İzmir BAM 17. Hukuk Dairesinden, icra takibine itirazın iptali talepli davada, alacağın temlikine dair şartlı sözleşmenin ve borcun varlığının değerlendirildiği karar.
Özet: Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, başka bir şirketten temlik yoluyla edindiği 750.719,54 TL tutarındaki alacağın faturalara dayandığını ve ticari defterlere işlendiğini ileri sürerek borçlunun itirazının haksız olduğunu belirtirken; davalı taraf ise temlik eden şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını, temlik sözleşmesinin geçerliliğinin borcun varlığına dair teyit yazısı ibrazı şartına bağlı olduğunu ve bu şartın yerine getirilmediğini, hatta faturalara konu malların kendisine teslim edilmediğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/914
KARAR NO : 2026/1449
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/12/2022
NUMARASI : 2020/231 Esas 2022/859 Karar
DAVA : İTİRAZIN İPTALİ
BAM KARAR T. : 17/06/2026
KARAR YAZIM T. : 17/06/2026
Taraf vekilleri tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Bornova 3. Noterliği' nin 33032 yevmiye numara ve 21.10.2019 tarihli temlik sözleşmesi ile borçlusu ... A.Ş'nin ... A.Ş' den olan 750.719,54 TL tutarındaki alacağını temlik aldığını, temlik sözleşmesine dayanarak davalı taraf aleyhine İzmir 19. İcra Dairesi’nin 2019/16590 Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibi gereği 02.01.2020 tarihinde tebliğ edilen ödeme emrine 07.01.2020 tarihli dilekçe ile haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, davalının alacağını temlik verene borcu olduğunun sabit olduğunu, davalının faturalara itiraz etmediği gibi, söz konusu faturalarının taraflarca ticari defterlerine kaydedildiğini, borçlunun haksız ve kötü niyetli olarak sadece takibi sürüncemede bırakmak için takibe itiraz ettiğini, bu nedenle itirazın iptali talebi ile mahkemeye başvurma mecburiyetinin doğduğunu belirterek borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptaline, %20’dan az olmamak üzere tazminat ödetilmesine, yargılama giderleri avukatlık ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin temlik eden şirkete hiçbir şekilde borcunun olmadığını, temlik sözleşmesinin, şartlı olarak düzenlendiğini, temlik eden tarafından şart yerine getirilmediğinden temlik sözleşmesinin uygulanma kabiliyeti kazanmadığını, davacı tarafın icra takibini dayandırdığını, Bornova 3. Noterliği'nin 21.10.2019 tarih ve 33032 işlem numarası ile imza onayı yapılan temlik eden sıfatıyla ..... A.Ş. ile temlik alan sıfatıyla ...Şti. arasında düzenlenen “Temlik Sözleşmesi”nin “temlik şartları ve tarafların temlik anlaşması” başlığını taşıyan bölümünde temlik eden ....A.Ş. ile temellük eden ... Şirketi arasında ticari ilişkiden doğmuş 629.050,00 TL tutarlı borçlarına karşılık, Muhataplar ....A.Ş. ve ... nezdinde mal satışı işinden doğmuş ayrıntılı dökümü yapılmış olan faturalar ile (1. Muhataptan 750.719,54 TL, 2. Muhataptan 535.847,44 TL) lik alacaklarının tamamını bütün hakları ile birlikte ....