Taşeronluk sözleşmesinden doğan imalat bedeli alacakları ile karşılıklı tazminat taleplerinde, harç eksikliği nedeniyle birleşen davanın temyiz reddi ve asıl davanın onanması.
Özet: Eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıkta, taşeronun imalat bedeli alacağı talebiyle açtığı asıl davanın, yüklenicinin taşeron adına tamamladığı iş bedeli alacağının daha fazla olduğu tespitiyle ilk derece ve istinaf mahkemelerince reddedilip temyizde onanmasına; birleşen davada yüklenicinin alacak talebinin kabul edilmesi ve taşeronun istinaf ile temyiz aşamalarında harç yatırmaması nedeniyle istinaf başvurusu yapılmamış sayılarak temyiz itirazlarının reddedilmesine karar verilerek, taşeronun alacak talepleri kesin olarak reddedilmiş, yüklenicinin alacak talebi ise kesinleşmiştir.
6. Hukuk Dairesi         2026/37 E.  ,  2026/465 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/15 E., 2023/90 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2014/506 E., 2022/194 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1-Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile aralarında taşeronluk sözleşmesi bulunduğunu, imalatı yerine getirmesine rağmen hakedişinin ödenmediğini, acze düşmesi nedeniyle işin başkasına yaptırılması için zeyilnameler düzenlendiğini belirterek inşaatı terk ettiği tarihe kadar olan imalat bedelini talep etmiştir.
2-Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; taşeronun işi süresinde ilerletemediği için işin taşeron namına başkalarına tamamlattırıldığını ve ödemelerin yapıldığını belirterek ödediği bedelin tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1-Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; işin zamanında tamamlanmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
2-Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yaptığı imalat bedellerinin ödenmediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşeron ve yüklenicinin iddiaları doğrultusunda rapor aldırılmış ve yüklenicinin taşerondan olan alacağının daha fazla olduğu tespit edildiğinden asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde adli yardım talepli olarak asıl dava davacı-birleşen dava davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, adli yardım talebi reddedilmiş, harç yatırılması için muhtıra çıkarılmasına rağmen birleşen davanın harcı yatırılmamıştır.
İlk Derece Mahkemesinin 21.10.2022 tarihli kararı ile birleşen dava yönünden istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair karar verilmiş, asıl dava davacı- birleşen dava davalı vekili bu kararı da istinaf etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı-birleşen davada davalı vekilinin asıl ve ek karara karşı istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı-birleşen davada davalı vekili kararı adli yardım talepli olarak temyiz etmesi üzerine Dairemiz tarafından talebi reddedilmiş, karara itiraz edilmiş ve itirazı da reddedilmiştir. Asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili asıl davaya yönelik maktu harcı yatırmıştır.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı-birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde:
a. Tasfiye hesabının doğru çıkarılmadığını,
b.Uzman görüşünün dikkate alınmadığını,
c. İlave işlerle ilgili olarak hesaplama yapılmadığını.
d. Birleşen davadaki hesabın da doğru yapılmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan imalât bedeli alacağı ve birleşen davada taşeron namına yaptırılan iş bedeli alacağına ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun HMK 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
1-Temyizen incelenen karar, asıl davada tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı-asıl dava davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2- Birleşen davada ise istinaf aşamasında harç yatırılmadığı için istinaf başvurusu yapılmamış sayılmasına karar verilmiş, temyiz aşamasında da harç yatırılmadığı için temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
VI. KARAR
1-Yukarıda (1) no'lu bentte açıklanan sebeplerle, asıl davaya yönelik temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
2-Yukarıda (2) no'lu bentte açıklanan nedenlerle birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının reddine,
Alınması gereken temyiz harcının mahsubu ile fazla yatırılan miktarın istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.