İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, ticari banka genel kredi sözleşmesinden ve müteselsil kefaletlerden kaynaklanan borcun tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yönelik haksız itirazların iptali ile icra inkar tazminatı talepli dava.
Özet: Bir banka, genel kredi sözleşmesi uyarınca kullandırılan kredilerin ödenmemesi üzerine başlattığı ilamsız icra takibine, borçlu şirket ve müteselsil kefil tarafından yapılan haksız itirazların iptali amacıyla dava açmıştır; davacı banka, alacağının likit ve muayyen olduğunu, davalıların itirazlarının kötü niyetli olduğunu ve yetki itirazının mesnetsizliğini ileri sürerek icra takibinin kaldığı yerden devamını ve davalıların yüzde yirmiden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmektedir.

T.C.
İSTANBUL6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : 2026/180 EsasKARAR NO : 2026/585DAVA : Ticari Nitelikteki Banka Garanti Sözleşmesinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)DAVA TARİHİ : 02/03/2026KARAR TARİHİ : 02/09/2026 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Nitelikteki Banka Garanti Sözleşmesinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; Müvekkili Banka tarafından ...Şirketi ile imzalanan Genel Kredi Sözleşmesine istinaden ... Şirketi ’ne müvekkili banka tarafından krediler kullandırıldığını, diğer davalı ... ve dava dışı ... Şirketi iş bu genel kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını ... ve dava dışı kefil ... Şirketi'nin de borçtan sorumlu bulunduğunu, kredi alacaklarının ödenmemesi ve imzalanan sözleşmenin ilgili maddeleri gereğince alacaklarının muaccel hale gelmiş olması nedeniyle, kredi hesabı kat edilerek ... 3.Noterliğinin... yevmiye tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edildiğini, ... Şirketi ve ..., .... 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...E. Sayılı dosyasında 03.12.2024 tarihinden itibaren 3 aylık geçici mühlet verilmesi ile konkordato sürecine girmiş olduklarından dolayı başlangıçta hakkında konkordato kararı bulunmayan borçlu dava dışı kefil ... Şirketi için ... Banka Alacakları İcra Dairesi... E. Sayılı dosya ile genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, takibe borçlunun itiraz etmesi sonrasında ... 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...E. Sayılı dosyasında itirazın iptali davası açıldığını ve dosyanın derdest olduğu, ... Limited Şirketi ve ... ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... E. Sayılı dosyasının 25.09.2025 tarihli duruşmasında konkordato talepleri red olduğu tedbirlerin kaldırılmasına karar verildiğini, keşide edilen ihtarnameye rağmen borç ödenmediğinden davalı borçlular ... Şirketi ve ... aleyhine ... Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ...E. Sayılı icra dosyası ile ile Genel Haciz Yoluyla ilamsız icra takibi başlatmış olduğu, davalı-borçluların kendilerine tebliğ edilen ödeme emrine itiraz etmeleri neticesinde davaya konu icra takibinin durdurulduğunu, davalı borçluların borca itirazlarının haksız ve kötüniyetli olduğu, borcu sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu, davalı borçluların faiz ve faiz oranına itirazlarının da haksız olduğunu, müvekkili banka alacağının likit olduğunu, davalıların %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ettiklerini, müvekkili bankanın alacağının varlığı ve davalıların haksızlığı yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda ortaya çıkacağını, alacağın tahsilini geciktirmek olan davalıların nakit alacakları üzerinden icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesinin gerekli olduğunu, davalı-borçlularca yapılan haksız itiraz sebebiyle müvekkili tarafından başlatılmış olan icra takibinin durdurulduğunu, müvekkili bankanın alacağına geç kavuşma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını, itirazda bulunan davalı-borçluların dava değerinin %20sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, müvekkili bankanın alacağının likit ve muayyen olduğunu, borcun doğumuna sebep sözleşmelerde, gerekse davalı-borçlulara gönderilen ihtarnamede borç meblağının açıkça görüldüğünü, Bu unsurlarda eksiklik olması durumunda dahi zaten borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunun tespit edilebilir durumda olduğu borçlunun icra inkar tazminatına hükmedilmesi için ön koşul olan alacağın akışkan ve muayyen olması şartını sağlamış olacağını, davalı-borçluların tacir sıfatına haiz olması ve tacirin de basiretli tacir olması gerekliliği ilkesi çerçevesinde taraflarca imzalanan davaya konu sözleşmeler tahtında davalı-borçluların müvekkili bankaya karşı borcunun, fer’ileriyle birlikte ne kadar meblağda olduğunu bilmesinin gerekli olduğunu, davalı borçluların yetki itirazlarının yersiz olduğunu, Hukuk Mahkemeleri Kanuna göre sözleşmeden kaynaklanan davalarda sözleşmenin ifa yeri Mahkemesi yetkili olduğunu, borçlar kanuna göre de para borçlarında sözleşmenin ifa yeri alacaklının ikametgahı olduğunu, müvekkili şirketin ikametgahının da İstanbul adliyesi sınırları içerisinde olduğunu, davalı borçlularla imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinin 6.2. maddesi gereğince yetkili İcra Daireleri ve Mahkemeleri “İSTANBUL" olarak belirlendiğini,Davaya konu alacak ticari olduğundan ve/veya taraflar tacir olduğundan Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca yapılan yetki anlaşması tarafları bağladığını, alacağa konu takip sözleşme ile yetkili kılınan icra dairesinde açıldığını davalı borçluların itirazlarının haksız olduğunu, Yukarıda arz ve izah edilen ve sayın mahkemece re’sen tespit edilecek hususlar nedenlerle, fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla; davalı borçluların ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü... Esas dosyaya yaptığı itirazın iptali ile takibin takipteki koşullarla harca esas değeri üzerinden devamını, dava değerinin %20’sinden aşağı olmamak üzere davalı-borçluların icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yetki itirazının reddi ile takibin devamını, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmilini, talep ve dava etmiştir.SAVUNMA /Davalılar vekili cevap dilekçesinde ve özetle; Huzurda görülen itirazın iptali davası da yetkili olan ... Asliye Ticaret Mahkemelerinde açılması gerektiğini, yetkili İcra Dairesi ... olup itirazın iptali davasında da yetkili Mahkeme ... Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, Bu sebeple öncelikle davanın yetkili mahkemelerde açılması gerektiğini, müvekkili ...'in kefillik sorumluluğunun ancak asli borcun ispatından sonra gündeme geleceğini, davacının doğrudan kefile husumet yöneltmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı yanın borcun doğumuna ilişkin açık, net ve ayrıntılı bir delil sunması gerektiğini, mezkur borcun zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı definde bulunduklarını, müvekkillerinin davacı yana karşı borcu davaya konu tutarda borçlarının bulunmadığını, davacı yan tarafından başlatılan haksız ve hukuka aykırı takibe karşı itiraz edildiğini, davacı yanın huzurda bulunan mezkur davayı ikame ettiğini, dava konusu tutar tarafımız ticari defter ve kayıtlarıyla da uyumlu olmadığını, davacı tarafın iddiası kapsamında söz konusu borca ilişkin sözleşmeyi sunduğunu ancak sözleşmede borcun tutarının, borçtan sorumluluk ve işletilen faiz ile ilgili soyut ve belirsiz alanların mevcut olduğunu, davacı yan taraflar arasında ki ilişkiyi ve yapılan ödemeleri ve borcun doğum ilişkisinin detaylarını somut şekilde ortaya koyamadığını, kefilin sorumlu olacağı azami miktarı ve tarihi el yazısıyla yazması gerektiğini, mezkur dosyada eş rızasının mevcut olmadığını, bu sebeple geçerli bir kefalet sözleşmesinden bahsedilemeyeceğini, davacı tarafından uygulanan temerrüt faiz oranının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, dava dilekçesinde yapılan sözleşmeye uygun olduğununu belirtildiği ise de iddia edilen bakiye tutar hem de bakiye tutara uygulanan fahiş faiz oranının yasal olmadığını, likit ve muayyen olmayan alacak için icra inkar tazminatı talebinin reddedilmesi gerektiğini, öncelikle borcun mevcudiyeti ve şartlarının net olarak ortaya konmasının gerektiğini, müvekkili ...'in sorumluluğunun asıl borcun kesinleşmesi halinde doğabileceğini, borcun varlığınin bile sabit değilken, müvekkiline kefil olarak yöneltilen davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu müvekkili ... yönünden de davacı yanın iddia ettiği tutarda borcunun bulunmadığını davanın Yetkili Mahkemeye gönderilmesini, davanın Reddini, müvekkili şirketin aleyhine takip konusu edilen borçtan dolayı herhangi bir sorumluluğu bulunmadığının tespitini, haksız ve hukuka aykırı takibin iptalini, davacı yanın icra inkar tazminatı taleplerinin reddini, müvekkili aleyhinde haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi başlatan davacı bankanın %20 tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesini, talep etmiştir.KANITLAR VE GEREKÇE /Dava; İ.İ.K.nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının vaki itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir.H.M.K.nun 166. maddesi hükmü gereğince; aynı mahkemede görülmekte olan davalar, aralarında bağlantı bulunması halinde, davanın her safhasında, istek üzerine veya kendiliğinden mahkemece birleştirilebilir. Davaların aynı sebepten doğması veya biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde davalar arasında “bağlantı” olduğu varsayılır. (H.M.K. Md:166/4) ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayısında kayıtlı dava dosyası kapsamı incelendiğinde; davalı ... Şti'ne karşı, işbu dosyamız davalısı olan ... ŞİRKETİ ’ne kullandırılan krediye ilişkin olarak ödenmeyen kredi borcunun tahsiline yönelik yürütülen icra takibine itirazın iptali davası olduğu, anılan dosya davalısı ... Ltd. Şti'nin işbu dosyamız davalısı ...ŞİRKETİ'ne kullandırılan krediye müştereken ve müteselsilen kefil olduğu, her iki davada da aynı kredi ilişkisinin değerlendirilmesi gerektiği, bu nedenle açılan bu dava ile sözü edilen dava hakkında verilecek hükümlerin diğerini etkileyecek nitelikte olduğu sonucuna varılmakla mahkememizin iş bu dosyası ile ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyası arasında fiili ve hukuki bağlantı bulunması nedeniyle her iki davanın birlikte görülmesinin usul ekonomisi açısından da uygun olduğu anlaşılmakla HMK 166. Madde uyarınca davaların birleştirilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.Yukarıda açıklanan nedenlerle; H Ü K Ü M /1- ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E.sayılı dava dosyası tarafları ve dava konusu itibari ile davamız ile bağlantılı bulunduğundan mahkememiz dosyasının ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E.sayılı dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE,Esasın bu şekilde kapatılmasına, Yargılamanın birleşen dosya üzerinden yürütülmesine, Birleştirme kararı verildiğinin DERHAL MAHKEMESİNE BİLDİRİLMESİNE,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda H.M.K.nun 166/1. maddesi hükmü gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri'nde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/09/2026Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır