Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, fuar katılım hizmet sözleşmesinden kaynaklanan ödenmeyen faturaya itirazın iptali davasında sözleşme geçerliliği ve cayma hakkının usule aykırı kullanımını değerlendirdi.
Özet: Ticari nitelikteki fuar katılım sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında mahkeme, davacı tarafından organize edilen fuara katılım için taraflar arasında geçerli bir sözleşme akdedildiğini ve davalının fuara katılmadığı gerekçesiyle borca yaptığı itirazın, sözleşmede belirlenen cayma koşullarına uygun olmadığı için haksız olduğunu belirterek, icra takibinin devamına yönelik kararın gerekçelerini açıklamaktadır.

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/645 Esas - 2026/312
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİT.C.ANKARAASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : 2025/645 EsasKARAR NO : 2026/312....DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 06/09/2025KARAR TARİHİ : 17/04/2026GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 17/04/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkili arasında ekte bir örneği sunulan sözleşme akdedildiğini, sözleşme davalı tarafından imzalanarak whatsapp üzerinden gönderildiğinden ve imzalı aslı talep edilmesine rağmen gönderilmediğinden sözleşmenin okunaklı boş bir örneğinin de ekte sunulduğunu, sözleşmenin akdedilmesi ile öncesi ve sonrasında tüm yazışmalar da yapılmış olup, 22- 24.05.2025 tarihlerinde ...'da gerçekleştirilen "...." fuarına ait ekli fotoğrafa konu davalının stantları da hazır edilerek sözleşmeye konu fuarın gerçekleştirilmesi ertesinde, ekte bir örneği sunulan 25.06.2025 tarihli fatura keşide edildiğini ve sözleşme bedelinin tahsili için işbu davaya konu icra takibi yapıldığını, yargılama aşamasında da somutlanacağı ve ekli belgeler incelendiğinde görüleceği üzere, borçlunun müvekkili şirkete borcu bulunmadığı iddiası gerçeklikten uzak olduğunu, takibin yapılması öncesinde ise, davalı tarafından iade faturası düzenlendiğini ve tarafımızdan keşide edilen .... Esas sayılı dosyasından asıl alacak harca esas değerin 9.612 Avro kadar davalının borca itirazının iptali ile takibin devamına ve asıl alacağın % 20'sinden az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle : Müvekkili davalı .... ile davacı taraf arasında şirket yetkilileri tarafından imzalanmış bir Sözleşme metni bulunmadığını, müvekkili firma personeli .... parafladığı iddia edilen, yarısı sonradan doldurma yarısı görünmeyen metin ancak taraflar arasındaki iletişimin ve ticari ilişki için görüşme niyetlerinin bir başlanıcı niteliğinde olduğunu, ilgili metine atılan tarih 04.04.2025 olduğunu, ekte paylaşılan 07.04.2025 tarihli mailleşmelerde davacı ... ürünlerini fuar için teslim alma tarihlerini ayarlayamadığını, bu sebeple fuara katılmanın imkansız olduğunu, iki tarafın da bu durumun bilincinde olduğu ve ticari bir anlaşmanın sağlanamadığını davanın esas yönünden tümden reddine, Yargılama masraf ve avukatlık ücretinin de karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava, fuar katılım sözleşmesi gereğince verilen hizmet bedeli için düzenlenen faturaya dayalı olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.Davacı, taraflarca imzalanan sözleşme gereğince kararlaştırılan hizmeti tam olarak vermesine ve sözleşmeden doğan tüm edimlerini yerine getirmesine rağmen verilen hizmet bedeli için düzenlenen faturanın ödenmediğini ve yapılan takibe haksız olarak itiraz edildiğini iddia etmiş, davalı ise sözleşme imzalandığını inkar ederek borcunun olmadığını savunmuştur.Ticaret Bakanlığının bila tarihli yazı cevabına göre 22/05/2025-24/05/2025 tarihlerinde ... gerçekleştirilen "...." fuarına davacı...i tarafından milli katılım organizasyonunun düzenlendiği belirtilmiş olup eklerinde sunulan belgelere göre işbu fuara katılmak için bildirimde bulunan davalının fuara katılmadığı anlaşılmıştır.Davacı sözleşmede kararlaştırılan ve verilen hizmet bedelinin karşılığı