Şirketi'ne aşağıda belirtilen şartlarda gayrikabili rücu olmak üzere Borçlar Kanunu’nun 183. ve devamı maddeleri gereği devir ve temlik ettiğini, temlik edenin, muhataplardan temlik olunan miktar kadar faturaya dayalı olarak ve kayıtlarında alacaklı olduğunu ve alacağın daha önce hiç kimseye temlik etmediğini kabul ve beyan edeceğini, temlik edenin, temliknamenin bir nüshasının bilgi ve gereği için muhataplara ibraz ederek temlik sözleşmesinin muhataplara iletildiğine dair muhatap tarafından düzenlenerek verilmiş bulunan teyid yazısını ... Şirketi'ne ibraz etmekle yükümlü bulunduğunu kabul ve beyan eder….” denildiğini, müvekkili şirketin temlik edene herhangi bir borcu bulunmadığından, temlik edene verilmiş bir teyit yazısı olmadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde teyit yazısı alındığına ilişkin bir beyanının yer almadığını, “Temlik Sözleşmesi”nin geçerlilik kazanabilmesi ve sonuçlarını doğurabilmesi için söz konusu şartın temlik eden tarafından yerine getirilmiş olması gerektiğini, bu şart yerine getirilmedikçe temliki kabul edenin, “Temlik Sözleşmesi”ne dayanarak müvekkilinden talepte bulunmasının mümkün olmadığını, temlik sözleşmesinin incelenmesinden, temliki kabul eden davacının, alacağın varlığı konusunda kuşku duyması nedeniyle temlik edenden, borçlu olduğu iddia edilen taraflardan “teyit yazısı” alarak kendisine ibraz etmesinin şart koşulduğunu, müvekkili şirket tarafından temlik edene teyit yazısı verilmediği gibi, İzmir 4. Noterliği aracılığıyla temlik eden şirket ve temlik alan davacı şirkete gönderilen 01.11.2019 tarih ve 6473 işlem numaralı ihtarname ile temlik edene herhangi bir borcun bulunmadığının bildirildiğini, davacı şirketin, sözleşmede yer alan şart gerçekleşmeden temlik sözleşmesi henüz hüküm ifade etmeden müvekkili şirket hakkında icra takibine girişildiğini, müvekkili şirket tarafından takibe itiraz edildiğini, temlik edenin alacağının dayanağı olan faturalara konu malların hiçbir şekilde müvekkiline teslim edilmediğini, fatura içeriği aküleri müvekkili şirkete teslim etmekten imtina ettiğini, fatura içeriği malların müvekkili şirkete teslim edildiğini, temlik eden şirket ve temlik alanın HMK 190. madde gereğince kanıtlama yükü altında olduğunu, fatura içeriği akülerin cinsi ve miktarı incelendiğinde; 3 faturaya konu akülerin tamamının 42.453 kg olduğunu, bu miktardaki malların klasik şirket araçları ile taşınmasının mümkün olmadığını, büyük ölçekli kamyonlarla veya tırlarla taşınmasının gerektiğini, davacın tarafın iddiasının fatura tarihleri ile uyumlu “Taşıma İrsaliyesi” ve “Taşıma Faturası” ile kanıtlaması gerektiğini, fatura içeriği malların teslim edildiğine ilişkin olarak müvekkili şirket yetkilisinin imzasının bulunmadığını, faturalara itiraz edilmemesinin, alacağın varlığının değil, sadece fatura içeriğine konu malların birim bedelinin kabulü anlamını taşıdığını, fatura içeriği malların müvekkili şirkete teslim edilmemesi nedeniyle, faturaların şirket kayıtlarından çıkartıldığı gibi, VUK’nun 371. maddesi gereğince gerekli düzeltme beyannameleri verilmek suretiyle, hatalı beyanların düzeltildiğini, temlik eden şirkete Bornova 3.Noterliği aracılığıyla gönderdiği 16.10.2018 tarihli ihtarname ile durumu bildirerek, kendilerinin de söz konusu faturaları kayıtlarından çıkartması konusunda uyarıda bulunulduğunu, bu faturaları kayıtlarından çıkartmadığı gibi, temlik alan davacı şirketi yanıltarak borcundan kurtulma yolunu seçtiğini, temlik eden şirketin borca batık durumda olduğunu, davacı ile temlik eden şirketin eylem birliği içinde haksız kazanç peşinde olduğu izleniminin oluştuğunu, temlik eden tarafından, müvekkili şirket ve yetkilisi ... hakkında “alacak tespiti” konulu açılan davanın İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/746 esasına kaydedildiğini, yargılama sonucunda davacının eda davası açma olanağı varken tespit