10. Asliye Ticaret Mahkemesinin, internette yayınlanan "kan donduran skandal" başlıklı haberle tüzel kişilik haklarına saldırının tespiti istemli davanın gerekçeli karar başlangıcı.
Özet: Bir şirket, internet haber sitesinde yayınlanan "Kan Donduran Skandal" başlıklı haberin, Sağlık Bakanlığı tarafından tıbbi bir mağduriyetin oluşmadığı belirlenmesine karşın, gerçeği yansıtmadığı ve kişilik haklarına hukuka aykırı bir saldırı teşkil ettiği iddiasıyla bu saldırının tespitini ve durdurulmasını talep etmektedir; davalı haber sitesi ise, söz konusu haberin dava açılmadan önce yayından kaldırıldığını, görünür gerçekliğe uygun olduğunu, kamu yararı doğrultusunda ve basın özgürlüğü kapsamında yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/815 Esas - 2025/629
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM KURMAYA YETKİLİ T.C. ...10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARARESAS NO : 2024/815 EsasKARAR NO : 2025/629 HAKİM : ...KATİP :...DAVACI : .... VEKİLLERİ : Av. .... Av.....DAVALI : ......VEKİLLERİ : Av... Av...DAVA : TespitDAVA TARİHİ : 26/11/2021KARAR TARİHİ : 07/10/2025KARAR YAZIM TARİHİ : 07/11/2025 ... 36. Asliye Hukuk Mahkemesinin 24/05/2022 tarih ve 2021/1019 Esas, 2022/288 Karar sayılı Görevsizlik kararı ile Mahkememize gönderilen dosya yukarıda belirtilen sıraya kaydı yapılmış olup, yapılan yargılama sonunda dosya incelendi;DAVA:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, davalı şirket tarafından 23/04/2018 tarihinde "Kan Donduran Skandal" adı ile halen internet sitesinde erişilebilir vaziyette olan haberin metin olarak yayınlandığını, haberin başlığının Kan Donduran Skandal şeklinde atıldığını ancak Sağlık Bakanlığı tarafından, İl Sağlık Müdürlüğünün 59087240-202.04 sayılı idari yazıda "... ... isimli şahsın şikayetine ilişkin olarak UKOK tarafından merkezden istenen bilgi ve belgeler incelendiğinde herhangi bir üremenin olmadığı ve kanın merkez tarafından saklanmaya devam edildiği bilgisine ulaşıldığından tıbbi açıdan bir mağduriyetin oluşmadığı anlaşılmaktadır" bilgisine yer verildiğini, bu nedenle ortada hiçbir yanlışlık, hiçbir mağduriyet bulunmadığını, gerekli merciler tarafından yapılan inceleme sonucunda da tıbbı bir problem olmadığı belirtilmesine rağmen davalı şirketin kötü niyetli atılan başlık ve faaliyetlerin devam etmesine rağmen faaliyetler durdurulduğuna ilişkin alt başlığın gerçeği yansıtmayan kötü niyetli olması nedeniyle müvekkilinin tüzel kişilik haklarına hukuka aykırı saldırı teşkil ettiğini, bu nedenle maddi ve manevi ile munzam zarara ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla saldırının hukuka aykırılığının tespiti ile saldırının durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu haberin dava açılmadan daha önce yayından kaldırıldığını, davacının bu davayı açmakta hukuki menfaati bulunmadığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, haberin yayından kaldırılmasının Sulh Ceza Mahkemesinin görev alanına girdiğini, dava konusu haberin görünür gerçekliğe uygun olduğunu, dava konusu olayın bir çok haber medyasında yayınlandığını ve adli mercilere yansıdığını, gazetecilerin maddi gerçeği araştırma ve ortaya çıkarma yükümlülüğü bulunmadığını, Sağlık Bakanlığı ve Savcılık makamlarınca gerekli tahkikatların yapıldığını, haberin kamu yararına yönelik yapıldığını, görünen gerçeklerin kamuoyuna sunulduğunu, haberin basın özgürlüğü kapsamında yapıldığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/106300 soruşturma sayılı dosyası UYAP üzerinden istenilerek incelenmiş ve sureti dosyaya kazandırılmıştır. Sağlık Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davacı ... Bankası Sağlık Hizmetleri İç ve Dış