Danıştay, FETÖ/PDY iltisakı nedeniyle kamu görevinden çıkarılan personelin, ceza yargılamasında beraat etse dahi idari yargının kendi delil değerlendirmesiyle sabit irtibatını yeterli görerek temyizini reddetti.
Özet: Danıştay, FETÖ/PDY ile iltisak veya irtibat gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılan davacının, ceza yargılamasında etkin pişmanlık kapsamında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olsa dahi, idari yargının ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, dava dosyasındaki tespitler ve davacının kendi beyanları dahil olmak üzere tüm deliller ışığında örgütle uzun süreli ve yapısal bağlantısını ortaya koyması nedeniyle kamu görevinden çıkarma işleminin hukuka uygun olduğuna karar vererek, davacının temyiz talebini reddetmiş ve alt mahkeme kararını onamıştır.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2022/15616 E.  ,  2025/8783 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/15616
Karar No : 2025/8783
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ......Bakanlığı / ...
Vekili : Av....
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ...sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ ile ne şekilde ve nasıl irtibat halinde olduğunu açıkça anlattığı ancak suç oluşturacak hiçbir faaliyetinin bulunmadığı, FETÖ/PDY terör örgütüne üye olma suçlamasıyla hakkında yapılan yargılama neticesinde ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği, ceza yargılamasında ceza almamasına rağmen kamu görevinden çıkarılmasının hakkaniyete aykırı olduğu ve kazanılmış hak ilkesinin ihlali anlamına geldiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Öte yandan, her ne kadar İdare Mahkemesi kararında, davacının "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçundan etkin pişmanlık kapsamında ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği belirtilmiş ise de, masumiyet karinesi ilkesi gereği ceza verilmesine yer olmadığına dair kararın, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, idari yargı mercilerince ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır.
Bu itibarla, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen,.... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararında yer alan; "... sanığın ortaokul ve lise dönemlerinde örgüte ait evlere gittiğini, Hava Savunma Meslek Yüksekokulunu kazandıktan sonra da örgütle irtibatının devam ettiğini, 2011 yılında Hava Savunma Meslek Yüksekokulundan mezun olduğunu, göreve başladığı süreçte de örgütle irtibatının devam ettiğini, 17-25 Aralık süreci ile bu yapının gerçek yüzünü gördüğünü, bu yapının devlete ve millete zarar verdiğini fark ettiğini, dersane olaylarından başlayarak 17-25 Aralık olaylarına kadar olan sürecin kendisini rahatsız etmesi nedeniyle görüşmelere gitmemeye başladığını, ancak örgüt mensuplarının kendisini yine sürekli olarak aradıklarını, bu aramaların bir kaçına cevap verdiğini ve buluşmak istemediğini söylediğini, kendisini sabit hatlardan arayan şahısların kendisinden sorumlu olan ... ve ... isimli şahıslar olduğunu, FETÖ silahlı terör örgütü ile ilgili olarak konumu itibariyle bildiklerini samimi bir şekilde anlattığını, bu yapılanmaya dini duygularının istismar edilmesi nedeniyle katıldığını, bu yapılanmanın terör örgütü yapılanması olduğunu bilseydi kesinlikle bu örgüt içerisinde bulunmayacağını, Hava Savunma Yüksekokuluna girmesi ile ilgili olarak FETÖ silahlı terör örgütünden hiçbir yardım almadığını beyan ettiği Sanık...'ün dosyada mevcut ardışık arama kayıtları, sanıkla ardışık aranma kayıtları bulunan Ş. K.'nun beyan ve teşhisi, sanığın etkin pişmanlık kapsamında vermiş olduğu samimi ikrar içeren beyanları ve tüm dosya kapsamı itibariyle sabit olduğu üzere askeri yüksekokula girmeden önce ortaokul ve lise yıllarında bu örgüt ile ilk bağlantısını kurduğu, kendisinden sorumlu abilerinin telkin ve yönlendirmeleri ile askeri sınavlara hazırlandığı ve askeri liseye girdiği, bu bağlantısını askeri okul öğrenciliği döneminde ve meslek yaşantısı içerisinde de devam ettirerek örgüt tabiri ile abi olarak nitelendirilen kendisinden sorumlu olan kişilerle periyodik aralıklarla örgüt lideri Fetullah Gülen'in kitaplarının okunup CD'lerinin izlendiği gizli örgütsel görüşmeler yaptığı..." tespitleri dikkate alındığında, etkin pişmanlıktan faydalanan davacının FETÖ ile iltisak ve irtibat düzeyindeki ilişkisinin kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 15/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.