Cinayet suçundan İngilterede hükmolunan müebbet hapis cezasının Türkiyede infazında tutukluluk süresinin mahsubunu reddeden infaz hakimliği kararına karşı Kanun Yararına Bozma istemi.
Özet: Cinayet suçundan Birleşik Krallıkta müebbet hapis cezası alan ve infazı için Türkiyeye nakledilen bir hükümlünün, İngiliz mahkemesinin tutukluluk süresini mahkumiyetten düşmemesi yönündeki kararına rağmen, cezasının 6706 sayılı kanun gereği Türk hukukuna göre infaz edilmesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 63. maddesi uyarınca tutuklulukta geçen tüm sürelerin mahsup edilmesi gerektiği iddiasıyla, infaz hakimliğinin mahsup talebini reddeden kararına karşı Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozma talep edilmiştir.

MAHKEMESİ:İnfaz Hakimliği
SAYISI: 2022/11243 (E), 2022/11668 (K)İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddineKANUN YARARINA BOZMAYOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Cinayet suçundan Türk vatandaşı olan hükümlü ...'ın, Londra Merkez Ceza Mahkemesinin 11.04.2014 tarihli ve T20137100 sayılı kararı ile verilen ömür boyu hapis (asgari 33 yıl hapis cezası infaz edilmek üzere ve karar tarihi olan 11.04.2014'e kadar tutuklu olarak geçen günlerin mahkumiyetten sayılmayacağı belirtilerek) cezasının infazı aşamasında, 6706 sayılı Cezaî Konularda Uluslararası Adlî İş Birliği Kanunu ve Hükümlülerin Nakline Dair Sözleşme kapsamında yapılan başvuru üzerine, adı geçen hükümlünün 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81/1 maddesi gereğince ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile hükümlülüğüne, anılan hükümde tutuklulukta kaldığı sürenin cezasından mahsup edilmeyeceğine karar verildiğinden cezanın aynen infazı ile mahsup yapılmayacağına dair Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 27.04.2022 tarihli ve 2022/1-9313 sayılı müddetnameye karşı cezasının müebbet hapis cezası olarak infaz edilmesi ve mahsup yapılması gerektiğinden bahisle müddetnameye yönelik itirazın reddine dair Ankara 1. İnfaz Hâkimliğinin 01.07.2022 tarihli ve 2022/11243 Esas, 2022/11668 Karar sayılı kararı ile ilgili olarak;Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 17.01.2025 tarihli ve 94660652-105-06-24772-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.01.2025 tarihli ve 94660652-105-06-24772-2024-Kyb sayılı kanun yararına bozma isteminin;"Dosya kapsamına göre, adı geçen hükümlünün mahkumiyetine ilişkin Londra Merkez Ceza Mahkemesinin 11.04.2014 tarihli kararına konu müebbet hapis cezasının infazına İngiltere ülkesinde 11.04.2014 tarihinde başlandığı ve bakiye cezasının infazı için 29.07.2021 tarihinde Türkiye'ye nakledildiği, İngiltere Majestelernin Cezaevi ve Şartlı Tahliye Servisinin ceza bilgisine göre "hükümlünün mahkûmiyet süresinin "Ömür Boyu" şeklinde, normal (bihakkın) tahliye tarihinin 11.04.2047, bağışlamalı (koşullu) tahliye tarihinin en az 33 yıl cezaevinde kaldıktan sonra şartlı tahliye hakkı doğacağı ve hükmün verildiği cezaya dahil olacak şekilde özgürlüğün tamamen kısıtlandığı gün sayısı 0 gün olarak" belirlendiği,Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 27.04.2022 tarihli ve 2022/1-9313 sayılı müddetnamede cezaevine giriş tarihinin 29.07.2021, bihakkın tahliye tarihinin 31.03.2059, koşullu tahliye tarihinin ise 03.04.2044 olarak belirlendiği,1-6706 sayılı Cezaî Konularda Uluslararası Adlî İş Birliği Kanunu'nun 31/1-2. maddelerinde yer alan, "Hükümlünün nakline karar verilmesi üzerine, ceza infaz kurumlarında kalacağı süre hükümlüye ve yabancı makamlara bildirilir. Yabancı devlet ile hükümlünün, nakli kabul etmesi üzerine, hükümlü Türkiye’ye getirilir. Hükümlü, nakil dosyası ile birlikte Cumhuriyet başsavcılığına teslim edilir. Cumhuriyet başsavcılığı, infazına başlanan karara ilişkin bilgileri Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne bildirir.