Danıştay, bandrolsüz alkollü içki nedeniyle kesilen ÖTV ve KDV cezaları ödeme emrinin usulsüz tebligat ve ticari işlem ispatlanamadığından iptalini onayladı.
Özet: Bandrolsüz alkollü içki bulundurduğu gerekçesiyle adına resen tarh edilen özel tüketim ve katma değer vergileri ile kesilen vergi ziyaı cezaları ve gecikme faizinin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi, özel tüketim vergisi yönünden tarhiyat ihbarnamesinin usulüne uygun tebliğ edilmediği, katma değer vergisi yönünden ise kaçak içkilerin kollukça zapt edilmesi nedeniyle yasal ticari işleme konu olmadığı ve idarece ticari faaliyete dair tespit yapılmadığı gerekçeleriyle ödeme emrini iptal etmiş; Bölge İdare Mahkemesi bu kararı hukuka uygun bularak istinaf başvurusunu reddetmiş olup, temyiz incelemesinde de Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun bulunarak temyiz isteminin reddine ve kararın onanmasına karar verilmiştir.
Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2022/3739 E.  ,  2025/1716 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/3739
Karar No : 2025/1716
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü) - (E-Tebligat)
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, bandrolsüz alkollü içki bulundurduğunun tespit edildiğinden bahisle, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 5. fıkrası ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 9. maddesinin 2. fıkrası uyarınca takdir komisyonu kararlarına istinaden 2019 yılının Şubat dönemi için re'sen tarh edilen özel tüketim ve katma değer vergileri ile kesilen bir kat vergi ziyaı cezaları ve gecikme faizinin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisi yönünden, olayda, ihbarnamenin, davacının adres kayıt sisteminde kayıtlı adresi olan "... Mahallesi, ... Sokak, K.No:..., D.No:... Kepez/Antalya" adresine iki kere tebliğe çıkarıldığı, ancak, ikisinde de tebliğ edilemediği, bunun üzerine 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesinin 5. fıkrasının, 7061 sayılı Bazı Vergi Kanunları ile Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla değiştirilen şekline istinaden, davacının kapısına pusula yapıştırılmak suretiyle tebliğ edildiği, idarece savunma ekinde sunulan tebliğ alındıları ve kapıya yapıştırılan tebligat pusulasının incelenmesinden, tebliğ alındıları üzerinde posta memurunun şerh ve imzasının bulunmadığı, tebligat pusulasında ise tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhinin olmadığı, bu durumda, usulüne uygun olarak yapılan tebligattan söz edilemeyeceğinden, cezalı tarhiyatın kesinleştiğinden bahisle düzenlenen ödeme emrinin anılan kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı; vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi yönünden ise, kolluk görevlilerince yapılan aramada davacının çalışanı olduğu markette kaçak/sahte alkollü içkilerin ele geçirildiği, söz konusu içkilerin kollukça zapt edilip, muhafaza altına alındığı ve bu nedenle yasal olarak ithalata ilişkin katma değer vergisinin aranamayacağı, davacının anılan kaçak içkilerin yurt içinde ticaretini yaptığı ve ticari amaçla satarak başkalarına teslim ettiği veya başkaca şekilde katma değer vergisine tabi olacak herhangi bir işleme tabi tuttuğu yolunda idarece tespit yapılmamış olduğu, ayrıca belgesiz mal bulundurulması nedeniyle 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 9. maddesi uyarınca sorumlu olduğundan bahisle davacı adına vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatı yapılmasını gerektirecek yasal koşulların da olayda mevcut olmadığı, bu nedenle, dava konusu ödeme emrine yönelik ileri sürülen iddiaların, "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden, ödeme emrinin bu kısmında da hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 58. maddesi uyarınca ödeme emrine itiraz sebeplerinin tahdidi olduğu, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci ve Dokuzuncu Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na, 3619 sayılı Kanun'la eklenen Ek 1. madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin .. tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 13/05/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.