davası açmakta hukuki yararı olamayacağından 2019/265 karar sayı ve 13.05.2019 tarihli karar ile davanın reddine karar verildiğini, iddiaların aksine, müvekkili şirketin karşılıksız çekler nedeniyle temlik eden şirketten alacaklı olduğunu, temlik eden şirket hakkında açılan İzmir 22. İcra Müdürlüğü'nün 2020/1439 Esas sayılı dosyasındaki takibin kesinleştiğini, bir an için temlik edenin alacaklarının kabulü halinde kesinleşmiş takip dosyasından doğan alacağın takas ve mahsubu gerektiğini bildirerek davanın reddine, alacağın %40'ndan az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacı taraftan tahsiline, aksi halde alacağın varlığının kabulü halinde müvekkili şirketin İzmir 22. İcra Müdürlüğü'nün 2022/1439 Esas sayılı kesinleşmiş takip dosyasından doğan alacakların takas ve mahsubuna karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince ".. Dosyaya toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve ek raporları ile tüm dosya kapsamında davacı tarafça İzmir 19 İcra Müdürlüğü'nün 2019/16590 Esas sayılı dosyasında takibe dayanak 750.719,54 TL alacağa ilişkin 3 adet faturaya ilişkin alacağın dava dışı ... AŞ'den temlik alındığı, temlik sözleşmesine dayanarak davalı aleyhine İzmir 19.İcra Müdürlüğünün 2019/16590 Esas sayılı dosyasıyla başlatılan icra takibine davalının itirazının iptali üzerine iş bu davanın açıldığı, davalı tarafın cevaplarında temlik sözleşmesinin şartı olarak düzenlendiği, şart yerine getirilmediğinden uygulama yerinin bulunmadığı, davalı şirketin temlik eden şirketten alacağının bulunduğunu bildirerek alacağın varlığının kabulü hainde İzmir 22. İcra Müdürlüğünün 2020/1439 Esas sayılı dosyasından kaynaklanan alacağın takas ve mahsubuna karar verilmesini talep ettiği, TBK 183. Maddesi kapsamında alacağın devrinde borçlunun kabulü ve onayının gerekmediği,, temlik sözleşmesinde belirtilen 09.05.2018 tarihli 414.543,20 TL, 03.07.2018 tarihli 148.478,22 TL ve 04.07.2018 tarihli 187.698,12 TL bedelli faturaların dava dışı temlik eden şirket defterlerinde kayıtlı olduğu, söz konusu faturalardan 09.05.2018 tarihli 414.543,20 TL bedelli faturanın davalı ticari defterlerinde avanslara kaydedilerek alacaktan mahsup edildiği, diğer 2 adet toplam 336.176,34 TL bedelli faturaların beyan formlarında ilgili dönemlerde davalı tarafça bildirildiği ve defter kayıtlarından sonradan silindiği hususunun bilirkişi raporuyla tespit edildiği, faturaların davalı kayıtlarına işlenmesinin malın teslimine fiili karine olduğu bunun aksinin davalı tarafça yazılı delillerle ispatlanması gerektiği bu nedenle davalı taraf savunmalarını dosya kapsamıyla sübut bulmadığı, davalı tarafın takas talebine konu İzmir 19. İcra Dairesinin 2019/16590 Esas sayılı dosyasındaki icra takibinin davalı ...AŞ tarafından temlik eden ... AŞ aleyhine 05.10.2018, 12.10.2018, 19.10.2018, 19.10.2018, 26.10.2018, 02.11.2018, 09.11.2018 tarihli 40.000 TL bedelli 6 adet çeke dayalı olarak 201.180,91 TL asıl alacak ve ferileri toplamı 273.982,09 TL takip çıkış miktarı üzerinden kambiyo senetlerine mahsus yol ile başlatıldığı ve kesinleştiği, davalı kayıtlarında bilirkişi raporuyla tespit edilen takip konusu yapılmayan ve temlik eden şirket tarafından davalıya verilen çek bedellerinin mahsubu sonunda davalı şirketin dava dışı şirketten 201.180,91 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, söz konusu miktarın İzmir 22. İcra Müdürlüğü'nün 2020/1439 Esas sayılı dosyasında