Danıştay, Vergi Usul Kanununun 102. maddesine aykırı tebligat nedeniyle bandrolsüz sigara bulundurma kaynaklı ÖTV, KDV ve vergi ziyaı cezasına ilişkin ödeme emrinin iptali kararını onadı.
Özet: Danıştay, bandrolsüz sigara bulundurma tespitiyle tahakkuk ettirilen özel tüketim vergisi ve katma değer vergileri ile kesilen cezalara ilişkin düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davada, vergi ihbarnamelerinin 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 102. maddesine uygun olarak tebliğ edilmediği ve bu nedenle kamu alacağının kesinleşmediği gerekçesiyle ilk derece ve bölge idare mahkemelerince verilen iptal kararının hukuka uygun olduğuna karar vererek, davalı idarenin temyiz başvurusunu reddetmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2022/3889Karar No : 2025/1717 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) - (E - Tebligat) KARŞI TARAF (DAVACI) : ...VEKİLİ : Av....İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Davacı adına, bandrolsüz sigara bulundurduğunun tespit edildiğinden bahisle, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 5. fıkrası ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 9. maddesinin 2. fıkrası uyarınca takdir komisyonu kararlarına istinaden 2016 yılının Ocak dönemi için re'sen tarh edilen özel tüketim ve katma değer vergileri ile kesilen bir kat vergi ziyaı cezaları ve gecikme faizinin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, davacıya ilk tebligatın 7061 sayılı Kanun'la getirilen değişiklikten önce 24/11/2017 tarihinde yapıldığı, söz konusu tebliğ evrakının tesliminin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesine uygun olarak yapılması gerektiği, olayda ise, tebliğ alındısına uyuşmazlık döneminde yürürlükte bulunan Kanun hükmüne uygun olarak şerh düşülmediği gibi, 7061 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten sonra ikinci defa yapılan ve 22/11/2018 tarihinde kapıya yapıştırılan pusulanın anılan Kanun maddesinin 5. fıkrası uyarınca, ikinci defa çıkarılan tebliğ evrakının aynı sebeplerle tebliğ edilememesi durumunda, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusulanın kapıya yapıştırılması halinde durumun posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilmesiyle geçerli olacağına dair düzenlemenin göz önüne alınmadığı, buna göre, her iki tebligatın da 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesine uygun olarak yapılmadığı, bir başka ifadeyle davacı adına düzenlenen ihbarnamelerin usulüne uygun tebliğ edilmediği, bu nedenle, kamu alacağının kesinleştiğinden bahisle düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının bandrolsüz sigaraları "bulunduran" sıfatına haiz olduğu, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 58. maddesine göre ödeme emrine itiraz sebeplerinin tahdidi olduğu, ihbarnamelerin ikinci defa davacının MERNİS sisteminde kayıtlı bulunan adresine gönderilerek tebliğ edildiği, bu itibarla, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Yedinci ve Dokuzuncu Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na, 3619 sayılı Kanun'la eklenen Ek 1. madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin reddine,2. ... Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 13/05/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.