(2) Hükümlü hakkında verilen mahkûmiyet kararı Türk kanunlarına göre infaz edilir." şeklindeki düzenleme nazara alındığında,Dosya kapsamında, hükümlünün İngiltere ülkesinde işlediği suçla ilgili olarak Londra Merkez Ceza Mahkemesinin 11.04.2014 tarihli kararı ile verilen asgari 33 yıl ceza infaz kurumunda bulunmak üzere müebbet hapis cezasının infazına başlandığı, ayrıca hükümlünün inceleme dışı 30.09.2009 tarihinde işlediği cinayete teşebbüs suçuyla ilgili olarak Londra Kraliyet Ağır Ceza Mahkemesinin 21.10.2010 tarihli ve T20097873 sayılı kararı ile 11 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu cezası ile bağlantılı olarak 310 gün tutuklu kaldığı, hükümlünün infazının kalan kısmını Türkiye'de infaz etmek istemesi üzerine 6706 sayılı Kanun ve Hükümlülerin Nakline Dair Sözleşme uyarınca hükümlünün Türkiye'ye naklinin gerçekleştirildiği, hükümlü hakkında düzenlenen müddetnamede infaza esas mahkeme kararında tutuklu olarak geçen günlerin mahkumiyetten sayılmayacağı yani mahsup edilemeyeceğine hükmedildiğinden bahisle mahsup işlemleri yapılmadan aynen infaza ilişkin tanzim edilen müddetnameye karşı yapılan itirazın reddine karar verilmiş ise de, 6706 sayılı Kanun'un 31/2. maddesi uyarınca verilen mahkumiyet kararının Türk Kanunlarına göre infaz edileceği, bu doğrultuda 5237 sayılı Kanunu'nun mahsup başlıklı 63. maddesi gereğince, "Hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün haller nedeniyle geçirilmiş süreler, hükmolunan hapis cezasından indirilir." düzenlemesi uyarınca, anılan hükmün kesinleşmesinden önce işlenmiş mahkumiyete konu olan bir suçtan veya hükümlünün tutuklulukta ve gözaltında geçirdiği süreler gibi şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün hallerin araştırılarak tespiti ile, mahsup koşullarının oluşup oluşmadığı ve hükümlünün 310 gün tutuklu kaldığı, bu sürenin mahsup edilmesi talebine ilişkin olarak da araştırma yapılmadan, 6706 sayılı Kanun'un 31/2. maddesi de dikkate alınarak karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yabancı mahkeme kararının aynen infaz edileceği belirtilerek düzenlenen müddetnameye karşı yapılan itirazın reddine karar verilmesinde,2-Hükümlü hakkında verilen müebbet hapis cezasına ilişkin yabancı ülke kararının hükümlülerin nakli sureti ile ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası şeklinde kabul edilerek tanzim edilen müddetnameye karşı yapılan itirazın reddine karar verilmiş ise de, yabancı mahkeme kararının aynen infaz edileceği kabul edilerek müddetname düzenlenmesi karşısında, hükümlünün müebbet hapis cezasını infaz etmesi gerekirken fazla ceza miktarı ve aleyhe infaz rejimine tabi olan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının infazına ilişkin düzenlenen müddetnameye karşı yapılan itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir."Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.II. GEREKÇE1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları;(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.2. 