Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, 5464 sayılı Kanun kapsamında tacirlere verilen kurumsal banka ve kredi kartı borcundan kaynaklı itirazın iptali davasına ilişkin gerekçeli karar.
Özet: Davacı bankanın ticari kredi kartından kaynaklanan alacağın tahsili için başlattığı icra takibine davalı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile takibin devamı ve inkar tazminatı talebini içeren bu davada, banka, davalının sözleşme hükümlerini yerine getirmediğini, ihtarnameye rağmen borcu ödemediğini ve haksız itiraz ettiğini savunurken; davalı, kredi kartı sözleşmesini imzalamadığını, tebligatların usulsüz olduğunu, borcun ve faiz oranlarının fahiş ve hatalı hesaplandığını ileri sürerek davanın reddini ve imza incelemesi yapılmasını talep etmektedir.

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/883 Esas - 2026/568
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARARESAS NO : 2025/883 EsasKARAR NO : 2026/568....DAVA : 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali)DAVA TARİHİ : 21/11/2025KARAR TARİHİ : 30/06/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 14/07/2026 Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili banka nezdinde, davalı/borçlu ....ticari kredi kartı sözleşmesine istinaden ticari nitelikli kredi kartı verildiğini, ancak borçlunun sözleşme hükümlerini yerine getirmemesi üzerine hesapların kapatılarak, borçluya .... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesinin keşide edilerek müvekkili banka alacaklarının ödenmesi istenilmiş ise de müspet bir netice alınamadığını, ihtarnamenin ve hesap özetinin borçlunun Mernis adresine tebliğ edildiğini, ihtarnamenin tebliği akabinde söz konusu borcun ödenmediği gibi borca herhangi bir itirazda da bulunulmadığını, İİK 68/b-2 maddesi gereğince ihtar edilen alacak miktarının kesinleştiğini, bunun üzerine alacağın tahsili amacıyla davalı/borçlu aleyhine .... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının ödeme emrine itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuğa başvuru zorunlu olduğundan Arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, ancak arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığından süresi içinde itirazın iptali davasını açtıklarını, ihtarnameye, takip ve davaya konu kredi kartının Ticari Kredi Kartı Sözleşmesi kapsamında kullandırıldığını, icra dosyasında talep edilen temerrüt faiz oranının da usul ve yasaya uygun olduğunu ileri sürerek, davanın kabulü ile davalı/borçlunun icra dosyasına yaptığı itirazlarının iptali ile takibin, takip talebinde belirtilen kayıt ve şartlarla devamına karar verilmesini, haksız itirazları sebebiyle davalının %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın sunduğu ticari kredi kartı üyelik sözleşmesinin müvekkili tarafından imzalanmadığını, aidiyet ve imza inkârında bulunduklarını, dosyaya sunulan sözleşmede müvekkilinin imzasının yer almadığını, davacının ıslak imzalı sözleşmeyi dosyaya sunamadığını, bankacılık kayıtlarının tek başına sözleşmenin varlığını ispatlamaya yeterli olmadığını, ....yerleşik içtihatları uyarınca, aidiyet ve imza inkârı halinde bankanın ıslak imzalı sözleşmeyi ibraz yükümlülüğü bulunduğunu, bu nedenle davacı tarafın alacak iddiasının sözleşmesel temelinin ispatlanamadığını, ihtarname tebliğine ilişkin bildirilen adresin müvekkile ait olmadığını, tebligatın usulsüz olduğunu, davacı bankanın dayandığı ihtarnamelerin banka sistemindeki eski ve yanlış adrese gönderildiğini, müvekkile fiilen tebliğ edilmediğini, davacı tarafından güncel ... çeşitli kararlarında, borçluya usulüne uygun tebligat yapılmadıkça temerrüdün oluşmayacağının belirtildiğini, dolayısıyla davacının faiz ve icra giderleri taleplerinin hukuken geçersiz olduğunu, borç miktarının davacı tarafından hatalı ve fahiş şekilde hesaplandığını, faiz