takip konusu yapılan asıl alacak miktarı olduğu, davalı kayıtlarından çıkartılan 03.07.2018 tarihli 148.478,22 TL ve 04.07.2018 tarihli 187.698,12 TL bedelli faturalara ilişkin savunmalarının tüm dosya kapsamıyla sübut bulmadığı, bu nedenle söz konusu fatura bedelleri toplamı 336.176,34 TL üzerinden davanın kabulü gerektiği sonucuna ulaşılmış, davalı vekilinin 15.07.2020 tarihli cevap dilekçesiyle İzmir 22. İcra Müdürlüğünün 2019/16590 Sayılı dosyasına konu alacak nedeniyle takas mahsup talebinde bulunduğu, bilirkişi tarafından takasa dahil olmayan tahsil harcı ve vekalet ücreti dışında davacının takas mahsup sonrası 80.699,29 TL bakiye alacağının olabileceğinin bildirildiği nazara alındığında davanın 336.176,34 TL asıl alacak miktarı üzerinden kısmen kabulü ile takibin takas mahsup sonrası 80.697,29 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin sübut bulmadığından reddine, alacak likit nitelikte olduğundan %20 icra inkar tazminatına ilişkin aşağıdaki karar verilmiştir. "şeklindeki gerekçe ile "Davanın kısmen kabulü ile davalı tarafın İzmir 19. İcra Müdürlüğünün 2019/16590 sayılı dosyasındaki itirazının 336.176,34 TL asıl alacak miktarı üzerinden iptali ile takibin İzmir 22. İcra Müdürlüğünün 2020/1439 sayılı dosyasında takip konusu edilen alacağın takas ve mahsubu sonucu 80.697,29 TL üzerinden devamına, 336.176,34 TL asıl alacak miktarına 15/07/2020 tarihinden itibaren takip talebinde talep edilen oranlar üzerinden faiz tahakkukuna, Fazlaya ilişkin talebin reddine, Alacak likit nitelikte olduğundan %20 icra inkar tazminatı 67.235,26 TL nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, Takas ve mahsup nedeniyle karardan bir örneğin bilgi yönünden İzmir 22. İcra Müdürlüğünün 2020/1439 Esas sayılı dosyasına ve temlik eden ... A.Ş'ye gönderilmesine " karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 12.05.2022 tarihli duruşmasında verilen 1 no'lu ara karar gereğince davalı tarafça 13/06/2022 havale tarihli dilekçe ile 5 adet çek aslının sunulduğunun görüldüğünü, davalı tarafın bu çeklerle ilgili mahsup talebini kabul etmedikleri gibi çeklerin arka kısımlarında iptal kaşesinin bulunduğu görüldüğünü, çekler üzerinde yer alan kaydın, çek bedellerinin dava dışı temlik veren tarafından ödendiğini gösterdiğini, bu durumda çeklerin mahsup konusu yapılamayacağına ilişkin önceki beyanlarıyla örtüştüğünü, TTK hükümleri uyarınca basiretli tacir olan davalının karşılıksız kalan çeklerin en önemli tahsil yollarından biri olan karşılıksız çek keşide etmek suçu gereği dava dışı şirket yetkilisi hakkında şikayette bulunmalarını sağlayacak “karşılıksız” kaşesini muhatap bankalardan vurdurmamalarının da borçların ödendiğine dair karine olduğunu, davalı şirketin bu çekler hakkında muhatap bankalara ibraz ederek karşılıksız kaşesi vurdurmaması ve çeklerin müvekkili şirketin temliki sonrasında yasal yollara başvurması da aslında bedelsiz kalmış bu çeklerin takibe konulduğunun başka bir göstergesi olduğunu, dolayısı ile davalı tarafın bu konudaki mahsup talebinin kabulü ile davalarının kısmen reddi yönünde hüküm kurulmasının hatalı bir sonuç olduğunu, davalı tarafın istinaf taleplerine karşı beyanları hakkında sunulan emsal kararların davalının durumundakilerin malları teslim aldığının kabulü yönünde olup iddiaları ile aynı yönde sonuçlara varıldığını, bu nedenle faturalara konu malların teslim edildiğinin ispat edilemediği yönünde bir iddianın taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, davalı taraf kayıtlarında rastlanmayan iki adet fatura ile birlikte tüm faturalara dair BA-BS formaları için mutabakat formlarının davalı şirket tarafından teslim alındığının da göz ardı edilmemesi gerektiğini, davalı tarafın söz konusu faturalarla ilgili olarak daha da ileri giderek imzaları inkar noktasına vardıklarını, ancak bu iddiaların BA-BS mutabakatıyla aldıkları son derece açık faturalardaki imzalara itirazlarının inandırıcılıktan son derece uzak hale geldiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Temlik sözleşmesinin, koşullu olarak düzenlenmiş olduğunu, koşulun gerçekleşmediğine dair savunmalarının dikkate alınmadığını, faturanın ticari defterlere kaydedilmiş olmasının, fatura içeriği malların teslim edildiğinin kanıtı sayılamayacağını, fatura içeriği malların teslimine ilişkin nakliye faturalarının bulunup bulunulmadığının araştırılmadığını, takas ve mahsup için icra takibinin varlığının gerekmediğini, takas ve mahsubun takibe konu çeklerin tarihi itibarıyla dikkate alınması gerektiğini, taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin aslında müvekkilinin temlik edene borcunun bulunmadığını, bir asıl iki ek raporla saptanabilmiş olduğundan alacağın likit olduğundan söz edilemeyeceğini, reddedilen kısım yönünden, yararımıza kötü niyet tazminatına hükmedilmemiş olmasının yerinde olmadığını, mahsuptan önceki bedel üzerinden davacı yan yararına avukatlık ücreti takdir ve tayini hatalı olduğunu, arabuluculuk ücretinin tamamından müvekkilinin sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, kısmen kabul kısmen red ile sonuçlanan davada, yargılama giderlerinden olan arabuluculuk ücretinin tamamından müvekkilinin sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; İİK 67. maddesi gereğince açılmış olan itirazın iptali davası olup davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.
6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde" Davanın kısmen kabulü ile davalı tarafın İzmir 19. İcra Müdürlüğü'nün 2019/16590 sayılı dosyasındaki itirazının 336.176,34 TL asıl alacak miktarı üzerinden iptali ile takibin İzmir 22. İcra Müdürlüğü'nün 2020/1439 sayılı dosyasında takip konusu edilen alacağın takas ve mahsubu sonucu 80.697,29 TL üzerinden devamına, 336.176,34 TL asıl alacak miktarına 15/07/2020 tarihinden itibaren takip talebinde talep edilen oranlar üzerinden faiz tahakkukuna, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit nitelikte olduğundan %20 icra inkar tazminatı 67.235,26 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, takas ve mahsup nedeniyle karardan bir örneğin bilgi yönünden İzmir 22. İcra Müdürlüğü'nün 2020/1439 Esas sayılı dosyasına ve temlik eden .... A.Ş'ye gönderilmesine " karar verilmiştir.
İş bu karar davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Dava konusu İzmir 19. İcra Müdürlüğü'nün 2019/16590 Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinden; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında 27.12.2019 tarihinde 750.719,54 TL asıl alacak, 21.256,68 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 771.976,22 TL üzerinden ilamsız icra takibinin başlatıldığı, davalı borçlunun süresi içerisinde icra takip dosyasına sunmuş olduğu itiraz dilekçesi kapsamında takibin durduğu ve davalının icra takibine vaki itirazının iptali amacıyla eldeki davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır.