olarak fatura düzenlendiğini ve bu bedelin ödenmediği iddiasıyla eldeki davayı açmış olup davalı hukuken geçerli bir sözleşmenin imzalanmadığını, mail yazışmaları ile fuara çok az zaman kalması nedeniyle taraflar arasındaki görüşmelerin sona erdirildiğini savunmuştur.Davacı tarafça sunulan 04/04/2025 tarihli Fuar Katılım Sözleşmesine göre fuar katılımcısının, organizatöre kabul edilebilir mazeretini yazılı olarak bildirmek kaydı ile fuar açılış tarihinden 120 gün öncesine kadar fuara katılmaktan vazgeçebileceği, taraflar arasındaki 07/04/2025 ve devamı maillerin incelenmesine göre davalının cayma hakkını kullanmak için sözleşmede yazılı sürelere uymadığı anlaşılmış, davalı tarafça da cayma hakkının sözleşmeye uygun olarak kullanıldığına dair başkaca hiçbir delil sunulmamıştır. İddia ve savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı arasında 04/04/2025 tarihli Fuar Katılım Sözleşmesi imzalandığı, davalı her ne kadar geçerli bir sözleşme bulunmadığını iddia etmişse de taraflar arasındaki maillerin içeriğine göre bu sözleşmenin geçersizliğinin aşamalarda ileri sürülmemiş olduğu gibi sözleşmenin ilgili hükmüne göre fuar katılımcısının, organizatöre kabul edilebilir mazeretini yazılı olarak bildirmek kaydı ile fuar açılış tarihinden 120 gün öncesine kadar fuara katılmaktan vazgeçebileceği, davalı tarafça cayma hakkının sözleşmeye uygun olarak süresi içerisinde kullanıldığına dair başkaca hiçbir delil sunulmadığı, Ticaret Bakanlığı'ndan gelen yazı cevabı ve eklerine göre davacı şirketçe taraflar arasında imzalanan fuar katılım sözleşmesi gereği üstlenilen edimin yerine getirildiği, ancak davalı şirketçe fuara katılım sağlanmadığı ve buna ilişkin davacının hizmet bedeli istemini haksız kılacak bir sebep bildirilmediği, sözleşmede öngörüldüğü şekilde bir cayma bildiriminin de bulunmadığı, taraflar arasındaki mail yazışmalarının da dosyaya sunulduğu ve bu yazışmalara göre de davacının sözleşmede kararlaştırılan 4.806 Euro ile 4.806 Euro bedeli talep etmekte haklı olduğu anlaşılmakla davanın kabulü ile, davalı borçlunun .... Esas sayılı dosyasında 9.612 Euro asıl alacağa yönelik itirazının iptaline, takibin bu miktar asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/A maddesi uyarınca Devlet Bankalarının bir yıllık Euro mevduata uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte devamına, alacak likit ve itiraz haksız olmakla hükmolunan 9.612 Euro asıl alacağın takip talebindeki TL karşılığı olan 451.022,91 TL'nin %20'si oranında hesaplanan 90.204,58 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜ ile, davalı borçlunun .... Esas sayılı dosyasında 9.612 Euro asıl alacağa yönelik İTİRAZININ İPTALİNE, takibin bu miktar asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/A maddesi uyarınca Devlet Bankalarının bir yıllık Euro mevduata uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte DEVAMINA, 2-Alacak likit ve itiraz haksız olmakla hükmolunan 9.612 Euro asıl alacağın takip talebindeki TL karşılığı olan 451.022,91 TL'nin %20'si oranında hesaplanan 90.204,58 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,3-Alınması gereken 31.629,53 TL karar ve ilam harcından başta peşin alınan 5.638,27 TL harcın mahsubu ile bakiye 25.991,26 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı ile 5.638,27 TL peşin harç olmak üzere toplam 6.253,67 TL harcın davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,5-Davacı tarafça yapılan 372,50 TL posta ve tebligat gideri, 10.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.372,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,6-Davacı vekille temsil edildiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 74.084,68 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,7-Davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,8-Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,9-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde .... kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/04/2026...