Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülen, tanınmış bir İktisadi Devlet Teşekkülünün marka hakkına tecavüzün tespiti ve kaldırılması davası.
Özet: Devlete ait bir iktisadi teşekkül olan davacı, tescilli ve tanınmış markalarının sahibi olarak, hakkında daha önce hükümsüzlük kararı verilmiş iltibaslı bir markayı ticari faaliyetlerinde kullanmaya devam ederek marka hakkına tecavüz eden ve tüketiciler nezdinde kurumla bağlantılı olduğu intibaını uyandıran davalının eylemlerinin tespitini ve kaldırılmasını, ayrıca kesinleşen kararın ilan edilmesini talep etmektedir.

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/173 Esas - 2025/143
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R ESAS NO : 2024/173 KARAR NO : 2025/143DAVA : 1-Delil Tespiti 2-Marka Tecavüzü Tespiti, Kaldırılması DAVA TARİHİ : 17/04/2024KARAR TARİHİ : 21/04/2025 Yazım tarihi: 20/05/2025 İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: 233 sayılı ... hükümlerine tabi, kamu yararı amacıyla ve kamu hizmetinin gereklerine uygun olarak iktisadi alanda faaliyetlerini sürdüren ve sermayesinin tamamı Devlete ait olan bir iktisadi devlet teşekkülü olan Müvekkilinin unvanının “...” iken 25.03.2013 tarih ve ... sayılı ... Kararı ile “...” olarak değiştirildiğini, ... nezdinde.... tescil numaraları ile tescilli markaların sahibi olduğunu, tüm bu markaların Müvekkil tarafından kullanıldığını, bu markalar ile Kurumun sıkı bir şekilde tanınmışlık düzeyinde olduğunu, coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin insanlar tarafından tanındığını, Davalının iş yerinde kullandığı iltibaslı marka hakkında dava dışı marka sahibi ... A.Ş. aleyhine .... nezdinde .... E. ile açmış oldukları davada, davalı adına ... ve ... no. ile tescilli markaların hükümsüzlüğüne karar verildiğini, davalının müvekkille hiçbir hukuki bağı olmamasına karşın hakkında hükümsüzlük kararı verilmiş olan iltibaslı markayı kullanmaya devam ettiğini, işyerinin Kurum ile alakalı olduğu intibaını tüketiciler nezdinde uyandırarak marka hakkına tecavüz ve ihlal fillerini işlemeye devam ettiğini, Kurumla aynı emtia sınıfında ticari faaliyet gösteren davalıya ait işyerindeki ihlallerin bir bütün halinde marka hakkına tecavüz niteliği taşıdığını belirtmiş; yerinde keşif icra etmek suretiyle ihlallerin tespitini, kaldırılmasını ve kesinleşen kararın davalı tarafından ilan edilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalıya usulüne uygun tebligatın yapıldığı, cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)Madde 29 " (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır: a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak. ( 7.nci maddede sayılan haller 2.nci FIKRADA ; a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması., b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması. 3.ncü FIKRADA ; a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.) b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek,(2) 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü tecavüz davalarında def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır." Madde 155 " Marka, patent veya tasarım hakkı sahibi, kendi hakkından daha önceki rüçhan veya başvuru tarihine sahip hak sahiplerinin açmış olduğu tecavüz davasında, sahip olduğu sınai mülkiyet hakkını savunma gerekçesi olarak ileri süremez." hükmü yer aldığı;Hukuka uygunluk sebepleri Hak sahibinin rızası,-izni ya da muvafakati- (29.m.)Temel başvuru eserlerinde jenerik olarak kullanma (8.m.)Dürüst ticari uygulamalarda tanımlayıcı olarak kullanma , aksesuar,yedek parça ve eşdeğer parça üretiminde kullanım amacını belirtilmesi (7/5 m.)Marka Hakkının Tüketilmesi (152.m.)Önceye dayalı kullanım hakkı (6/3 m.)Müktesep hak (6/6 m.)Dürüstlük Kuralı-Sessiz Kalma (M.K. 2.m.) sayılabilecektir.6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU (14.02.2011 tarihli yayınlanan);Madde 54 "(1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.