Ticaret Anonim Şirketi hakkında, ... ... isimli kişinin şikayeti hakkında tüm bilgi ve belgeler istenilerek incelenmiş ve dosyaya kazandırılmıştır. Dava konusu 23/04/2018 tarihinde gazete internet sitesinden yapılan haberle ilgili görsellerin, haber içeriğinin tespit edilmesi için dosya bilgisayar mühendisi bilirkişiye tevdi edilerek, alınan 24/07/2025 tarihli raporda özetle; ilgili haberin 23.04.2018 tarihinde saat 21.41'te yayımlandığını, 24.05.2018 tarihinde saat 15:37'de güncellendiğini, habere ilişkin ekran görüntülerini içeren tespit takdiri mahkemeye ait olmak üzere 3 (Üç) nüsha şeklinde 7 (Yedi) sayfadan ibaret olarak dosyaya sunulduğu yönünde görüş ve kanaatini bildirmiştir. DELİL DEĞERLENDİRME VE HUKUKİ GEREKÇE:Davacı şirket, davalı şirketin internet haber sitesinde 23/04/2018 tarihinde Kan donduran skandal başlığı ile yayınladığı haberin gerçeği yansıtmadığını, hatalı bilgilerin ısrarla erişime açık tutulması nedeni ile kişilik haklarına saldırı niteliği taşıdığını saldırının hukuka aykırılığının tespitini ve saldırının durdurulmasını talep etmiştir. Davalı ise dava konusu edilen yayının 26/01/2021 tarihinde yayından kaldırıldığını, dava konusu haberin görünür gerçekliğe uygun olduğunu, dava konusu haberde bahsi geçen olaya ilişkin sağlık bakanlığı nezdinde tahkikat yapıldığını, haberin verilişinde kamu yararının olduğunu, haberin güncel olduğunu, basın özgürlüğü kapsamında değerlendirme yapılması gerektiğini bildirmiştir. Dava; TMK 24 ve 25 maddesine dayanılarak açılan kişilik hakkında saldırının tespiti davasıdır. Uyuşmazlık; Davalı şirketin gazetecilik internet sitesinde çıkan haberin davacı şirketin kişilik haklarını ihlal edip etmediği hususundadır.Dosya görevsizlikle mahkememize gelmiş olup, her iki tarafta tacir olduğundan , yayın her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili olduğundan mahkememiz görevli olduğundan yargılamaya devam olunmuştur. TMK 24 maddesinde '' Hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse, hakimden, saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir. Kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça, kişilik haklarına yapılan her saldırı hukuka aykırıdır.'' şeklinde düzenlenmiştir.TMK 25 maddesinde '' Davacı, hakimden saldırı tehlikesinin önlenmesini, sürmekte olan saldırıya son verilmesini, sona ermiş olsa bile etkileri devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespitini isteyebilir'' şeklinde düzenlenmiştir. Dosya kapsamındaki belgelerden olay nedeni ile davacı şirket hakkında İl sağlık Müdürlüğüne ... çiftinin yaptığı CİMER başvuru sonrası incelemeler yapıldığı, ... ... isimli şahsın şikayetine ilişkin olarak UKOK tarafından merkezden istenen bilgi ve belgeler incelendiğinde herhangi bir üremenin olmadığı, kanın merkez tarafından saklanmaya devam edildiği, tıbbi açıdan bir mağduriyetin olmadığı belirtilmiştir. Yine dosya kapsamında bulunan 30/11/2016 takipsizlik kararı incelendiğinde müşteki ... ...'ın habere konu olay ile ilgili şikayetçi olduğu, şirket yetkilileri hakkında şirketin kana mantar bulaştırması, bilgi vermemesi, test sonuçlarını karıştırması, kordon kanı saklama işlemlerinde gerekli dikkat ve özeni göstermemesi gibi sorunların sözleşmesel nitelikte olduğu, haberleşmenin gizliliğini ihlal verileri hukuka aykırı olarak verme, dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarının oluşmadığından takipsizlik kararı verildiği anlaşılmıştır. Dava konusu haber bilirkişi aracılığı ile dosyaya kazandırılmıştır ve mahkemece incelenmiştir. Haberin içeriği ... soy isimli çiftin yenidoğan çocuklarına ait kordon kanını saklamak üzere davacı şirket ile yaptıkları sözleşme sonrası çifte kordon kanına