Danıştay 5. Daire, 375 sayılı KHKnın 35/b maddesi uyarınca FETÖ/PDY iltisakı nedeniyle kamu görevinden çıkarma işlemine ilişkin temyiz başvurusunu reddederek, masumiyet karinesi kapsamında delilleri değerlendirmiştir.
Özet: FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatı gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılan davacının, bu işleme karşı açtığı iptal davasının reddi kararının istinafta onanması üzerine Danıştaya yaptığı temyiz başvurusunda, mahkemece davacının FETÖ/PDY üyeliğinden mahkumiyet kararı bulunduğu ve UYAP kayıtlarından elde edilen, askeri öğrenciyken örgütün "abi" olarak tabir ettiği kişilerce yönlendirildiği, örgüt evlerinde toplantılara katılıp Fethullah Gülene ait kitapları okuduğuna dair tanık beyanlarının bulunduğu tespit edilerek, davacının örgütle yapısal bir bağlantısı olduğu sonucuna varılarak temyiz istemi reddedilmiştir.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2022/15901 E.  ,  2025/8792 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/15901
Karar No : 2025/8792
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ...
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkındaki FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yürütülen ceza yargılamasının devam ettiği, Mahkemelerce eksik inceleme suretiyle karar verildiği, ankesörlü hat aramasına ilişkin olarak kim tarafından ne maksatla ve kaç kere arandığını ifade ettiği, kişinin kendisiyle tanışma isteğini şüpheli bulması üzerine aramalarına cevap vermediği, hakkındaki tanık beyanının gerçeği yansıtmadığı, hakkında somut bilgi, belge veya delilin mevcut olmadığı, hakkındaki ceza yargılamasının gerekçe gösterilmesiyle adil yargılanma hakkının ve masumiyet karinesinin ihlal edildiği, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi:...
Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Bununla birlikte, her ne kadar İdare Mahkemesi kararında, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hakkında devam eden kovuşturma bilgisine yer verildiği görülmüş ise de, masumiyet karinesi ilkesi gereği devam eden kovuşturma bilgisinin, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, idari yargı mercilerince ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla, davacı hakkında yürütülen ceza yargılamasında,... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçundan mahkumiyetine karar verildiği ve yargılamanın devam ettiği anlaşılmıştır.
Öte yandan, UYAP Örgütlü Suçlar Bilgi Bankası üzerinde yapılan araştırma neticesinde; şüpheli A. K. Hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ... tarih ve Soruşturma No:..., Esas No:..., İddianame No:... sayılı iddianame içeriğinde; "... 2011-2012 eğitim dönemi başında örgüt içerisinde doktor olarak görev yaptığını bildiğim Kadir kod isimli şahıs bana ilgilenmem için iki tane Kara Harp Okulu öğrencisi verdi. Bunlar A., ... isimli şahıslardı. Bu öğrenciler ile ortalama ayda bir ... kod isimli şahsın belirlediği örgüt içerisinde esnaflara ait olduğunu düşündüğüm evde görüşür, kısa süreli sohbet eder, Fetullah GÜLEN'e ait kitaptan kısa bölüm okur ayrılırdık. Bunlar ile ilgili ... kod isimli şahsa gelip gelmedikleri hakkında bilgi verirdim. ... kod isimli şahıs bu öğrenciler ile ilgilendiğim zaman bir takım tedbirlerden bahsetmişti.
...2013 yılı Haziran ayı gibi ifademin önceki kısmında belirttiğim A., ... isimli Kara Okulu öğrencileri mezun oldu, ... kod isimli şahıs bunları benden aldı, kime devir etti bilmiyorum. Bu öğrencileri bir daha da görmedim..." yolunda tespitlere yer verildiği görülmüştür. UYAP Örgütlü Suçlar Bilgi Bankası üzerinden elde edilen tespitler dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 15/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.