Danıştay 5. Daire, 675 sayılı KHK ile ihraç edilen kamu görevlisinin ceza yargılaması beyanları ile FETÖ/PDY iltisak ve irtibatı tespiti üzerine göreve iade talebinin reddini onadı.
Özet: Kamu görevinden çıkarılan bir personelin göreve iade talebinin reddine ilişkin işlemin iptali için açtığı davanın, idare ve bölge idare mahkemelerince reddedilmesinin ardından, yüksek mahkeme, davacının savunmalarına rağmen, kendi ceza yargılamasındaki ifadeleri ve diğer tespitler ışığında silahlı terör örgütüyle iltisak ve irtibatının bulunduğuna kanaat getirerek, idare ve bölge idare mahkemelerinin kararını hukuka uygun bulmuş ve davanın reddi kararını onamıştır.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2022/4505 E.  ,  2025/8575 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/4505
Karar No : 2025/8575
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı - ...
Vekilleri : Hukuk Müşaviri...Hukuk Müşaviri ...
İstemin Özeti : 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin... tarih ve... sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolundaki ...İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin dayanaktan yoksun ve hukuka aykırı olduğu, Bank Asya'yı faizsiz bankacılık hizmeti nedeniyle tercih ettiği ve söz konusu hesaba bedelli askerlik yapmak amacıyla para yatırdığı, yasal olarak faaliyet gösteren sendikaya üyeliğinin terör örgütü ile irtibat veya iltisak olarak değerlendirilemeyeceği, ceza yargılaması sonucunda verilen mahkumiyet kararının kesinleşmediği, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümlerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması sonucunda verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...Sanığın bozma öncesi aşamalarda alınan beyanında özetle; ''...bu yapıyla ilk defa Lise son sınıfta arkadaşları aracılığı ile tanıştığını, üniversiteyi kazandıktan sonra maddi imkansızlıklar ve İstanbul'u bilmediğinden yapının o zamanki samimiyetine inandığından 5 yıla yakın 2002-2007 yılları arasında evlerinde kaldığını, öğrenciliğin son iki yılı arkadaşlarıyla beraber özel eve çıktıklarını, her ne kadar ayrılsa da telefon aracılığı ile kendisini yemeklere davet ettiklerini, bu davetlerin Antalya'da çalıştığı süre zarfında da devam ettiğini, ... ismindeki şahısla belirli periyotlarda görüştüğünü, sohbet ve yemek ortamı olduğunu, en son Bahçesaray'a atandıktan 4-5 ay sonra bilmediği bir numaradan kendisini arayıp niye haber vermedin gibi bir şeyler sorduklarını, kendisini de bir şekilde geçiştirip telefonu kapattığını,...son 1 yıldır bu yapıdaki kişilerle görüşmediğini, bir dönem ufuk sağlık sen isimli sendikaya üye olduğunu, daha sonra üyelikten çıktığını,...'' şeklinde beyanda bulunduğu,..." şeklindeki tespitler, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 10/07/2025 tarihinde esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla, kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Dava konusu işlemde, davacının Ufuk Sağlık Sendikasına Mayıs 2014-Mart 2016 dönemi arasında toplam 23 ay süreyle üyeliğinin bulunduğu, Bank Asya'da açılmış hesabının bulunduğu ve buradaki hesap bakiyesi 31/12/2013 tarihinde 0,00-TL iken, 11/09/2014 tarihinde 25.104,88-TL tutarlı 45 günlük katılım hesabı açtığı tespitlerine yer verilmiştir
FETÖ/PDY'nin faaliyetleri içinde çok önemli bir yer tutan dershanelerin kapatılmasıyla ilgili olarak kamuoyunda yaşanan tartışmaların yoğunlaştığı süreçte ilk olarak 01/03/2012 tarihinde Aktif Eğitimciler Sendikasının kurulduğu, daha sonra 14/01/2014 tarihinde Ufuk Tarım-Orman Sen, Ufuk Enerji Sen, Ufuk Sağlık Sen, Ufuk Büro Sen ve Ufuk Yerel Sen, Ufuk Ulaştırma Sen, Ufuk Haber Sen, Ufuk Kültür Sen ve Ufuk Bayındır Sen isimli sendikaların kurulduğu, ayrıca konfederasyon yapılanmasına gidilerek bünyesinde anılan sendikaların ve Aktif Eğitimciler Sendikasının bulunduğu Cihan Sendikalar Konfederasyonu'nun (Cihan-Sen) 21/02/2014 tarihinde kurulduğu, ancak her ne kadar aynı Konfederasyon bünyesinde yer alsalar da Aktif Eğitimciler Sendikasının kurulduğu tarihten itibaren yaklaşık dokuz ay içerisinde üye sayısını otuz beş bine kadar çıkardığı ve FETÖ/PDY terör örgütüne destek olmak amacıyla sendikal faaliyet kapsamını aşan faaliyetlerde bulunduğu dikkate alındığında, yukarıda bahsedilen diğer sendikalarla eşdeğer olarak nitelendirilmesine imkan bulunmadığı ve ayrı bir değerlendirmeye tabi tutulması gerektiği açıktır.
Bakılan uyuşmazlıkta, sendikanın kapatılmasından önce, Mart 2016 tarihinde istifa etmek suretiyle sendika üyeliğini sonlandıran davacının, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Ufuk Sağlık Sendikasına üyeliğinin tek başına davacının örgütle irtibatlı veya iltisaklı olarak değerlendirilebilmesi için yeterli olmadığı, nitekim davacının örgütsel amaçla sendikaya üye olduğuna, anılan Sendikaya üyelik dışında yöneticilik, temsilcilik gibi idari bir görevde bulunduğuna ve sendikanın protesto vb. etkinliklerine katıldığına ilişkin bir bilgi veya belgenin de dosyaya sunulmadığı, bu nedenle davacının sendika üyeliğinin FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibat ve iltisak kapsamında değerlendirilemeyeceği kanaatine varılmıştır.
Bu itibarla, söz konusu Sendika üyeliğinin davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakına ilişkin aleyhine delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmamakla birlikte, davacı hakkındaki diğer tespitlerin irtibat ve iltisak için yeterli olacağı gerekçesiyle çoğunluk kararının bu kısmına gerekçe yönünden katılmıyoruz.