Büyük bir deterjan şirketinin tanınmış ürünlerinin ambalaj, şişe tasarımı ve markalarının taklidi nedeniyle açılan haksız rekabet ve marka tecavüzü davası.
Özet: Türkiyenin önde gelen deterjan üreticisi davacı şirket, tescilli ... ve ... markalarıyla piyasaya sürdüğü, kendine özgü silindirik şeffaf şişe, renkli sıvı ve kırmızı-beyaz tetikli özel sunuş şekilleriyle tüketiciler nezdinde yüksek bilinirlik kazanmış ürünlerinin, davalı tarafından kendi markaları altında taklit edildiğini, bu durumun daha önceki bir davada da tespit edilmiş olmasına rağmen devam ettiğini, böylece marka ve tasarım tecavüzü, tüketicide iltibas yaratarak haksız rekabet oluşturulduğunu ve davacının pazardaki gücünden haksızca faydalanılmaya çalışıldığını iddia etmektedir.

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/333 Esas - 2025/181

T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA"
ANKARA
4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR
HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2024/333
KARAR NO : 2025/181
DAVA : Marka ve Tasarım Tecavüzü, Haksız Rekabetin Tespiti ,Men'i , Ref'i
DAVA TARİHİ : 05/08/2024
KARAR TARİHİ : 12/05/2025 Yazım Tarihi: 05/06/2025
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: müvekkili şirketin 2005 yılından beri reklam ve tanıtıma yaptığı yatırımla Türkiye’nin ilk beş büyük deterjan üreticisi arasında yer aldığı, ürünlerinin dünya çapında en az 72 ülkeye ihraç edildiği, çok sayıda ödülün sahibi olduğu, “...”, “...”, “...”, “... ...” gibi pek çok marka ile ticari faaliyetini sürdürmekte olduğunu, bu markaların yapılan maddi ve manevi yatırımlarla .... statüsünü ihraz eylemiş olduğunu, işbu dava ile doğrudan ilgili olarak .... markalarının “beyazlatma ve temizlik amaçlı maddeler, deterjanlar, çamaşır suları, leke çıkarıcılar vs. temizlik malzemeleri için tescilli olduğunu, ... numara ile tasarım tescilinin bulunduğunu, müvekkili şirketin 2020 yılının ilk aylarından itibaren ... ... ve ... ... markalı ürünlerin yoğun reklam ve tanıtım sonucunda büyük bilinirliğe ulaştığını ve bu iki ürünün şirketin süper ikilisi olarak pazarda rakiplerini geride bırakarak çok büyük bir yer edindiğini, otorite kurumlarca düzenlenen araştırma raporlarının sonuçlarına göre bugün Türkiye'de her iki evden birinde kullanılan ... ... markalı ürün üzerinde hiçbir marka olmaksızın silindirik yapılı ve içindeki .... rengi gösteren şeffaf şişe içindeki, kırmızı beyaz trigerli ürünün tüketici tarafından ... ... olarak, içindeki .... rengi gösteren şeffaf şişe içindeki ürünün ... ... olarak bilindiği, ürünler üzerinde farklı bir markanın yer almasının da bu algıyı değiştirmediğini, bu özgün sunuluş şekliyle ürünlerin müvekkili şirketle bağdaştırıldığı, müvekkilinin çok tanınmış ... ... ve ... ... markalı özel bir ambalaj içinde sunulan ürünlerinin tüketici nezdinde sağladığı haklı şöhretin piyasada bazı kişileri müvekkilinin tanıtma vasıtaları, markaları, tasarımları, ürünlerin sunuluş biçimleri ile çeşitli yol ve şekillerde iltibas yaratmaya, müvekkilinin gücünden ve tanınmışlığından faydalanmaya, müvekkili ile haksız rekabet yaratmaya yöneltmekte olduğunu, davalı şirketin müvekkilinin ... ... markalı ürünlerinin pazarda büyük paya sahip olmasının hemen ardından 2022’de bu ürünü o zaman adına tescilli ... markası ile silindirik şişe, ... renk, kırmızı beyaz sprey başlığı (....) ve benzer etiket kullanmak suretiyle taklit etmiş olduğunu, taraflarınca ikame olunan .... Esas nosu tahtında görülen davada müvekkilinin ... ... markalı ürünlerinin (ihtiyat-i tedbir verilmek suretiyle) taklit ettiğinin tespit edildiğini, bu kararın davalı tarafça istinaf edildiğini, karardan sonra davalının gecikmeksizin ... ... markalı ürüne çok benzer sunuluş şekliyle ... markalı bir ürün ürettiğini, bunun üzerine 05.12.2023 tarihinde .... D.İş dosyasından 27.03.2024 tarihinde delillerin tespitinin talep edildiğini, o tarihte ... ... markalı ... kireç çözücü ile ilgili herhangi bir tespit talep edilmemiş olduğunu, .... D.İş dosyasında istihsal olunan bilirkişi raporunda davalının dava konusu ürününün dava dışı (davalı ürünlerini satan).... markette ... ... ... markası ile satışa sunulduğunun ve bu kullanımın da müvekkilinin tescilli ... markalarını ihlal ettiğini ve ürünün sunuluş şeklinin de müvekkilinin ... ... markalı ürününe benzer olduğunun tespit edildiğini, işbu dava hazırlığı sırasında davalının bu ürünü kendi internet sayfasında (....) yayınlamaya başladığını, davalı şirket tarafından üretilen ... ... markalı ürünlerin ilgili sektörü gayet iyi bilen, markaları takip eden ve ürünleri alenen benzeten satıcıların internet sitelerinde ... ve ... markaları ile ürün tanıtımı yaparak sattıkları, bu durumun bir tesadüf olmadığı, bu meyanda ... ... ... markası ile .... merkezli ...’de satışa sunulduğunun tespit edildiği (....), davalı şirketin müvekkilinden hammadde almasından kaynaklanan ticari ilişki kapsamında davalı tarafın haksız kullanımlarını sonlandırmak yerine ... ... markasıyla bu kez de müvekkilinin ... ... markalı ürününün sunuluş şeklini taklit etmiş olduğu, bu ürünün de yine kendi internet sitesinde (....) yayınlandığı ve ...’de satışa sunulduğu (....), bilirkişi raporunun 4. sayfasında hem ... hem de ... taklidi ürünlerin yer aldığı, davalının tespit edilen tüm kullanımları ve davalı ....’nın sessiz kaldığı ürünleri satanların marka kullanımlarının sadece Türkiye’de değil müvekkilinin güçlü olduğu Arapça konuşulan ülkelerde de davalının pazardan haksız pay alma çabasını gösterdiği, davalı şirketin müvekkilinin markalarını ufak değişikliklerle taklit etme çabalarının devam ettiği, davalının ... ... markasıyla satışa sunduğu temizlik ürünlerinin sunuluş şekillerinin, şişe tasarımlarının, etiket kompozisyonlarının müvekkilinin ... ... ve ... ... markalı ürünlerinin genel görünüm, sunuluş şekli, kompozisyon özellikleri ile açıkça iltibas yarattığı, ürün satıcılarının da ... ... yağ ve kir çözücü ve kireç ve pas çözücü ürünlerini müvekkilinin aynı ürünlerine benzettiği, bu ürünleri ... ve ... olarak satışa sundukları, davalı şirketin müvekkilinin milyonlarca lira harcadığı reklam ve tanıtımlardan ve ürün pazarından haksız yarar sağlama gayreti içinde olduğu, her ne kadar ... markaları muhtelif sayılarla davalı adına tescilli bulunsa da davalının ... ... şeklinde tescilli bir markasının bulunmadığı, müvekkili şirketin ..., ..., ... markalı ürünlerinin piyasaya arzından önce ... markasını hiçbir ürününde kullanmamış olduğu, davalının ... yanında ... ibaresini kullanmasının müvekkilinin markalarının arasına sızmak gayretinin emaresi olduğu, dava konusu ürünlerin sunuluş şekli, etiket ve şişe tasarımı ve renkleri ile bir bütün halinde değerlendirildiğinde müvekkili şirket adına tescilli ... ... ve ... ... markalı ürünlerin taklidi olması karşısında davalının ... markasının tescilli olmasının davalının dava konusu fiillerine haklılık kazandırmayacağı, davalı kullanımlarının açık bir sınai hak ihlali olduğu, davalının bilerek ve planlayarak müvekkilinin markaları, ürünlerinin sunuluş şekilleri ve tescilli tanıtım işaretlerini ve benzer ürünlerin tescilli markaları olan ... ve ... markalarını kullanmak suretiyle ürettiği ve piyasaya arz ettiği ürünlerin karışıklığa neden olduğu, davalının müvekkilinin haklarını zarara uğrattığı, haksız yarar sağladığı, davalının fiillerinin haksız rekabet oluşturduğu belirtilerek; davalının ... sitesinde “Ürünler”, “Genel Temizlik Ürünleri” başlığı altında (....) yayınlanan ... kireç ve pas çözücü ürünün reklam ve tanıtımının yapılıp yapılmadığı, davaya konu ürünlerin reklam ve satışınınyapıldığı .... linklerinde dava konusu ürünlerin reklam ve tanıtımlarının yapılıp yapılmadığı, bu ürünler için ... ve ... tanıtım işaretlerinin kullanılıp kullanılmadığı hususlarının tespit edilmesine, böylece belirtilen sitelerdeki yayınların müvekkilinin ... ... ve ... ... markalarının ve bu markaların kullanıldığı ürünlerin sunuluş şekilleri karşısında davalının fiili ve hukuki durumunu gösteren (... ve ... kullanımlarının haksın olup olmadığı, marka ihlali ve haksız rekabet sayılıp sayılmayacağı ve davalının mevcut tescilli ... markalarının davalının fiillerine haklılık kazandırıp kazandırmayacağı hususundaki görüşleri içeren) bir bilirkişi raporunun istihsal olunmasına ve bundan sonra davalının fiilerinin hakszı olduğunun hükmen tespitine, davalının haksız rekabetlerinin men’ine, tecavüzlerinin ref ve men’ine, davalının ürünlerinin toplatılmasına, ambalajların imhasına, tanırım vasıtalarının toplatılmasına, linklerin yayından kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı Firma Vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE:“... markasının 3. Sınıflar yönünden .... numarası ile tescilli olduğu, aynı zamanda “...” markasının tanınmış marka olduğu ve Mahkeme kararıyla ispatlandığı ve ... tarafından tanınmış marka olarak tescil edildiği, davacının tüm marka tescillerinin davalı markalarından sonraki tarihlerde tescil edildiği, hükümsüzlük veya iptal kararı verilmediği sürece davalı adına tescilli olan “...” markasının kullanılmasının engellenmesinin hukuken mümkün olmadığı, önce tescil edilen markanın hiçbir zaman sonra tescil edilen markaya tecavüz teşkil etmeyeceği, tecavüzden bahsedilecek ise sonraki tescilli markanın önceki tescilli markaya tecavüzünün olabileceği, davacının ürününün kireç sökücü olarak bilinen bir kimyevi ürün olduğu, kireç sökücü ürünlerin deterjan sektöründeki birçok firma tarafından üretilmekte olduğu, deterjan ürünlerinin genelde aynı bölümde satışa sunulduğu, deterjan ürünlerinin ambalajlarının genel itibariyle ürünle özdeşleştiği, tüketicinin toz deterjanları, yumuşatıcı, cam sil gibi deterjan ürünlerini alacağı zaman doğrudan markaya yöneldiği, aynı rafta aynı üründen onlarca olmasına rağmen daha önce bildiği ve deneyimlediği markayı bulup aldığı, tüketicinin tercihini ürünün ambalajı değil doğrudan markanın belirlediği, ambalajlarda yer alan ve markanın ön plana çıkartıldığı görseller silindiğinde ise ne ambalajın şekli, boyutu ne de ambalajın içinde yer alan deterjanın renginin bir öneminin kalmadığı, aynı kategorideki tüm ürünlerin tüketici gözünde birbirinin aynısı olduğu, ürün ambalajından ve markadan bağımsız olarak içerisinde ... veya ... renk bulunan sıvı deterjanların ... veya ... olarak algılanması tüketicinin bu ürünü alırken markadan bağımsız hareket edebileceği hatta ettiği anlamına gelmediği, deterjan ürünlerinde markanın tüketici için tercih noktasında doğrudan etkili olduğu, tüketicinin davacı ve davalı ürünlerini yan yana aynı rafta gördüğünde doğal olarak markaya yöneleceği, bu yönelmenin sadece davalının markasını taşıyan ürün için değil, aynı rafta bulunan diğer markalar için de geçerli olduğu, davalının tescilli markasının “...” olduğu ve ne yazılış ne de okunuş itibariyle davacı markalarına benzemediği, tecavüz teşkil etmediği, taraf markaları arasında herhangi bir benzerlik bulunmadığı gibi tüketicinin de her iki markayı çok kolay bir şekilde ayırt edebildiği, davacı ...numaralı üç boyutlu marka tescili almış olsa da davacının bu marka tescili ile sadece ambalaja değil ambalaj üzerinde yine davacının markalarını taşıyan etiket de dahil olmak üzere bir bütün olarak tescil aldığı, doğrudan şişenin marka tescili varmış gibi davalının kullandığı şişenin markaya tecavüz teşkil ettiği iddia edilmişse de markanın tescil alındığı ... ile kullanılmak zorunda olması nedeniyle ve tescilin de sadece şişeye ilişkin bulunmadığından ...numaralı üç boyutlu marka tesciline tecavüzün söz konusu olmadığı, .... E. No.lu davada verilen kararın istinaf edildiği ve ayrıca davacının markasına değil, etiket tasarımına tecavüz edildiği şeklinde hüküm kurulduğu ve henüz kararın kesinleşmediği, karar kesinleşmemiş olmasına rağmen basiretli bir tacir gibi davranarak kararın akabinde hem etiket tasarımı hem de ambalaj tasarımının taraflarınca değiştirilmiş olduğu, .... Hukuk Mahkemesince yapılan tespit ile de sabit olduğu üzere davalının ne markasının ne de kullanmış olduğu etiket ve ambalajın davacının markasına ve endüstriyel tasarımına tecavüz teşkil etmediği, ayrıca davalının ürünlerinin ... renkte olmadığı, yeşile çalar bir şekilde fosforlu olduğu, bu nedenle de davalının ürünlerinin renginin ... ve ... olmadığı, marka olarak tek başına kullanılamayacak olan rengin haksız rekabet oluşturmayacağı, sabit bir şekilde aynı ürünü aynı şekilde üreten ve pazarlayan dünyada şirket bulunmadığı, davalının da ticaretin gerektirdiği şartlarda yıldan yıla ürünlerini, ürünlerinin ambalajlarını, etiketlerini değiştirdiği, bu durumun zaman zaman ekonomik şartlardan, zaman zaman da tüketicinin tercihlerinden kaynaklanabildiği, davacı için de geçerli olan bu durumun haksız rekabet oluşturmayacağı, ... internet sitesinin davalıya ait bir internet sitesi olmadığı, söz konusu internet sitesi ve internet sitesi sahibi ile kendilerinin hukuki veya fiili hiçbir bağlantısının bulunmadığı” öne sürülerek davanın reddi talep edilmiştir.
MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 29 " (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak. ( 7.nci maddede sayılan haller 2.nci FIKRADA ; a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması., b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması. 3.ncü FIKRADA ; a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.)
b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek,
(2) 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü tecavüz davalarında def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır."hükmü,
Madde 81 'de Tasarım hakkına tecavüz sayılan haller arasında "a) tasarım sahibinin izni olmaksızın bu kanun hükümlerine göre koruma kapsamındaki bir tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün aynısını veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerini üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme yapmak için öneride bulunmak, ticari amaçla kullanmak veya bu amaçlarla bulundurmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak." hükmü,
Madde 149/1 de Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi mahkemeden ;
"Tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması, kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini , araçlara elkonulması, Elkonulan araçlarda kendisine mülkiyet hakkının tanınması, araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya imhası, kararın ilanı "gibi taleplerde bulunabilir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU (14.02.2011 tarihli yayınlanan);
Madde 54 "(1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.
(2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır."
Madde 55 "(1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır:
a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar
b) Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek;
c) Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmak;
d) Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek;
e) İş şartlarına uymamak;
f) Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak.; "hükmü yer almaktadır.
DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı tarafın dava dilekçesinde belirtilen 8 ayrı marka ve 1 tasarım tesciline bağlı "... ..., ... ..." ibareli marka ve tasarım hakkına bağlı olarak mahkememizce yapılan delil tespiti, .... Değişik iş delil tespiti dosyalarına bağlı davalı tarafın üretip ticarete sunuluş şekli itibariyle ve internet ortamında tanıtımını yaptığı değişik avmlerde satıla sunulan ürünler dolayısıyla davalı taraf eyleminin marka ve tasarım tecavüzünde bulunulup bulunulmadığı, davalı taraf eyleminin haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı, buna bağlı TESPİT, MEN, REF, ÜRÜN TOPLATMA, İMHA, MANEVİ TAZMİNAT, İLAN taleplerinin yerinde ve doğru olup olmadığı, davalı taraf savunmasına göre de davacı taraf iddialarının doğru olmadığı savunmasının yerinde ve doğru olup olmadığı, noktasında olduğu anlaşılmıştır.
Davacıya ait ;
.... nolu " ..." ibareli; ... sayılı " ..." ibareli;... sayılı ve .... sayılı "... ..." ibareli ; .... sayılı "... ..." ibareli;.... sayılı " ... ... ... " ibareli; ... sayılı " ... ... ..." ibareli; .... sayılı " ..." ibareli; 3.ncü sınıfta (temizlik ürünleri) MARKALARI olduğu;
... Nolu Tasarım (Etiket – Locarno Sınıfı 19-08): olduğu;
Davalı firmaya ait ; ..., , .... ve diğer tescilli markaları olduğu;
... kayıtları ile tespit edilmiştir.
Tensiple verilen delil tespiti kararı üzerine görev verilen bilirkişi tarafından sunulan 19.08.2024 tarihli bilirkişi raporunda ÖZETLE; " Davacı tarafın talepleri ve Sayın Mahkemece yapılan görevlendirme çerçevesinde davalıya ait ... sitesinde (....) yapılan inceleme sonucunda tespit edilen hususlar aşağıda sunulmuştur.
İnceleme yapılan davalıya ait olduğu belirtilen .... sitesinde “....” başlığı altında (.... linkinde markalı kireç ve pas sökücü (...) ürününün reklam ve tanıtımının yapıldığı tespit edilmiştir.
Dava dışı ...’nin web sayfasında ....ve .... linklerinde markalı ... (...) (... renkli) ve markalı kireç ve pas sökücü (...) ürünlerin satışa sunulduğu tespit edilmiştir.
Bu linkler üzerinde satışa sunulan ürünlerin , ve , şeklinde tanımlandığı tespit edilmiştir.
Davacı adına “...”, “...”, “... ...” “... ...”, “... ... ...”, “... ... ...” ibareleri işbu dava konusu yapılan markalar olarak tescilli bulunmaktadır. Bu markaların tescil kapsamında genel adıyla “Temizlik amaçlı maddeler, deterjanlar” bulunmaktadır.
Davalı kullanımlarına konu ürünler de bu sınıfa giren “genel temizlik malzemeleri ile yüzey temizleyiciler”dir. Dolayısıyla davalı kullanımlarına konu ürünlerin davacının tescilli markalarının tescil kapsamına dahil aynı ürünler olduğu hususu şüphe götürmemektedir.
Dava dilekçesinde sunulan davacı kullanımlarına konu ürün ile dava konusu linklerde yer alan davalı kullanımlarına konu ürün görselleri aşağıda birlikte sunulmuş ve karşılaştırmalı olarak incelenmiştir.
Davacı adına tescilli olan markalar “...”, “... ...”, “...”, “... ...”, “...”, “... ... ...”, “... ... ...” ibarelerinden oluşan kelime markaları ile üzerinde “... ...” markasının da kullanıldığı üç boyutlu şişe şeklinden oluşmaktadır.
Davacı adına tescilli olan ve işbu dava konusu edilen ... sayı ile tescilli tasarım üzerinde “... ...” markası bulunan etiket şeklinden oluşmaktadır. Bu etiketin fiili kullanımı davacının “... ...” markalı ürünü üzerinde görülmektedir.
