Kamu zararı tespitine dayalı hakediş kesintisinin özel hukuk sözleşmeleri çerçevesinde takas hükümlerine uygun olup olmadığının belirlenmesi.
Özet: Bu hukuki evrak, davalı idarenin Sayıştay raporuyla tespit edilen kamu zararını, davacı yüklenicinin farklı tarihlerdeki sözleşmelerden kaynaklanan hakedişlerinden rızası dışında kesinti yaparak tahsil etme girişiminden doğan uyuşmazlığı incelemekte olup, yargılamanın ilk aşamasında idari yargı yoluna ait olduğu belirtilse de, Yargıtayın sözleşmeden doğan ihtilafların adli yargıda görülmesi gerektiği yönündeki bozma kararı sonrası, mahkemece kamu zararlarının tahsil yöntemlerinin mevzuatta belirli olduğu ve henüz doğmamış alacakların rızasız takasının veya kesintisinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı lehine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/22 E., 2023/138 K.Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVAAsıl ve birleşen davalarda davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile aralarında 2006 tarihli iki adet sözleşme imzalandığını, bu sözleşmelerin kabullerinin ve hakediş ödemelerinin yapıldığını, ancak Sayıştay raporu ile fazla ödeme yapıldığı tespiti üzerine yine davalı ile 2014 tarihindeki sözleşme kapsamındaki hakediş alacağından bu kesintinin yapıldığını belirterek haksız hakediş kesintisi alacağını talep etmiştir.II. CEVAPAsıl ve birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; kamu zararı oluştuğunun Sayıştay raporu ile sabit olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 20.06.2016 tarihli kararı ile Sayıştay raporu gerekçe gösterilerek dava konusu hakediş tutarlarının davacı yükleniciye ödenmemesi şeklindeki işlemin idari işlem mahiyetinde olduğu, özel hukuk hükümlerine tabi olmadığı, bu nedenle İYUK'un 2/1-b maddesi uyarınca idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakkı zarar gören davacının İdare Mahkemesi'nde tam yargı davası açması gerektiği gerekçesi ile davanın yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİMahkemenin 20.06.2016 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nce, kamu kuruluşlarınca yapılan ihaleden sonra ancak sözleşme imzalanıncaya kadar çıkan uyuşmazlıkların çözüm yeri idari yargı, sözleşmenin imzalanmasından sonra adli yargı yeri olduğu işin esasına girilerek inceleme yapılaması gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 12. maddesinde kamu zararlarının rızaen ve sulh yolu ile ödenmek, takas yapılmak ve 2004 sayılı İcra İflas Kanunu hükümleri uygulanmak suretiyle giderilebileceği düzenlemesi ile kamu zararlarının giderimi için 3 yol belirlendiği, Aynı Yönetmeliğin 15. maddesinde ise, Sayıştay ve Mahkeme ilamları ile hüküm altına alındığı halde sorumluları ve/veya ilgilileri tarafından rızaen ödenmeyen kamu zararından ... alacakların 2004 sayılı İcra İflas Kanunu hükümlerine göre tahsil edileceğinin düzenlendiği, meydana gelen kamu zararının 2004 sayılı İcra İflas Kanunu hükümleri uyarınca tahsili yoluna gidilmesi gerekirken, davacı şirketin idare nezdindeki hak ve alacaklarında kesinti yapılmak suretiyle giderilmesinin mümkün olmadığı, takasın söz konusu olması için tarafların birbirlerine karşı aynı zamanda hem alacaklı hem de borçlu olması gerektiği, henüz doğmamış alacakların takas edilemeyeceği, olayda takasa ilişkin yasal şartlar bulunmadığı, kesinleşen Danıştay kararı da dikkate alındığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Asıl ve birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde:a. Kamu zararının bulunduğunun sayıştay raporu ile belirlendiğini ve sabit olduğunu, b.Bilirkişilerin yalnızca Sayıştay raporunu incelediğini ortaya çıkan zarar ile ilgili bir belirleme yapmadığını beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan haksız yere kesilen hak ediş alacağı istemine ilişkindir. Dairemizin hükmüne uyulan 13.02.2017 tarihli 2016/43 66... /533 K sayılı ilamında açık ve anlaşılır olarak belirtildiği gibi, taraflar arasında 17.10.2006 tarihli 2006/96874 ihale nolu ve 30.09.2014 tarihli 2006/134301 ihale nolu hizmet alımına ilişkin sözleşmelerin imzalandığı, daha sonra da yine hizmet alımına ilişkin 30.09.2014 tarihli 2014/56906 ihale nolu ve 15.10.2014 tarihli 2014/87636 ihale nolu sözleşmelerin imzalandığı, uyuşmazlığın 2006 yılında imzalanan sözleşmelere ilişkin yüklenici hakedişlerinden kesilmesi gerekli cezaların kesilmediğinin Sayıştay raporu ile tespitinden sonra, belirlenen bu bedellerin 2014 yılında imzalanan sözleşmelere ilişkin düzenlenen hakediş bedellerinden kesilmesinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle olayda, özel hukuk hükümlerine tâbi sözleşmelerin bulunduğu kabul edilerek davanın esasının bu sözleşmenin hükümlerinin incelenerek sonuçlandırılması gerekir. Önceki aşamalarda gerçekleşen işlemler idari nitelikte olsa bile, ortada, bir karşı tarafın katılımıyla oluşmuş ve özel hukuk alanında sonuçlar doğuran bir işlem; bir sözleşme varsa, artık bir idari işlemden söz edilemez (HGK-21.03.2001 gün ve 19/257-285 sayılı kararı). Bu durumda mahkemece işin esasına girilip, sözleşme hükümleri değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekir. Sözleşmeden kaynaklandığı iddia edilen zararın kamu zararı olarak adlandırılması uyuşmazlığın sözleşmeden bağımsız olarak çözümleneceği anlamına gelmeyeceğinden ihtilafın bozma ilamında açıklandığı şekilde esasının sözleşme hükümleri kapsamında incelenerek davalının yaptığı kesintinin sözleşme hükümlerine göre mümkün ve haklı olup olmadığının değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bozma ilamına aykırı ve olaya uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Temyiz olunan, mahkeme kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,Dosyanın kararı veren mahkemesine gönderilmesine,Karara karşı 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.