Trafik kazası sonucu oluşan sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde, maluliyet raporundaki uyum bozukluğunun kaza öncesi varlığı ve raporun yeterliliği üzerine itiraz hakem heyeti kararının temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki trafik kazası sonucu yaralanan bir yolcunun 330.000 TL tutarındaki sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir; uyuşmazlık hakem heyeti talebi kabul ederken, itiraz hakem heyeti, maluliyet raporundaki çelişkiler, başvuru sahibinin kaza öncesi sağlık durumu ve usulüne uygun zarar tespiti eksikliği gerekçeleriyle davanın usulden reddine karar vermiştir. Davacı tarafın, sunulan raporun yönetmeliğe uygun olduğu ve başvurusunun geçerli olduğu yönündeki temyiz başvurusu üzerine, yüksek mahkeme, haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybı iddialarında, zararın kapsamının belirlenmesinde yetkili sağlık kuruluşlarınca kaza tarihindeki mevzuata uygun düzenlenmiş, doğru ve eksiksiz sağlık kurulu raporlarının hayati önem taşıdığını belirtmektedir.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2024/996 D.İş, 2024/1043 K. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; 18.10.2017 tarihinde davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı araç ile müvekkilinin yolcu konumunda olduğu aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası neticesinde davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek 6100 sayılı Yasa'nın 107. maddesi gereğince HMK madde 107/2 uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, talep artırım dilekçesiyle talebini 330.000,00 TL'ye yükseltmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; usulüne uygun başvuru yapılmadığını, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınması gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin ancak komisyona başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu tutulabileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı ile alınan kusur ve aktüer bilirkişi raporu gözetilerek davanın kabulü ile 330.000,00 TL tutarındaki tazminatın 01.11.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte sigorta şirketinden alınarak başvuru sahibine verilmesine karar verilmiştir.IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyum ve anksiyete bozukluğunun kazadan önce de başvuru sabinde olduğunun sabit olduğu, öte yandan 23.08.2023 tarihli söz konusu muayene raporunda başvuru sahibinin durumunda gerileme olduğunun belirtildiği ancak raporun sonuç kısmında %25 maluliyet oranına göre hastanın klinik durumuna göre maluliyet oranının %10 olarak belirlendiği, %25'lik oran 20.07.2018 tarihli raporla aynı olduğundan gerileme olmuşsa söz konusu oranın 5 yıl içinde daha da düşmesi ve daha düşük belirlenen oran üzerinden hastanın klinik durumuna göre bir indirime gidilmiş olması gerektiği, ayrıca raporda hastanın mevcut klinik durumuna göre %25 maluiyet oranına göre takdiri indirimle %10 maluliyet oranı belirlenmişse de başvuru sahibinde daha önce mevcut olan uyum bozukluğunun kaza sonrası ortaya çıkan durum üzerinde ne kadar etkili olduğunun da raporda incelenmediği, bu durumda zarar tespitine elverişli belgelerle başvur yapıldığından bahsedilemeyeceği ve bu durumun davalının temerrüde düşmesini TTK gereği engellediği ve HMK gereği muaccel hâle gelmeyen alacak için dava açılmasında hukuki menfaat olmadığı gerekçesiyle itirazın kabulü ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; başvuruda sunulan 29.09.2023 tarihli adli kurul raporunun yönetmeliğe uygun düzenlendiğini, raporun usulüne uygun olmadığı görüşünde olunması halinde yeni rapor alınmasının istenebileceğini, davalıya usulüne uygun başvuru yapıldığını belirtmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından varsa geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastanelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıkları ve benzeri kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.Somut olayda, davacı tarafından başvuruda sunulan, kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak ... ... Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 29.09.2023 tarihli maluliyet raporunda kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre sürekli iş göremezlik oranı uyum bozukluğu nedeniyle %10 olarak belirlenmiştir. Ancak anılan raporda özellikle kazadan sonra oluştuğu belirtilen uyum bozukluğu olarak nitelendirilen rahatsızlığın ömür boyu sürüp sürmeyeceği, tedavi ile iyileşip iyileşmeyeceği ve ömür boyu aynı oranda sürüp sürmeyeceği, sürekli değilse ne kadar devam edeceği hususlarına yer verilmemiştir. Dosya kapsamındaki sağlık kurulu raporu hüküm kurmaya bu yönden elverişli değildir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 51. maddesine göre hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak tazminatı belirleyecektir.Dosya kapsamına göre, İtiraz Hakem Heyetince sigortaya usulüne uygun maluliyet raporu ile başvuru yapılmadığı gerekçesi ile başvurunun usulden reddine karar verilmişse de, 6098 sayılı Kanun'un 51. maddesi gözetilerek, İtiraz Hakem Heyetince; davacının psikiyatri tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakı temin edildikten sonra, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve içerisinde psikiyatri uzmanının da bulunduğu davacının yerleşim yerine en yakın ... hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından (dosyadaki raporu düzenleyen hastane dışında) davacının kazadan önce hastalığının bulunup bulunmadığı, iş göremezliğinin kazadan önceki hastalığı nedeniyle mi yoksa dava konusu trafik kazası nedeniyle mi oluştuğu, şayet trafik kazasına bağlı olarak da iş göremezliği var ise salt trafik kazasına bağlı "uyum bozukluğu" olarak nitelendirilen rahatsızlık nedeniyle davacıda sürekli iş göremezliğin oluşup oluşmadığı, kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığı, ömür boyu sürüp sürmeyeceği, sürekli değilse ne kadar devam edeceği hususlarına yer verilerek ve davacı bizzat muayene edilmek suretiyle gerekçeli, denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. VI. KARARAçıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.