Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan verilen mahkumiyet kararının, sanık müdafiinin feragati ve katılan vekilinin temyizinin reddiyle onanması.
Özet: Yüksek mahkeme, daha önce bozularak yeniden yargılaması yapılan nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan sanığa verilen 12 yıl hapis cezası ve tekerrür uygulamasını içeren mahkûmiyet hükmünü inceleyerek, yargılama sürecinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, delillerin vicdani kanıya uygun olduğu, takdiri indirimlerin yerinde kullanıldığı ve cezanın eylemle orantılı olduğu gerekçeleriyle, sanık müdafiinin temyizden vazgeçmesi nedeniyle temyiz talebini reddederken, katılan vekilinin eksik ceza tayini ve takdiri indirim uygulanma koşullarına ilişkin itirazlarını da esastan reddederek hükmü oy birliğiyle onamıştır.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/609 E., 2025/726 K.SUÇ : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüsHÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması Sanık müdafinin temyiz istemini kanunî süresi içinde öne sürdükten sonra, kanun yollarından feragat yetkisi içeren vekâletnamelerine istinaden 17.03.2026 tarihli dilekçesi ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu belirlenmiştir.Katılan vekilinin temyiz istemi yönünden; Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ1. İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.12.2020 tarihli ve 2019/236 Esas, 2020/374 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 04.10.2021 tarihli ve 2021/1075 Esas, 2021/1986 Karar sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, anılan kararın sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 13.06.2024 tarihli ve 2022/10858 Esas, 2024/4467 Karar sayılı kararıyla özetle; eksik inceleme ve tekerrür hususunda uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığına ilişkin denetleme zorunluluğu nedenleriyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.2.İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.11.2025 tarihli ve 2024/609 Esas, 2025/726 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-g, 35/2, 62/1, 53/1 ve 58. maddeleri uyarınca 12... ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilerek dava dosyası, 5271 sayılı Kanun'un 307/3. maddesi uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİKatılan ... vekilinin temyiz sebepleri özetle; eksik ceza tayinine, takdiri indirim hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığına ilişkindir. III. GEREKÇEYargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosyada eksik incelemenin bulunmadığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, takdiri indirim hükümlerinin uygulanması mahkeme takdirinde olup dosya kapsamı ile uyumlu şekilde yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek uygulandığı, sanığın eylemi ile orantılı şekilde ceza tayin edildiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.IV. KARARA. Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden; Sanık müdafinin temyiz istemini kanunî süresi içinde öne sürdükten sonra 17.03.2026 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği, vekâletnamesinin kanun yollarından feragat yetkisini barındırdığı ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 266/1. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 298. maddesi gereği sanık müdafiinin temyiz isteminin, oy birliğiyle REDDİNE,B. Katılan vekilinin temyiz istemi yönünden; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.11.2025 tarihli ve 2024/609 Esas, 2025/726 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2026 tarihinde karar verildi.