Danıştay 5. Daire, 672 sayılı KHK ile FETÖ/PDY irtibatı nedeniyle kamu görevinden çıkarılan davacının Bank Asya, özel okul ve Zaman gazetesi ilişkilerine dayalı göreve iade talebinin temyizini değerlendiriyor.
Özet: Bu hukuki evrak, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacının, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu tarafından reddedilen göreve iade başvurusunun iptali talebiyle açtığı davanın temyiz incelemesini içermekte olup, ilk derece ve bölge idare mahkemeleri, davacının Bank Asyaya örgüt liderinin talimatı sonrası para yatırması, çocuklarının FETÖ/PDY iltisaklı okullarda öğrenim görmesi ve TMSFye devredilen bir şirkete ödeme yapması gibi gerekçelerle terör örgütüyle irtibatlı olduğuna hükmederek davanın reddine karar vermişken, davacı temyiz dilekçesinde FETÖ/PDY ile bağının olmadığını, savunma hakkı ihlallerini, usulsüz soruşturmayı ve isnat edilen eylemlerin yasal olduğunu savunarak kararın bozulmasını talep etmektedir.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/1375Karar No : 2025/14655TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı/...VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ:Dava konusu istem: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve .../... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E..., K:... sayılı kararında; davacının, FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir Bank Asya isimli banka için ülke genelinde eylemler yapıldığı dönemde Bank Asya'ya para yatırdığı, hesap bakiyesi 31/12/2013 tarihinde 5.869,11-TL iken; Şubat 2014 tarihinde 4.850,00-TL, Ağustos 2014 tarihinde 4.150,00-TL, Şubat 2015 tarihinde 9.930,00-TL para yatırdığı, ayrıca 01/09/2014 tarihinde 107.000,00-TL tutarlı 33 günlük katılım hesabı açtığı, hesabında bulunan para miktarını FETÖ/PDY terör örgütü liderinin talimat verdiği tarih sonrasındaki dönemde arttırdığının tespit edildiği, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan özel öğretim kurumunda çocuklarının 2014-2016 yılları arasında öğrenim kaydının bulunduğu,, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle TMSF'ye devredilen Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye 20/01/2014-29/06/2016 tarihleri arasında 1.764,45-TL ödeme bilgisinin bulunduğu, söz konusu tespitleri mesnetsiz bırakacak somut herhangi bir bilgi ve belgenin sunulmadığı, davacının durumunun değerlendirilmesinde, hükme esas alınabilecek nitelikte görülüp yukarıda aktarılan Komisyon tespitleri dikkate alındığında, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile en az irtibat derecesinde bağının olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: FETÖ/PDY ile bir bağının olmadığı, kendisine savunma hakkı tanınmadığı, usulüne uygun soruşturma yapılmadığı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda düzenlenen devlet memurluğundan çıkarılmaya ilişkin usule uyulmadığı, Bank Asya'da talimatla hesap açmadığı, para yatırmadığı, Bank Asya'nın faaliyetlerinin yasal olduğu, Mahkemenin Bank Asyanın cevabını beklemesi gerektiği, satın almaktan vazgeçtiği dairenin bedelini Bank Asya'ya yatırdığı, daha sonra daire satın alıp 2015 Şubat ayında ödemesini yaptığı, çocuklarını göndermiş olduğu okulun yasal olduğu, çocuklarının başarılı olması için eğitimlerine önem verdiği, deneme sınavlarını alabilmek için Zaman Gazetesi abonesi olduğu, isnat edilen eylemlerin kanunlarda suç olarak tanımlanmadığı, irtibat ya da iltisak için delil teşkil etmeyeceği iddia edilmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır.01/09/2016 tarih ve 29818 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin ''Kamu personeline ilişkin tedbirler'' başlıklı 2. maddesinde, ''(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti (Anayasa Mahkemesi'nin 22/09/2021 tarih ve E:2018/75, K:2021/61 sayılı kararıyla 7080 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 2. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan; a) Ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden, ... başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir.'' hükmüne yer verilmiştir. Davacı, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmış, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yaptığı başvuru, ... tarih ve .../... sayılı işlem ile reddedilmiştir.Bunun üzerine, anılan işlemin iptaline, özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından Anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28). Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir.Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında; davacının, FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir Bank Asya isimli banka için ülke genelinde eylemler yapıldığı dönemde Bank Asya'ya para yatırdığı, hesap bakiyesi 31/12/2013 tarihinde 5.869,11-TL iken; Şubat 2014 tarihinde 4.850,00-TL, Ağustos 2014 tarihinde 4.150,00-TL, Şubat 2015 tarihinde 9.930,00-TL para yatırdığı, ayrıca 01/09/2014 tarihinde 107.000,00-TL tutarlı 33 günlük katılım hesabı açtığı, hesabında bulunan para miktarını FETÖ/PDY terör örgütü liderinin talimat verdiği tarih sonrasındaki dönemde arttırdığı tespitine yer verilmiştir.Bu tespit ile ilgili olarak davacının tüm dosya kapsamındaki beyanlarında özetle; meslek hayatına başlaması ile birlikte ilk kez 2007 yılında Asya Katılım Bankası A.