7. Ceza Dairesi, 5607 sayılı Kanuna muhalefetten verilen mahkûmiyet kararını, nakil aracı ve etkin pişmanlık itirazlarını değerlendirerek tebliğnameye aykırı olarak onadı.
Özet: Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde, nakil aracının müsaderesine yer olmadığına dair daha önceki kesinleşmiş karar gözetilerek bu konudaki temyiz talebi inceleme dışı bırakılmış; etkin pişmanlık ihtarına rağmen sanığın ödeme iradesinde bulunmaması nedeniyle tebliğnamenin ilgili görüşüne katılınmamış; yargılama sürecinin usul ve yasaya uygun olduğu, delillerin doğru değerlendirildiği ve eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin sabit olduğu tespit edilerek, sanık ve katılan vekilinin temyiz itirazları reddedilip mahkûmiyet hükmü oy birliğiyle onanmıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/536 E., 2022/407 K.SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: ... plaka sayılı nakil aracının müsaderesine yer olmadığına ilişkin kararın, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 16.06.2021 tarihli ve 2019/1591 Esas, 2021/8058 Karar sayılı ilâmı ile onanmak suretiyle kesinleştiği gözetilerek, temyize konu kararda nakil aracı hakkında yeniden kurulan hükmün hukuki değerden yoksun olduğu kabul edilerek, katılan ... İdaresi vekilinin ... plaka sayılı araçla ilgili temyiz talebi inceleme dışı bırakılmıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 17.01.2024 tarihli ve 2023/7-302 Esas, 2024/7 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; etkin pişmanlık ihtarı yapılan sanığın, ödeme imkanının bulunmadığını beyan etmesi ve ödeme iradesinde bulunmaması karşısında, Tebliğname'nin (1) numaralı fıkrasında belirtilen görüşe iştirak edilmemiştir.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiin ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 13.05.2026 tarihinde karar verildi.