Davacının tescilli olan ve dava konusu edilen ...,.... sayılı markalarında kullanılan “...”, “... ...”, “... ...”, “... ... ...”, “... ... ...” markalarında “...” ibaresi gerek markaların ilk unsuru olması gerekse özgün niteliği itibariyle markaların markasal algı yaratan asli unsuru durumunda bulunmakta olup, diğer ibareler markanın ikincil unsurları ve hatta ürünün fonksiyonu ve etkinliğine işaret eden tali unsurları şeklinde algılanmaktır. ... sayılı “...” ve ... “...” ibarelerinden oluşmakta olup, bu markaların markasal algı yaratan unsurları ise belirtilen ibarelerdir.
Davacı tarafından piyasaya sürülen ... renkli “...” ürünü üzerinde “... ...” markası kullanılmıştır. Bu ürün üzerinde “...” ibaresi “...” ibarelerinin üzerinde, kırmızı renkte kullanılırken “...” ibareleri “...” ibaresinin altında, siyah renkli standart yazı karakteriyle kullanılmıştır. Marka üzerinde kullanılan “...” ibaresinin ürünün fonksiyonuna işaret ederken aynı zamanda kısmi bir ayırt edici niteliğe de sahip olan alt marka/ürün markası şeklinde konumlandırıldığı, bu ürünü gören ve satın alan tüketicilerin ürünün menşeine/üreticisine işaret eden asli markasal unsur olarak “...” ibaresini algılayacağı, “...” ibaresini de alt marka olarak değerlendirecekleri düşünülmektedir.
Davacı tarafından piyasaya sürülen ... “kireç ve pas sökücü” ürünü üzerinde ise “... ...” markası kullanılmıştır. Bu ürün üzerinde “...” ibaresi “...” ibarelerinin üzerinde, kırmızı renkte kullanılırken “...” ibareleri “...” ibaresinin altında, ... standart yazı karakteriyle kullanılmıştır. Marka üzerinde kullanılan “...” ibaresinin ürünün fonksiyonuna işaret ederken aynı zamanda kısmi bir ayırt edici niteliğe de sahip olan alt marka/ürün markası şeklinde konumlandırıldığı, bu ürünü gören ve satın alan tüketicilerin ürünün menşeine/üreticisine işaret eden asli markasal unsur olarak “...” ibaresini algılayacağı, “...” ibaresini de alt marka olarak değerlendirecekleri düşünülmektedir.
Davalı tarafından piyasaya sunulan ... renkli “... (....)” ve ... “...” ürünleri üzerinde “... ...” markası kullanılmıştır. İkisi de kırmızı renkte kalın harflerle yazılı olan “...” ibaresi “...” ibaresine göre daha büyük ve baskın ayırt edici/markasal unsur olarak kullanılırken “...” ibaresi “...” ibaresinin altında, daha küçük boyutlarda, ürünün etkisine işaret eder şeklinde konumlandırılmıştır. “...” ibaresi özellikle dava konusu ürünler olan temizleyiciler, deterjanlar bakımından ürünün gücünü, etkisini, derinliğini ve hızını göstermek amacıyla kullanılan bir ibare durumunda olup ürün niteliğine atıf yapmaktadır. Dolayısıyla bu ürünleri gören ve satın alan tüketicilerin ürünlerin menşeine/üreticisine işaret eden asli markasal unsur olarak “...” ibaresini algılayacağı düşünülmektedir. Ürünler üzerinde daha küçük boyutlarda ve geri planda kullanılan “....” gibi ibareler ise doğrudan ürünün adı olan ya da ürünün fonksiyonlarına işaret eden tanımlayıcı nitelikte ibareler olup markasal bir fonksiyona sahip değildir.
Bu durumda davacının .... sayılarla tescilli markaları ve piyasaya sürülen ürünler üzerinde asli unsur olarak kullanılan “...” ve yan unsurlar olan “....” ibareleri ile davalının dava konusu linklerde kullanımına konu olan ürünler üzerinde yer alan “... ...” ibareleri arasında karıştırılacak düzeyde bir benzerlik bulunmamaktadır. Ayrıca davalının kullanımlarına konu ürün ambalajının şeklinin üç boyutlu marka şeklinde korunan .... sayılı davacı markası ile benzer olmadığı da tespit edilmiştir. Bu durumda davalının kullanımına konu ürünler ile davacı markalarının ilişkilendirilme olasılığının bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Dava dışı ....’nin web sayfasında .... ve .... linklerinde satışa sunulan ürünlere ilişkin miktar, fiyat ve ürün özellikleri gibi detaylı bilgilerin verildiği tanıtım bölümünde davalı ürünlerinden ... renkli “... (...)” ürününün “... ...”; ... “...” ürününün “...” olarak tanımlandığı ve tanıtıldığı tespit edilmiştir.
Yukarıda da belirtildiği gibi davacı adına “...” ibaresi ... sayı ile, “...” ibaresi ... sayı ile davacı adına tescilli markalar durumundadır. “...” ve “...” ibareleri marka olarak tescil edilmiş ve ayırt edicilik vasfı ve markasal niteliği bulunan ibarelerdir. Bu markaların tescil kapsamında “temizlik amaçlı maddeler, deterjanlar” bulunmakta olup tanıtıma konu davalı ürünlerinin davacının markalarının tescil kapsamına dahil olduğu aşikardır.
Her ne kadar davalının piyasaya arz ettiği ürünler üzerinde doğrudan kullanılmış olmasa da dava konusu .... linklerinde satışa sunulan davalı ürünlerinin tanıtımında “... ...” ve “...” ibarelerinin kullanılmasının, ortalama tüketici nezdinde davalı ürünleri ile davacının tescilli markaları arasında ilişki kurulmasına yol açacağı kanaatine ulaşılmıştır.
Dava konusu ... sayılı marka ile ... sayılı tasarımda ise markasal nitelikte kullanılan “... ...” ibarelerinin yanı sıra Türkçede “... ...” anlamına gelen tanımlayıcı nitelikteki “... ” ibareleri ile tişört, motosiklet, sandalye, ocak, ızgara gibi ürünün kullanım alanlarına işaret eden fotoğraflara yer verilmiştir.
Davalı kullanımına konu ürünler üzerinde yer alan etiket tasarımlarında “... ...” ibaresinin yazım tarzının, ürün kullanım alanlarını gösteren fotoğrafların yerleşiminin farklı olduğu, ek farklı unsurlar içerdiği ve bu farklıların davacının tescilli etiket tasarımı ile davalı kullanımlarını yeterince farklılaştırdığı ve davacı adına tescilli olan ve işbu dava konusu yapılan ... sayılı etiket tasarımı ile davalı kullanımına konu ürünlerin etiketlerinin tasarımları arasında ilişkilendirilme olasılığının bulunmadığı kanaatine ulaşılmıştır.