oranlarının gerçeği yansıtmadığını, uygulanan yıllık faiz oranlarının hukuka aykırı olduğunu, sunulan hesap özetlerinin imzalı olmadığını ve müvekkile bildirildiğinin ispatlanamadığını, ekstrelerin tek taraflı banka kayıtları olup kesin delil niteliği taşımadığını, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 4/3 maddesi gereği haksız şart niteliğindeki fahiş faiz oranlarının geçersiz olduğunu, davacının arabuluculuk sürecinde iyi niyetli davranmadığını ve uyuşmazlığın çözümünü engellediğini, müvekkilin borca ilişkin açık ve net bir kabulünün bulunmadığını, bankanın iddialarının soyut ve ispatsız olduğunu, müvekkilin icra takibine itiraz ettiğini, alacağın likit olmaması, sözleşmenin ibraz edilmemesi, faiz hesaplamasının fahiş olması ve tebligatların usulsüzlüğü nedenleriyle davacının %20 icra inkâr tazminatı talebinin haksız olduğunu savunarak, davacının itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı taleplerinin reddini, sözleşmenin müvekkile ait olup olmadığının tespiti için gerek görülürse adli tıp imza incelemesi yapılmasını, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı banka tarafından davalı/borçlu aleyhine .... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir.İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile; Mahkememizce yapılan yargılamada uyuşmazlığın tespiti yapılarak çözümü için gerekli tüm delillerin toplanmasına ve tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, verilen ara karar uyarınca dosyanın tevdi edildiği bilirkişi Bankacı .... tarafından düzenlenen 31.05.2026 tarihli bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğu, sunulan raporun taraflara tebliğ edildiği, taraf vekillerince rapora karşı beyan ve itirazlarda bulunulmuş ise de düzenlenen bilirkişi raporun gerekçeli ve denetime elverişli olup, hükme esas almaya medar olduğu takdir olunmakla ve dosya kapsamına sunulanların dışında toplanması gereken başkaca bir delil ve araştırılacak başkaca bir hususun da kalmadığı anlaşılmakla, tahkikata son verilmiştir.Bu durumda; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, takip dosyasına, alınan bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, davacı banka tarafından .... Esas sayılı dosyasından 03.09.2025 tarihinde başlatılan Genel Haciz Yolu ile İlamsız Takipte davalı borçluya gönderilen ödeme emrinde; "70.948,33 TL Asıl Alacak (İstenen:%60.6 Yıllık Diğer), 10.568,54 TL İşlemiş Faiz (yıllık işlemiş akdi faiz, yıllık %60,60 oranından işlemiş temerrüt faizi toplamı), 528,43 TL İşlemiş Faizin Gider Vergisi ve 2.311,60 TL Masraf Tutarı olmak üzere toplam: 84.356,90 TL alacağın 70.948,33 TL asıl alacağa takip tarihinden ödeninceye kadar işleyecek değişen oranlarda yıllık %60,60 temerrüt faizi, asıl alacaklara işlemiş faizin %5,00 gider vergisi, avukatlık ücreti ve icra masraflarıyla birlikte fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, TBK'nun 100 Maddesi uyarınca kısmi ödemelerin öncelikle faiz ve masraflara mahsup edileceği belirtilerek tahsilinin talep edilmiş olduğu, davalı borçlu vekili tarafından takibe itiraz edildiği, sunulan itiraz dilekçesinde özetle; Alacaklı olduğunu iddia eden tarafın müvekkili aleyhine haksız bir şekilde icra takibi başlattığını, zira müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmadığını belirterek, bu nedenle ödeme emrine, borca, takibe, faiz oranına, faize, işlemiş faize ve takibin tüm ferilerine ve yetkiye itiraz ederek, müvekkili aleyhine açılan icra takibinin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiş olduğu, itiraz üzerine duran icra takibinin devamı amacıyla dava öncesinde yapılan dava şartı niteliğindeki arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlanması üzerine açılan işbu davada, Mahkememizce yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda özetle; "Dosya kapsamına 22/02/2023 tarihli Ticari Kredi Kartı Sözleşmesi sunulmuş olup, müşteri imzası bulunmayan sözleşmenin son sayfasında "Müşteri Tarafından Digital Onaylandı."