Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, suç vasfı bozması sonrası suça sürüklenen çocuğun neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama mahkumiyetini onadığı temyiz kararı.
Özet: Daha önce öldürme kastının şüpheli olduğu gerekçesiyle bozulan ve suça sürüklenen çocuk hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan yeniden kurulan hükmün temyiz incelemesinde, mahkeme, çocuğun hedef gözetmeksizin bıçağı sallaması, tek darbede minimal yaralanmaya neden olması, eyleme kendiliğinden son vermesi ve aralarında husumet bulunmaması gibi hususları dikkate alarak, öldürme kastının şüpheli kaldığını ve eylemin yaralamaya yönelik olduğunu, haksız tahrik ile takdiri indirim hükümlerinin yerinde uygulandığını belirterek, ilk derece mahkemesinin mahkumiyet kararını onamıştır.
1. Ceza Dairesi         2026/2097 E.  ,  2026/3987 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2025/479 E., 2025/398 K.
SUÇA SÜRÜKLENEN
ÇOCUK : ...
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1 ve 307/3. maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 14.09.2023 tarihli ve 2023/2464 Esas, 2023/1886 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik
katılan kurum vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurularının, katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine ilişkin kararının, katılan kurum vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 05.05.2025 tarihli ve 2024/1372 Esas, 2025/3586 Karar sayılı kararı ile özetle suça sürüklenen çocuğun öldürme kastı ile hareket ettiğinin şüpheli kaldığı, bu nedenle kastının yaralamaya yönelik olduğunun kabulü ile neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan hüküm kurulması gerekirken suç vasfının hatalı belirlenmesi hukuka aykırı olduğundan hükmün bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
2. Akhisar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin (Çocuk Mahkemesi sıfatıyla), 20.10.2025 tarihli ve 2025/479 Esas, 2025/398 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 29, 31/3, 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek, dava dosyası 5271 sayılı Kanun'un 307/3. maddesi uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan kurum vekilinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, eylemin öldürmeye teşebbüs olduğundan bahisle suç vasfına, ceza miktarına, haksız tahrik hükümleri ve takdiri indirim nedenlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığına, vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
2. Suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, yetersiz adli raporlara göre hüküm kurulduğuna, mahkumiyete yeterli somut ve kesin delil bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, eylemin meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması kapsamında olduğuna, ceza miktarına, tahrikin derecesine, suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkının gözetilmediğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1.Gerekçeli karar başlığında suça sürüklenen çocuğun gözaltı, tutuklama ve tahliye tarihlerinin gösterilmemesi, mahallinde tamamlanması mümkün eksiklik olarak görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, hükme esas alınan adlî raporların yeterli olduğu, eksik incelemenin bulunmadığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, suça sürüklenen çocuk ile mağdur arasında herhangi bir husumetin bulunmaması, suça sürüklenen çocuğun hedef gözetmeksizin bıçağı rastgele sallaması, mağdurun tek bıçak darbesi ile yaralanması, yaralanmanın duyu veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına veya yitirilmesine neden olmayıp, minimal düzeyde hemopnömotoraksa neden olması, suça sürüklenen çocuğun engel neden olmadan eyleme kendiliğinden son vermesi hususları birlikte
değerlendirildiğinde, öldürme kastı ile hareket ettiğinin şüpheli kaldığı, şüphenin suça sürüklenen çocuk aleyhine değerlendirilemeyeceği, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, mağdurdan suça sürüklenen çocuğa ve yakınlarına yönelen haksız söz ve davranışların ulaştığı boyut dikkate alındığında haksız tahrik indiriminin derecesinde isabetsizlik bulunmadığı, takdirî indirimin mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği, bozma öncesi verilen kararlar yönünden aleyhe istinaf başvurusu olduğundan suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkından söz edilemeyeceği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, temyiz sebeplerinin incelenmesinde düzeltme nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/1. maddesinde yer verilen; “Kamu davasına katılma üzerine, mahkûmiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, davaya katılan ve kendisini vekil aracılığıyla temsil ettiren kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) numaralı paragrafta açıklanan nedenle katılan kurum vekilinin temyiz istemi "vekalet ücreti" yönünden yerinde görüldüğünden Akhisar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2025 tarihli ve 2025/479 Esas, 2025/398 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303. maddesi gereği, hüküm fıkrasına “karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesi uyarınca 48.000 TL maktu vekalet ücretinden, 05.09.2018 tarihli ve 2018/249 Esas, 2018/335 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararda katılan kurum lehine hükmolunan 4.360 TL vekalet ücretinin mahsubu ile bakiye kalan vekalet ücretinin suça sürüklenen çocuktan tahsili ile katılan kuruma verilmesine,” paragrafının eklenmesi suretiyle Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Akhisar 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.05.2026 tarihinde karar verildi.