Davacı ve davalı ürünlerinin tasarımları ve takdim/sunuluş şekli itibariyle karışıklık yaratıp yaratmadığı hususu incelendiğinde, her iki ürünün de birbirine benzeyen, kırmızı-beyaz renkli sprey başlıkları bulunan yuvarlak hatlara sahip şeffaf şişelerde piyasaya sürüldüğü, her iki taraf ürününün içeriklerinin aynı şekilde ... ve ... olduğu dikkate alındığında ürünler ve şişe tasarımları arasında benzerlik bulunduğu görülmektedir. Buna rağmen, açıklanan benzerliklerin yanı sıra şişe tasarımları arasında önemli farklılıklar da bulunmaktadır. Davacının “...” markalı ürün şişesinin gövdesi üzerinde “...” markası kabartma şeklinde basılı iken davalı ürünlerinin boğaz kısmında stilize “...” harfi kabartma şeklinde basılı durumdadır. Davacı ürünlerinin şişesinin boğaz kısmında ve gövdenin alt bölümünde kabartma şeklinde bir halka/çizgi mevcutken, davalı ürünlerinde böyle bir çizgi/halka bulunmamaktadır. İki tarafın ürün şişelerinin ve sprey başlıklarının da farklı olduğu, davacının ürün şişesi ve sprey başlığı kavisli ve yuvarlak hatlara sahipken, davalı ürünlerinin daha keskin hatlara sahip şişe ve başlıklara sahip olduğu görülmektedir. Ayrıca ürünler üzerine yapıştırılan kağıt etiketler üzerinde kullanılan logo ve görseller ile etiketlerin genel tasarımının da tamamen farklı olduğu görülmektedir.
SONUÇ
1. Davalıya ait .... internet sitesinde; ürünler - sert yüzey temizlik ürünleri - ... yüzey temizleme başlığı altında (....) linkinde ... kireç ve pas çözücü ürünün reklam ve tanıtımının yapıldığı tespit edilmiştir.
2. ....’ye ait .... ve .... linklerinde dava konusu ... markalı ... ve ... markalı ... kireç ve pas sökücü ürünlerin satışa sunulduğu, satış sayfalarının ayrıntılı tanıtım kısmında bu ürünlerin “... ... ... ...” ve “... ... ...” olarak tanımlandığı ve tanıtıldığı tespit edilmiştir.
3. Davacının ..., .... sayılarla tescilli markaları ve piyasaya sürülen ürünler üzerinde asli unsur olarak kullanılan “...” ve yan unsurlar olan “...”, “...” ibareleri ile davalının dava konusu linklerde kullanımına konu olan ürünler üzerinde yer alan “... ...” ibareleri arasında karıştırılacak düzeyde bir benzerlik ve ilişkilendirme olasılığının bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
4. ...’ye ait ....ve .... linklerinde satışa sunulan ürünlerin ayrıntılı tanıtım bölümündeki davalı kullanımlarının, davacının tescilli markaları ile tanıtıma konu davalı ürünleri arasında ortalama tüketiciler tarafından ilişki kurulması olasılığına yol açacağı kanaatine ulaşılmıştır.
5. Davacı adına tescilli olan ve işbu dava konusu yapılan ... sayılı etiket tasarımı ile davalı kullanımına konu ürünlerin etiketlerinin tasarımları arasında ilişkilendirilme olasılığının bulunmadığı kanaatine ulaşılmıştır.
6. Davacı ve davalı ürünlerinin tasarımları ve takdim/sunuluş şekli itibariyle ortalama tüketiciler nezdinde karışıklığa neden olmayacağı kanaatine ulaşılmıştır." şeklinde ifade edildiği görülmüştür.
.... Değişik iş delil tespiti dosyasına sunulan 30.04.2024 tarihli raporda ÖZETLE "- Aleyhine tespit istenilene ait .... adresinde yapılan incelemede .... linkinde ihlal iddialarına konu ürün görselinin sergilendiği,
- Ayrıntıları rapor içerisinde açıklandığı üzere aleyhine tespit istenilenin internet sitesinde de yer alan ürününe ait görselin, tespit isteyene ait tescili marka ve tasarımlardan doğan hakları doğrudan ihlal etmediği,
- Yalnızca .... ilinde bulunan bir marketten 18.03.2024 tarihli olarak satın alındığı görülen bir ürüne ilişkin kasa fişinde “... ... ...” şeklindeki kullanımın, tespit isteyene ait ..., .... sayılı markalardaki “...” ibaresinin izinsiz kullanımını ihtiva etmesinden ötürü sadece ilgili kasa fişi örneğindeki gibi bir kullanımın tespit isteyene ait markadan doğan bir hakkın ihlali olarak görüleceği,
- Bununla birlikte yine ayrıntıları rapor içerisinde açıklandığı üzere aleyhine tespit istenilenin internet sitesinde de yer alan ürününe ait görselin, tespit isteyene ait fiili ürün / ambalaj kullanımları ile haksız rekabete sebebiyet verebilecek düzeyde benzerlik taşıdığı, " şeklinde ifade edildiği görülmüştür.
Ön inceleme duruşması yapılıp uyuşmazlık tespitinden sonra tahkikata geçilerek karşılıklı sunulan delil ve belgeler , dosya üzerinde bilirkişi heyet raporu alınmıştır.
04.03.2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda ÖZETLE " Davalının tescilli “....” kelime markalarının görsel, işitsel ve kavramsal olarak davacının tescilli markaları ile benzerlik ihtiva etmediği, ortak unsur barındırmadıkları görülmektedir. Davalı markalarının mal ve hizmetlerinin tamamı davacı markalarının tescilli oldukları mal ve hizmetlerin kapsamında yer alıyorsa da, taraf markaları arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmamakta ve ayrıca davalının daha önceki tarihlerde yapılmış marka başvurularına dayalı olarak hakkın kullanılması durumu söz konusu olduğundan; diğer şartların varlığı halinde dahi hak ihlalinin oluşmadığı kabul edilecektir.
Davacı adına tescilli olan "... ..., ... ... , ..., ..., markalarının davacının tescilli üç boyutlu şişe şekli üzerinde yer aldıkları, davacının ürününde ... renkli sıvı içeren kırmızı-beyaz sprey başlıklı şeffaf bir şişenin üzerinde “..." kelimesinin kalın kırmızı harflerle yazıldığı, bunun da markanın en belirgin ayırt edici öğesi olduğu, “..." ifadesinin, markayla bağlantılı bir ... ve etki çağrışımı yarattığı, ”... ” ibarelerinin ürünün işlevini anlattığı ve daha küçük puntoyla yazılarak ön plana çıkarmaktan uzak bir şekilde konumlandırıldığı, dolayısıyla ürün üzerinde hakim olan esas unsurun “...” olduğu, genel kompozisyon itibariyle “...” ibaresinin ön plana çıkarıldığı, markanın ve markasal kulanımların esas unsuru konumunda olduğu; davalının ürününde ... renkli sıvı içeren kırmızı-beyaz sprey başlıklı şeffaf bir şişenin üzerinde "... ..." kelimesinin büyük harflerle kırmızı ve beyaz olarak yazıldığı, İngilizce’de ... anlamına gelen "..." kelimesinin özellikle ... vurgusu yapıyor olduğu, şişe üzerinde yer alan “...." ise Türkçe’ye “... ” şeklinde çevrildiğinde ürünün özelliklerini tanımlayıcı bir nitelikte olduğu, dolayısıyla ürün üzerinde hakim olan esas unsurun “...” olduğu, genel kompozisyon itibariyle “...” ibaresinin ön plana çıkarıldığı, markanın ve markasal kulanımların esas unsuru konumunda olduğu görülmektedir. Her iki ürün görseli kıyaslandığında davacının “...” esas unsurlu, davalının “...” esas unsurlu ibarelerin görsel, işitsel ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı heyetimizce değerlendirilmektedir.
