İzmir Bölge Adliye Mahkemesi, ticari satıştan kaynaklanan itirazın iptali davasında davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine icra takibi ve bilirkişi raporu değerlendirmesi.
Özet: Tıbbi ürün satışından kaynaklandığı iddia edilen 46.953,53 TLlik alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle açılan davada, davacı şirket alacağın ödenmediğini, davalı ise borcun ödendiğini savunmuş; mahkemece alınan bilirkişi raporlarında davacı defterlerinde davalıya mal teslimine ilişkin kayıt olmadığı, davalı tarafından yapılan ödemeler sonucunda davacının kendi ticari kayıtlarına göre davalıdan yalnızca 1.611,50 TL mahkeme masrafı alacağı kaldığı tespit edilerek, alacağın büyük kısmının ödendiği ve davacı iddiasının esasen karşılandığı ortaya konulmuştur.

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/950
KARAR NO : 2026/1417
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/01/2023
NUMARASI : 2022/216 Esas 2023/26 Karar
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
BAM KARAR TARİHİ : 10/06/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 10/06/2026
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davalı şirket arasında medikal ürünler ile ilgili ticari iş ilişkisi bulunduğunu, ürünlerin teslim edilmesine rağmen 46.953,53-TL ürün bedelinin ödenmediğini, ödenmeyen borcun tahsili için müvekkil şirketi adına 4. İcra Müdürlüğü'nün 2021/13924 Esas sayılı dosyasnıdan icra takibi başlattıklarını, davalı şirketin borcu olmadığından icra takibine itiraz ettiğini ve icra takibinin durmasına neden olduklarını, 10/02/2022 tarihinde davalı şirketin davacı şirkete İzmir 4. İcra Müdürlüğü'nün 2021/13924 Esas sayılı dosyasına konu 56.700,00-TL borçlu olduğunu, 01/03/2022 tarihinde 28.000,00-TL; 01/04/2022 tarihinde 14.000,00-TL; 01/05/2022 tarihinde 14.700.00-TL olmak üzere üç ayrı kısım halinde ödeneceğini, ödenmezse icra dosyasından borçlu aleyhine takibe devam edileceği konusunda anlaşmaya varıldığını ve taraflarca protokol imzalandığını, davalı şirketin icra dosyasına yaptığı itirazdan feragat etmediğini ve vade tarihlerine aykırı davranılarak taraflarına herhangi bir ödeme yapılmadığını, açıkladığı nedenlerle; davalarının kabulünü, davalı şirketin üzerine kayıtlı menkul, gayrimenkuller ile banka hesapları ve 3. Kişilerdeki alacakları üzerine teminatsız ya da uygun bir teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini, davalı borçlunun İzmir 4. İcra Müdürlüğü'nün 2021/13924 E. Sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, davalının %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile dava ve arabulucu vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın İzmir 4. İcra Müdürlüğü 2021/13924 Esas sayılı dosyası ile müvekkil şirket aleyhine takip başlattığını bu takibe süresi içerisinde itiraz ettiklerini, tarafların arasında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkil şirketin bu zamana kadar oluşmuş tüm borçlarını ödediğini, takibe konu alacağın ticari tarafların ilişkilerine aykırı olduğunu, açıkladığı nedenlerle; davacı tarafın davasının reddini, İzmir 4. İcra Müdürlüğü 2021/13924 Esas ödeme emrinin ve müvekkili aleyhine açılan icra takibinin iptalini, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
MAHKEMECE: "...DELİLLER VE GEREKÇE:
İcra Dosyası: İzmir 4. İcra Müdürlüğü'nün 2021/13924 Esas sayılı takip dosyası ile; davacının davalı aleyhine 46.953,53-TL asıl alacak üzerinden takip başlattığı, davalı vekilinin; asıl alacağa işlemiş faize, faiz oranına ve tüm fer'ilerine itiraz ettiği ve takibin durduğu görülmüştür.