Davalı tarafça takas ve mahsuba konu edilen İzmir 22.İcra Müdürlüğü'nün 2020/1439 sayılı icra takip dosyasının incelenmesinden davalı ...A.Ş. tarafından temlik eden ... .. A.Ş. Aleyhinde, 201.180,91 TL asıl alacak, 48.197,64 TL işlemiş faiz, 603,54 TL %0,30 komisyon, 24.000,00 TL %10 karşılıksız çek tazminatı olmak üzere toplam 273.982,09 TL alacağın tahsili çin kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla ile takip başlatıldığı görülmüştür.
Dava dilekçesi ekinde sunulan, 21/09/2019 tarihli temlik sözleşmesinin incelenmesinden, temlik edenin .... A.Ş., temellük edenin ... Şti., muhatapların ... A.Ş. ile ... olarak belirtildiği, temlik konusu ve miktarı bölümünde temlik edenin muhataplardan .... A.Ş.'den olan toplam 750.719,54 TL alacağının ...'ndan olan toplam 535.847,44 TL alacaklarının tümüne karşılık gelen 1.286.566,98 TL tutarındaki alacağın .... Şti'ne temlik edilmesine ilişkin olarak düzenlendiği," Temlik Şartları Ve Tarafların Temlik Anlaşması" başlıklı bölümde temlik eden ile temellük eden şirket arasında ticari ilişkiden doğmuş 629.050,00 TL tutarlı borçlarına karşılık muhataplar nezdinde mal satışı işinden doğmuş olan faturalar ile ilgili birinci muhataptan 750.719,54 TL, ikinci muhataptan 535.847,44 TL'lik alacağının tamamının bütün hakları ile birlikte... Şti. 'ne BK'nın 183. vd. maddeleri gereğince devir ve temlik edildiği, temlik edenin temlik olunan miktar kadar faturaya dayalı olarak ve kayıtlarında alacaklı olduğunu, bu alacağın daha önce hiç kimseye temlik edilmediğini kabul ve beyan ettiği, temlik edenin temliknamenin bir nüshasını bilgi ve gereği için muhataplara ibraz ederek temlik sözleşmesinin muhataplara iletildiğine dair düzenlenen teyit yazısını ...'e ibraz etmekle yükümlü olduğunun kabul ve beyan edildiğinin belirtildiği, "Temlik Dayanağı Fatura Dökümü" başlıklı bölümde birinci muhataba ilişkin 09/05/2018 tarihli 414.543,20 TL, 03/07/2018 tarihli 148.478,22 TL, 04/07/2018 tarihli 187.698,12 TL bedelli faturaların belirtildiği görülmüştür.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; Davacı tarafça İzmir 19. İcra Müdürlüğü'nün 2019/16590 Esas sayılı dosyasında takibe dayanak 750.719,54 TL alacağa ilişkin 3 adet faturaya ilişkin alacağın dava dışı .... AŞ'den temlik alındığı, temlik sözleşmesine konu alacağa dayanılarak davalı aleyhine İzmir 19.İcra Müdürlüğü'nün 2019/16590 Esas sayılı dosyasıyla başlatılan icra takibine davalının itirazının iptali üzerine eldeki iş bu davanın açıldığı, davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde alacağa dayanak temlik sözleşmesinin şartlı olarak düzenlendiği, şart yerine getirilmediğinden uygulama yerinin bulunmadığı, davalı şirketin temlik eden şirketten alacağının bulunduğunu bildirerek alacağın varlığının kabulü hainde İzmir 22. İcra Müdürlüğü'nün 2020/1439 Esas sayılı dosyasından kaynaklanan alacağın takas ve mahsubuna karar verilmesinin talep edildiği, TBK'nın 183.maddesi kapsamında alacağın devrinde borçlunun kabulü ve onayının gerekmediği, temlik sözleşmesinde belirtilen 09.05.2018 tarih 414.543,20 TL, 03.07.2018 tarih 148.478,22 TL ve 04.07.2018 tarih 187.698,12 TL bedelli faturaların dava dışı temlik eden şirket defterlerinde kayıtlı olduğu, söz konusu faturalardan 09.05.2018 tarihli 414.543,20 TL bedelli faturanın davalı ticari defterlerinde de avanslara kaydedilerek alacaktan mahsup edildiği, diğer 2 adet toplam 336.176,34 TL bedelli faturanın vergi dairesine sunulan beyan formlarında ilgili dönemlerde davalı tarafça