(2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." Madde 55 "(1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır:a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlarb) Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek; c) Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmak;d) Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek;e) İş şartlarına uymamak;f) Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak.; "hükmü yer almaktadır.DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı tarafın dilekçesinde belirtilen tescilli markalara konu olan ürün ve hizmetlerin davalı iş yerinde aynısı veya benzerinin ticarete sunulup sunulmadığı, bu şekilde marka ihlali oluşup oluşmadığı noktasında olduğu anlaşılmıştır.Davacı tarafa ait muhtelif sınıflarda .... sayılı tescilli markaları olduğu ... kayıtları ile tespit edilmiştir..... sayı ile dava dışı ... A.Ş. adına ... nezdinde tescilli ... numaralı ve ... numaralı markalarının hükümsüzlüğüne karar verildiği ilgili karar örneği ile tespit edilmiştir.Mahkememizce 19.04.2024 tarihli delil tespiti kararında ( talimat yoluyla) "davacının .... sayılı tescilli markalarına konu olan ibarenin aynısı veya iltibas düzeyinde benzerlerinin davalı işyerindeki tabela, afiş, fiş, fatura, irsaliye, reyon etiket görselleri, mağaza içi görseller, poşet, ambalaj, personel kıyafeti, reyonlarda ve sair yerlerde markasal şekilde ticari olarak kullanılıp kullanılmadığı; bu eylemlerin 6769 s. SMK uyarınca davacının tescilli marka belgelerinden doğan haklarına tecavüz teşkil edip etmediği konularında delil tespiti yapılmasına, " şeklinde karar verilmiştir.Tespitten sonra bilirkişi tarafından sunulan 27.05.2024 tarihli raporda ÖZETLE " 22.05.2024 tarihinde Davacı vekili ile birlikte .... adresindeki “...” isimli iş yerine gidildi. Markaların, mağazanın tabelasında, reyon etiket görsellerinde, mağaza içi görsellerde, mağaza poşetlerinde ve ambalajlarında, duvar saatinde, personelin üzerindeki önlükte (şahıs fotoğraflanmamıştır) kullanıldığı tespit edilmiştir. Ayrıca işbu dava dosyası içinde yer alan..... sayılı karar ile hükümsüzlüğüne karar verilmiş olan ... numaralı markasına ilişkin marka tescil belgesinin duvarda asılı olduğu görüldü, fotoğraflandı. Mağaza dıştan ve içten aşağıdaki şekilde fotoğraflandı.Marka hakkına tecavüz sayılan fiiller Sınai Mülkiyet Kanunu m. 29’da yer almaktadır:Sınai Mülkiyet Kanunu m.7’de ise marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, önlenmesini talep edebileceği fiiller sayılmıştır:İktibas kavramı, SMK m. 7/II/a’da yer alan “Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması” olarak tanımlanmaktadır ( .... ) . Buna göre, başkasına ait tescilli bir markaya konu olan işaretin aynısının, izinsiz olarak tescil kapsamına giren aynı mal veya hizmetlerle ilgili olarak kullanılması, marka hakkına iktibas suretiyle tecavüz fiilini oluşturacaktır.İltibas kavramı ise, SMK m.7/II/b’de yer alan “Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal ve hizmetlerle aynı veya benzer mal ve hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması” olarak değerlendirilmektedir.Sanığın, .... ve ... markalarını kullanması SMK m.7/II/a kapsamında yer alan iktibas kavramının tanımına girmemektedir. Zira, iktibasın oluşabilmesi için tescilli markanın aynısının veya ayırt edilemeyecek derecede benzerinin izinsiz olarak tescilli marka ile aynı tür mal ve hizmetlerde kullanılmasıdır. Somut olayda sanığın kullandığı ibare ile şikayetçinin tescilli markasının aynı ya da ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadığı değerlendirilebilecektir.Sanığın bu markaları kullanmasının SMK m.7/II/b kapsamında yer alan iltibas kavramının tanımına girip girmediğine gelindiğinde ise;İltibas, başkasına ait markanın benzerinin kullanılması suretiyle, markanın tüketiciler nezdinde karıştırılmasına sebep olmak şeklinde tanımlanabilir ( ..... ) . İltibasın oluşabilmesi için öncelikle marka işaretinin benzerliği, ürünün (hizmetin) benzerliği ve de bu benzerliğin halk nezdinde karıştırma ihtimaline yol açması gerekir. Ayrıca, markaların benzer olup olmadığı değerlendirilirken markanın asli ve ayırt edici unsurlarının karşılaştırılması ve benzer olup olmadığına bakılması; markanın tanımlayıcı ibare veya jenerik adı da içeriyor olması halinde bunların niteliklerinin de ayrıca değerlendirilmesi gerekir.Markaların benzer kabul edilebilmesi için bir bakışta anlaşılamayacak derecede bir benzerlik bulunmalıdır. Bu benzerlik markanın tüm unsurları açısından bir benzerlik olmayıp markanın genel intibaı olarak bıraktığı izlenimi ifade etmektedir. Önemli olan markanın bir bütün olarak tüketici hafızasında bıraktığı izlenimdir. İşaretin tüketici nezdinde bıraktığı izlenim yanında ayrıca, kullanım amacı, kullanım yeri, kullanıcı kitlesi gibi diğer kıstaslar da karıştırma ihtimalinin tespitinde dikkate alınmalıdır.Davacının markalarının görselleri ile davalının kullandığı markaların görselleri incelendiğinde gerek renkler gerek logolar gerekse yazılı ibareler olsun benzer oldukları değerlendirilebilecektir. Aynı sektörde kullanılan markaların tüketiciler nezdinde benzerlik ve karıştırılma ihtimali oluşturduğu, tüketicilerin söz konusu mal ve hizmetlerin aynı ya da bağlantılı işletmelerden geldiğini düşünebilecek olmaları değerlendirilebilecektir.SONUÇ; Davalının .... ve ... markalarını tabelalarında, ürün etiketlerinde, reyon görsellerinde, mağaza içi görsellerde, personel giysilerinde, mağaza poşetlerinde ve ambalajlarında kullanmasının, Davacının Sınai Mülkiyet Kanunu’ndan kaynaklanan marka haklarına tecavüz teşkil ettiği değerlendirilebilecektir. " şeklinde ifade edilmiştir.GEREKÇESMK 7.nci madde kapsamında marka tesciline sahip olanların hakları belirtilmiş ve buna aykırı davrananların eylemi ise SMK 29.ncu maddede marka tecavüzü olarak nitelendirilmiştir.Davacı tarafın muhtelif sınıflarda .... sayılı tescilli ... ibareli marka hakkının davalı işyerinde kullanımı nedeniyle ihlal edildiğini ileri sürmektedir. 19.04.2024 tarihli Delil tespiti kararı üzerine dosyaya sunulan 27.05.2024 tarihli bilirkişi raporunda geçen" davalıya ait işyerine 22.05.2024 tarihinde Davacı vekili ile birlikte .... adresindeki “...”ne gidildiği, mağazanın iç ve dış çekimleri fotoğraflandığı, Davacının markalarının görselleri ile davalının kullandığı markaların görselleri incelendiğinde gerek renkler gerek logolar gerekse yazılı ibareler olsun benzer oldukları değerlendirilebileceği, Aynı sektörde kullanılan markaların tüketiciler nezdinde benzerlik ve karıştırılma ihtimali oluşturduğu, tüketicilerin söz konusu mal ve hizmetlerin aynı ya da bağlantılı işletmelerden geldiğini düşünebilecek olmaları değerlendirilebileceği; Davalının .... ve ... markalarını tabelalarında, ürün etiketlerinde, reyon görsellerinde, mağaza içi görsellerde, mağaza poşetlerinde ve ambalajlarında kullanmasının, davacının Sınai Mülkiyet Kanunu’ndan kaynaklanan marka haklarına tecavüz teşkil ettiği " şeklindeki tespit ve kanaate mahkemece de iştirak edilerek davalı tarafın işyerinde tabelalarında, ürün etiketlerinde, reyon görsellerinde, mağaza içi görsellerde, mağaza poşetlerinde ve ambalajlarında davacıya ait tescilli .... markaları ile iltibas düzeyinde benzerini kullandığı anlaşıldığından bu tür eyleminin SMK 29.ncu maddesindeki marka tecavüzü oluşturduğu sonucuna varılmıştır.Diğer yönden raporda geçen davalının iş yerinde dava dışı firmaya ait ... numaralı markasına ilişkin marka tescil belgesinin duvarda asılı olduğu görülse de (raporda fotoğrafı gösterilen) SMK 155 .nci maddesi kapsamında sonraki tescilli markanın önceki tescilli markaya karşı savunma argumanı olarak ileri sürülmesi mümkün görülmediği;Neticeden dava kabul edilmiştir.H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın KABULÜNE, 2-Davalı taraf eyleminin davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüz oluşturduğunun TESPİTİNE, davalının bu ihlallerinin KALDIRILMASINA, 3-Kararın hüküm özetinin Türkiye Genelinde yayınlanan ve tirajı 100.000 adetin üzerinde olan bir gazetede masrafı sonradan davalı taraftan tahsil edilmek üzere bir kez ilan edilmesine,4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,80 TL'nin davalıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,5-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,6-Davacının yaptığı; 4.000,00 TL bilirkişi ücreti, 830,00 TL tebligat ücreti, 615,40 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 5.445,40 TL yargılama giderinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,7-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesineDair verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı firma yetkilisinin yokluğunda, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 21/04/2025 Katip .... Hakim .... E imza E imza