Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin bankacılık sektöründe usulsüz işlem iddiasıyla feshedilen iş akdinde kıdem ve ihbar tazminatlarına ilişkin eksik bilirkişi incelemesi nedeniyle bozma kararı.
Özet: Davacı iş akdinin haksız feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı talep ederken, davalı banka davacının müşteri lehine usulsüz işlemlerle güveni sarstığını ve feshin haklı olduğunu savunmuştur; yerel mahkeme feshin haksız olduğuna hükmetmiş, ancak Yargıtay, davacının kredi kullandırımındaki sorumluluğunun, müfettiş raporu ile bilirkişi raporu arasındaki çelişkilerin giderilmesi ve bankacılık kurallarına uygunluğunun konusunda uzman üç kişilik bilirkişi heyeti tarafından yeniden incelenmesi gerektiğini, eksik inceleme ile hüküm kurulmasının hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararını bozmuştur.
9. Hukuk Dairesi         2012/27276 E.  ,  2012/33995 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA :Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin iş akdinin davalı işverence haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, iş akdinin İş Kanunu m.25/II gereğince tazminatsız olarak feshedildiğini, davacıya yapılan bildirimde “aranızda dostluk ilişkisine istinaden müşteri lehine usulsüz işlemler gerçekleştirdiğinizin anlaşılması neticesinde....” denmekle fesih sebebinin belirtildiğini, davacının usulsüz işlemlerinin banka nezdinde risk oluşturduğu, davacının kendine düşen sorumluluğu yerine getirmeyerek işverenin güvenini sarstığını, bu nedenle feshin hukuka uygun olduğunu ve davanın reddinin gerektiğini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, 19.344,19 TL net kıdem tazminatının aktin fesih tarihi olan 10.09.2008 tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3.612,39 TL ihbar tazminatının 100 TL lik kısmına dava tarihi olan 26.11.2008 kalan kısmına ıslah tarihi olan 03.12.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Yıllık izin alacağının sübut bulmadığından reddine, karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında akdin feshi ile davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanıp kazanmadığı hususları çekişme konusudur.
Davacı taraf, iş akdinin davalı işverence haksız olarak feshedildiğini ileri sürerken, davalı taraf, davacının usulsüz işlemlerinin banka nezdinde risk oluşturduğu, davacının kendisine düşen sorumluluğu yerine getirmeyerek işverenin güvenini sarstığı ve bu nedenle feshin hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Yerel Mahkeme ise, davacının, kredinin kullandırılmasında tek başına yetkili olmadığı, diğer yetkililer hakkında her hangi bir işlem yapılamadığı, kullandırılan kredinin teminat altında olduğu ve düzenli bir şekilde ödendiği, davalı bankanın, davacının yaptığı işlemden dolayı her hangi bir zararının bulunmadığı, davacının bu davranışının haklı fesih sebebi oluşturmadığından yapılan feshin haksız fesih olup davacın kıdem tazminatına ve ihbar önellerine uyulmadığı için de ihbar tazminatına hak kazandığı kanaati ile kıdem ve ihbar tazminatlarını hüküm altına almıştır.
Dosya içindeki Bilirkişi Raporu hükme esas alınmaya yeterli değildir. Bilirkişi Raporundaki tespitler, davacı aleyhine ilerde açılacak bir tazminat davasında değerlendirilebilir. Hükme esas alınan bilirkişi raporu ile müfettiş raporu çelişkili olup bu konular Mahkemece gereği gibi araştırılıp irdelenmemiştir.
Mahkemece yapılacak iş, konusunda uzman 3 kişilik bilirkişi heyetine dosyanın tevdi edilerek, müfettiş raporundaki tespitler de irdelenip, kredilerin verilmesinde davacının bankacılık kurallarına ve uygulamalarına uygun şekilde davranıp davranmadığı tespit edilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 11.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.