Hırsızlık suçundan verilen hükme karşı sanığın gerekçe belirtmeksizin yaptığı temyiz başvurusunun reddi ve müdafiinin delil yetersizliği iddiasıyla yaptığı temyiz talebinin esastan reddedilerek mahkûmiyet kararının onanması.
Özet: Hırsızlık suçundan sanık hakkında verilen mahkumiyet kararının istinaf incelemesi sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hukuka uygun bulunarak onanması üzerine, sanığın temyiz talebinin gerekçe gösterilmemesi nedeniyle usulden reddine karar verilirken; sanık müdafiinin kesin delil yokluğu ve şüpheden sanık yararlanır ilkesine dayanarak yaptığı temyiz başvurusunun ise, alt mahkemelerin kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı ve hükmün hukuka uygun olduğu gerekçesiyle esastan reddedilerek mahkumiyetin onanmasına hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/577 E. 2024/316 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama I)Sanığın temyiz talebinin incelenmesindeAdana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 06.02.2024 tarih, 2024/577 Esas, 2024/316 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek hırsızlık suçundan verilen karar temyiz edilirken herhangi bir gerekçe gösterilmediğinden sanığın temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak REDDİNE,II)Sanık müdafiinin temyiz talebinin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz talebinin, sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı bir delil bulunmadığı, şüphe üzerine mahkûmiyet kurulmasının yerinde olmadığı, kuşkudan sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İskenderun 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.