Danıştay 5. Daire, FETÖ/PDY iltisakı ile kamu görevinden çıkarılan davacının özlük hakları iadesi temyiz talebini, Bylock benzeri iletişim kayıtları ve tanık beyanlarına dayanarak reddetti.
Özet: Terör örgütüyle irtibat ve iltisak iddiasıyla kamu görevinden çıkarılan davacı, işlemin iptali talebiyle açtığı davanın alt mahkemelerce reddedilmesi üzerine temyiz başvurusunda bulunmuş; Danıştay ise, davacının FETÖ/PDYnin gizli haberleşme yöntemi olan "99999" numaralı telefonlarla iletişim kaydı bulunması, üniversite öğrenciliği sırasında askeri birimler yakınlarında sık baz sinyali vermesi, bu bölgelere yoğun seyahat etmesi ve askeri/polis personeliyle çok sayıda iletişim kurması gibi ceza yargılamasında tespit edilen somut delilleri göz önüne alarak, terör örgütüyle irtibatının kanıtlandığına hükmetmiş ve temyiz talebini reddederek alt mahkeme kararını onamıştır.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No : 2022/15032Karar No : 2025/8782Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...Karşı Taraf (Davalı):... Bakanlığı / ... Vekili : Av. ...İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Mahkemelerce eksik inceleme neticesinde karar verildiği, terör örgütüyle iltisaklı olması için terör örgütünün hukuken var olması gerektiği, hukuken mevcut olmayan bir terör örgütüne üyelik, irtibat ya da iltisak gibi bir bağın olamayacağı, FETÖ/PDY’nin terör veya suç örgütü olmadığının Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24 Haziran 2008 tarihli kararıyla ortaya konulduğu, FETÖ terör örgütünün 15 Temmuz 2016 tarihli darbe girişiminden önce terör örgütü olduğu yönünde verilmiş ve kesinleşmiş hiçbir yargı kararının bulunmadığı, aksine durumun hukuki güvenlik, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği, öngörülebilirlik ve tüm bu ilkeleri kapsayan hukuk devleti ilkesinin ihlali anlamına geleceği, hakkında kamu görevinden çıkarma işlemi tesis edilirken aleyhe hiçbir somut delil sunulmadığı, bir eylemin suç olarak tanımlanması için maddi ve manevi unsurun birlikte gerçekleşmesi gerektiği, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiği, terör örgütü üyeliği suçunun kasten işlenebilen bir suç olduğu ve taksirle işlenemeyeceği, hakkındaki adli kovuşturmanın kesinleşmediği, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı, devam eden yargılamanın bekletici mesele yapılması gerektiği, FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisaka ilişkin kriterlerin şahsında mevcut olmadığı, dava konusu işlem tesis edilirken idare hukuku alanına dâhil olan usul kurallarının uygulanmadığı, dava konusu işlem ile masumiyet karinesine aykırı hareket edildiği, dava konusu işlemin sebep unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi: ...Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.Bununla birlikte, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:...K:... sayılı kararında yer alan; "...Tanık sıfatıyla aşamalarda talimat yoluyla ifadesi alınan Y. E. beyanlarında özetle sanığı İ. B. isimli arkadaşı vasıtasıyla tanıdığını, sanığın örgüte ait evlerde kaldığını, sanığın kaldığı evin abisinin G. Ö. isimli şahıs olduğunu, G. Ö.'den sanığın askeri okula öğretmen olacağını duyduğunu beyan etmiştir....tanık olarak dinlenen G. Ö. etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmış olup teşhislerinde sanık ... yer almamakta olup mahkememizce alınan beyanında da tanık Y. E.'ı tanıdığını ancak tanık İ. B. ile sanık ...ı tanımadığını ve tanık Y. E.'ın beyanlarını kabul etmediğini beyan etmiştir.Tanık sıfatıyla aşamalarda ifadesi alınan İ. B. beyanlarında özetle sanığı tanıdığını, sanığın kendisinin yakın arkadaşı olduğunu ancak örgütsel bir ilgi ve irtibatına şahit olmadığını, tanık Y. E.'ın beyanlarını kabul etmediğini beyan etmiştir....sanık ...'ın 2014 - 2016 yılları arasında FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün gizli haberleşme yöntemi olarak kullandığı internet bazlı 99999 numaralı telefonlar ile iletişim kaydı olduğu ve henüz üniversite öğrencisi olduğu dönemde askeri eğitim/ öğretim birimlerinin yakınlarından çok sayıda baz verdiği ve bu kurumların bulunduğu illere çok sık ve günübirlik gidiş gelişlerinin olduğu ve askeri öğrenci, polis akademisi öğrencisi, polis ve askerlerle çok sayıda iletişim kaydı bulunduğu nazara alındığında tanık G. Ö. ve İ. B.'ın beyanlarına itibar edilmemiş ve tanık Y. E.'ın beyanları da birlikte değerlendirildiğinde sanığın silahlı terör örgütünün askeri mahrem yapılanması içerisinde yer aldığı, sanığın örgüt mahrem imamları tarafından arandığı ve bu şekilde örgütsel görüşmelerin gerçekleşeceği zaman ve yerin tayin edildiği..." tespitleri dikkate alındığında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 15/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.