FETÖ/PDY mahrem yapılanması üyeliği iddiasıyla 375 sayılı KHK uyarınca kamu görevinden çıkarma işleminin ardışık arama ve tanık beyanları gibi delillerle Danıştay tarafından hukuka uygun bulunması.
Özet: Bir kamu görevlisinin terör örgütüyle bağlantısı gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali talebi, alt mahkemelerce reddedildikten sonra Danıştaya temyiz edilmiştir. Davacı, kasten işlenebilen bir suçta kastın eksikliği, geriye yürümezlik, masumiyet karinesi ve çifte yargılama yasağı gibi hukuki prensiplere aykırılık iddialarında bulunmuştur. Ancak Danıştay, temyiz gerekçelerinin usul hükümlerine uymadığını belirtmekle birlikte, davacı hakkında kesinleşmiş bir ceza yargılaması olduğunu ve bu yargılamada FETÖ/PDYnin mahrem yapılanmasında kullanılan ankesörlü telefonlardan askeri personelle ardışık aramalar yapıldığına dair HTS kayıtları ile tanık beyanlarının bulunduğunu detaylıca vurgulamıştır. Bu deliller, davacının örgüt içi gizli iletişim ağında yer aldığını ve kod adı kullandığını göstermektedir.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No : 2021/4373Karar No : 2025/11124 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARAVekili : Av. ...İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının 14/06/2019 tarih ve 2019/8 sayılı işleminin iptali ile özlük haklarının iadesine, parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen İzmir 1. İdare Mahkemesinin 09/10/2020 tarih ve E:2019/1014, K:2020/1185 sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin İzmir Bölge İdare Mahkemesi 2. İdare Dava Dairesinin 23/02/2021 tarih ve E:2021/174, K:2021/279 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Terör örgütüne üyelik suçunun kasten işlenebilen bir suç olduğu, kastın bu suçun kurucu unsurlarından birisi olduğu, söz konusu yapının terör örgütü olarak ilan edildiği tarihten önceki yasal olan eylemlerinden dolayı terör örgütü üyeliği ile suçlanamayacağı, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin ihlal edildiği, mahkumiyetine ilişkin ceza mahkemesi kararının kesinleşmediği, masumiyet karinesine aykırı hareket edildiği, OHAL döneminde uygulanan kamu görevinden çıkarma cezasının ceza hukuku anlamında bir ceza olduğu, bu nedenle ceza hukukuna ilişkin tüm ilkelerin, insan hakları ve adil yargılanma hakkının tüm gereklerinin somut olaya uygulanması gerektiği, bir kişinin aynı suçlamaya dayalı olarak iki kez yargılanıp iki kez cezalandırılamayacağı iddia edilmektedir.Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi : ...Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile onanarak kesinleşen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı dosyasında yer alan; "... Fetö/PDY(Paralel Devlet Yapılanması) silahlı terör örgütünün mahrem yapılanmasında bulunan ve etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanan bir kısım mahrem yapı içerisinde öğretmen veya öğrenci olarak yer alan şahısların beyanlarında Muğla ilinde örgüt içi gizli haberleşmede kullandıklarını beyan ettikleri ankesör/sabit hat numaralarına ait HTS kayıtlarının incelenmesinde, sanığın kullandığı ... nolu hattın;... tarihinde ... nolu hattan Ö.Y. isimli TSK'da Teğmen rütbesinde görev yaptığı tespit edilen askeri personel ile ardışık olarak arandığı, görüşme süresinin 0 saniye olduğu,... tarihinde ... nolu hattan E.E. isimli TSK'da Astsubay rütbesinde görev yaptığı tespit edilen askeri personel ile ardışık olarak arandığı, görüşme süresinin 66 saniye olduğu,... tarihinde ... nolu hattan Ö.Y. isimli TSK'da Teğmen rütbesinde görev yaptığı tespit edilen askeri personel ile ardışık olarak arandığı, görüşme süresinin 13,10 saniye olduğu,... tarihinde ... nolu hattan Ö.Y. isimli TSK'da Teğmen rütbesinde görev yaptığı tespit edilen askeri personel ile ardışık olarak ardışık olarak arandığı,görüşme süresinin 56saniye olduğu,... tarihinde ... nolu hattan M.D. isimli TSK'da Astsubay rütbesinde görev yaptığı tespit edilen askeri personel ardışık olarak arandığı,görüşme süresinin 0,0 saniye olduğu, ayrıca sanığın bu sabit hatlardan farklı tarihlerde tekil olarak arandığı......Sanık ... adına kayıtlı olan ve kullandığı ... numaralı GSM hattının HTS kayıtlarının incelenemesinde şüphelinin, Fetö/Pdy Silahlı terör örgütü kapsamında haklarında soruşturma yürütülen asker ve sivil bir çok şahısla görüşme kaydının bulunduğunun tespit edildiği,Tanık olarak dinlenen O.Ç.'nin beyanlarında özetle; 2008 yılında kendisinden sorumlu örgüt mahrem abisinin vasıtasıyla kendisi gibi asker şahıs olan M.Ö. ve sanık ... ile tanıştığını ve bu şahıslar ile birlikte kendilerinden sorumlu örgüt abisinin sohbetlerine gitmeye başladıklarını, sanığın "..." kod adını kullandığını, 2009 yılında görev yaptığı geminin bakım için Gölcük'e gitmesinden dolayı 9 ay kadar Gölcük'te kaldıklarını, bu sebeple kendilerinden sorumlu mahrem abinin kendilerini Sakaryalı başka bir mahrem abi ile tanıştırdığını, bu mahrem abi vasıtasıyla M.O.K. isimli astsubay ile tanıştıklarını, 2010 yılında Marmaris'e döndüklerini, Marmaris'te M.Ö. sanık ve M.O.K. ile birlikte ev tuttuklarını, Marmaris'e geldikten sonra kendilerinden sorumlu örgüt abisinin kendilerini yeni bir mahrem abi ile irtibatlandırdığını ve o tarihten sonra bu mahrem abinin evine sohbetlere gittiklerini, 2012 yılında tayini çıktığı için evden ayrıldığını bu nedenle sanığın bu tarihten sonra örgütle irtibatını devam ettirip ettirmediğini bilmediğini beyan ettiği, Tanık olarak dinlenen M.Ö. K'nın beyanlarında özetle; 2010 yılında kendisinden sorumlu örgüt mahrem abisinin vasıtasıyla kendisi gibi asker şahıs olan M.Ö. ve sanık ... ve O.Ç. ile tanıştığını, o tarihten sonra Sakaryalı olduğunu bildiği bir örgüt abisi ile görüşmeye başladıklarını, Marmaris'e döndükten sonra S. isimli bir örgüt abisi ile irtibatlandırıldıklarını ve onunla görüşmeye başladıklarını, 2010 yılı sonlarına doğru M.Ö. ve sanık ... ve O.Ç. ile birlikte ev tuttuklarını, 2011 yılında S. isimli mahrem abinin kendilerini başka bir mahrem abiye devrettiğini, 2012 yılında tayini çıktığı için evden ayrıldığını bu nedenle sanığın bu tarihten sonra örgütle irtibatını devam ettirip ettirmediğini bilmediğini beyan ettiği, ..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucu teyit edilmiştir. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 20/10/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.