Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, belediyenin tacir sıfatı taşımaması sebebiyle ticari nitelikteki alacak davasında görevsizlik kararı verdi.
Özet: Bu hukuki evrakta, davacı şirketin belediyeye karşı ticari hizmet sözleşmesinden doğan alacak davasında, mahkeme, Türk Ticaret Kanununun ilgili maddelerini inceleyerek ve Yargıtay içtihatlarına dayanarak, davalı belediyenin kamu tüzel kişisi olup tacir sıfatına haiz olmadığını tespit etmiştir; bu nedenle, taraflardan birinin tacir olmaması ve uyuşmazlığın mutlak ticari davalar kapsamında bulunmaması gerekçeleriyle mevcut ticaret mahkemesinin görevsiz olduğuna ve davanın asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğine hükmedilerek görevsizlik kararı verilmiştir.

T.C.
ANTALYA2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : 2026/840 EsasKARAR NO : 2026/767DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 03/09/2026KARAR TARİHİ : 07/09/2026Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı belediyeye yönelik gerçekleştirdiği mal ve hizmete ilişkin ... .-TL'lik ve ... .-TL'lik faturalar kestiğini, davalı belediyenin bedelleri ödemediğini, borcun ödenmemesi üzerine ... İcra Dairesinin ... /... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takip talebinde yıllık %10,75 avans faizi talep edildiğini, davalı tarafça asal alacağın bir kısmına ve faiz oranına itiraz edilmesi üzerine icra müdürlüğünce takibin ... .-TL işlemiş faiz ve asıl alacağın ... .-TL'lik kısmı üzerinden devamına, işleyecek faiz oranının adi kanuni faiz olarak güncellenmesine karar verildiğini, karardan sonra davalıya ait taşınmazların ihale yoluyla satıldığını, dosyaya gelen tutarın icra müdürlüğünün kararı ile infazen kapatıldığını, yaptıkları şikayet sonucunda ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... /... Esas sayılı dosyası ile takibin yasal faiz dikkate alınarak hesaplanan bakiye alacak yönünden devamına karar verildiğini, alınan bilirkişi raporunda ... .-TL bakiye kaldığının belirtildiğini, her iki fatura açısından fatura tarihleri itibariyle ayrı ayrı faiz hesaplanması gerektiğini belirterek şimdilik ... .-TL'nin takip tarihinden işleyecek mevduata uygun en yüksek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava, alacak istemine ilişkindir. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde ticari davalar belirlenmiş olup, 5. Maddede ticari davalara Ticaret Mahkemelerince bakılacağı düzenlenmiştir. Mahkemelerin görevlerini belirleyen usul hukuku kuralları kamu düzenine ilişkin olup, davaya bakan Mahkeme görevli olup olmadığı hususunu kendiliğinden değerlendirmelidir.Mutlak ticari davalar yanında nisbi ticari davalar da bulunup bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekir.TTK'nun 5 maddesine göre 4. maddede sayılan ticari davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek işlere ticaret mahkemesinde bakılır. 6102 Sayılı TTK'nun 19/1 maddesinde; bir tacirin borçlarının ticari olmasının asıl olduğu ancak gerçek kişi olan tacirin işlemi yaptığı anda bunun ticari işletmesi ile ilgisinin olmadığını, diğer tarafa açıkça bildirdiği veya işin ticari sayılmasına durum elverişli olmadığı takdirde borcunun adi sayılacağı, 19/2 maddede taraflardan yalnız biri için ticari nitelikte olan sözleşmelerin kanunda aksine hüküm bulunmadıkça diğeri için de ticari iş sayılacağı düzenlenmiştir. TTK'nun 4. maddesinde her iki tarafında ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın bu kanundan ve 4. Maddede tek tek belirtilen kanunlardan doğan hukuk davalarının ticari dava olduğu belirtilmiştir. Her iki taraf için ticari sayılan hususlardan doğan kanunda gösterilen bu ticari davalar dışında tarafların sıfatına ve uyuşmazlık ticari işletmeye ilişkin bulunmasa bile 1163 sayılı yasanın 99. maddesi Ticari İşletme Rehni Kanununun 22. maddesi, 3226 sayılı kanunun 31, İİK'nun 154, 182, 296. maddelerinden doğan davalar da mutlak ticari dava sayılmaktadır.Davalı belediye kamu hukuk tüzel kişisi olup tacir değildir. Belediye'nin davalı olarak yer aldığı bir davada Yargıtay ... . Hukuk Dairesi ... tarih ... /... Esas ... /... Karar sayılı ilamında; Davalı ... .... Belediyesi kamu tüzel kişisi olup, tacir sıfatına haiz değildir. Bu durumda mahkemece, davalının tacir sıfatına haiz olmaması ve araç kiralama hizmet alımı sözleşmesinin salt kira ilişkisini değil başka hizmetleri de içerdiği hususu gözetilip, davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu belirtilerek görev dava şartı yokluğu nedeniyle davanın HMK'nın 114, 115. maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir." gerekçeleriyle kararı veren ticaret mahkemesinin kararını bozmuştur. ( Belediyelerin tacir olmadığına yönelik benzer kararlar; Yarg. 20. HD'nin 21/11/2016tarih 2016/10067 esas 2016/10994 karar sayılı ilamı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 01.12.2020 tarih 2020/667 esas, 2020/1705 karar sayılı ilamı,)Davalı tacir olmadığı gibi, dava konusu ihtilaf da TTK'da yer alan mutlak ticari davalardan değildir. Bu itibarla Mahkememiz görevsiz olup, davanın görülmesi gereken mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Göreve ilişkin dava şartının olayda bulunmaması ve tamamlanmasının da mümkün olmaması sebebiyle görevsizlik kararı vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,1-Dava dilekçesinin göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,2-HMK'nın 20. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve süresinde (iş bu kararın kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde) başvurulması halinde dava dosyasının yetkili ve görevli Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-HMK'nın 331/2 maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra:a-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse talep üzerine dosya üzerinden bu durumun tespitine ve davacının yargılama giderlerine mahkum edilmesine ilişkin karar verilmesine,Dair, tarafların yokluğunda HMK'nun 345 maddesi uyarınca gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden kara verildi.07/09/2026Katip ... (E-imzalıdır) Hakim ... (E-imzalıdır)