Aynı şekilde davacının; ürününde ... sıvı içeren kırmızı-beyaz sprey başlıklı şeffaf bir şişenin üzerinde “..." kelimesinin kalın kırmızı harflerle yazıldığı, bunun da markanın en belirgin ayırt edici öğesi olduğu, “..." ifadesinin, markayla bağlantılı bir ... ve etki çağrışımı yarattığı, ”... kireç pas sökücü” ibarelerinin ürünün işlevini anlattığı ve daha küçük puntoyla yazılarak ön plana çıkarmaktan uzak bir şekilde konumlandırıldığı, dolayısıyla ürün üzerinde hakim olan esas unsurun “...” olduğu, genel kompozisyon itibariyle “...” ibaresinin ön plana çıkarıldığı ve markanın ve markasal kulanımların esas unsuru konumunda olduğu, davalının ürününde ... sıvı içeren kırmızı-beyaz sprey başlıklı şeffaf bir şişenin üzerinde "... ..." kelimesinin büyük harflerle kırmızı ve beyaz olarak yazıldığı, İngilizce’de ... anlamına gelen "..." kelimesinin özellikle ... vurgusu yapıyor olduğu, şişe üzerinde yer alan “...." ise ürünün özelliklerini tanımlayıcı bir nitelikte olduğu, dolayısıyla ürün üzerinde hakim olan esas unsurun “...” olduğu, genel kompozisyon itibariyle “...” ibaresinin ön plana çıkarıldığı, markanın ve markasal kulanımların esas unsuru konumunda olduğu görülmektedir.
Ayrıca taraf ürünlerinin şişe tasarımları da karşılaştırıldığında; hem davacıya hem de davalıya ait ürün şişelerinin aynı renkli sıvıları içeren kırmızı-beyaz sprey başlıklarının olduğu görülmekle beraber, davacıya ait ürün şişelerinin başlıklarının daha yumuşak ve oval hatlarda olduğu, davalının ürün şişe sprey başlıklarının daha keskin hatlara sahip olduğu, davacı ürün şişelerinde etiket ve markanın biraz üstüne gelecek şekilde “...” ibaresinin kabartmalı bir şekilde yazılmış olduğu, davalının ürün şişelerinin sprey başlığının hemen altında, şişenin dar kısmında büyük harfle ve elips/oval içine alınmış “...” harfininin kabartmalı bir şekilde konumlandırıldığı görülmekle söz konusu ürün şişelerinin tasarımsal olarak da farklılıklar içerdiği değerlendirilmektedir.
“...” ibaresinin davalı adına tescilli ve davacının iddialarına mesnet markalarından daha eski tarihli tescilli bir marka olduğu da göz önüne alındığında, her iki tarafa ait ürün görselleri kıyaslandığında davacının “...” esas unsurlu, davalının “...” esas unsurlu ibarelerin görsel, işitsel ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı heyetimizce değerlendirilmektedir.
Davacının ... Nolu etiket tasarımı, davacının ... sayılı marka görselini ihtiva etmekte olup, “...” esas unsurlu markalar ile davalı markaları ve davalı kullanımlarına ilşikn yapmış olduğumuz değerlendirmelere ilşikin heyetimizce varılan kanaati değiştirecek nitelikte olmayıp, davalı kullanımlarının, davacının ... Nolu etiket tasarımına ilişkin haklarını ihlal etmediği değerlendirilmektedir.
Davacının dilekçelerinde yer verdiği .... ve .... linklerine daha evvel yukarıda belirttiğimiz gibi iş bu rapor tarihi itibariyle erişim sağlanamamaktadır. Fakat söz konusu linkler üzerinden yapılan satış/ürün tanıtımı kullanımlarına, 19.08.2024 tarihli bilirkişi raporunda ekran görüntüleri ile birlikte yer verilmiş olup, kullanımların rapor içeriğine yansıtıldığı görülmüştür. Dolayısıyla “... ... ...” ve “... ... ...” ibarelerine ilişkin belirtilen linkler üzerinden yapılan satış/tanıtıma dair 19.08.2024 tarihli bilirkişi raporundaki görsellerden istifade edilerek değerlendirmeler yapılacaktır. 19.08.2024 tarihli bilirkişi raporunda bu hususa dair; “bu linkler üzerinde satışa sunulan ürünlerin , , Şeklinde tanımlandığının tespit edildiği, linklerde satışa sunulan ürünlere ilişkin miktar, fiyat ve ürün özellikleri gibi detaylı bilgilerin verildiği tanıtım bölümünde davalı ürünlerinden ... renkli “... (...)” ürününün “... ...”; ... “...” ürününün “...” olara” değerlendirmesine yer verildiğinin görülmüş olduğu” belirtilmiştir. Belirtilen linklerde satışa sunulan davalı ürünlerinin tanıtımında “... ...” ve “...” ibarelerinin kullanılması, taraf ürünlerinin hedef kitlesi olan büyük süpermarketlerde ve temizlik ürünleri satan mağadalarda alışveriş yapan kişiler bakımından söz konusu bu ürünler ile davacının tescilli markalarını içeren ürünler arasında ilişki kurmalarına yol açacaktır. Söz konusu paylaşımların yapıldığı internet sitesi “....” web sayfasının alan adının sahibinin whois sorgu sonucuna göre “..... TİC. VE SAN. LTD. ŞTİ.” olduğu, söz konusu şirket ile davalının hukuki veya fiili ilişkisinin olup olmadığına dair dosyada herhangi bir bilgi/belge yer almamaktadır. Yine aynı şekilde davacının sunmuş olduğu 18.03.2024 tarihli “... TAR. HAYV. İNŞ. LTD. ŞTİ.” mağazasına ait “... ... ...” açıklaması ile satılmış olan ürün fişi dikkate alındığında “...” markası davalı adına tescilli ise de ve şişe tasarımları bakımından farklılıklar söz konusu olsa da, “...” markasının davacıya ait ... sayılı tescilli markası olması, taraf markalarının hitap ettiği tüketici kesimi, taraf ürünlerinin benzer satış noktalarında ve genellikle aynı raflarda yer alması, ürünlerin aynı ihtiyaçları karşılaması, dağıtım kanallarının aynı olması, özellikle alış veriş yapılarak, hızlı karar verilerek alınan bu ürünler tüketiciler nezdinde karışıklığa yol açabilir. Yine belirtilmelidir ki; “..... İNŞ. LTD. ŞTİ.” ile davalı arasında hukuki veya fiili ilişkisinin olup olmadığına dair dosyada herhangi bir bilgi/belge yer almamaktadır.