6706 sayılı Cezaî Konularda Uluslararası Adlî İş Birliği Kanunu'nun, "Türkiye’ye hükümlü nakli" başlıklı 30 ncu maddesinin (1) ve (4) ncü fıkraları; (1) Yabancı devlet mahkemeleri tarafından hakkında mahkûmiyet kararı verilen ve ceza infaz kurumunda bulunan hükümlü, aşağıdaki koşulların birlikte bulunması hâlinde cezanın infazı amacıyla Türkiye’ye nakledilebilir:a) Hükümlünün Türk vatandaşı olması veya Türkiye ile güçlü sosyal bağlarının bulunması.b) Hükümlünün veya kanunî temsilcisinin ... göstermesi.c) Mahkûmiyet kararının kesinleşmiş olması.ç) Mahkûmiyet kararına konu fiilin Türk hukukuna göre suç teşkil etmesi.d) Merkezî makamlarca aksi kararlaştırılmadıkça, talep tarihinde, hükümlünün ceza infaz kurumunda infazı gereken en az altı ay hapis cezasının bulunması.(4) Hükümlülerin nakline Adalet Bakanı karar verir.3. 6706 sayılı Cezaî Konularda Uluslararası Adlî İş Birliği Kanunu'nun, "Türkiye’de infaz" başlıklı 31 inci maddesi;(1) Hükümlünün nakline karar verilmesi üzerine, ceza infaz kurumlarında kalacağı süre hükümlüye ve yabancı makamlara bildirilir. Yabancı devlet ile hükümlünün, nakli kabul etmesi üzerine, hükümlü Türkiye’ye getirilir. Hükümlü, nakil dosyası ile birlikte Cumhuriyet başsavcılığına teslim edilir. Cumhuriyet başsavcılığı, infazına başlanan karara ilişkin bilgileri Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne bildirir.(2) Hükümlü hakkında verilen mahkûmiyet kararı Türk kanunlarına göre infaz edilir.(3) Mahkûmiyetin esasına taallûk eden talepler, hükmün esası hakkında karar veren devlet mahkemelerine yapılabilir; verilen kararlar ikinci fıkra uyarınca infaz edilir.(4) İnfaz sırasında, hükmün verildiği devlette veya Türkiye’de genel veya özel af kabul edilmesi ya da suç veya cezayı ortadan kaldıran veya hafifleten bir sebebin ortaya çıkması hâlinde hükümlünün hukukî durumu hakkında bulunduğu yer ağır ceza mahkemesince karar verilir.4. Hükümlülerin Nakline Dair Avrupa Sözleşmesinin "... ve ... Doğruluğunun Saptanması" başlıklı 7 nci maddesi;1) Hüküm Devleti, 3 üncü maddenin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca, nakil için ... vermesi gerekli kişinin bunu isteğiyle ve hukuki sonuçlarını tümüyle bilerek yapmasını temin edecektir. Bu ... verilmesine ilişkin usul hüküm Devletinin kanunlarına tâbi olacaktır. 2) Hüküm Devleti, yerine getiren Devlete bir konsolos veya yerine getiren Devletle mutabık kalınacak başka bir görevli vasıtasıyla, ... yukarıda 1 inci fıkrada öngörülen şartlarda verildiğini doğrulama imkânını sağlayacaktır..5. Hükümlülerin Nakline Dair Avrupa Sözleşmesinin "İnfazın devamı" başlıklı 10 uncu maddesi;1) İnfazın devamı halinde, yerine getiren Devlet, hüküm Devleti tarafından belirlenen şekilde hükmün hukukî niteliği ve süresi ile bağlı olacaktır.2) Bununla birlikte bu mahkûmiyet niteliği veya süresi itibariyle yerine getiren Devlet Kanunu ile bağdaşmıyor ise veya bu Devletin Kanunu gerektiriyor ise bu Devlet bir mahkeme veya idarî merci kararıyla müeyyideyi aynı nitelikteki bir suç için kendi kanunu tarafından öngörülen bir ceza veya önleme dönüştürebilir. Cezalandırma veya önlem mümkün olduğu kadar niteliği itibariyle yerine getirilecek mahkûmiyete uygun olacaktır. Tayin olunacak ceza veya tedbir, niteliği ve süresi itibariyle, hüküm Devletinde verilen müeyyideden ağır olmayacağı gibi yerine getiren devlet Kanununda öngörülen azamî miktarı da aşmayacaktır.