Kooperatif üyeliğinin tespiti talebiyle açılan davada, "açık kapı ilkesi" ve kooperatifin sürdürülebilirliği arasındaki uyuşmazlığın temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki belge, bir elektrik kooperatifine üyelik başvurusunun kabul edilmemesine ilişkin bir uyuşmazlığı incelemektedir; davacı, kooperatif anasözleşmesindeki tüm şartları karşıladığını ve "açık kapı ilkesi" gereği üyeliğe kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerken, davalı kooperatif, amacının elektrik üreten ortakların ihtiyaçlarını karşılamak olduğunu ve sadece tüketim odaklı üyelerin kabulünün kooperatifin üretim-tüketim dengesini bozarak sürdürülebilirliğine zarar vereceğini iddia etmiştir; ilk derece ve istinaf mahkemeleri davacının üyeliğe kabul edilmesi gerektiğine karar vermiş, davalı kooperatif ise bu kararı, kooperatifin özel amacı ve üretim kapasitesinin korunması gerekliliği argümanlarıyla temyiz etmiştir.
6. Hukuk Dairesi         2025/3357 E.  ,  2026/734 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/1219 E., 2025/1410 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/719 E., 2024/200 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 29.06.2022 tarihinde noterden gönderdiği ihtar ile davalı kooperatife üyelik başvurusunda bulunduğunu ve üyelik payına düşen miktarı ödemeye hazır olduğunu bildirdiğini, Kooperatifler Kanunu'nun 8. maddesine göre bir ay içinde sonuçlandırılması gereken başvuru ile ilgili davalının herhangi bir bildirimde bulunmayarak başvuruyu zımnen reddettiğini, Kooperatifler Kanunu, davalı kooperatif Anasözleşmesi ve genel kurul kararlarına göre davacının kooperatife üye olma şartlarını taşıdığını ileri sürerek, davacının davalı kooperatife üye olarak kabul edilmesi gerektiğinin tespitine ve üyelik işlemlerinin tesisine dair icra edilebilir nitelikte bir karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı kooperatifin amacının üyelerinin elektrik ihtiyacını karşılamak olduğunu, bu amaçla enerji üretimi yapıldığını, çatısında güneş enerji panelleri bulunmayan, üretmeden, tüketmek için üyelik başvurusu yapan her gerçek ve tüzel kişinin üyelik başvurusunun kabul edilmesinin mevcuttaki üretim- tüketim dengesini bozacağını ve davalı kooperatife zarar vereceğini, davacının üyelik başvurusunun kabul edilmemesinde hukuka aykırı bir yan bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 1163 sayılı Kooperatif Kanunu'nun 8. maddesinde, kooperatif ortaklığına girmek için gerçek kişilerin medeni hakları kullanma yeterliliğine sahip olmaları gerektiği, ortak olmak isteyen gerçek ve tüzel kişilerin, kooperatif ana sözleşmesi hükümlerini bütün hak ve ödevleriyle birlikte kabul ettiklerini belirten bir yazı ile kooperatif yönetim kuruluna başvurmaları ve kooperatif, ortaklarına kendi varlığı dışında şahsi bir sorumluluk veya ek ödemeler yüklüyor ise ortak olmak isteğinin, bu yükümlerin yazılı olarak kabul edilmesi halinde değer taşıyacağı, Yönetim Kurulu'nun ortaklar ile ortak olmak için müracat edenlerin ana sözleşmede gösterilen ortaklık şartlarını taşıyıp taşımadıklarını araştırmak zorunda olduğu belirtilmiş olmakla davacının bu madde kapsamında ........... Noterliği'nden gönderdiği 29.06.2022 tarihli ihtarname ile davalı kooperatife üyelik başvurusunda bulunduğu, davalı kooperatifin ana sözleşmesinde kooperatife üyelik için kooperatif ile aynı dağıtım bölgesinde ve aynı tarife grubunda elektrik abonesi gerçek kişi veya tüzel kişi olunmasının şart koşulduğu, davacıya ait elektrik faturalarının incelenmesinde davacının davalı kooperatif ile aynı dağıtım bölgesinde ve aynı tarife grubunda yer aldığı, üyelik için Anasözleşmede aranan bütün şartları taşıdığı, davalı kooperatifin 27.05.2022 tarihli genel kurulunda alınan karar uyarınca davalı kooperatife üye olmasına engel bir durumun da olmadığı, üyeliğe kabul edilmemesinin açık kapı ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne davacının davalı kooperatife üyeliğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Kooperatifler Kanunu'nun 1. maddesinde kooperatiflerin değişir ortaklı ve değişir sermayeli kuruluşlar olduğu belirtilerek açık kapı ilkesi benimsenmiş ise de, bu ilkenin herkesin kooperatife koşulsuz üye olabileceği anlamına gelmediğini, davalı kooperatifin amacının sadece elektrik üretimi yapan ortakların elektrik ihtiyacını karşılamak olduğunu, üretim kapasitesi sabitken üretim yapmadan yalnızca tüketen kişilerin üyeliğe kabul edilmesi halinde kooperatifin sürdürülebilirliğinin zarar göreceğini, kooperatif yönetim kurulunun Anasözleşmedeki koşulları sağlamayan kişileri üyeliğe kabul etmeme yetkilerinin olduğunu, çatısında güneş enerji panelleri dahi bulunmadan üretmeden, tüketmek için üyelik başvurusu yapan her gerçek ve tüzel kişinin üyelik başvurusunun kabul edilmesinin kooperatifin amacına aykırı olacağını, davacının üyeliğe kabul edilmemesinde hukuka aykırı bir yan bulunmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kooperatif üyeliğinin tespiti istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.