Bilirkişi Raporu; Bilirkişi.... tarafından düzenlenen 13/08/2022 tarihli raporda özetle; yasal defter açılış ve kapanış noter tasdikinin TTK 64. Maddesinde belirtilen sürelerde yasaya uygun olarak yaptırıldığı, yasal defterlerin TTK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, defter kayıtlarının ve bu kayıtlara dayanak belgelerin birbirini doğruladığı, taraflar arasında cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, cari hesaba ve icra takibine dayanak faturaların davacının defterlerinde kayıtlı olduğu, cari hesaba dayanak faturalara konu malın davalıya teslimine ilişkin davacının ticari defterlerinde bir kayıt bulunmadığı, davacının ticari defterlerinin incelenmesinde davalı cari hesabına toplamda 3.013,32-TL icra takip masrafının borç kaydı yapıldığı bu tutar ile davalının toplam 87.678,72-TL borcu olduğu buna karşılık toplam 86.067,22-TL tahsilat ve mahsuplaşma yapıldığı, 27/06/2022 tarihinde davalı yanca ödenen 48.355,38-TL sonucunda davacının davalıdan 1.611,50-TL mahkeme masrafı alacağı kaldığının tespit edildiği görüşü ile raporunu düzenlemiştir.
Bilirkişi Raporu; Bilirkişi .... tarafından düzenlenen 03/10/2022 tarihli raporda özetle; Davalı ..... A.Ş.'ne ait 2021 yılı ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu, şirketin 2021 yılında e-defter uygulamasına tabi olduğu, ticari defterlerin delil niteliğinin mevcut olduğu, taraflara ait muhasebe kayıtlarından muavin defter kayıtlarının incelenmesi neticesinde tarafların karşılık mutabık olduğu, davalı borçlu tarafından takip konusu 46.953,53-Tl borç tutarının 2021/13924 numaralı icra dosyasına 20/06/2022 kayıt ile ödendiği, davacının alacağının sıfırlanarak kapatıldığı, davacı vekilinin takipte işlemiş faiz talebi bulunmadığı, davacının icra takip tarihi olan 10/12/2021 tarihinden itibaren, ödeme tarihine kadar geçecek süre için yıllık %16,75 oranından başlayan ve değişen oranlarda hesaplanacak avans faizi talep edebileceği hususunda kanaate varıldığı görüşü ile raporunu düzenlemiştir.
Dava; Alım satım ilişkisi kapsamında faturadan kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Dava, 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır.
Taraflar arasında alım satım ilişkisinden kaynaklanan bir ticari ilişki bulunduğu, düzenlenen cari hesaptan kaynaklanan davacı alacağı nedeniyle davalı aleyhine takip başlatmış olduğu görülmüştür.
Davalının tarafların arasında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkil şirketin bu zamana kadar oluşmuş tüm borçlarını ödediğini, ve davanın reddini savunmuştur.
Tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemeleri yaptırılmış alınan raporlara göre;
Davacı ....Şti.'nin yasal defterlerinin açılış ve kapanış noter tasdikinin TTK 64. Maddesinde belirtilen sürelerde yasaya uygun olarak yaptırıldığı, Yasal defterlerin TTK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, defter kayıtlarının ve bu kayıtlara dayanak belgelerin birbirini doğruladığı, Taraflar arasında cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, Cari hesaba ve icra takibine dayanak faturaların davacının defterlerinde kayıtlı olduğu, Cari hesaba dayanak faturalara konu malın davalıya teslimine ilişkin davacının ticari defterlerinde bir kayıt bulunmadığı, Davacının ticari defterlerinin incelenmesinde davalı cari hesabına toplamda 3.013,32 TL icra takip masrafının borç kaydı yapıldığı bu tutar ile davalının toplam 87.678,72 TL borcu olduğu buna karşılık toplam 86.067,22 TL tahsilat ve mahsuplaşma yapıldığı, 27.06.2022 tarihinde davalı yanca ödenen 48.355,38 TL sonucunda davacının davalıdan 1.611,50 TL mahkeme masrafı alacağı kaldığının tespit edildiği,
Davalı .... A.Ş.‘ne ait 2021 yılı ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu, şirketin 2021 yılında e-defter uygulamasına tabi olduğu tespit edildiğinden ticari defterlerin delil niteliğinin mevcut olduğu, taraflara ait muhasebe kayıtlarından muavin defter kayıtlarının incelenmesi neticesinde tarafların karşılık mutabık oldukları, davalı borçlu tarafından takip konusu 46.953,53 TL borç tutarının 2021/13924 nolu icra dosyasına 20.06.2022 kayıt ile ödendiği, davacının alacağının sıfırlanarak kapatıldığı tespitleri yapılmıştır.
