Danıştay 5. Daire, 375 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan davacının FETÖ/PDY ile irtibatı bulunmadığı ve eşinin etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandığı anlaşıldığından bakanlığın temyiz istemini reddederek idare mahkemesi kararını onadı.
Özet: Terör örgütüyle irtibatlı olduğu iddiasıyla kamu görevinden çıkarılan davacının, doğrudan örgütle bağlantısına dair delil bulunmadığı ve eşinin geçmişteki örgüt üyeliğine rağmen etkin pişmanlık göstererek devlete yardımcı olup hakkında ceza verilmemesi nedeniyle, eşinin durumunun davacı aleyhine değerlendirilemeyeceği tespitiyle, kamu görevinden çıkarma işlemini hukuka aykırı bularak iptal eden idare mahkemesi kararını onayan bölge idare mahkemesi kararı, Danıştay tarafından hukuka uygun bulunarak davalı idarenin temyiz istemi reddedilmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No : 2023/14835Karar No : 2025/8794Temyiz İsteminde Bulunan (Davalılar): 1- ... Bakanlığı / ... 2-... Müdürlüğü / ... Vekili : Av. ...Karşı Taraf (Davacı) : ...Vekili : Av. ...İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığının ...tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada; dava konusu işlemin iptali yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davalı İdarelerin İddialarının Özeti: 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen Geçici 35. madde uyarınca terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatının olduğu değerlendirilen kişilerin mevzuata uygun olarak kamu görevinden çıkarıldığı, davacı hakkında dosyasında mevcut olan delillerin ve diğer tespitlerin söz konusu örgütle irtibatını ortaya koyduğu ve dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.Davacının Savunmasının Özeti : Savunma verilmemiştir.Danıştay Tetkik Hakimi: ...Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeyerek işin gereği görüşüldü:Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.Öte yandan, her ne kadar davacının eşi O.Ç.'ın kamu görevinden çıkarıldığı tespit edilmiş ise de; davacının eşi O.Ç.'ın kendisi hakkında soruşturma açılmadan önce itirafta bulunmak suretiyle örgütün yapısı ve faaliyeti hakkında bilgiler verdiği ve örgütün çözülmesine katkıda bulunduğu, hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan yargılama neticesinde.... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile etkin pişmanlık hükümleri uygulanmak suretiyle ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği görülmüştür. Temyizen incelenen dosyada, davacı ile ilgili terör örgütüyle irtibat ve iltisaklı olduğuna ilişkin hiçbir delil bulunmadığı, eşinin ise geçmişte terör örgütüyle sıkı bir irtibat ve iltisak ilişkisi içerisinde olduğu, ancak yukarıda özetlendiği gibi kendiliğinden itirafçı olarak Devlete yardımda bulunduğu ve bu tutumu ile de örgüte karşı ve kamudan yana davranış sergilediği göz önünde bulundurulduğunda, davacının eşinin durumu davacı hakkında FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakına yönelik yapılan değerlendirmede aleyhe bir husus olarak dikkate alınmamıştır.Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 15/09/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY :Dairemizde ilk derece ya da temyizen incelenen birçok dosyada, FETÖ'nün Devletin tüm kurumlarını ele geçirme ve yeni bir düzen kurma yönündeki örgütsel amaçlarına ulaşmak ve örgüt mahremiyetini ileri seviyede korumak için, mensuplarının evliliklerinin ve aile yaşamlarının örgüt menfaatlerine hizmet edecek şekilde düzenlenmesine önem verdiği anlaşılmaktadır. Bu kapsamda katalog evliliği olarak adlandırılan yöntemle örgüt mensuplarının örgüt dışından kişilerle evlenmeleri yasaklanmış ve kendi aralarındaki evlenmeleri de örgütün yönlendirmesi ile gerçekleştirilmiştir. Bu suretle şüpheye yer bırakılmayacak şekilde örgüte sadakatin sağlanması amaçlanmış ve örgüt mensuplarının örgüt dışından kişilerle evlenmelerinin engellenmesi için telkin, baskı, dışlama veya tehdit gibi yöntemlere başvurulmuştur. Örgütün evlilikle ilgili anılan uygulamaları kapsamında evlendirme sorumlusu olarak belirlenen kişiler ile bunlara yardımcı olan örgüt mensupları aracılığıyla katalog evlilikler gerçekleştirilmiş, bu evliliklerin genellikle meslektaşlar arasında gerçekleştirilmesine özen gösterilmiş, eşlerin ikamet edeceği yere örgüt tarafından karar verilmesi, örgüt lideri Fetullah Gülen'den evlilik sonrası doğan çocuklara isim koymasının istenmesi, çocukların eğitimi ile ilgilenilmesi gibi uygulamalara başvurulmuş, örgütün sohbet toplantılarına veya gruplarına eşlerle birlikte katılım sağlanmasına önem verilmiş, bu toplantıların erkek ve bayanlar için ayrı ayrı gruplarda/odalarda gerçekleştirilmesi ve eşlerden her birinin bu gruplardan birinin sorumlusu olması gibi uygulamalara gidilmiş, ByLock uygulamasının kimi durumlarda eşin telefonuna yüklenmesi yöntemi izlenmiş ve örgütten alınan talimatlar doğrultusunda izlenen her türlü tutum ve davranış ile gerçekleştirilen faaliyete eşin de katılımına önem verilmiştir.Dava dosyasının ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacının eşi O.Ç.'nin; polis memuru olarak görev yapmakta iken kamu görevinden çıkarıldığı, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan yargılama neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla ByLock kullanıcısı olduğunu ikrar ettiği, Bank Asya'da hesabının bulunduğu, Veri İnceleme Raporunda "SAY" olarak kodlandığı tespitlerine yer verildiği ve hakkında ceza soruşturması başlatılmadan önce gönüllü olarak adli makamlara teslim olup, örgütün yapısı ve işlenen suçlarla ilgili bilgi vermesi ve bu bilgilerin etkin pişmanlık kapsamında değerlendirilmesi nedeniyle Türk Ceza Kanunu'nun 221/4-1 cümlesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği ve anılan kararın kesinleştiği görülmektedir.Öte yandan, 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacının eşi O.Ç. tarafından, kamu görevine iade edilmesi talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, Dairemizin 08/11/2023 tarih ve E:2022/14405, K:2023/15622 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği görülmektedir. Bu durumda, FETÖ'nün yukarıda yer verilen yapısı ve işleyiş kuralları uyarınca evlilik ve aile yaşamına kadar yansıyan faaliyetlerde bulunduğu ve davacının aile birlikteliği içerisinde birlikte yaşadığı eşinin FETÖ silahlı terör örgütü içerisindeki konumu dikkate alındığında, davacının söz konusu örgütün faaliyetlerinden ve eşinin örgüt içerisindeki konumundan haberdar olmamasının, bir kamu görevlisi olarak yürüttüğü meslek itibarıyla sahip olduğu nitelikler ve donanım ile hayatın olağan akışına uygun olmadığı gibi, davacının, eşinin söz konusu örgüt içerisindeki faaliyetlerine karşı çıktığı yönünde bir delil de bulunmadığı, bu durumun, bir kamu çalışanı olarak Devlete sadakat yükümlülüğü içinde kamu görevini icra etmesi gereken davacı açısından sadakat yükümlülüğünün yerine getirilmesinde şüphenin oluşmasına ve dolayısıyla FETÖ ile irtibat ve iltisakı bulunduğu kanaati oluşmasına neden olan bir delil niteliğinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Bu itibarla, yukarıda yer verilen tespitler ile dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki diğer tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varıldığından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile bozulması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyoruz.