Ticari ilişkiden kaynaklanan döviz borcunun menfi tespiti davasında, usule aykırı icra takibinin iptali ve davalı şirketin iflasının kesinleşmesi kararı.
Özet: Davacı, davalı tarafından hakkında başlatılan ilamsız icra takibine konu 3.151,63 Euro borcu bulunmadığı iddiasıyla menfi tespit davası açarak, taraflar arasında 21.166,84 TL üzerinden cari hesap mutabakatı olduğunu savunup takibin iptali ile tazminat talep etmiş; davalı ise kısmi davanın usule aykırı olduğunu, mail yazışmalarının geçerliliği olmadığını ve alacağının Euro cinsinden bulunduğunu ileri sürmüştür. Yargılama neticesinde, davaya konu icra takibinin ödeme emrinde yabancı para alacağının TL olarak gösterilmemesi nedeniyle usulen iptal edildiği ve davalı şirketin yargılama devam ederken kesin olarak iflasına karar verildiği anlaşılmıştır.

T.C.
İSTANBULASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİDOSYA NO : 2021/814KARAR NO : 2026/684DAVA : MENFİ TESPİT (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 09.12.2021KARAR TARİHİ : 07.09.2026Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen MENFİ TESPİT davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından, müvekkile karşı 22.06.2021 tarihinde ... 8.İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası 3.151,63 EURO miktarlı ilamsız takip başlatıldığını, davalının döviz cinsi alacağı olmadığını, kötü niyetle ve müvekkili zarara uğratmak kastıyla hareket edildiğini, taraflar arasında yapılan ticari ilişki nedeniyle yazılı bir sözleşme bulunmadığını, davalı tarafından müvekkile satılan kumaşa ilişkin bakiye alacak borç nedeniyle davalı tarafın ... mail adresinden müvekkiline 22.10.2020 tarihinde gönderilen mutabakat mektubunda, müvekkilin bu tarih itibariyle cari hesap bakiyesinin 21.166,84.-TL olduğu ve buna mutabık olup olmadığına dair mail gönderildiğini, müvekkil şirketçe de mutabık kalındığına ilişkin cevap verildiğini, taraflar arasında alacak konusunda her hangi bir anlaşma olmadığı gibi alacağın Euro cinsinden ödeneceği hususunda da bir anlaşma olmadığını belirterek müvekkilinin davalı yana 3.151,63 Euro borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, dava sonuna kadar ... 8.İcra Müdürlüğünün .. Esas sayılı dosyasına ilişkin takibin durdurulmasına, haksız ve kötü niyetli başlatılan icra takibi nedeniyle %20'den aşağı olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP:Davalı vekili cevabında; icra takibinden kaynaklanan menfi davasının kısmi dava olarak açılmasının mümkün olmadığını, dava dilekçesinin "açıklamalar" bölümü ile "netice ve talep" bölümündeki iddiaların birbiri ile çelişmekte olup ayrıca dilekçenin HMK.nun 119. maddeside sayılan zorunlu unsurları taşımadığını, tarafların mail yoluyla 21.166,84.-TL borç tutarında mutabık oldukları iddiasının da gerçeği yansıtmadığını, elektronik ortamda yapılan ticari yazışmaların sonuç doğurabilmesi için mutlaka 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun E-imza ile onaylanmış olması gerektiğini, somut olayda olduğu gibi kim tarafından gönderildiği belli olmayan, gönderenin şirket adına karar vermeye yetkisinin olup olmadığı bilinmeyen e-mail ve benzeri güvenli olmayan gönderilere hukuki sonuç bağlanamayacağını, müvekkilinin cari hesap kayıtlarına göre davacıdan olan alacağının icra takibinde de belirtildiği gibi takip tarihi itibariyle 3.151,63 EURO olduğunu belirterek haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın esastan reddine, davacı aleyhine %20 den az olmamak üzere icra tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:Uyuşmazlık; cari hesap alacağı iddiasına dayalı olarak başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkin, İİK.nun 72/3.maddesine göre açılmış Menfi Tespit davasıdır.2004 sayılı İİK’nın 72.maddesi gereğince; Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. Davalının ... 8. İcra Müdürlüğünün ..sayılı dosyası ile 22.06.2021 tarihinde, davacı aleyhine, cari hesaba dayanarak, 3.119,00.-EUR asıl alacak, 32,63.-EUR işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.151,63.-EUR üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, icra dosyasına borçlu (davacı) vekili tarafından ihtirazi kayıtla 30.12.2021 tarihli kur üzerinden hesaplanıp 41.484,94.-TL, 196,45.-TL'nin karşılığı olan 10,42.-EUR için 206,00.-TL 06.6.2022 tarihinde icra dosyasına yatırıldığı, paranın alacaklıya (davalı) ödendiği, dosya borcunun kapatıldığı, borçlunun (davacı) takibin iptali için dava açtığı İstanbul 38. İcra Hukuk Mahkemesi'nin... E... K.sayılı kararı ile davaya dayanak ... 8.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibinin, ödeme emrinde yabancı para alacağının, TL olarak gösterilmemiş olması (İİK.nun 58.maddesi) nedeniyle iptaline karar verildiği, hükmün istinafı üzerine İstanbul BAM 23.HD.nin 30.10.2025 tarih ve... E....K.sayılı kararı ile istinaf taleplerinin kesin olarak reddine karar verildiği ve hükmün karar tarihi itibariyle kesinleştiği anlaşılmıştır.Dava devam ederken davalı şirketin 28.09.2023 tarihinde Konkordato talebinde bulunduğu, yapılan yargılamada ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 07/05/2025 tarih ve... E. ... K.sayılı kararı ile davalı şirketin iflasına karar verdiği, kararın istinaf edilmesi üzerine dosyanın gönderildiği İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin... Esas, ...Karar sayılı ve 06/11/2025 karar tarihli ilamı ile istinaf taleplerinin reddedildiği, verilen kararın temyiz edilmesi üzerine dosyanın gönderildiği Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı ve 25/02/2026 karar tarihli ilamı ile ONANMAKLA hükmün 25/02/2026 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.İflas kararı üzerine 2004 sayılı İİK.nun "Hukuk Davalarının Tatili" başlıklı 194. Maddesi "Acele haller müstesna olmak üzere müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından on gün sonra devam olunabilir.Bu hüküm şeref ve haysiyete tecavüzden, vücut üzerinde ika olunan zararlardan doğan tazminat davaları ile evlenme, ahvali şahsiye veya nafaka işlerine müteallik ihtilaflara, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takiplerle ilgili olarak açılmış olan hukuk davalarına tatbik olunmaz.Dava durduğu müddetçe zamanaşımı ve hakkı düşüren müddetler işlemez." hükmü gereğince iflas kararının kesinleşmesi ve 2. Alacaklılar Toplantısının yapılmasından 10 gün sonraya kadar dava ertelenmiş ve bekletici mesele yapılmıştır.Taraflar arasında ticari ilişkinin varlığı tartışma konusu değildir.Çözümlenmesi gereken sorun, davacının kur farkı nedeniyle davalıya borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda; Mahkememizce alınan 10.03.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;Bilirkişi tarafından davacı tarafa inceleme kapsamı hakkında bilgi verildiği, ancak rapor düzenleme tarihine kadar geri dönüş yapılmadığı, davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtların da sunulmadığı, ancak davalı vekilince verilen 14.11.2022 tarihli dilekçe ekinde, davalı şirkete ait ticari defterlerin içinde olduğu ifade edilen 1 adet CD 'nin mahkemeye sunulduğu bildirilmiştir.Davalının ibraz ettiği defter ve belgeler incelendiğinde, 2019 yılı ticari defterlerinin TTK.nun 64/3.maddesi gereğince açılış/kapanış tasdiklerinin yapıldığı, defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiş, bu nedenle defterlerin sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu kabul edilmiştir. Bilirkişi, 22.06.2021 tarihinde başlatılan takipte, 3.119,- Euro cari hesap alacağı, 32,63 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.151,63 Euro alacak talep edildiği, davacı şirketçe, dava tarihinden sonra, icra dosyasına 31.12.2021 tarihinde 41.484,94 TL, 06.06.2022 tarihinde 206,00- TL olmak üzere toplam 41.690,94 TL yatırıldığı, davalı tarafça dosyaya sunulmuş olan CD içinde yer alan cari hesap ekstresine göre; 03.10.2019 tarihi itibariyle davacı şirket borç bakiyesinin 21.166,83 TL olduğu, bakiyenin envanter defterinin 14. sayfasında davacı cari hesabı karşısında aynen yer aldığı, davacının anılan tutara itirazının olmadığı, taraflar arasında imzalanmış yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, davalı tarafça düzenlenen faturalarda döviz tutarı ve TL karşılıklarının ayrı ayrı gösterildiği, faturaların altında ödeme yapılacak banka ismi, TL, USD ve EUR hesaplara ait İban numaralarının yer aldığı, davacı tarafça davalı şirketin TL mevduat hesabına 03.10.2019 tarihinde "cari hesaba mahsuben" açıklaması ile 37.305,61.-TL yatırıldığı, rapor içerisinde ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere; davalı vekili beyanları ve ticari defter kayıtlarındaki işlemlerin, takibe konu edilen 3.119,00 Euro tutarındaki asıl alacak miktarını doğrular nitelikte olmadığı, talebin izaha muhtaç olduğu, İşlemiş faiz talebinin dayanağı herhangi bir belge ve bilginin sunulmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.Bilirkişinin 10.11.2022 tarihli dilekçesi ile taraf defterlerinin incelenmesi için belirlenen 14.11.2022 tarihindeki inceleyemeye katılamayacağı yönünde mazeret dilekçesi vermesi üzerine, davalı vekili aynı gün ticari defter kayıtlarını CD içerisinde ve bir dilekçe ekinde mahkemeye sunmuştur.Davacı vekili ise yine aynı gün yerinde inceleme talep etmiş, bunun üzerine raporda da açıklandığı üzere bilirkişi davacı taraf ile irtibata geçmiş, ancak davacı tarafın ticari defter ve belgeleri bilirkişi incelemesine sunulmamıştır.Davacı vekili 21.03.2023 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde defterlerin neden sunulamadığına karşı bir beyan veya mazeret bildirilmemiştir.Sonuç olarak davacı defter ve belgelerini ibraz etmemiştir. Münhasıran davalı defterlerine de dayanılmamıştır.6100 sayılı HMK.nun Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 222.maddesi gereğince; Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın usulüne uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Bilirkişi raporunda davalının kayıtlarında bulunan 3.119,00.-TL alacağın izah edilmesi gerektiği belirtilmiş ise de öncelikle davacı tarafın kendi ticari defter ve kayıtlarına göre davasını ve iddialarını ispat etmesi gerekmektedir. Davacı taraf iddialarını ve davasını ispatlar bir delil sunamamıştır.Her kadar dava konusu icra takibi iptal edilmiş ise de davacı vekili dava dilekçesinde netice-i talep kısmında (B) bendinde icra takibinin iptalini (ve dolayısıyla takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitini) istemiş ise de (A) bendinde ayrıca icra takibinden bağımsız olarak davalı yana 3.151,63.-EUR borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Bu nedenle icra takibi iptal edilmiş olsa da takipten bağımsız olarak Menfi Tespit talebine ilişkin yargılamaya devam edilerek işin esası değerlendirilmiştir. Zira davalı taraf takip iptal edilmiş olsa da yeni bir icra takibi açması her zaman mümkündür.Açıklanan nedenlerle davacı iddialarını ve davasını, dayandığı ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmeyerek ispatlayamadığından Menfi Tespit talebine ilişkin davanın reddine, icra takibinin iptaline yönelik talebin, söz konusu takip İcra Hukuk Mahkemesi kararıyla iptal edildiğinden bu talep konusuz kaldığından karar vermeye yer olmadığına, davacının kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;Davanın REDDİNE,Davacının ... 8. İcra Müdürlügünün ... sayılı icra takibinin iptaline yönelik talep konusuz kaldığından bu konuda KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,1-Alınması gerekli 732,00-TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 59,30-TL ve 682,83-TL tamamlama harcı toplamı olan 742,13-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 10,13-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde DAVACIYA İADESİNE,2-Davalı vekille temsil olunduğundan yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 41.690,94-TL vekalet ücretinin DAVACIDAN TAHSİLİ İLE DAVALIYA VERİLMESİNE,3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin KENDİ ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, 4-Davalı tarafın sarf ettiği yargılama gideri bulunmadığından BU HUSUSTA DEĞERLENDİRMEYE YER OLMADIĞINA,5-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davacıdan alınarak 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,6-Taraflarca yatırılan avansın kullanılmayan kısmının, KARAR KESİNLEŞTİĞİNDE İLGİLİ TARAFA İADESİNE,Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda, HMK.nun 345.maddesi gereğince, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/09/2026 KATİP - HAKİM - ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır