Danıştay 12. Daire, PTT sözleşmeli personelin tutukluluk sonrası 5 gün içinde göreve dönmeme nedeniyle sözleşme feshinin ve tebligat usulsüzlüğü iddialarının hukuka uygunluğunu değerlendiren temyiz kararı.
Özet: Posta ve Telgraf Teşkilatında sözleşmeli personel olarak çalışan davacının, tutukluluk halinin sona ermesi sonrası 5 gün içinde görevine dönme zorunluluğunun kendisine tebliğ edilmesine karşın bu yükümlülüğe uymaması gerekçesiyle sözleşmesinin feshedilmesi işlemi; ilk derece mahkemesi ve istinaf tarafından, davacının tebligatı usulüne uygun aldığı ve savunma hakkının bu tür sözleşme feshinde zorunlu olmadığı belirtilerek hukuka uygun bulunmuş, davacı ise tutukluluk sürecindeki psikolojik durumu nedeniyle tebligatın usulsüzlüğünü ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmektedir.
Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2021/5673 E.  ,  2025/2421 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/5673
Karar No : 2025/2421
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
[16507-05476-17393] UETS
KARŞI TARAF (DAVALI) :... Anonim Şirketi
[35774-94775-60893] UETS
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Posta ve Telgraf Teşkilatı Diyarbakır ili, Hani Şubesinde sözleşmeli personel olarak görev yapan davacının, izinsiz veya kabul edilebilir bir mazereti olmaksızın, kesintisiz 5 gün işe gelmediğinden bahisle 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 45/a maddesi uyarınca sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin ... tarih ve E....762 sayılı işlem ile bu işleme karşı yapmış olduğu itirazın reddine ilişkin... tarih ve E.... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Hani P.T.T. Müdürlüğünün Adalet Bakanlığı Diyarbakır D Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğüne yazdığı ... tarih ve E... sayılı yazıda; davacının 19/06/2017 tarihinden tutukluluk halinin sonra ereceği tarihe kadar görevden uzaklaştırıldığı, tutukluluk halinin sona ermesini müteakip 5 gün içerisinde göreve dönmek için başvuruda bulunması gerektiği, aksi takdirde sözleşmesinin feshedileceği, tebliğ tarihinden itibaren 60 gün içinde İdare Mahkemesine müracaat edebileceğinin ilgiliye tebliği ile teblüğ ilmühaberinin kuruma gönderilmesinin istenildiği, anılan yazının 11/07/2017 tarihinde ''Görevden uzaklaştırılmam hususunda Hani P.T.T. Merkez Müdürlüğünün... tarih ve ... sayılı yazısını tebellüğ ederek bir örneğini aldım. Ayrıca tutukluluk halimin sona ermesini müteakip 5 gün içerisinde göreve dönmem için kuruluşumuza başvurabileceğimi, aksi takdirde sözleşmemin feshedileceği hususu ile tebliğ tarihinden itibaren 60 gün içinde İdare Mahkemesine müracaat edebileceğimi tebellüğ ettim.'' ifadesinin yer aldığı tebellüğ ilmühaberi ile davacıya tebliğ edildiği; bu durumda, 14/03/2018 tarihinde tahliye olan davacının, tahliye tarihini müteakip 5 gün içerisinde görevine başlamak için başvuruda bulunması gerekirken, 28/06/2018 tarihine kadar herhangi bir başvura bulunmadığı görüldüğünden, davacının eyleminin ''izinsiz veya kabul edilebilir bir mazereti olmaksızın kesintisiz 5 gün göreve gelmemek'' hükmü kapsamında değerlendirilerek sözleşmesinin feshedilmesine ve fesih işlemine karşı yaptığı itirazın reddine ilişkin dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan davacı tarafça işlem tesis edilmeden önce savunma hakkı tanınmadığı ileri sürülmüş ise de; 399 sayılı Kanun hükmünde Kararname'nin 45. maddesi "Disiplin Hükümleri"nin düzenlendiği Dokuzuncu Bölümün alt maddesi olarak yer almakta ise de; sözü edilen maddenin, teşebbüs veya bağlı ortaklıklarda çalışan personelin sözleşmesinin feshi ve sona ermesi hallerini düzenlediği, sözleşme feshi hallerinden birinin bulunup bulunmadığının tespiti amacı ile disiplin soruşturması yapılması ve bu kapsamda ilgilinin savunmasının alınması mümkün ise de bu bentlerin ihlalinin disiplin cezası kapsamında değerlendirilmesi dolayısıyla, ilgiliye savunma hakkı tanınması zorunlu bulunmadığından, sözleşme feshini gerektiren hallerden birinin bulunduğunun tespiti halinde, karar vermeye yetkili organ teşebbüs veya bağlı ortaklık Yönetim Kurulu ise de Yönetim Kurulu tarafından usulüne uygun olarak bu yetkinin devredilmesi halinde -bakılan uyuşmazlıkta olduğu gibi- yetki devrinde bulunulan makam tarafından işlem tesis edilebileceğinden itibar edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Tutuklu olması nedeniyle psikolojik durumunun yerinde olmadığı, bu nedenle savunma hakkının kısıtlanmaması açısından vekili varsa vekiline veya yakınlarından birine tebliğ yapılması gerektiği, görevden uzaklaştırılmasına ve tahliye tarihinden itibaren 5 gün içerisinde görevine başlaması gerektiğine ilişkin işlemin tebliğinin bu açıdan usulsüz olduğu, uzaklaştırma kararının ne şekilde kaldırılacağına ve kaldırılması halinde göreve dönmek için başvurulması gereken usul ve sürelere ilişkin bilgilendirmelerin de usulsüz olarak gerçekleştirildiği, usulsüz tebliğden dolayı sorumlu tutulmasının kabul edilemez olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacının sözleşmesinin feshedilmesinin ve bu işleme karşı yapmış olduğu itirazın reddedilmesinin hukuka ve mevzuata uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 14/05/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.