Danıştay 5. Dairesi, 375 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan davacının istifasına rağmen bakan oluru ile görevinin sonlandırılmasının hukuka uygun olduğunu kesinleştirdi.
Özet: Davacının, savunma hakkı tanınmadığı, hakkında kesinleşmiş mahkumiyet bulunmadığı, masumiyet karinesi ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği iddialarıyla 375 sayılı KHKnın geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali talebiyle açtığı davanın reddine ilişkin karara yönelik temyiz başvurusunu değerlendiren Danıştay, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakına ilişkin işlemler istifasından önce başlatılan davacının, devam eden bu sürecin bir sonucu olarak kamu görevinden çıkarılmasında hukuka aykırılık bulunmadığına hükmederek, alt mahkemenin kararını mevcut gerekçesine eklemeler yaparak oybirliğiyle onamıştır.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No : 2022/12427Karar No : 2025/8608Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ...Vekili : I. Hukuk Müşaviri Yrd. ...İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddenin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ...1 tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, masumiyet karinesinin ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Dava konusu işlemde usule ve mevzuata aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi: ...Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.Bununla birlikte, 02/11/2016 tarihinde FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakına ilişkin davacının beyanının alındığı, söz konusu beyan zaptının davalı idarece dava dosyasına sunulduğu, davacının 14/11/2016 tarihinde kamu görevinden istifa ederek ayrıldığı ve akabinde 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddenin (B) fıkrası uyarınca 02/03/2021 tarihli Bakan Oluru ile kamu görevinden çıkarıldığı anlaşılmıştır. Bu itibarla, kamu görevinden istifa etmeden önce hakkında işlemler başlatılan davacının devam eden bu sürecin bir sonucu olarak kamu görevinden çıkarıldığı görüldüğünden, başlatılan süreç devam ederken istifa eden davacının, daha sonra Bakan Oluru ile kamu görevinden çıkarılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 10/07/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.