Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, ticari satımdan kaynaklı inşaat demiri faturası alacağının tahsili amacıyla açılan itirazın iptali davası.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının inşaat demiri satışından kaynaklanan ticari alacakları için başlattığı icra takibine davalının yaptığı itirazın iptali davasını ele almaktadır. Davacı, kesilen faturalara rağmen davalının 412.998 TL bakiye borcunu ödemeyip icra takibine haksız yere itiraz ettiğini ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Davalı ise borcun mevcut olmadığını, takibin kötü niyetli olduğunu ve kendisi lehine tazminat talebinde bulunmuştur. Yürütülen yargılama sonucunda hazırlanan bilirkişi raporu, tarafların ticari defterlerini inceleyerek davacının davalıdan 412.998,75 TL alacaklı olduğunu tespit etmiş ve icra takibine yapılan itirazın iptaliyle takibin devam etmesi gerektiği yönünde görüş bildirmiştir.

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/828 Esas - 2026/247

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C
ANKARA
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
ESAS NO : 2025/828
KARAR NO : 2026/247
....
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/11/2025
KARAR TARİHİ : 02/04/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 28/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında yürütülen ticari ilişki ve sözleşme çerçevesinde, müvekkili tarafından 24.05.2025 tarihli, 709.458,75 TL tutarlı; 12.06.2025 tarihli, 3.540,00-TL tutarlı inşaat demiri içerikli e faturalar düzenlendiğini, taraflar arasında kararlaştırıldığı ve faturalarda yazıldığı üzere ilk faturanın vade tarihinin 25.07.2025, ikinci faturanın vade tarihi 12.06.2025 olarak belirlendiğini ayrıca zamanında ödenmeyen tutarlara aylık %5 + KDV vade farkı uygulanacağının karara bağlandığını, bu hükmün faturaya da açıkça işlendiğini, müvekkili firmanın, Türk Ticaret Kanunu m.18/II ve m.20 hükümleri gereğince basiretli tacir gibi davrandığını edimini eksiksiz ve süresinde ifa ettiğini, buna rağmen davalı tarafın borcunu vadesinde ödemediğini, bu nedenle davalıya .... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderildiğini, ihtarname içeriğinde davalının temerrüde düşürüldüğünü, 412.998 TL bakiye fatura bedelinin vade farkı ve faizi ile birlikte üç gün içinde ödenmesi gerektiğini aksi halde yasal yollara başvurulacağının açıkça belirtildiğini, ancak davalının bu ihtara cevap vermediği ve/veya itiraz etmediği gibi borcunu da ödemediğini, müvekkilinin alacağının tahsili için ... Esas sayılı dosyası ile genel haciz yolu ile icra takibi başlattığını, davalının ise haksız ve dayanaksız bir şekilde hiçbir gerekçe göstermeksizin borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, müvekkilinin alacağının sözleşme, e fatura, e irsaliye, ihtarname vs ticari kayıtlarla sabit olup, davalının itirazının açıkça kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin alacağının likit, muaccel ve belgelerle sabit olduğunu, davalı borçlunun hem temerrüde düştüğünü hem de alacağın tahsilini zorlaştıracak ve engelleyecek nitelikte davranışlar sergilediğini, bu itibarla, alacağın tahsilinin güvence altına alınabilmesi için teminatsız olarak (mahkeme aksi kanaatte ise uygun teminat karşılığında) ihtiyati haciz ve tedbir kararı verilmesini, ....Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 412.998 TL yönünden iptaliyle takibin devamına, davalının itirazının kötü niyetli olması nedeniyle, İcra ve İflas Kanunu m. 67/2 uyarınca % 20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcu olmadığını, bu nedenle borca faize ve tüm ferilerine itiraz edilerek huzurdaki dava konusu borcun kabul edilmediğini, müvekkili şirketin davacıya herhangi borcu bulunmayıp yapılan icra takibinin tamamen dayanaksız ve haksız olduğunu, ayrıca kötüniyet tazminatı İİK gereğince haksız takip başlatan alacaklıdan borçlunun talep edebileceği bir tazminat olduğunu, dolayısıyla yapılan itiraz haklı ve yerinde olup bilakis yapılan icra takibinin kötüniyetli olduğunu, bu nedenle asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, haksız davanın reddine, haksız takip nedeniyle asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, faturadan kaynaklı alacak istemiyle başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce aldırılan 02/03/2026 tarihli bilirkişi raporunda; davacı tarafından davalı şirkete toplam 712.998,75 TL fatura düzenlendiği ve faturaların taraf ticari defterlerine işlenmiş olduğu, davacı tarafından ürün teslimi (İnşaat Demiri) davalı şirkete e- irsaliye ile ....a teslim edilmiş olduğu, davalı tarafından davacı şirkete 200.000,00 TL Banka havalesi ve 100.000,00 TL Kredi Kartı ile toplam 300.000,00 TL ödeme yapılmış olduğu, davacının takip tarihi itibariyle davalı şirketten 412.998,75 alacaklı gözükmekle birlikte, takibi 412.998,00 TL üzerinden başlatmış olduğu, davalı şirketin takibe itirazının 412.998,00 TL üzerinden iptali ile takibin bu tutar üzerinden devamına karar verilmesi ile davacı icra inkâr tazminatı talebinin mahkemenin takdirinde olduğu tespit edilmiştir.
Toplanan deliler ve tüm dosya kapsamında yapılan inceleme sonucu,tarafların ticari defter ve kayıtlarında yapılan inceleme sonucu denetime ve hüküm kurmaya elverişli görülen bilirkişi raporuna göre,taralar arasındaki inkar edilmeyen ticari ilişki ,sözleşme, kısmi ödeme ve davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı defterinde kayıtlı olmasına göre davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 412.998,00 TL alacağının bulunduğu,davalı tarafça ödemeye ilişkin bir belge sunulmadığı,davalının faturaları kabul ederek defterine işlediği ve faturalara süresinde itiraz etmediği, taraf defterlerinden de anlaşıldığı üzere davacının alacağının sabit olduğu, haksız görülen itiraza binaen davacı yararına icra inkar tazminatı verilmesi de gerektiği anlaşıldığından davanın kabulü ile, davalı borçlunun ..... Esas sayılı dosyasında 412.998,00 TL üzerinden itirazının iptaline , takibin devamına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın kabulü ile, davalı borçlunun ....Esas sayılı dosyasında 412.998,00 TL üzerinden itirazının iptaline , takibin devamına ,
Alacak likit ve itiraz haksız olmakla hükmolunan meblağın %20 'si oranıda hesaplanan 82.599,60 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
İş bu dava nedeniyle alınması gerekli 28.211,89 TL harçtan 4.665,94 TL peşin harcın mahsubu ile kalan 23.545,95 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yapılan 205,00 TL posta ve tebligat gideri, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti, dava açılırken ödenen 5.281,34 TL yargılama harcı olmak üzere toplam 13.486,34 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 66.079,68 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde .... İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
02/04/2026
..... ¸e-imzalıdır.