Danıştay, Malezya menşeli olmadığı gerekçesiyle tahakkuk eden gümrük ve KDV ödeme emrinin, vekile tebliğ edilmeyen itiraz ret kararı usulsüzlüğünden dolayı iptalini onadı.
Özet: Malezya menşeli olmadığı gerekçesiyle bir şirkete tahakkuk ettirilen gümrük, ilave gümrük ve katma değer vergilerinin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davada, şirketin vekili aracılığıyla yaptığı itirazın reddine dair kararın 7201 sayılı Tebligat Kanununa aykırı olarak vekile değil doğrudan şirkete e-tebligat yoluyla tebliğ edilmesi nedeniyle alacağın kesinleşmediği ve ödeme emrinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiş; davalı idarenin temyiz başvurusu reddedilerek, hukuka uygun bulunan bu iptal kararı oyçokluğuyla onanmıştır.

T.C.
D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2023/3410Karar No : 2025/1644 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : .. Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü - (E - Tebligat) VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İstanbul İnşaat Tekstil Otomotiv Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Davacı adına tescilli muhtelif tarih ve sayılı toplam 10 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın Malezya menşeli olmadığından bahisle Türkiye-Malezya Serbest Ticaret Anlaşması uyarınca tahakkuk ettirilen gümrük, ilave gümrük, katma değer vergilerinin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden, davaya konu ödeme emri içeriği ek tahakkuk kararının davacıya 11/07/2021 tarihinde tebliğ edildiği, anılan karara vekil aracılığıyla itiraz edildiği, itiraz mercii tarafından davacının avukatına hitaben yazılan E....sayılı yazıda, cevap süresinin 13/11/2021 tarihine kadar uzatıldığının bildirilmesine karşın, 19/04/2022 tarihli itirazın reddine ilişkin kararın ise 04/05/2022 tarihinde davacıya e-tebliğat yoluyla tebliğ edildiği, amme borcunun ödenmemesi ve dava açılmamasından dolayı davaya konusu ödeme emrinin düzenlendiği açıklanarak, 7201 sayılı Tebligat Kanunu uyarınca, vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılacağına yönelik hükmü kapsamında, ek tahakkuk kararına vekil vasıtasıyla itiraz edildiğinden, itirazın reddine ilişkin kararın da davacı vekiline tebliği yapılarak davacıya, dava açma hakkını kullanmasına imkan sağlanması gerekirken, ilgili hükme aykırı şekilde anılan kararın davacının e-tebligat adresine tebliğ edildiği görüldüğünden usulüne uygun tebliğ edilmeyen alacağın kesinleştiğinden söz edilemeyeceğinden, davacı adına tanzim edilen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu ödeme emri içeriği tahakkukların usulüne uygun olarak kesinleştirildiği anılan alacakların tahsilini teminen tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin reddine,2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 17/04/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Temyiz başvurusu, davacı adına düzenlenen ödeme emrini iptal eden karara yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki kararın bozulması istemine ilişkindir. Literatürde tebligat, bir idari işlemin, o işlem ile muhatap kişi yada kişilere, kanunda belirtilen usule uygun olarak bildirmek için yapılan resmi bir belgelendirme işlemi şeklinde tanımlanmış, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesinde tebligatın, muhatabın bilinen en son adresine yapılacağı belirtilmiş, 19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasa ile eklenen aynı maddenin ikinci fıkrasında ise "bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır" hükmüne yer verilmiş, mezkur Kanunun 35/2.maddesinde de "adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır" kuralı getirilmiştir. Buna göre, hem idari ve hemde adli tebligatın doğrudan muhatabı, hakkında idari işlem tesis edilen yada yargılama aşamasıyla ilgili ise yargıda taraf görünen kişi olacaktır. Ancak, kazai tebligata ilişkin olan, Tebligat Kanunu'nun 11. maddesinin 3. fıkrası uyarınca vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması gerektiğinden, mahkeme ilamının vekile tebliği zorunludur. Öte yandan, 6099 sayılı Tebligat Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile Tebligat Kanunu'na eklenen "Elektronik Tebligat" başlıklı 7/a maddesiyle elektronik ortamda tebligat yapılabilmesi kanuni düzenlemeye bağlanmış, Elektronik Tebligat Yönetmeliği'nde, elektronik tebligat, Yönetmelik kapsamına uygun olarak elektronik ortamda yapılan tebligat olarak tanımlanmıştır. Şu halde, idari tebligatın asıl muhatabı, hakkında idari işlem tesis edilen kişi, bu kişinin idari işlemin iptali istemli açtığı davanın vekil ile takibi halinde ise mahkeme açısından, süreç ile ilgili tebligatların vekile yapılması, tebligatın geçerlilik şartlarındandır. Olayda, dava konusu ek tahakkuk kararına vaki itirazın reddine dair kararın doğrudan muhatabının bizzat davacının kendisinin olduğu ve söz konusu itirazın reddi kararının da davacının elektronik tebligat adresine usulüne uygun olarak tebliğ edildiği bununla birlikte, alacağın süresi içerisinde ödenmediği ve dava açılmadığı dolayısıyla da amme alacağının usulüne uygun olarak kesinleştiği anlaşıldığından, ödeme emrinin iptaline karar veren mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun reddinde yasal isabet görülmemiştir. Bu nedenle, temyiz isteminin kabulüyle, vergi dava dairesi kararının bozulması gerektiği oyu ile, Daire kararına katılmıyorum.