Mülga 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 17. maddesine dayalı tapu iptal ve tescil davasında, idarece ödenen kamulaştırma bedeline rağmen devir yapılmaması üzerine, bozma sonrası bölge adliye mahkemesi kararının temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, davacı idarenin usulüne uygun kamulaştırılarak bedeli ödenmesine rağmen tapu devri yapılmayan bir taşınmazın, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun mülga 17. maddesine dayanarak kendi adına tescilini talep ettiği tapu iptal ve tescil davasını özetlemekte olup, davalıların çoğunun davayı kabul etmesine karşın, ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kararı sonrası istinaf başvurusu üzerine, bölge adliye mahkemesince yargılama giderleri ve vekalet ücreti hususlarında düzeltmeler yapılarak davanın kısmen kabulü ve taşınmazın takyidatlardan ari olarak idare adına tescili yönünde verilen kararın davacı idare tarafından temyiz edildiği bir süreci kapsamaktadır.
5. Hukuk Dairesi         2025/5719 E.  ,  2026/1034 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/116 Esas, 2025/365 Karar
KARAR : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/199 Esas, 2021/613 Karar
Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) mülga 17 nci maddesine dayanan tapu iptal ve tescil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu İstanbul ili, ..., ... Mahallesi 510 parsel sayılı taşınmazın usulüne uygun olarak kamulaştırıldığını, kamulaştırma bedellerinin banka hesabına yatırılarak noter tebligatlarının yapıldığını, davalılar tarafından idare aleyhine taşınmaz malikince ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1996/145 Esas sayılı dosyasında tezyidi bedel davası açıldığını, Mahkeme kararı ile hükmedilen bedelin de ödenmesine rağmen tapu malikinin ferağ işlemini yaptırmadığını ileri sürerek, 2942 sayılı Kanun'un mülga 17 inci maddesi gereğince dava konusu taşınmazın idare adına tescilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacı kurumun dava konusu taşınmazın devri için herhangi bir talebinin olmadığını, kamulaştırmanın üzerinden uzun yıllar geçtiğini, davayı kabul ettiğini, aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücreti hükmedilmemesini talep etmiştir.
2. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacı kurumun dava konusu taşınmazın devri için herhangi bir talebinin olmadığını, kamulaştırmanın üzerinden uzun yıllar geçtiğini, davayı kabul ettiğini, davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücreti hükmedilmemesini talep etmiştir.
3. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacı kurumun dava konusu taşınmazın devri için herhangi bir talebinin olmadığını, kamulaştırmanın üzerinden uzun yıllar geçtiğini, davayı kabul ettiğini, davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücreti hükmedilmemesini talep etmiştir.
4. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacı kurumun dava konusu taşınmazın devri için herhangi bir talebinin olmadığını, kamulaştırmanın üzerinden uzun yıllar geçtiğini, davayı kabul ettiğini, davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücreti hükmedilmemesini talep etmiştir.
5. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacı kurumun dava konusu taşınmazın devri için herhangi bir talebinin olmadığını, kamulaştırmanın üzerinden uzun yıllar geçtiğini, davayı kabul ettiğini, davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücreti hükmedilmemesini talep etmiştir.
6. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacı kurumun dava konusu taşınmazın devri için herhangi bir talebinin olmadığını, kamulaştırmanın üzerinden uzun yıllar geçtiğini, davayı kabul ettiğini, davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücreti hükmedilmemesini talep talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemenin 23.11.2021 tarihli ve 2021/199 Esas, 2021/613 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 06.02.2024 tarih ve 2022/994 Esas, 2024/256 Karar sayılı kararı ile dosyadaki bilği ve belgelere, mahkeme kararının dayandığı gerekçelere göre davalılar ...... ve ... yönünden davanın reddine dair mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı, ancak davalılardan ..., ..., ..., ..., ..., ...'ın ilk duruşmadan önce dilekçe ibraz ederek davayı kabul ettiklerini bildirdikleri hâlde, aleyhlerine vekâlet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığı, davayı kabul eden davalılardan ..., ..., ... ve ... yönünden davanın kabulü nedeniyle kabul kararı verilmesi gerektiği hâlde, ret kararı verilmesinin hatalı olduğunu, davayı kabul eden davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... aleyhine vekâlet ücreti takdir edilmemesi gerektiği ve taşınmazın takyidatlardan ari olarak tesciline karar verilmesi gerektiği hâlde, yazılı şekilde tescil hükmü kurulması, doğru görülmediğinden hüküm bu hususlardan düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; Bölge Adliye Mahkemesince muris .......... adına tapuda kayıtlı olan 5/60 hissenin yalnızca davayı kabul eden mirasçıları olan ............ (......), ..., ..., ... hisseleri bakımından kabulüne karar verilmiş ise de muris ............mirasçıları;..., ..., ..., ..., ... ..., ...’ın da haklarında açılan davayı kabul ettiklerine dair beyanda bulundukları gözetildiğinde adı geçen bu mirasçılar yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hatalı olduğundan kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı gereğince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamulaştırma işlemlerinin tamamlandığından davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.