HAKSIZ REKABETE ilişkin olarak Haksız rekabet müessesesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun “Ticari İşletme” başlıklı birinci kitabının dördüncü kısmında düzenlenmiştir. TTK 54/2. Maddesi; “Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.” Düzenlemesini içermektedir. TTK kapsamında başlıca haksız rekabet halleri örnekseme olarak sayılmıştır. Sayılanlar ya da benzer hallerin bulunması halinde somut olayda dürüstlük kuralına aykırı davranış ve ticari uygulamanın olduğu kabul edilmektedir. TTK’nın 55. Maddesinin 4. Fıkrasına göre; “Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak”, TTK md. 55/5; “Kendisini, mallarını, iş ürünlerini, faaliyetlerini, fiyatlarını, gerçeğe aykırı, yanıltıcı, rakibini gereksiz yere kötüleyici veya gereksiz yere onun tanınmışlığından yararlanacak şekilde; başkaları, malları, iş ürünleri veya fiyatlarıyla karşılaştırmak ya da üçüncü kişiyi benzer yollardan öne geçirmek.” birer haksız rekabet hali olarak düzenlenmiştir. Türk Ticaret Kanunu’nun 55. maddesine göre haksız rekabet; dürüstlük kurallarına aykırı davranışlarla tüketiciyi yanıltmaya, bir işletmenin emek ve yatırımlarından haksız kazanç sağlamaya yönelik eylemleri içermektedir.
Somut uyuşmazlık bakımından; TTK 55. Md’de düzenlenen haksız rekabet halinin doğmasına yol açan davalı kullanımlarının olduğuna ilişkin olarak; taraf markaları arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı ve ayrıca davalının daha önceki tarihlerde yapılmış marka başvurularına dayalı olarak hakkın kullanılması durumunun söz konusu olduğuna dair değerlendirmelerimizi tekraren, taraf ürünlerinin şişe tasarımlarının detaylı bir şekilde incelenmesi/karşılaştırılması sırasında da tasarımsal olarak farklılıkların olduğu tarafımızca belirtilmiş idi. Fakat mevcut delil durumuna göre taraf ürünlerinin tasarımsal olarak tespit edilen farklılıkları, marka farklılıkları bakımından ürünlerin birebir taklit olduğunu söylemek mümkün olmamakla birlikte, heyetimizce ürünlerin temizlik ürünleri satılan marketlerde yan yana, aynı raflarda bulunması, söz konusu ürünlerin renk kombinasyonları (.../... sıvı, kırmızı/beyaz sprey başlık), ambalaj şekli, dizilim, ürün yerleşimi açısından tüketicinin ilk bakışta ürünleri karıştırma ihtimalinin doğabileceği kanaatine varılmıştır.
MK md.2 ve TTK md.54-55 hilafına iltibas umudu/planı/niyetiyle ve böylece haksız menfaat temin etmek amacıyla mal ve hizmet seçiminde bulunduğunun veya davacının marka tescil ve kullanımlarını engellemek amacıyla veyahut davacının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak gayesiyle yapıldığının somut olgu ve delillerle ispatlanıp ispatlanamadığının takdiri Sayın Mahkemede olmak üzere, mevcut delil durumuna göre heyetimizce davalının ürün kullanımlarının davacının ürünü karşısında ve yine davalının ürün kullanımlarının davacının ürünü karşısında haksız rekabet oluşturabileceği düzeyde benzerlik taşıdığı değerlendirilmiştir
SONUÇ VE KANAAT:
Davalının markasal kullanımları ile fiili kullanımlarının; davacının tecavüze mesnet markalarının ve tasarımının tescili kapsamında yer alan birebir aynı mal niteliğinde oldukları,
Dava konusu kullanımların davacı markalarıyla görsel, işitsel ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek düzeyde benzer olmadığının kabul edilebileceği,
Davalı kullanımlarının, davacının ... Nolu etiket tasarımına ilişkin haklarını ve davacının .... sayılı markalarına ilişkin haklarını ihlal etmediğinin, tecavüz oluşturma koşullarının oluşmadığının kabul edilebileceği,
Davalının iddialara konu fiili kullanımlarının, davacı aleyhine haksız rekabet oluşturabileceği,
Manevi tazminatın nihai takdirinin ve miktarının Sayın Mahkemeye ait olduğu, " şeklinde ifade edilmiştir.
GEREKÇE:
Davacı taraf tescilli markalarına ve tescilsiz tasarımına bağlı hakkının diğer tarafca ihlal edildiğini ileri sürmektedir. .
Marka tecavüzü iddiası açısından ;
Bilirkişi heyetinin sunduğu 04.03.2025 tarihli raporda da ifade edildiği şekilde " Davalının tescilli “....” kelime markalarının görsel, işitsel ve kavramsal olarak davacının tescilli markaları ile benzerlik ihtiva etmediği, ortak unsur barındırmadıkları görülmektedir. Davalı markalarının mal ve hizmetlerinin tamamı davacı markalarının tescilli oldukları mal ve hizmetlerin kapsamında yer alıyorsa da, taraf markaları arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmamakta ve ayrıca davalının daha önceki tarihlerde yapılmış marka başvurularına dayalı olarak hakkın kullanılması durumu söz konusu olduğundan; diğer şartların varlığı halinde dahi hak ihlalinin oluşmadığı kabul edilecektir.
Davalının markasal kullanımları ile fiili kullanımlarının; davacının tecavüze mesnet markalarının ve tasarımının tescili kapsamında yer alan birebir aynı mal niteliğinde oldukları,
Dava konusu kullanımların davacı markalarıyla görsel, işitsel ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek düzeyde benzer olmadığının kabul edilebileceği, " şeklindeki benimsenen görüşünden hareketle ; Davalı tarafın markasal kullanımları ile davacının tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, ortalama tüketici kesimi tarafından taraf markaları arasında benzerlik oluşmadığı kanaatiyle yanılgı yaşamayacakları, yine benzerlik olmadığından her iki taraf markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/hizmetler algısı da oluşmayacağı yani markalar arasında iltibas, karıştırılma ve benzerlik koşulu oluşmadığından davalı eyleminin de marka tecavüzü oluşmadığından bu kısımdan davanın reddi gerektiği;
Tasarım tecavüzü iddiası açısından ;
Bilirkişi heyetinin sunduğu 04.03.2025 tarihli raporda da ifade edildiği şekilde " ..Ayrıca taraf ürünlerinin şişe tasarımları da karşılaştırıldığında; hem davacıya hem de davalıya ait ürün şişelerinin aynı renkli sıvıları içeren kırmızı-beyaz sprey başlıklarının olduğu görülmekle beraber, davacıya ait ürün şişelerinin başlıklarının daha yumuşak ve oval hatlarda olduğu, davalının ürün şişe sprey başlıklarının daha keskin hatlara sahip olduğu, davacı ürün şişelerinde etiket ve markanın biraz üstüne gelecek şekilde “...” ibaresinin kabartmalı bir şekilde yazılmış olduğu, davalının ürün şişelerinin sprey başlığının hemen altında, şişenin dar kısmında büyük harfle ve elips/oval içine alınmış “...” harfininin kabartmalı bir şekilde konumlandırıldığı görülmekle söz konusu ürün şişelerinin tasarımsal olarak da farklılıklar içerdiği değerlendirilmektedir.
