Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan istinaf başvurusunun esastan reddi kararını, tekerrür hükmünün infazda gözetilebileceğini belirterek onayladı.
Özet: Hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi kararını, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığı ve somut delil bulunmadığı gerekçeleriyle temyiz eden sanık müdafiinin başvurusu üzerine yapılan incelemede; Yargıtay, hükümde sanığın mükerrir olduğunun belirtilmesinin yeterli olduğunu ve tekerrüre esas alınan ilamın gösterilmemesinin bozma nedeni teşkil etmediğini vurgulayarak, sanığın katılana yönelik eyleminden dolayı kurulan mahkumiyet hükmünde ve istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararda hukuka aykırılık bulunmadığına kanaat getirerek, temyiz istemini reddetmiş ve bölge adliye mahkemesinin kararını onamıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/2742 E., 2024/111 K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın suç işlediğine dair somut delil bulunmadığına, suçun maddi ve manevi unsurları itibarıyla oluşmadığına ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.01.2013 tarih ve 2012/6-1431 esas, 2013/18 karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, sanığın mükerrir olduğunun belirtilmesinin yeterli olduğu, hükümde tekerrüre esas alınan ilâmın gösterilmesine gerek bulunmadığı, bu durumun infaz aşamasında gözetilebileceği hususu gözönüne alındığında tekerrüre esas alınan ilâmın gösterilmemesi bozma nedeni yapılmamıştır.Sanık hakkında katılana yönelik eylemi sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak usul ve yasaya uygun olan Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Kırıkhan 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.