Danıştay 5. Daire, FETÖ/PDY iltisakı nedeniyle kamu görevinden çıkarılan davacının ardışık arama tespitleri sonrası temyiz başvurusunu reddederek bölge idare mahkemesi kararını onadı.
Özet: Kamu görevinden FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatı gerekçesiyle çıkarılan davacının, hakkında kesinleşmemiş mahkumiyet kararı bulunduğu, masumiyet karinesinin ihlal edildiği ve somut delil sunulmadığı iddialarıyla başvurduğu temyizde, her ne kadar kesinleşmemiş mahkumiyet kararı masumiyet karinesince tek başına değerlendirilemese de, Yargıtay kriterlerine uygun ardışık ankesörlü telefon aramaları ve örgütle irtibatlı diğer kişilerle bağlantıları gibi ceza yargılamasından elde edilen delillerin davacının FETÖ/PDY ile iltisakını gösterdiği kabul edilerek, kamu görevinden çıkarılma işleminin hukuka uygun olduğu sonucuna varılmış ve temyiz istemi reddedilmiştir.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2025/15119 E.  ,  2025/11162 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/15119
Karar No : 2025/11162
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi gereğince kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Temyize konu kararın usule, yasaya aykırı ve gerekçesiz olduğu, hakkında verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmediği, Yargıtay aşamasında olduğu, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat, iltisak veya mensubiyetinin söz konusu olmadığı, FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatı bulunduğunu gösteren somut delil sunulmadığı, ByLock programını kullanmadığı, Bank Asya'da hesabının bulunmadığı, ankesörlü telefonlarda gerçekleştirilen aramalarda aleyhine tespitte bulunmadığı Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de; davacının mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi "masumiyet karinesi" gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte, anılan ceza yargılamasından elde edilen delil ve tespitlerin davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı ve iltisakı noktasında değerlendirilebileceği açıktır.
Bu itibarla, davacı hakkında, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı dosyasında yer alan; "...Sanık Mesut Bağlan'ın 2009-2011 yılları arasında Balıkesir Astsubay Meslek Yüksek okulunda eğitim gördüğü, akabinde 1 sene Balıkesir ilinde sınıf okulunda eğitim gördüğü, sonrasında 2012 yılında kura ile Tekirdağ ili Çerkezköy ilçesine atandığı ve 2012-2015 yılları arasında burada görev yaptığı, sonrasında ise 2015 yılında Hakkari ili Şemdinli ilçesine atandığı ve 2015-2017 yılları arasında burada görev yaptığı ve en son ise 2017 yılı atamaları ile Kıbrıs'a atandığı,
Sanık hakkında Balıkesir, Tekirdağ ve Hakkari Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından yürütülen soruşturmalar kapsamında tespit edilen verilere göre, sanığın Balıkesir ilinden 07/01/2012 ve 08/01/2012 tarihlerinde kendisi gibi asker olan Y.Ç. ve M.N.Ö. isimli kişiler ile ardışık olarak arandığı, yine Tekirdağ ilinden 01/09/2012 tarihinde kendisi gibi asker olan H.H.Ç. isimli şahıs ile ardışık olarak arandığı, yine Hakkari ilinde ise herhangi bir arama kaydının olmadığı... sanığın ardışık aramasında gözüken H.H.Ç. hakkında UYAP Örgütlü Suçlar Bilgi Bankasında yapılan araştırmada, H.H.Ç. isimli şahıs hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından İddianame düzenlendiği... söz konusu iddianame anlatımına göre H.H.Ç.'in sabit (ankesörlü) hatlardan arandığı ve yine sohbetlere gittiğine dair beyan olduğu, ... 01/09/2012 tarihindeki aramanın Yargıtay'ın yapılan aramaların 'Ardışık Arama' kabul edilebilmesiyle ilgili ortaya koyduğu kriterleri taşıdığı..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 20/10/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.