Danıştay 5. Daire, kamu görevinden çıkarılan davacının FETÖ/PDY örgüt hiyerarşisine ankesörlü hatlarla dahil olduğunun HTS kayıtlarıyla ispatlandığı temyiz istemini reddetti.
Özet: 375 sayılı KHK geçici 35/b maddesi uyarınca FETÖ/PDY ile irtibatı nedeniyle kamu görevinden çıkarılan davacının, hakkında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunmadığı ve işlemin hukuka aykırı olduğu iddialarıyla açtığı davanın reddi yönündeki karara karşı temyiz başvurusu, ceza yargılamasındaki ankesörlü/sabit hattan yapılan ardışık ve yoğun telefon aramalarıyla mahrem yapıyla irtibatının çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk gösterdiğinin tespit edilmesi üzerine reddedilerek, kamu görevinden çıkarılma işleminin hukuka uygun olduğu kesinleşmiştir.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2022/15607 E.  ,  2025/8960 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/15607
Karar No : 2025/8960
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) :...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ...
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ...sayılı kararının iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen...... .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında somut bilgi veya belge bulunmaksızın tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğu, hakkında verilen mahkumiyet kararının bozulduğu, hakkında kesinleşmiş mahkumiyet kararı olmaksızın verilen temyize konu kararların hukuka aykırı olduğu belirtilerek bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek ve davacının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca karar verilmeyerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan "...Sanık...'nun 1987 yılında Ankara'da doğduğu, ilkokul ve ortaokulu Ankara'da okuduktan sonra, 2006 yılında astsubaylık okulunu kazanarak Balıkesir'e gittiği, iki yıl Balıkesir'de eğitim gördükten sonra bir yıl sınıf okulu eğitimi için Ankara'da kaldığı, 2009 yılında kura ile Hatay'a tayin olduğu, 2015 yılına kadar Hatay'da çalıştıktan sonra Tunceli'ye tayin olduğu, 2017 yılında Ankara'ya tayin olduğu ve 2018 yılında açığa alınana kadar burada çalıştığı ayrıca sanığın kendi adına kayıtlı ... numaralı hattı yaklaşık 9 yıldır kullandığını, ... numaralı hattın kendi adına kayıtlı olduğunu ancak pasif durumda olduğunu ve kimse tarafından kullanılmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır. FETÖ/PDY terör örgütü mensupları tarafından Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde yerleşmiş/yerleştirilmiş üyeleri ile belirli aralıklarla sohbet adı altında toplantılar düzenledikleri, bu toplantılarla askeri kurumlar içerisine yerleştirilmiş üyelerinin katılımının sağlanması amacıyla mahrem imamlar tarafından arandıkları, mahrem imamların bu aramaları sabit/ankesörlü/kontörlü umuma açık hatlardan yaptıklarının tespiti üzerine yapılan çalışmalarda, sabit telefon hatlarına ilişkin alınan HTS analizinde; sanığın ... numaralı GSM hattın ... ... numaralı sabit hattan 1 kez ardışık,... numaralı sabit hattan 1 kez ardışık 1 kez tekil, ... numaralı sabit hattan 5 kez ardışık 61 kez tekil olarak arandığı, bu itibarla sanığın Hatay ilindeki sabit/ankesörlü telefonlardan haklarında aynı suçtan soruşturma/kovuşturma bulunan TSK mensubu şahıslar G.O., ......, O.O.A. ile örgütsel iletişim tedbirlerine uyarak 7 kez ardışık ve 62 kez tekil olarak arandığının tespit edildiği... sanığın FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibatını mahremiyet çerçevesinde sakladığı, HTS kayıtları kapsamında sanığın çeşitli tarihlerde askeri mahrem yapıya özgü şekilde kısa süreli sabit hattan arandığı, sanığın askeri mahrem yapı içerisinde örgütçe belirlenen gizlilik kurallara uyarak sohbet toplantılarına katıldığı ve mahrem örgüt sorumlusu ile görüştüğü, sanığın bu itibarla örgüt liderinin gizlilikle ilgili talimatlarına uyarak örgüt hiyerarşisine dahil olduğu, sanığın eylemlerinin silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk içermesi dikkate alındığında sanığın örgüt üyesi olarak kabul edilmesi gerektiği..... " tespitleri, dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 17/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.