Ş.'ya ait kredi kartı kullanmaya başladığı, yine aynı bankada mevduat hesabı açtığı, Şubat 2014, Ağustos 2014 ve Şubat 2015 tarihli para yatırma işlemlerinde dile getirilen meblağlar ile 2014 yılı öncesine ait para yatırma işlemlerindeki meblağlar arasında hiçbir fark bulunmadığı, temelden bir daire satın almak için biriktirmiş olduğu 125.000,00-TL için Bank Asya Katılım Bankasında 16/07/2012 tarihinde katılım hesabı açtığı, 27/08/2012 tarihinde ise bahsi geçen dairenin bedelini ödemek için süresinden önce katılım hesabını kapatarak bu parayı çektiği, bu meblağ satın alınan dairenin müteahhitliğini yapan H.A. isimli şahsa ödediği, hatta daha sonra yine Bank Asya hesabından 19/04/2013 tarihinde H.A.'ya 10.000,00-TL ödeme işlemi gerçekleştirdiği, satın alınan dairenin tapu tescil işlemi gerçekleşmeden evvel bu daireyi almaktan vazgeçmesi nedeniyle satış bedelinin yeniden iade edildiği, bu bedel ile başka bir daire satın almayı düşündüğü için 01/09/2014 tarihinde yeniden katılım hesabı açarak satış bedelinin 107.000,00-TL'sini bu katılım hesabına yatırdığı, bu kez ... İnşaat Taahhüt Tic. Ltd Şti'den temelden daire satın aldığı, 05/02/2015 tarihinde 50.000,00-TL ve 06/02/2015 tarihinde 50.000,00-TL olmak üzere Babil İnşaat Taahhüt Tic. Ltd Şti'ne daire satış bedelini havale ettiği, bu şirketten satın alınan taşınmazı da eşi Z.V. adına tapuda tescil ettirdiği, Bank Asya'ya örgüt talimatı ile para yatırmadığını beyan ettiği görülmüştür.Davacının yukarıda aktarılan beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının Bank Asya'da hesap açtığı tarihin 2007 yılı olduğu, 31/12/2013 tarihi itibariyle hesap bakiyesinin 5.869,00 TL olduğu, hesaba para yatırma, kart borcu ödeme, otomatik ödeme talimatları ve katılım hesabı açma şeklinde hesabın aktif bir şekilde kullanıldığı, ev almak için inşaat şirketlerine gönderdiği parasal işlemlerin doğru olduğunun Bank Asya hesap dökümünden teyit edildiği, Bank Asya'daki bankacılık işlemlerinin terör örgütü liderinin talimatı doğrultusunda örgütsel amaçla yapıldığına dair somut bir tespitin bulunmadığı anlaşıldığından, Bank Asya hesap hareketlerinin, davacının FETÖ ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmıştır.Öte yandan, İdare Mahkemesi kararında, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yayın organı olan Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye 20/01/2014 - 29/06/2016 tarihleri arasında 1.764,45-TL ödeme bilgisinin bulunduğu tespitine yer verilmiştir.Davacı tarafından bu tespitle ilgili olarak, Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye yapılan ödemenin gazete aboneliğine ilişkin olarak yapılan ödeme olduğu, irtibat ve iltisak noktasında değerlendirmeye esas alınmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunun ileri sürüldüğü görülmüştür.Davacının yukarıda aktarılan beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; davacı tarafından Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye yapılan ödemenin, örgüte yardım amacıyla yapıldığına ilişkin somut bir bilgi ve belgenin bulunmadığı anlaşıldığından söz konusu ödemenin davacının FETÖ/PDY terör örgütüne irtibat ve iltisakının tespiti açısından yeterli delil niteliğinde olmadığı sonucuna varılmıştır.Bununla birlikte, temyize konu Mahkeme kararında; davacının çocuğunun FETÖ/PDY terör örgütüne aidiyeti, iltisakı ve irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan özel öğretim kurumları arasında yer alan Özel Gümüş İlkokulu ve Özel Gümüş Ortaokulu'nda 2014-2016 eğitim-öğretim döneminde kaydının bulunduğu hususunun davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirildiği görülmüş ise de, davacının çocuğunu bu okula gönderirken eğitim saikiyle değil örgütsel saikle hareket ettiğini ortaya koyabilecek somut bir tespit, tanık beyanı ya da başkaca bir bilgi ve belgenin dava dosyasında yer almadığı anlaşıldığından, anılan hususun davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan delil olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmıştır.Diğer taraftan, dosyanın incelenmesinden, yukarıda belirtilen hususlar dışında, davalı idarece dava dosyasına davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğuna dair başkaca bir bilgi ve belgenin sunulmadığı görülmüştür.Bu durumda, yukarıdaki tüm tespit ve değerlendirmeler dikkate alındığında, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.KARAR SONUCU:Açıklanan nedenlerle;1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA,3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 15/12/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.