Şeklinde düzenlenmiştir.6. Hükümlünün yurt dışında 05.10.2009 tarihinde işlemiş olduğu cinayet suçundan dolayı ömür boyu hapis cezası ile cezalandırıldığı ayrıca bu mahkumiyeti dışında 30.09.2009 tarihinde işlediği öldürmeye teşebbüs ve ateşli silah bulundurmak suçlarından 21.10.2010 tarihinde 11 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, 11 yıl hapis cezası nedeniyle yargılandığı dosyada 310 gün tutuklu kaldığı ve tutuklu kaldığı bu sürenin 11 yıl hapis cezasının infazı sırasında dikkate alındığı, ömür boyu hapis cezası nedeniyle tutuklu kaldığı bir süre olmadığı, dosya içerisinde bulunan hükümlünün nakline onay verildiğine ve Türk Yetkililerin anlaşma belgelerini göndermesinin beklendiğine dair 12.06.2019 tarihli Sınır Ötesi Transfer Birimi Majestelerinin Cezaevi ve Şartlı Tahliye Servisi görevlisi tarafından düzenlenen belge ile hükümlü hakkında hüküm devletinin yetkili makamları tarafından düzenlenen bila tarihli ceza bilgisi içeriği ve 11.04.2014 tarihli Kraliyet Mahkemesi yetkili memuru tarafından düzenlenen mahkûmiyet kararında yer alan, " 27... tarihinde işlediği suçtan dolayı mahkum edilmiştir. .... Mahkeme sanığın asgari olarak 33 yıl hapis yatacağını belirtmiştir. Bu ceza hükmü, söz konusu karar verilmeden önce sanığın tabi olduğu diğer hapis cezası dönemleriyle eş zamanlı olarak verilmiştir. Mahkumiyet altında geçen günler ceza hükmü dahilinde sayılmayacaktır." şeklindeki açıklamadan anlaşılmakla, hükümlünün halen infaz edilmekte olan cezası ile ilgili mahsubu gereken bir süre olmadığı görülmekle bu konuda yapılan talebin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık olmadığı ancak gösterilen gerekçenin doğru ve yerinde olmadığı anlaşılmaktadır.7. Hükümlü naklinin nasıl yapılacağı, aranan şartlar ve istenilen belgeler 6706 sayılı Uluslararası Adli İşbirliği Kanunu'nun 30. maddesinde, nakline karar verilen hükümlünün cezasının infazına ilişkin usul ve esaslar, infaz sırasında alınması gereken kararların alınacağı yer ve bu konuda yetkili ve görevli mahkemelerin neresi olduğu aynı kanunun 32. maddesinde düzenlenmiştir. Hükümlülerin Nakline Dair Avrupa Sözleşmesinde de, nakil şartları, sağlanacak bilgiler, nakle gösterilen ... ve ... doğruluğunun saptanması, naklin hükmü devleti bakımından ve yerine getiren devlet bakımından etkileri, infazın yapılması ve bu konuda alınabilecek kararlar ve infazın tamamlanması düzenlenmiş bulunmaktadır. 8. 6706 sayılı Uluslararası Adli İşbirliği Kanunu'nun 31. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, "Hükümlü hakkında verilen mahkûmiyet kararı Türk kanunlarına göre infaz edilir." hükmü ve üçüncü fıkrasında yer alan, Hükümlülerin Nakline Dair Avrupa Sözleşmesinin 9. maddesinde yer alan, "Mahkûmiyetin infazı, yerine getiren Devlet Kanununa göre yapılacak ve yalnızca bu Devlet tüm gerekli kararların alınmasında yetkili olacaktır." hükmü gereğince yabancı devlette suç işleyen ve hakkındaki hüküm kesinleşen Türk vatandaşı olan yada Türkiye ile güçlü sosyal bağları bulunan hükümlünün, nakil talebinin kabul edilmesi ve Türkiye'ye getirilmesi durumunda, Türk Hukukuna göre de suç teşkil eden fiili nedeniyle yabancı devlet mahkemesinden almış olduğu mahkumiyet kararının Türk kanunlarına göre infaz edilmesi yasal bir zorunluktur.9. Hükümlü nakli, hükümlünün mahkumiyet kararının verildiği devlette infazına başlanılan hürriyeti bağlayıcı cezasının kalan kısmının, diğer bir devlette infazı için her iki devletin anlaşması ve hükümlünün isteği ve rızası ile naklini istediği devlete gönderilmesi süreci olduğundan, nakline karar verilen hükümlünün, Türk hukukuna göre ceza infaz kurumunda geçireceği sürenin kendisine ve