“...” ibaresinin davalı adına tescilli ve davacının iddialarına mesnet markalarından daha eski tarihli tescilli bir marka olduğu da göz önüne alındığında, her iki tarafa ait ürün görselleri kıyaslandığında davacının “...” esas unsurlu, davalının “...” esas unsurlu ibarelerin görsel, işitsel ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı heyetimizce değerlendirilmektedir.
Davacının ... Nolu etiket tasarımı, davacının ... sayılı marka görselini ihtiva etmekte olup, “...” esas unsurlu markalar ile davalı markaları ve davalı kullanımlarına ilşikn yapmış olduğumuz değerlendirmelere ilişkin heyetimizce varılan kanaati değiştirecek nitelikte olmayıp, davalı kullanımlarının, davacının ... Nolu etiket tasarımına ilişkin haklarını ihlal etmediği değerlendirilmektedir. Davalı kullanımlarının, davacının ... Nolu etiket tasarımına ilişkin haklarını ihlal etmediğinin, tecavüz oluşturma koşullarının oluşmadığının kabul edilebileceği, " şeklindeki benimsenen görüşünden hareketle ; davalı kullanımlarının bilgilenmiş kullancı açısından bakıldığında tasarım tecavüzü oluşturmadığından bu kısımdan davanın reddi gerektiği;
Haksız Rekabete dayalı iddiası açısından ise ;
Bilirkişi heyetinin sunduğu 04.03.2025 tarihli raporda da ifade edildiği şekilde " Somut uyuşmazlık bakımından; TTK 55. Md’de düzenlenen haksız rekabet halinin doğmasına yol açan davalı kullanımlarının olduğuna ilişkin olarak; taraf markaları arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı ve ayrıca davalının daha önceki tarihlerde yapılmış marka başvurularına dayalı olarak hakkın kullanılması durumunun söz konusu olduğuna dair değerlendirmelerimizi tekraren, taraf ürünlerinin şişe tasarımlarının detaylı bir şekilde incelenmesi/karşılaştırılması sırasında da tasarımsal olarak farklılıkların olduğu tarafımızca belirtilmiş idi. Fakat mevcut delil durumuna göre taraf ürünlerinin tasarımsal olarak tespit edilen farklılıkları, marka farklılıkları bakımından ürünlerin birebir taklit olduğunu söylemek mümkün olmamakla birlikte, heyetimizce ürünlerin temizlik ürünleri satılan marketlerde yan yana, aynı raflarda bulunması, söz konusu ürünlerin renk kombinasyonları (.../... sıvı, kırmızı/beyaz sprey başlık), ambalaj şekli, dizilim, ürün yerleşimi açısından tüketicinin ilk bakışta ürünleri karıştırma ihtimalinin doğabileceği kanaatine varılmıştır.
MK md.2 ve TTK md.54-55 hilafına iltibas umudu/planı/niyetiyle ve böylece haksız menfaat temin etmek amacıyla mal ve hizmet seçiminde bulunduğunun veya davacının marka tescil ve kullanımlarını engellemek amacıyla veyahut davacının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak gayesiyle yapıldığının somut olgu ve delillerle ispatlanıp ispatlanamadığının takdiri Sayın Mahkemede olmak üzere, mevcut delil durumuna göre heyetimizce davalının ürün kullanımlarının davacının ürünü karşısında ve yine davalının ürün kullanımlarının davacının ürünü karşısında haksız rekabet oluşturabileceği düzeyde benzerlik taşıdığı değerlendirilmiştir." şeklindeki benimsenen görüşünden hareketle ; davalı kullanımlarının yani ürünlerini ticarete sunuş şeklinin davacı ürünleri karşısında haksız rekabet oluşturduğu Sonucuna varılmıştır.
Bu açıdan dava kısmen kabul edilerek "Davalı tarafın ticarete sunmuş olduğu bazı ürünlerin internet ortamı dahil satış ve tanıtım şeklinin HAKSIZ REKABET OLUŞTURDUĞUNUN TESPİTİNE, davalının bu tür eylemlerinin MEN'ine, SONUÇLARININ ORTADAN KALDIRILMASINA (bu şekilde ihlal oluşturan ihlal konusu ürünlerin toplatılması, ambalajların imhası, tanıtım vasıtalarının toplatılması, internet ortamı ihlalinde ürünün bulunduğu sayfadaki yayının durdurulması, mümkün değil ise o sayfaya erişimin engellenmesi ve her türlü kullanımının önlenmesi dahil), Kararın hüküm özetinin ilanına, ,Diğer taleplerin reddine , esasa yönelik marka ve tasarımdan değil sadece haksız rekabet talebi hakkında kabul kararı verildiğinden ihtiyati tedbir talebinin de reddine " şeklinde karar tesis edilmiştir.
... Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
2-Davalı tarafın ticarete sunmuş olduğu bazı ürünlerin internet ortamı dahil satış ve tanıtım şeklinin HAKSIZ REKABET OLUŞTURDUĞUNUN TESPİTİNE, davalının bu tür eylemlerinin MEN'ine, SONUÇLARININ ORTADAN KALDIRILMASINA (bu şekilde ihlal oluşturan ihlal konusu ürünlerin toplatılması, ambalajların imhası, tanıtım vasıtalarının toplatılması, internet ortamı ihlalinde ürünün bulunduğu sayfadaki yayının durdurulması, mümkün değil ise o sayfaya erişimin engellenmesi ve her türlü kullanımının önlenmesi dahil),
3-Kararın hüküm özetinin masrafının sonradan davalı taraftan tahsil edilmek üzere Türkiye genelinde yayınlanan ve tiraj adedi 100.000'in üzerinde olan bir gazetede bir kez ilanına,
4-Diğer taleplerin REDDİNE,
5-Esasa yönelik sadece haksız rekabet talebi hakkında kabul kararı verildiğinden ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE,
6-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 1.707,75 TL'nin düşümü ile bakiye 1.092,35 TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya verilmesine,
7-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,
8-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
9-Davacının yaptığı; 13.000,00 TL bilirkişi ücreti, 160,00 TL tebligat gideri, 615,40 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 13.775,40 TL nin kabul ve red oranına göre takdiren 1/2 si olan 6.887,70 TL nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
10-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair verilen karar davacı vekili ile davalı firma vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 12/05/2025
Katip .... Hakim ....
E- imzalıdır E- imzalıdır