Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, banka kredilerinden kaynaklanan itirazın iptali davasında atıfet süresi dolmadan başlatılan icra takibi nedeniyle davayı reddetti.
Özet: Bir bankanın, kredi ve kredi kartı sözleşmelerinden doğan borcunu ödemeyen davalının icra takibine yaptığı itirazın iptali istemiyle açtığı davada, bankanın borçluya gönderdiği ihtarnamede tanıdığı 24 saatlik atıfet süresi dolmadan icra takibini başlattığı, bu durumun Türk Medeni Kanununun 2. maddesi ve emsal Yargıtay içtihatları uyarınca iyiniyet kurallarına aykırılık teşkil ettiği ve icra takibinin erken başlatılmış olduğu gerekçesiyle, davacının itirazın iptali talebinin reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmiştir.

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/760 Esas - 2026/378
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİT.C.ANKARAASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : 2025/760 EsasKARAR NO : 2026/378....DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)DAVA TARİHİ : 16/10/2025KARAR TARİHİ : 08/05/2026GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 08/05/2026Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili .... ile davalı ... arasında bankacılık sözleşmeleri akdedildiğini, bu sözleşmeler kapsamında davalıya kredi ve kredi kartı gibi bankacılık ürünleri tahsis edildiğini, davalının sözleşmeden doğan borçlarını ödememesi üzerine müvekkili banka tarafından ihtarnameler keşide edildiğini, ihtarnamelere rağmen borcun ödenmemesi sebebiyle davalı aleyhine ... sayılı dosyası üzerinden genel haciz yolu ile ilamsız icra takipleri başlatıldığını, davalının ödeme emirlerine karşı haksız ve kötü niyetli olarak borcun tamamına, faize ve ferilerine itiraz ederek takipleri durdurduğunu, dava şartı olan arabuluculuk sürecinin 07.10.2025 tarihinde anlaşamama ile sonuçlandığını, arabuluculuk son oturum tutanağının düzenlendiğini, davalının itirazlarının iptali ile takiplerin devamına karar verilmesi gerektiğini, alacağın likit olması nedeniyle davalının % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava, davacı ile davalı borçlu arasında imzalanan Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi kapsamında, ödenmediği ileri sürülen bedelin davalıdan tahsiline yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.Mahkememizce konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmış olup bilirkişi tarafından düzenlenen 28/01/2026 tarihli rapor taraflara tebliğ edilmiştir.Davacı tarafça sunulan ihtarnamenin incelenmesinde, 03/04/2025 tarihli ihtarnamede davalı borçluya 24 saat içerisinde ödeme yapılmasının ihtar edildiği, ihtarnamenin davalıya 07/04/2025 tarihinde tebliğ edildiği, davaya konu icra takibinin ise 07/04/2025 tarihinde başlatıldığı anlaşılmıştır.Davacı banka tarafından kredi hesabının kat edilmesi ile birlikte davalı tarafa bir ihbar yapılmasa bile borç muaccel hale gelir ise de, alacaklının borçluya atıfet süresi tanıması halinde borcun ödenmesi atıfet süresinin sonuna kadar ertelenmiş olur. Bu durumda verilen atıfet süresi sona ermeden de ödeme süresi bitmeden icra takibine geçilmesi Türk Medeni Kanunun 2. maddesine aykırıdır .... Karar sayılı emsal ilamları).Benzer bir dosyada ... arasında 03/11/2017 tarihinde genel kredi sözleşmesi akdedildiği, davalının sözleşmede müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, dava dışı .... tarafından takibe ve davaya konu alacağın ödenmemesi üzerine davalı ve dava dışı .....'e alacağın ödenmesi konusunda ihtarname gönderildiği ve ihtarnamede 1 günlük ödeme süresinin verildiği, davalı ile asıl borçluya ihtarnamenin 01/02/2019 tarihinde tebliğ edildiği, ancak verilen 1 günlük atıfet süresi beklenmeksizin 01/02/2019 tarihinde işbu dava konusu icra takibinin başlatıldığı anlaşılmıştır. ... Somut olayda ise, davacı bankaca hesabın 25/01/2019 tarihinde kat edildiği, borçlulara gönderilen ihtarnamenin 01/02/2019 tarihinde tebliğ edildiği, verilen 1 günlük ödeme süresinin 03/02/2019 tarihinde dolduğu, atıfet süresi dolmadan 01/02/2019 tarihinde icra takibinin erken başlatıldığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır." denilmiştir.Somut olayda, davacı banka tarafından davalının hesabının 03/04/2025 tarihinde kat edildiği, borçluya gönderilen ihtarnamenin 07/04/2025 tarihinde tebliğ edildiği, verilen 24 saatlik ödeme süresinin 09/04/2025 tarihinde dolduğu, atıfet süresi dolmadan 07/04/2025 tarihinde icra takibinin erken başlatıldığı anlaşıldığından davanın reddine dair karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın REDDİNE,2-Başta peşin alınan 994,79 TL harçtan alınması gerekli 732,00 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 262,79 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde DAVACIYA İADESİNE, 3-Yapılan yargılama giderinin DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, 4-Davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,5-Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde .... nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/05/2026 ...