İcra takip tarihinin 09.12.2021 olduğu, dava tarihinin 03.03.2022 olduğu her iki taraf ticari defterlerindeki ödeme kaydının 20.06.2022 olduğu icra takibine konu ödemenin takip tarihinden sonra dava tarihinden sonra yapıldığı, bu nedenle ödemenin icra dosyasında infaz aşamasında dikkate alınması kanaati ile; İzmir 4. İcra Müdürlüğü'nün 2021/13924 Esas sayılı dosyasında davalının; 46.953,53-TL asıl alacaktan oluşan borca ilişkin itirazın iptali ile, davacının takip talebindeki yıllık %16.75 oranındaki faiz talebini yerinde olduğundan takip talebindeki şartlarla takibin devamına,
Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatına karar verilmiş, icara inkar tazminatına hükmedildiği halde sehven "Alacak likit ve hesaplanabilir olmadığından " yazılmış maddi hata niteliğinde olduğundan gerekçeli kararda "Alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan" olarak düzeltilmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.'' gerekçesi ile;
H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının KABULÜNE,
2-İzmir 4. İcra Müdürlüğü'nün 2021/13924 Esas sayılı dosyasında davalının; 46.953,53-TL asıl alacaktan oluşan borca ilişkin İTİRAZIN İPTALİ ile, takip talebindeki şartlarla TAKİBİN DEVAMINA,
3-Davalının 20/06/2022 tarihinde yapmış olduğu 46.953,53-TL ödemenin İzmir 4. İcra Müdürlüğünce infaz aşamasında dikkate alınmasına,
4-Alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine," şeklinde karar verilmiştir.
Mahkeme kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yargılama sırasında takip konusu borcun tüm ferileriyle birlikte ödenmiş olup yerel mahkemece ödeme vakıasındaki savunma göz ardı edilerek davanın kabulüne karar verilmesinin isabetli olmadığını, itirazın iptali davasının icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir dava olduğunu, somut olayda davalı müvekkilinin, dosya münderecatında bulunan takip dosyası içeriğinden anlaşılacağı üzere takip konusu alacağın yanı sıra icra harç, faiz ve masrafların yatırılmış olup yerel mahkemece bu ödemenin değerlendirmeye alınmadığını, borçlu müvekkilinin, ödeme emrine itiraz ederken bildirdiği itiraz sebepleri dışında, itirazın iptali davasında başka itiraz sebeplerini ileri sürebileceğinden, mahkemenin borcun sonradan ödendiği itirazını araştırarak, ödemenin takip konusu alacakla ilgili olduğunu belirlemesi hâlinde, alacaklının dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarı üzerinden hüküm kurması gerektiğinde duraksama bulunmamasına rağmen yerel mahkemece nazara alınmadığını, yerel mahkemece konusuz kalan dava gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar tesis edilmesi gerekirken davanın kabul edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosya kapsamında düzenlenen bilirkişi raporunda, borçlu müvekkili tarafından yapılan ödemelerin, tarafların karşılıklı ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi sonucu tespit edildiğinin vurgulandığını, bilirkişi tarafından düzenlenen 03/10/2022 tarihli raporda özetle; Davalı ..... A.Ş.'ne ait 2021 yılı ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu, şirketin 2021 yılında e-defter uygulamasına tabi olduğu, ticari defterlerin delil niteliğinin mevcut olduğu, taraflara ait muhasebe kayıtlarından muavin defter kayıtlarının incelenmesi neticesinde tarafların karşılık mutabık olduğu, davalı borçlu tarafından takip konusu 46.953,53-TL borç tutarının 2021/13924 numaralı icra dosyasına 20/06/2022 kayıt ile ödendiği, davacının alacağının sıfırlanarak kapatıldığı, davacı vekilinin takipte işlemiş faiz talebi bulunmadığı, davacının icra takip tarihi olan 10/12/2021 tarihinden itibaren, ödeme tarihine kadar geçecek süre için yıllık %16,75 oranından başlayan ve değişen oranlarda hesaplanacak avans faizi talep edebileceği hususunda kanaate varıldığı görüşü ile raporunu düzenlediğini beyanla yerel mahkeme kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava: itirazın iptali istemine ilişkindir.
HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; her iki taraf defterine göre de davacının davalıdan takip konusu alacak kadar alacaklı olduğunun kaydedilmiş olmasına, davalı tarafça kısmi ödeme yapılmış olmasına, yapılan ödemenin dava tarihinden sonra yapılmış olması nedeniyle icra müdürlüğünce infazda göz önünde bulundurulacak olmasına göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19/01/2023 tarih, 2022/216 Esas ve 2023/26 Karar sayılı kararına karşı davalının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 3.207,40-TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 179,90 TL istinaf nispi maktu karar harcı ile 621,95 TL istinaf nispi karar harcı olmak üzere toplam 801,85 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 2.405,55 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 10/06/2026