hükmün verildiği yer devletine bildirilmesi ve hem hükümlünün hemde yabancı devletin kabul etmesi halinde nakil sürecinin tamamlanmasının mümkün olabileceği anlaşılmaktadır.10. Somut olayda, Türk vatandaşı olan hükümlünün yabancı devlette işlemiş olduğu öldürme suçundan almış olduğu ömür boyu hapis cezasının infazının suçu işlediği İngiltere devletinde değil Türkiye de yapılmasını istediği, talebinin uygun görülmesi ve Türkiye'ye nakline karar verilmesi üzerine, Türkiye'ye getirilmeden önce hükümlüye ve İngiltere devletine 6706 sayılı Uluslararası Adli İşbirliği Kanunu'nun 31. maddesinin birinci fıkrasında yer alan, "Hükümlünün nakline karar verilmesi üzerine, ceza infaz kurumlarında kalacağı süre hükümlüye ve yabancı makamlara bildirilir. Yabancı devlet ile hükümlünün, nakli kabul etmesi üzerine, hükümlü Türkiye’ye getirilir." hükmü ve Hükümlülerin Nakline Dair Avrupa Sözleşmesinin 7. maddesi gereğince, hükümlünün ceza infaz kurumlarında kalacağı sürenin ne olduğuna ilişkin hem hükümlü, hemde İngiltere devletine yapılan bildirim ile hükümlü ve İngiltere devletinin kabulüne ilişkin belge ve bu konuda tutulan tutanak varsa aslı yada onaylı suretinin dosya içerisine alınmasından sonra hükümlünün hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekmektedir.11. 28.07.2021 tarihinde Türkiye'ye getirilen hükümlü hakkında dosya içerisinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, hükümlünün naklinden önce 24.02.2020 tarihli ve 2020/6879 B.M sayılı hükümlü hakkında planlayarak öldürme suçundan Londra Merkez Ceza Mahkemesi tarafından verilen ömür boyu hapis cezasının, Türk Hukukunda karşılığının Ağırlaştırılmış Müebbet hapis cezası olduğu kabul edilerek ve açıklama kısmına not düşülmek suretiyle düzenlenmiş bir müddetname var ve bu müddetnamede 5275 sayılı Kanun'un 107. maddesine göre, hükümlünün şartla tahliyeye süresinin 30 yıl üzerinden hesap edildiği, şikayete konu 27.04.2022 tarihli ve 2022/1-9313 sayılı müddetnamede de, hükümlünün şartla tahliye süresinin 5275 sayılı Kanun'un 107. maddesine göre 30 yıl üzerinden hesap edildiği, hükümlünün Türkiye'ye naklinden önce düzenlenen müddetname ile Türkiye'ye naklinden sonra düzenlenen müddetnamedeki infaz edilecek süre, şartla tahliye süresinin aynı olduğu ve aralarında bir farklılık olmadığı anlaşılmakta ise de, 24.02.2020 tarihli ve 2020/6879 B.M sayılı müddetnamenin 6706 sayılı Kanun'un 31. maddesi gereğince düzenlenip, hükümlü ve İngiltere devletine gönderildiğine, hem hükümlü hemde İngiltere devleti tarafından bu müddetname gösterilen infaz süresinin kabul edilmesi nedeniyle nakil işleminin yapıldığına ilişkin herhangi bir belge ve açıklama dosyada bulunmadığından, bu hususta gerekli araştırmanın yapılması, bu müddetnamede gösterilen süre kabul edilerek hükümlünün nakil talebinin hem hükümlü hemde İngiltere devleti tarafından kabul edilip edilmediğinin tespitinden sonra, hükümlü ve vekillerinin infaz edilecek süreye ilişkin şikayetleri yönünde karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu verilen karar Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma isteminde gösterilen gerekçeden farklı gerekçeyle kanun yararına bozma talebi sonucu itibariyle yerinde görülmüştür.III. KARAR1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,2. Ankara 1. İnfaz Hâkimliğince verilen 01.07.2022 tarihli ve 2022/11243 Esas, 2022/11668 Karar sayılıkararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,15.05.2026 tarihinde karar verildi.