şeklinde şerh bulunduğu, fakat dijital onaylamanın ne şekilde yapıldığına ilişkin bilgi ve belgeye rastlanılmadığı, davalı tarafın ticari kredi kartı üyelik sözleşmesinin imzalanmamış olduğu yönünde itirazının bulunduğu, davacı Banka tarafından davalı borçluya keşide edilen .... muhataplardan .... lehine Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesine istinaden açılmış bulunan Business Kart hesabının 26.05.2025 tarihi itibarıyla kat edilmiş olduğu, ....Kartın kapatılış tarihi olan 26.05.2025 tarihi itibarıyla borç tutarının 70.948,33 TL olduğu belirtilerek, 26.05.2025 tarihi itibarıyla toplam 70.948,33 TL borcun bu tarihten itibaren işleyecek faiz, fon, gider vergisi ve noter masrafı ile birlikte 24 saat içinde ödenmesinin ihtar edildiği, ihtarnamenin '.... Muhatap adresinin kapalı olması sebebiyle en yakın komşu....'den sorulmuş muhatabın dışarı gitti sözlü beyan edilmiş imzadan imtina edilmiştir. Tebligat .... imzasına 29.05.2025 tarihinde teslim edilmiş olup 2 nolu haber kağıdı muhatabın kapısına yapıştırılmıştır. Ayrıca en yakın komşu .... haber verildiği daireye gelen tebligat mazbatasından anlaşılmıştır.” şeklinde olup, ihtarnamenin 29.05.2025 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu sonucuna varıldığı, ihtarnamenin 29.05.2025 Perşembe tarihinde tebliğ edilmiş olduğu kabul edildiği takdirde davacı banka tarafından ödeme için tanınmış olan 24 saatlik süreye göre, davalı tarafından 30.05.2025 Cuma tarihinde ödenmesi ihtar edilen tutarın ödemesinin yapılmasının olanaklı olduğu, bu durumda davalı borçlunun 30.05.2025 Cuma tarihini izleyen 31.05.2025 tarihinde temerrüde düşmüş olduğu, kredi kartlarına uygulanacak faiz oranlarının .... tarafından belirlenmekte olup, davaya konu kredi kartı ekstrelerinin incelenmesinde; kredi kartı borcunun Taksitli Nakit Avans (TNA) kullanımından kaynaklanmış olduğu, bu durumda davacı bankanın temerrüt tarihi olan 31.05.2025 tarihi itibari ile aylık %5,30 (yıllık:% 63,60), takip tarihi olan 03.09.2025 tarihi itibariyle aylık %5,05 (yıllık:% 60,60) olarak faiz talep edebileceğinin belirlendiği, davacı bankanın .... Şubesinden temin etmiş olduğu belgelere göre, davalıya ait .... nolu kredi kartının mevcut 70.386,62 TL tutarındaki borçlarının 01.07.2024 tarihinde 5.062,64 TL tutarındaki aylık taksitler halinde 24 ayda ödenmek üzere yapılandırılmış olduğu, yapılandırılmış olan borcun ilk 7 taksitinin davalının mevduat hesaplarından ödenmiş olduğu, geri kalan taksitlerinin ödenmemiş olduğu, davaya konu kredi kartı borçlarının tamamının işbu yapılandırılmış olan borçtan kaynaklandığının tespit edildiği, kat bakiyesinin 68.963,47 TL olarak hesaplanmış olup, davacı bankanın 70.948,33 TL tutarındaki isteminin hesaplanan tutarın üstünde kalan kısmının dosya içeriğine uygun bulunmadığı, davacı bankanın kat tarihinden temerrüt tarihine kadar hesaplanan akdi faiz ve fer’ilerini kat bakiyesine ekledikten sonraki toplam tutarı asıl alacak olarak talep etmeye hakkı bulunmasına karşın, kat bakiyesi tutarını asıl alacak olarak talep etmekle, taleple bağlılık gereği kat tarihi itibarı ile tespit edilen tutarın 68.963,47 TL asıl alacak olarak kabul edildiği, tespit edilen asıl alacak tutarına (68.963,47 TL) kat tarihinden (26.05.2025) temerrüt tarihine (31.05.2025) kadar akdi faiz, temerrüt tarihinden (31.05.2025) takip tarihine (03.09.2025) %63,60 ve %60,60 üzerinden temerrüt faizinin hesaplandığı, buna göre; davalı borçlunun davacı bankaya karşı takip tarihi itibariyle 68.963,47 TL asıl alacak, 10.568,54 TL işlemiş faiz, 528,43 TL BSMV ve 2.311,60 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 82.372,04 TL tutarında borçlu olduğu, işbu toplam 