Mera vasfıyla tescilli taşınmazların orman tahdidi içinde kalması nedeniyle mera komisyonu kararının iptali ve hazine adına orman olarak tescili talebiyle yapılan temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, başlangıçta mera olarak tescil edilmiş ancak daha sonra orman sınırları içinde olduğu iddia edilen taşınmazların hukuki vasfının belirlenmesi üzerine yapılan bir yargılamayı özetlemektedir. Davacı, bu taşınmazların orman niteliğinde olduğunu ve mera tahsis kararının iptal edilerek hazine adına orman olarak tescil edilmesini talep etmiştir. İlk derece ve bölge adliye mahkemeleri, uzman bilirkişi incelemesi sonucunda, taşınmazların kesinleşmiş orman tahdidi içinde yer aldığını ve mera komisyon kararının taşınmazın orman vasfını değiştiremeyeceğini belirterek davanın kabulüne karar vermiş, ancak davalılar aleyhine harç, vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi konusundaki ilk derece mahkemesi hatasını düzelterek kararı onamıştır.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2082 E., 2025/204 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2021/210 E., 2022/369 K.. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar Hazine, ... ve ... Belediye Başkanlığı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 17... (eski 836), 1 20... (eski 842), 1 20... (eski 839) parsel sayılı taşınmazların 1978 yılında yapılan arazi kadastro çalışmaları sırasında, mera vasfıyla ... köyü orta malı olarak tespit edildiği ve özel siciline kaydedildiği, akabinde İl Mera Komisyonunun 20.11.2020 tarihli ve 705/6 sayılı tahsis kararına istinaden mera vasfıyla tapuya tescil edildiği anlaşılmaktadır. Yörede, 1941 yılında 3116 sayılı Orman Kanunu hükümleri gereğince yapılan orman tahdidi, 30.05.1997 tarihinde ilan edilerek kesinleşen eski tahdidin aplikasyonu, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B madde uygulama çalışmaları ile henüz sınırlaması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 2/B madde uygulama çalışmaları ile 2017 yılında 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun uyarınca yapılan teknik hataların düzeltilmesi çalışmaları bulunmaktadır.2. Davacı vekili dava dilekçesinde; İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi sınırlarında bulunan 1 17... parsel sayılı taşınmazın 10.940,97 m²lik kısmının, 1 20... ve 29 parsel sayılı taşınmazların ise tamamının orman sınırları içerisinde kaldığını ileri sürerek, İstanbul İl Mera Komisyonunun 20.11.2020 tarihli ve 705/6 sayılı tahsis kararı ile taşınmazların tapudaki mera vasıflarının iptal edilerek, orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların kain olduğu ... Mahallesinde mevcut meraların yörede bulunan hayvan varlığının kaba yem ihtiyacını karşılamadığını, iyi vasıflı mera ihtiyacının bulunduğunu, 4342 sayılı Mera Kanunu'nun (4342 sayılı Kanun) 4 ve 28. maddeleri kapsamında meraların statülerinin belirlendiğini ve orman içi, orman kenarı ve orman üst sınırlarında mera olarak tahsis edilmiş alanların olmasının kanunda öngörüldüğünü ve meranın orman içinde kalmasının onun mera olma özelliğini etkilemeyeceğini ve mera alanından çıkarılmasını gerektirmeyeceğini ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazlarla ilgili Başkanlıkları nezdinde herhangi bir bilgi belgenin bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazlara ilişkin alınan tahsis kararında Başkanlıklarının hiçbir müdahalesinin bulunmadığını ve davanın süresi içerisinde açılmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların orman niteliğinde olduğu ve kesinleşen tahdit içinde bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile mera komisyon kararının iptaline, dava konusu taşınmazların orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uzman orman bilirkişisi tarafından kesinleşmiş orman kadastro haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırma sonucunda 1 17... parsel sayılı taşınmazın kroki de (A) harfi ile gösterilen 10.940,97 m²lik kısmı ile 1 20... ve 29 numaralı parsellerin tamamının 1997 yılında kesinleşen orman tahdidi içinde bulunduğu, dava konusu taşınmazların daha sonra yapılan çalışmalarda orman tahdidi dışına çıkarılmadığı, taşınmazların orman niteliğini koruduğu, mera komisyon kararı ile orman tahdidi içinde bulunan bir taşınmazın vasfının değiştirilemeyeceği, tahsis işlemi ile taşınmazın orman vasfını kaybetmeyeceği, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak İlk Derece Mahkemesince 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanun ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu'na eklenen 36/A maddesi dikkate alınmadan davalılar aleyhine harç, vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin istinaf başvurularının reddine, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak yeniden esas ve harç ile vekalet ücreti hakkında hüküm kurulması, suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların mera vasfıyla kayıtlı olup, İl Mera Komisyonunun 20.11.2020 tarihli ve 705/6 sayılı kararı ile 4342 sayılı Kanun'un 11. maddesi gereği mera olarak tahsis edildiğini, taşınmazların mera statüsünde olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca taşınmazların köydeki diğer mera vasıflı taşınmazlar ile benzer özelliklere sahip olduğunu, taşınmazların orman vasfında veya orman sayılan yerlerden olmadığını, yetersiz inceleme sonucu düzenlenen hatalı bilirkişi raporuna dayanarak karar verildiğini, İl Mera Komisyon kararının hukuka ve gerçeği uygun olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı Büyüşehir Belediye Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazlarla ilgili Başkanlıkları nezdinde herhangi bir bilgi belge bulunmadığı gibi taşınmazlara ilişkin bir tasarruflarının da olmadığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını ve İl Mera Komisyon kararının hukuka uygun olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, dava konusu taşınmazların kesinleşmiş orman tahdit sınırları içerisinde yer alıp almadığına ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeye, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar Hazine, ... ve ... vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davalılardan İstanbul Belediye Başkanlığından ve Arnavutköy Belediye Bşkanlığın'dan ayrı ayrı alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.