Danıştay 4. Daire, İstanbul Avcılarda afete maruz bölge ilan edilen taşınmazda hizmet kusuru iddiasıyla açılan maddi ve manevi tazminat davasında, zarar tespiti ve hisse oranına göre tazminat hesaplamasına ilişkin yerel mahkeme kararının temyiz incelemesini yaptı.
Özet: "Afete maruz bölge" ilan edilen bir alanda bulunan taşınmazlar nedeniyle idarelerin hizmet kusurundan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesi davacıların 1/2 hissesine düşen arsa değer kaybı ve inşaat maliyetini kapsayan 664.324 TL maddi tazminatın faiziyle birlikte ödenmesine karar vermiş, kalan maddi tazminat talebini reddetmiştir. Karara karşı çıkan davacılar zararın paylaşımının adil olmadığını savunurken, davalı idareler sorumluluklarının bulunmadığını, harç ve vekalet ücreti tahsilatının hukuka aykırı olduğunu, arsa değer kaybı hesaplamasının fahiş olduğunu ileri sürerek temyiz yoluna gitmişlerdir.

T.C.
D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2025/3030Karar No : 2025/3942 TEMYİZ EDEN TARAFLAR : (DAVALILAR) 1-... Belediye Başkanlığı (E-Tebligat) VEKİLİ: Av. ... 2- ... Belediye Başkanlığı (E-Tebligat) VEKİLİ: Av. ... 3- ... Bakanlığı (E-Tebligat) (DAVACILAR) 1-... 4-... 2- ... 5- ... 3- ... VEKİLİ: Av. ...İSTEMİN KONUSU : .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek aleyhlerine olan kısımlarının bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: İstanbul İli, Avcılar İlçesi, ... Mahallesi, .... pafta, ... sayılı parselde bulunan davacıların bağımsız bölümlerinin yer aldığı taşınmazın 28/06/2005 tarihli, 2005/109 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile "Afete Maruz Bölge" ilan edilen alanda kalması sebebiyle davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek, uğranıldığı öne sürülen (19/10/2023 tarihinde kayda giren dilekçeyle miktarı artırılmış haliyle) 1.173.750,00-TL maddi tazminat ile 20.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının Danıştay Altıncı Dairesi'nin 11/02/2016 tarih ve E:2013/8187, K:2016/550 sayılı kararı ile bozulması üzerine, bozmaya uyularak, davanın kabulü yolunda verilen .... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyiz edilmesi üzerine Danıştay Altıncı Dairesi'nin 08/04/2021 tarih ve E:2019/14360, K:2021/5273 sayılı kararı ile bozulması sonrasında, bozmaya uyularak verilen davanın kabulüne ilişkin kararın Danıştay Dördüncü Dairesinin 17/04/2024 tarih ve E:2024/1105, K:2024/2497 sayılı kararı ile kısmen onanması, kısmen bozulması üzerine bozma kararına uyularak verilen İdare Mahkemesi kararında; önceki kararın, kusur oranı ile manevi tazminata ve manevi tazminata uygulanacak faize ilişkin kısmı onanarak kesinleştiğinden, dava konusunun maddi tazminat ve maddi tazminata uygulanacak faize münhasır kaldığı, davaya konu taşınmazın arsa değer kaybı belirlenirken taşınmazın tam hissesi üzerinden hesaplama yapıldığı ve bu hesaplama sonucunda arsa değer kaybı yönünden tazminata esas bedelin 1.019.250,00-TL olarak belirlendiği, Mahkemelerince yapılan 04/02/2025 tarihli ara karar üzerine gönderilen bilgi ve belgeler ile dosya kapsamında bulunan tapu kayıtları incelendiğinde davacıların murisi olan ...'ın davaya konu yapının üzerinde bulunduğu 604 m2'lik arsanın 1/2 oranında maliki olduğu, diğer hissenin ...'a ait olduğu görüldüğü; bu durumda; arsa değer kaybı yönünden maddi tazminat bedeli belirlenirken, arsa için davacıların 1/2 hissesi olduğu göz önüne alınarak davacıların 1.019.250,00-TL/2: 509.624,00-TL Arsa değer kaybı ve 154.700,00-TL inşaat yapım maliyet bedeli olan toplam 664.324,00-TL maddi tazminat taleplerinin kabulüne, 664.324,00-TL'nin 27/12/2014 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalı idareler tarafından davacılara ödenmesine, kalan maddi tazminat talebi olan 509.624,00-TL yönünden ise davanın reddi ve davanın açıldığı tarihten sonra 24-30/12/2014 tarihleri arasında yapının yıkılması nedeniyle zararın bu tarihte oluştuğundan anılan tarihlerin ortalaması olan 27/12/2014 tarihinin esas alınması gerektiği, buna göre dava konusu miktara 27/12/2014 tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Uğranılan zararın tazmini bakımından sorumluluğun paylaştırılmasının yerinde olmadığı, davacıların adli yardım talepleri kabul edilmiş olduğundan temyiz harç ve giderlerinden muaf tutulmaları gerektiği ileri sürülmektedir.TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : 1-Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından; idarelerinin sorumluluğunun bulunmadığı, Harçlar Kanunu bakımından Bakanlıklarının harçtan muaf olmasına karşın Mahkemece yanılgılı bir şekilde Bakanlıklarından karar harcının tahsiline karar verilmesinin bozmayı gerektirdiği, vekâlet ücretinin davalı idareler arasında eşit oranda paylaştırılması gerektiği, Mahkemece yorum yolu ile kusur oranında vekâlet ücreti ödenmesine hükmedilmesi usul ve hukuka uygun düşmemekte olup, ilk derece Mahkemesi kararının vekâlet ücreti yönünden de bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. 2-İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından; kusurları bulunmadığı, dava konusu işlem ve eylemlerle idareleri arasında uygun illiyet bağı bulunmadığı belirtilerek ve resen gözetilecek sebeplerle temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. 3-Avcılar Belediye Başkanlığı tarafından; 2.kez yapılan ıslaha göre verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, arsa değer kaybının fahiş hesaplandığı, daha önce alınan rapor ile çelişki olduğu, idarelerinin kusuru bulunmadığı, yapı sahibi ve müteahhide kusur yüklenmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, manevi tazminat isteminin reddi gerektiği belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ...DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE :İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU :Açıklanan nedenlerle;1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,2. Temyize konu .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23/06/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.