vergi dairesine bildirildiği ve ticari defter kayıtlarından sonradan silindiği hususunun bilirkişi raporuyla tespit edildiği, faturaların davalı ticari defter kayıtlarına işlenmesinin malın teslimi yönünde fiili karine oluşturulduğu, bunun aksinin davalı tarafça yazılı delillerle ispatlanmasının gerektiği, bu nedenle davalı taraf savunmalarının dosya kapsamıyla sübut bulmadığı, davalı tarafın takas talebine konu İzmir 19. İcra Dairesi'nin 2019/16590 Esas sayılı dosyasındaki icra takibinin davalı.... AŞ tarafından davacıya temlik eden ... A.Ş aleyhine 05.10.2018, 12.10.2018, 19.10.2018, 19.10.2018, 26.10.2018, 02.11.2018, 09.11.2018 keşide tarihli 40.000 TL bedelli 6 adet çeke dayalı olarak 201.180,91 TL asıl alacak ve fer'ileri toplamı 273.982,09 TL takip çıkış miktarı üzerinden kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatıldığı ve kesinleştiği, davalı şirket ticari defter ve kayıtlarında bilirkişi raporuyla tespit edilen, takip konusu yapılmayan ve temlik eden şirket tarafından davalıya verilen çek bedellerinin mahsubu sonunda davalı şirketin dava dışı şirketten 201.180,91 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, söz konusu miktarın İzmir 22. İcra Müdürlüğü'nün 2020/1439 Esas sayılı dosyasında takip konusu yapılan asıl alacak miktarı olduğu, davalı kayıtlarından silinerek çıkartılan 03.07.2018 tarihli 148.478,22 TL ve 04.07.2018 tarihli 187.698,12 TL bedelli faturalara ilişkin davalı savunmalarının tüm dosya kapsamıyla sübut bulmadığı, bu nedenle söz konusu fatura bedelleri toplamı olan 336.176,34 TL üzerinden davanın kabulü gerektiği sonucuna ulaşıldığı, davalı vekilinin 15.07.2020 tarihli cevap dilekçesiyle İzmir 22. İcra Müdürlüğü'nün 2019/16590 Esas sayılı dosyasına konu alacak nedeniyle takas mahsup talebinde bulunduğu, bilirkişi tarafından takasa dahil olmayan tahsil harcı ve vekalet ücreti dışında davacının takas mahsup sonrası 80.699,29 TL bakiye alacağının olabileceğinin hesaplandığı nazara alındığında davanın 336.176,34 TL asıl alacak miktarı üzerinden kısmen kabulü ile takibin takas mahsup sonrası 80.697,29 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin sübut bulmadığından reddine, alacak likit nitelikte olduğundan %20 icra inkar tazminatına ilişkin ilişkin olarak yazılı olduğu şekilde karar verilmiştir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, gerekçeli, tarafların ve mahkemenin denetimine elverişli, oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenmiş olmakla mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca karar verilmiş bulunmasına göre davacı ve davalı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08/12/2022 tarih ve 2020/231 Esas 2022/859 Karar sayılı kararına karşı davacının ve davalının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından başlangıçta alınan 300,00 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 432,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 22.964,20 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 5.741,05 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 17.223,15 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı ve Davalı tarafından yapılan istinaf masraflarının üzerlerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine,
6-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Kararın kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
8-Kararın resen taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 361/1. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 17/06/2026