İş Hukuku Davasında İşe İade Sonrası İşçilik Alacaklarında Zamanaşımı Süresi ve Yabancılık Unsurlu Uyuşmazlıklarda Hukukun Uygulanması.
Özet: İşe iade davasını kazanmasına rağmen işveren tarafından işe başlatılmayan davacı, kıdem ve ihbar tazminatları, işe başlatmama tazminatı, boşta geçen süre ücreti ile diğer işçilik alacaklarının tahsili için dava açmış; yerel mahkeme ve bölge adliye mahkemesi ise, uyuşmazlığa yabancılık unsuru nedeniyle uygulanan "X" ülkesi mevzuatındaki 1 yıllık zamanaşımı süresini, işe iade davasıyla geçersiz sayılan ilk fesih tarihinden başlatarak, işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti dışındaki tüm alacak taleplerini zamanaşımı nedeniyle reddetmiştir.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/2662 E., 2026/18 K.DAVA TARİHİ : 16.11.2021İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 56. İş MahkemesiSAYISI : 2025/91 E., 2025/149 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalının ... Havalimanı projesinde çalıştığını, davacının iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız ve bildirimsiz olarak feshedilmesi üzerine işe iade davası açtığını ve davanın kabul edildiğini, ilgili kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiğini, işe iade kararının kesinleşmesi üzerine işverene yapılan işe başlatılma başvurusuna rağmen işverence işe başlatılmadığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile işe başlatmama tazminatı, boşta geçen süre ücreti, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile ... Devleti arasında imzalanan 30.03.2008 tarihli İşgücü Değişimi Hakkında Anlaşma uyarınca dava konusu uyuşmazlığın ... hukukuna göre çözümlenmesi gerektiğini, müvekkili Şirketin ...'te işveren konumunda olduğu bir havalimanı inşaatı projesinin bulunmadığını, işbu inşaat projesinin müvekkili Şirketin tüzel kişi ortak olarak yer aldığı ... İnşaat ... Şirketine ait olduğunu, davacının kendi çalışanları olmadığını, müvekkili Şirketin talep konusu alacaklardan sorumlu tutulamayacağını, müvekkili Şirket nezdinde davacının iade olunabileceği havalimanı projesi ya da benzer nitelikte kalıp işlerinin yapıldığı bir projenin bulunmadığını, müvekkilinin işe davetinin usule uygun olduğunu, buna rağmen davacının işe başlamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı doğrultusunda yapılan yargılamada; dava dosyasında geçersiz fesih tarihinin 22.04.2020 olduğu, davanın ise 16.11.2021 tarihinde açıldığı, ... İş Kanunu'nun 144. maddesinde zamanaşımı süresinin 1 yıl olarak belirlendiği, davacının boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatı dışındaki diğer alacak taleplerinin zamanaşımı nedeniyle reddine karar verildiği, yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklarda, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuka ilişkin içtihat değişikliği ve dava tarihi dikkate alınarak davalı lehine vekâlet ücretine hükmedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; emsal Yargıtay kararı uyarınca ... iş mevzuatında öngörülen 1 yıllık sürenin zamanaşımı süresi olduğu, davacı vekilinin işe başlatılmama yoluyla oluşan fesih tarihine göre kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin alacaklarının zamanaşımına uğramadığını belirttiği, söz konusu uygulamanın Türk hukukuna göre bir uygulama olduğu, ... hukukunda işe iade, işe iade davası sırasında iş sözleşmesinin askıda olduğu, işe başlatmama yoluyla yeni bir feshin oluşacağı şeklinde bir düzenleme bulunmadığı, nitekim Dairenin kaldırma kararında da açıkça işe iade davasında geçersizliğine hükmedilen fesih tarihi itibarıyla zamanaşımı değerlendirmesinin yapılması gerektiğinin belirtildiği, dolayısı ile alacaklar açısından ... hukukuna göre 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu yolundaki Mahkeme kararında hata bulunmadığı, davanın 16.11.2021 tarihinde açıldığı, yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklarda, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuka ilişkin içtihat değişikliğinin 20.11.2020 tarihinden günümüze kadar uygulandığı, bu nedenle davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağının feshe bağlı alacaklar olduğunu, bu nedenle bu alacak kalemlerinin talep edilebileceği tarihin işe iade davasının kesinleşmesi üzerine işverenin işçiyi işe başlatmadığı tarih olduğunu, buna göre feshe bağlı alacaklar