Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında husumet, istinaf başvurusu ve temyiz kesinlik sınırı ile ilgili hukuki değerlendirme.
Özet: İmar planında sağlık tesisi olarak ayrılan bir taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığı iddiasıyla açılan bedel davasında, ilk derece mahkemesi kararının istinaf sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sorumluluğun yeniden belirlenerek değiştirilmesi üzerine, temyiz kesinlik sınırını aşan davacılar ve davalı idarenin, husumet, fiili el atmanın varlığı ve bedel konularındaki itirazlarının yüksek mahkeme tarafından incelenerek esastan değerlendirilmeye devam edildiği bir süreç bu evrakta özetlenmektedir.
5. Hukuk Dairesi         2025/5852 E.  ,  2026/1012 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2355 Esas, 2024/2439 Karar
KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/109 Esas, 2023/756 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, dahili davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Kararın dahili davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın dahili davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ... ve ... payına hasren davacılar vekilince ve davalı ... vekili tarafından tüm davacılar için temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, miktar veya değeri her paydaş için 378.290,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup bu kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz.
Davacılar ... ve ... dışındaki davacılar hakkında hükmedilen bedeller Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL'nin altında kalmaktadır. Bu nedenle; adı geçenler dışındaki davacılar yönünden davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacılar vekilinin ve davalı idare vekilinin davacılar ... ve ... yönünden kamulaştırmasız el atmaya dayanan tazminat davası için gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların paydaşı olduğu ........ ili, ..., .............Mahallesi 18 07... parsel sayılı taşınmazın imar planında sağlık tesis alanı (hastane alanı) olarak ayrılması nedeniyle kamulaştırmasız el atıldığından tespit edilecek bedelin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak davacılara tapudaki hissesi oranında ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesi özetle; dava konusu taşınmaza kamu sağlık alanı olarak ihtiyaç bulunmadığını, taşınmazın hak sahibi şahısların kullanımına verilmesi veya (kamu idaresi haricinde) özel sağlık tesis alanı olarak tahsisinin uygun olacağını, Belediyenin imar planı değişikliği neticelenmeden hüküm tesis edilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olacağını, aksi hâlde hüküm verilerek taşınmazın küçük bir kısmının davacılardan alınıp Hazineye tahsisinden sonra sağlık alanından çıkarılması halinin ortaya çıkacağını, Belediyenin imar planı değişikliği çalışması sonucunun beklenmesini, bu hususun bekletici mesele yapılmasını, açılan davanın reddi ile yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesi özetle; dava konusu parselin imar planında sağlık tesis alanı olarak planlandığını, sorumluluğun planı yapan Alanya Belediyesinde olmadığını, sorumlu kurumun ... olduğunu, kamulaştırmasız el koyma nedeniyle tazminat davası açılabilmesinin ön koşulunun imar planındaki ayrılış amacına yönelik malikin rızası olmaksızın fiili olarak taşınmaza el konulması olduğunu, söz konusu taşınmazda filli el atma olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, belirlenen bedelin dahili davalı ... Başkanlığından tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde dahili davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Dahili davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın sağlık tesisi alanı olarak ayrılması nedeniyle husumetin Sağlık Bakanlığa yöneltilerek tazminattan bu kurumun sorumlu olması gerektiği hâlde, davalı belediyenin sorumlu tutulmasını doğru olmadığını, mahkemece ıslah edilen miktar yönünden ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, idarenin ödemesi gereken vekâlet ücretinin maktu olarak belirlenmesi gerektiğini, kararda takyidatların bedele yansıtılmış haliyle hesaplanması gerektiğini, taşınmaz bedelinin fahiş olarak belirlendiğini, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, emsal alınan taşınmazın hatalı olduğunu, taşınmazda hisse hatası bulunup bulunmadığı hususunun araştırılması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... Plan ve Proje Müdürlüğünün yazısına göre 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında sağlık tesis alanı olarak ayrıldığı, taşınmazın imar planındaki özgüleme amacı gözetildiğinde davalı ... hakkındaki davanın kabulüne davalı ... hakkındaki davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiği hâlde, davalı ... hakkındaki davanın kabulü ile tazminatın davalı belediyeden tahsiline karar verilmesi doğru görülmeyerek ve hukuken el atılan dava konusu taşınmazda davacı payına düşen tazminat bedeli yönünden 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na (2942 sayılı Kanun) eklenen Ek Madde 4 ün üçüncü fıkrası uyarınca ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamaları gereği maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi hatalı olduğundan ve taşınmazın vasfının arsa olarak değerlendirilip emsal kıyaslaması suretiyle değer biçilmesinde yöntem olarak isabetsizlik bulunmadığından, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak tespit edilen kamulaştırmasız el atma bedelinin davalı ... Bakanlığından tahsili ile payları oranında davacılara ödenmesine, dava konusu taşınmazdaki davacılar payının iptali ile Hazine adına tesciline ve davacılar yararına maktu vekâlet ücretine hükmedilmesine karar verilmek suretiyle yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ... ve ... vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... Bakanlığının dava konusu taşınmazın sağlık tesis alanı olarak tahsisi talebi olmadığını Bölge Adliye Mahkemesince hatalı olarak kararın kaldırdığını, İlk Derece Mahkemesince davanın ... yönünden kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; belediyenin işleminden dolayı idarelerinin tazminat ödemesinin kabul edilemeyeceğini, idarelerinin kamuya özgülenme durumu ile ilgili bir taleplerinin bulunmadığını, Belediyece taşınmazın imar plan değişikliği işlemleri devam ettiğinden sonucunun beklenmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat bedelinin tahsiline ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. 3194 sayılı İmar Kanun’un 18 inci maddesine 04.07.2019 tarihinde 7181 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesi ile eklenen Ek fıkra uyarınca ''Belediye veya valiliğin; parselasyon planlarını, imar planlarının kesinleşme tarihinden itibaren beş yıl içinde yapması ve onaylaması esastır. Parselasyon planı yapmamaları sebebiyle doğacak her türlü kamulaştırma iş ve işlemlerinden belediyeler veya valilikler sorumludur.'' hükmü getirilmiştir.
3. Dava konusu taşınmazın Alanya Belediye Meclisinin 23.12.1999 tarihinde onaylanan 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında sağlık tesis alanı olarak ayrıldığı, dava konusu taşınmazın tapu kaydının incelenmesinden bir kısım payın imar nedeniyle 18.04.2003 tarihinde tescil edildiği, uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği, mülkiyet hakkının özüne dokunan ve bu eylemi ile davalı ... yönünden kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulünün gerektiği açıktır.
4. Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Davalı ... Vekilinin Davacılar ... ve ... Dışındaki Davacılara İlişkin Temyizi Yönünden;
Davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,
B. Davacılar ... ve ... Vekili ile Davalı ... Vekilinin Davacılar ... ve ... Paylarına İlişkin Temyizi Yönünden;
Davacılar ve davalı ... vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.