bedelini verebilecekleri söylendi, ben bu şekilde birkez kurban bedeli eşim adına verdiğimi hatırlıyorum, hatırladığım kadarıyla bu parayı da ...'na vermiştim, benim daha sonra sohbet grubum değişti Aralık ayına kadar devam ettim, sonra sohbetlere katılmamaya başladım.' şeklinde beyanda bulunmuştur. Sanık müdafiinin talebiyle tanıktan sorulduğunda; 'Sanıkla tanıştıktan sonra bana uygun olduğun zamanlarda istersen gelebilirsin şeklinde sohbet toplantılarına çağırmıştı' şeklinde beyanda bulunmuştur. ..." şeklindeki tanık beyanları, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 10/07/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.