mantar bulaştığı davacı şirket yetkilileri tarafından söylenmesi sonrası, çiftin şikayet süreci ile ilgilidir. Haberin başlığının kan donduran skandal başlığı ile verildiği, haberin içeriğinde sağlık bakanlığının yaptığı inceleme sonrası bebeğe ait kordon kanının sağlıklı ve kullanılabilir durumda olduğu yönünde rapor verildiğinden bahsedildiği, savcılıkta yürütülen bir soruşturma olduğundan bahsedildiği, yine haberde davacı şirketin açıklamalarına da yer verildiği görülmüştür. Dava konusu haberin 23/04/2018 tarihinde internet sitesinde yayınlandığı, davaya konu kordon kanı alınması olayının 05/05/2016 tarihinde gerçekleştiği, dava dışı ... ... isimli şahsın şikayeti üzerine Sağlık Bakanlığınca inceleme yapıldığı, kanda herhangi bir üremenin olmadığı, kanın merkez tarafından saklanmaya devam edildiği, tıbbi açıdan bir mağduriyetin olmadığı belirtildiği, davalı şirketinde haberin içeriğinden anlaşıldığı üzere bu rapordan haberdar olduğu, yine ... ...'ın şikayetleri üzerine 30/11/2016 tarihinde şirket yetkilileri hakkında takipsizlik kararı verilmesine rağmen, 23/04/2018 tarihinde haberin içeriğine uygun olmayacak şekilde '' kan dondurucu skandal'' şeklinde başlık atarak davacı şirket hakkında haber yapıldığı, yine davacı şirket tarafından 18/05/2018 tarihli ihtarname ile şikayet üzerine devam eden süreç açıklanarak haberin kaldırılması istenilmiş ise de, ihtar üzerine haberin kaldırılmadığı davalının cevap dilekçesinde de belirttiği üzere 26/01/2021 tarihinde ... ...'ın talebi üzerine haberin kaldırıldığı anlaşılmaktadır. Dosya kapsamındaki tüm belgeler bir arada değerlendirildiğinde; dava konusu haberin kordon kanı alımının gerçekleştiği 05/05/2016 tarihinden sonra 23/04/2018 tarihinde yer verildiği, haberin yayınlandığı tarih itibari ile sağlık bakanlığının alınan kordon kanında üreme olmadığı, kanın merkez tarafından saklanmaya devam edildiği, tıbbi açıdan bir mağduriyetin olmadığı yönünde tespit olmasına rağmen, haberin içeriğine uygun olmayan şekilde kan donduran skandal şeklinde başlık atarak davacının itibarını ve güvenilirliğini zedeler nitelikte kişilik haklarına saldırı mahiyetinde yayında bulunduğu, yargılama aşamasında haber kaldırılmış ise de; TMK 25 maddesi kapsamında sona ermiş olsa bile etkileri devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespiti istenebileceğinden davacının talebi yerinde görülmekle, haberin davacı şirketin kişilik haklarına saldırı niteliği taşıdığının tespitine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre;1.-Davanın KISMEN KABULÜNE; Davalı şirketin internet sitesinde ''...." linkinden 23/04/2018 tarihinde Kan donduran Skandal şeklinde davacı şirket hakkında yapılan haberin davacı şirketin kişilik haklarına saldırı niteliği taşıdığının tespitine, 2.-Dava konusu yayın internet sitesinden kaldırıldığından saldırının önlenmesi talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 3.-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 615,40TL maktu karar ve ilam harcın, peşin alınan 54,40 TL'nin mahsubu ile noksan olan 561,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,4.-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davacı yararına hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine,5.-Davacı tarafça yatırılan 54,40 TL başvurma harcı, 54,40 TL peşin harç olmak üzere toplamı 108,80 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,6.-Davacı tarafından yapılan 2.615,50 TL tebligat/posta/müzekkere masrafı ve bilirkişi ücreti yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7.-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/10/2025 Katip ...¸ Hakim ... ¸ *Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.