Sanığın yokluğunda verilen mahkumiyet hükmüne karşı eski hale getirme talebinin, kararı öğrendiği tarihten itibaren yasal sürenin aşılması nedeniyle Yargıtay tarafından reddi.
Özet: Yokluğunda verilen mahkumiyet kararına karşı sanığın eski hale getirme talepli temyiz başvurusunun incelenmesinde, yerel mahkemenin bu talebi Bölge Adliye Mahkemesine gönderme kararının hukuken değerden yoksun olduğu kabul edilmiş; sanığa gerekçeli kararın ceza infaz kurumunda tebliğ edildiği tarih itibarıyla hükmü öğrendiği sabit olduğundan, kanuni bir haftalık temyiz süresi geçtikten çok sonra yapılan eski hale getirme talepli temyiz başvurusunun, ilgili kanun maddesi uyarınca oy birliğiyle reddine karar verilmiştir.
8. Ceza Dairesi         2025/14276 E.  ,  2026/4789 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/699 E., 2016/427 K.
SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret
Sanığın yokluğunda verilen karara karşı, eski hale getirme talebinde bulunduğu anlaşılmakla; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 42/1. maddesi uyarınca "Süresi içinde usul işlemi yapılsaydı, esasa hangi mahkeme hükmedecek idiyse, eski hâle getirme dilekçesi hakkında da o mahkeme karar verir." hükmü gereğince, eski hâle getirme talebinde bulunulmuş olması hâlinde bu talebi inceleme mercii Yargıtay’ın ilgili dairesi olacaktır.
Bursa 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.11.2025 tarihli Ek Kararında, infazın durdurulması talebinin reddine karar verilirken, eski hale getirme talebinin değerlendirilmesi talebinin Bursa Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Ceza Dairesine gönderilmesi yönünde karar verilmesinin hukuki değerden yoksun bulunduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Bursa 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.07.2016 tarihli kararı sanığın yokluğunda verilmiştir. Sanığa gerekçeli kararın tebliği için çıkartılan 03.08.2016 tarihli tebligat parçasında Mernis adresi olduğu belirtilerek işte olan sanığın mahalle muhtarına tebliğ yapılması, kapısına yapıştırılan ihbar kâğıdı ile komşusuna haber verilmesinin belirtilmesi sonrasında karar temyiz edilmediğinden 08.09.2016 tarihinde kesinleştirilmiştir. Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olan sanık 24.07.2018 tarihli dilekçesi ile Mahkeme Esas ve Karar numaralarını belirterek gerekçeli kararın tebliğini talep etmiştir. Gerekçeli karar ve kesinleşme şerhi sanığa 25.07.2018 tarihinde Mahkeme tarafından gönderilmiş ve Ceza İnfaz Kurumunda tebliğ edilmiştir.
Sanığın, eski hâle getirme talepli dilekçesini sunduğu 30.10.2025 tarihinden önce kararı öğrendiği sabit görülmüştür. Kendisine tebliğ edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 30.10.2025 tarihinde eski hale getirme talepli temyiz isteğinde bulunduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE,
Esası incelenmeyen dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.04.2026 tarihinde karar verildi.