82.372,04 TL tutarındaki borcun 68.963,47 TL tutarındaki asıl alacağa takip tarihi itibariyle %60,60 oranı üzerinden olmak üzere ve .... tarafından belirlenen değişen oranlardaki temerrüt faiz oranları üzerinden hesaplanacak temerrüt faizi ve bu faizin BSMV’si ile birlikte tahsilinin gerektiği" hususlarının dayanakları ile birlikte tespit edilmiş olması karşısında, davalı borçlunun kullandığı kredi kartından dolayı bilirkişi tarafından belirlenen miktarlar ve tespit edilen faiz oranları üzerinden sorumlu olduğu anlaşılmakla, davalı tarafça sözleşme inkâr edilerek ıslak imzalı bir sözleşmenin bulunmadığı ileri sürülmüş ise de kredi kartı kullanımından dolayı borcun doğduğu ve doğan borcun yapılandırılmış olup, yapılandırılan borca ilişkin ilk 7 taksitin davalının mevduat hesaplarından ödendiği ve davalının mevduat hesaplarından yapılmış olan taksit ödemelerine ilişkin herhangi bir itirazına rastlanılmadığı da tespit edilmekle, davalının ıslak imzalı sözleşme bulunmadığından akdi inkâra yönelik itirazlarının, taksitlerin bir kısmının ödenmiş olmasının akdin eylemli kabulü sonucunu doğurması nedeniyle yerinde görülmeyerek, davanın bilirkişi tarafından hesaplanan miktarlar üzerinden kısmen kabulüne karar vermek gerekmekle açıklanan esaslara ve varılan hukuki sonuca uygun olarak aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile; davalının .... Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın; 68.963,47 TL Asıl Alacak, 10.568,54 TL İşlemiş Faiz, 528,43 TL BSMV ve 2.311,60 TL Masraf olmak üzere Toplam: 82.372,04-TL alacak üzerinden İPTALİ ile, takibin anılan miktarlar üzerinden ve icra takip tarihinden tahsil tarihine kadar geçen günler için 68.963,47 TL tutarındaki asıl alacağa yıllık %60,60 oranı ile .... tarafından belirlenen değişen oranlarda işleyecek temerrüt faizi ve bu faizin BSMV'si hesaplanmak suretiyle ve takip talebindeki diğer koşullarla DEVAMINA, 2-Davacının fazlaya ilişkin istemlerinin REDDİNE,3-Takip konusu alacakların likit nitelikte olması nedeniyle davacının icra inkâr tazminatına hükmedilmesine yönelik fer'i nitelikteki talebinin de kabulü ile hüküm altına alınan toplam alacak tutarı olan 82.372,04-TL'nin %20’si olan 16.474,40-TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,4-Harçlar Kanunu gereğince hüküm altına alınan 82.372,04-TL üzerinden hesaplanan 5.626,83-TL harçtan, davacı tarafından peşin harç olarak yatırılan 1.018,83-TL harcın mahsubu sonucu kalan 4.608,00-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan 615,40-TL başvuru harcı, 1.018,83-TL peşin harç, 87,50-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.721,73-TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,6-Davacı tarafından yargılama sırasında yapılan 257,50-TL posta ve tebligat gideri, 8.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 25,00-TL dosya kapak masrafı olmak üzere toplam 8.282,50-TL yargılama giderinden, tarafların davadaki haklılık oranına göre hesaplanan 8.087,61-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına,7-Davacı davasını bir vekil vasıtası ile takip ettiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca belirlenen 45.000,00-TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,8-Davalı davayı bir vekil vasıtası ile takip ettiklerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca davanın reddedilen kısmına göre belirlenen 1.984,86-TL vekâlet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (13). Maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk giderinin 4.491,76-TL'sinin davalı tahsili ile Hazineye gelir kaydına, kalan 108,24-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 10-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine,Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde .... İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/06/2026....