bakımından zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin başlangıcının işverenin işçiyi işe başlatmadığı tarih olması gerektiğini, davanın davacının işe başlatılmadığı tarihten sonra 1 yıl içinde açıldığını,b. Feshe bağlı olmayan alacaklar bakımından da davacının işe başlatılmadığı tarihten 1 yıl sonra bu alacak kalemlerinin talep edildiğini, zamanaşımı ve hak düşürücü sürenin söz konusu olmadığını ileri sürmüştür.2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;a. Taraflarına husumet yöneltilemeyeceğini,b. ... hukukunda işe iade ve bunun sonuçlarına ilişkin düzenlemelerin bulunmadığını, davacının işe davet edildiğini ancak başlamadığını, yapılan feshin geçerli olduğunu ve davacının işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre alacaklarına hak kazanmadığını ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, husumet, kesinleşen işe iade kararı sonrasında davacının işe başlatılıp başlatılmadığı ve zamanaşımına ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın (Anayasa) 90/son hükmü şöyledir:"Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. (Ek cümle: 7/5/2004-5170/7 md.) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır." 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un (5718 sayılı Kanun) "Kapsam" kenar başlıklı 1. maddesi ise şu şekildedir:"(1) Yabancılık unsuru taşıyan özel hukuka ilişkin işlem ve ilişkilerde uygulanacak hukuk, Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi, yabancı kararların tanınması ve tenfizi bu Kanunla düzenlenmiştir.(2) Türkiye Cumhuriyetinin taraf olduğu milletlerarası sözleşme hükümleri saklıdır." 30... tarihinde ...'da imzalanan ve 21.01.2010 tarihli ve 5949 sayılı Kanunla onaylanması uygun bulunan Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile ... Devleti Hükümeti Arasında İşgücü Değişimi Hakkında Anlaşma'nın (Anlaşma) 8. maddesi de şöyledir: "İşçiler ve işverenler arasındaki uyuşmazlıkların giderilmesinde ilgili hükümetin yetkili makamları kendi yasa, kural ve düzenlemelerine göre uyuşmazlığın dostane çözümü için çalışır.Dostane çözüm çabalarının başarılı olamaması halinde, uyuşmazlık, istihdam eden ülkenin yasaları uyarınca çözümlenmek üzere yetkili mahkemeye taşınır."Anayasa'nın 90/son hükmünde usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmaların kanun hükmünde olduğu, bunlar hakkında anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamayacağı, temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümlerinin esas alınacağı ifade edilmiştir. 5718 sayılı Kanun'un 1/2 hükmünde ise yabancılık unsuru taşıyan özel hukuka ilişkin işlem ve ilişkilerde uygulanacak hukuk bakımından Türkiye Cumhuriyetinin taraf olduğu milletlerarası sözleşme hükümlerinin saklı tutulduğu belirtilmiştir. Buna göre yabancılık unsuru taşıyan bir iş sözleşmesine ilişkin uyuşmazlığın çözümü konusunda, 5718 sayılı Kanun karşısında uluslararası sözleşmenin uygulanma önceliği bulunmaktadır. Dolayısıyla belli bir ülke hukukunun uygulanmasını öngören uluslararası anlaşmanın varlığı durumunda 5718 sayılı Kanun'un 24. maddesi çerçevesinde hukuk seçimine değer verilmesi mümkün olmadığı gibi aynı Kanun'un 27. maddesi uyarınca iş sözleşmesine uygulanacak hukuka yönelik bir değerlendirme yapılması da mümkün değildir. Buna göre davalının esasa cevap dilekçesinde yabancı hukuk itirazı ileri sürüp sürmemesinin de sonuca etkisi bulunmamaktadır. Yukarıda açıklanan ilke ve esaslara göre değerlendirme yapıldığında; İlk Derece Mahkemesince Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile ... Devleti Hükümeti arasında imzalanan Anlaşma'nın 8. maddesi uyarınca davacının kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları bakımından uyuşmazlığa ... hukukunun uygulanması yerindedir.Diğer yandan dosyadaki bilgi ve belgelere göre Türk hukukuna göre kesinleşen işe iade davası sonrasında davacının davalı tarafından işe başlatılmaması suretiyle gerçekleşen fesih tarihi 23.08.2021 tarihidir. Mahkemece davacının işe iade sonrasında işe başlatılmayarak gerçekleşen fesih tarihine göre feshe bağlı alacaklar bakımından zamanaşımının dikkate alınması gerekli iken, geçersiz olan ilk fesih tarihine göre zamanaşımının dikkate alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.VI. KARAR Açıklanan sebeple;1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.